UBER ‘yasaklandı’; taksi plaka fiyatları 2 günde 100 bin lira arttı

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde taksiciler lehine düzenleme yapılması, UBER-taksi mevzusunu yine gündemin ilk sıralarına yerleştirdi. UBER’e karşı atılan bu ciddi adımın ardından taksi plaka piyasası hareketlendi, plaka fiyatları 2 günde 100 bin TL arttı

Taksi-UBER mevzusunda yine hareketli günler yaşanıyor. Salı günü Karayolları Taşıma Yönetmeliği’nde değişikliğe gidilmesi ve taksicilerin lehinde bir adım atılmasıyla bu konu yine gündeme taşındı.

Gazete Habertürk’ten Esra Boğazlıyan’ın haberine göre, şimdiye kadar yasadışı taşımacılık yapan UBER’e karşı trafik denetimlerinde şoförlere ve müşterilere Kabahatler Kanunu çerçevesinde ceza yazılıyordu.

Yönetmelikte değişikliğe gidilmesiyle birlikte bu cezai yaptırımlara UBER’e D2 Turizm Taşıma Belgesi’ni kiralayan turizm acenteleri de dahil edildi. Yani artık denetimlerde bu D2 belgesi sahibi olan acentelere ilk tespitte 50 uyarı cezası verilecek.

D2 belgesi 1 yılda 2 kez korsan taşımacılıkta kullanılırsa acentenin belgesi 2 yıl süresince iptal edilecek. Bu, UBER’e karşı atılmış ciddi bir adım. Fakat denetimle birlikte desteklenmezse istenen sonucu vermeyeceği de aşikâr.

İşte tüm bu gelişmeler, son iki günde taksi piyasasını da dalgalandırdı. İki ay önce bu kriz patlak verdiğinde o dönem 1 milyon 600 bin TL olan taksi plaka fiyatları hızla düşmüş, 1 milyon 400 bin TL’ye kadar gerilemişti. İki aylık süre zarfında plaka fiyatlarında 100 bin TL daha artış görülmüştü.

Şimdi, salı günü Karayolları Taşıma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle beraber plaka fiyatları yine arttı. Taksi plakası alım satımının yapıldığı Otocenter’da plaka fiyatları 2 günde 100 bin TL artış gösterdi ve yeniden 1 milyon 600 bin TL’ye çıktı. Ne var ki Otocenter’da halihazırda plaka alış ve satışının yapılmadığını, plaka sahiplerinin de alıcının da beklemekten yana olduğunu belirtmekte yarar var.

BİR HAMLE DE İBB’DEN

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi, dün toplanarak turizm belgesi ile korsan taşımacılığa karşı bir dizi karar aldı.

İBB Başkanı Mevlüt Uysal, “Turizm belgesi alan kişi veya firma, İstanbul’a gelen ve kendi müşterisi olan turistleri bir yerden bir yere götürebilir veya İstanbul’da gezdirebilir. Verdiğimiz belgenin amacının dışında kullanılmasını istemiyoruz. Taksicilere de önerimiz, vatandaşa UBER’i aratmayacak bir sistem üzerine kendilerini yenilemeleridir. İTAKSİ tarzı uygulama ile vatandaşa daha iyi bir hizmet verirlerse İBB olarak taksicilerimizin yanında durmaya hazırız” dedi.

Halk neyi oylayacak? 2: Anayasal gelecek tercihi

16Nisan 2017’de Anayasa değişikliği için kurulan sandıklar, sadece Anayasa oylaması değildi; “evet” ve “hayır” ayrışması, iktidarı temsilen R.T. Erdoğan ve K. Kılıçdaroğlu öncülüğündeki muhalefet bloku arasında bir tercih idi. Bu nedenle, Anayasa halkoylaması, “plebisiter referandum” şekline dönüştü. 24 Haziran seçimleri de, CB veya TBMM’de ortaya çıkacak çoğunluk tercihi olmayıp sadece, bir “anayasa oylaması” aynı zamanda.

Geçen yazıda, anayasal eksende tercihlere ilişkin şu karşıtlıkları açmıştım:

»Devamlılık ve kopuş,

»Umut ve statüko,

»İktidarın eldeğiştirmesi ve iktidar zehirlenmesi,

»Hukuk ve OHAL,

»Hukuk devleti ve kişi devleti,

»Türkiye barışı ve ötekileştirilmiş toplumsal yapı.

Bu yazıda, daha geniş ve bütüncü çerçevede konuyu üçlü eksende ele alacağım; zira bunlar, anayasa için sacayağı oluşturur: ülke, toplum ve devlet.

ÜLKE: Anayasa, ülkenin toprak, su ve hava sahasını nasıl düzenler? Bu açıdan, flora+fauna ve homo sapiens birlikteliği esastır.

TOPLUM: Anayasa, toplumun dayandığı değerler dizgesini güvence altına alır. Kuşkusuz bu değerler, özgürlük, eşitlik ve haysiyet denklemine dayanır.

DEVLET: Devlet, ülkenin ve toplumun değerlerini korumaya ve bunların uyumlu birlikteliğini gelecek kuşaklara aktarmaya elverişli kurumlar ve kurallar bütünüdür. Söz konusu kurumlar ve kurallar, ülke ve toplum için üçlü “yükümlülük” kavramında somutlaşır:

Devlet-ülke örneği: çevre kirlenmesini önlemek, çevre sağlığını korumak ve çevreyi geliştirmek (Any., md.56), Devlet’in yükümlülükleridir.

Devlet-toplum: hak ve özgürlükleri ihlalden kaçınmak (saygı göstermek), korumak ve geliştirmek (Any., md.2, 5, 12, 40 vd.), yine devletin yükümlülükleri.

Soru: ülke-toplum ve devlet üçlüsünde; önlemek (kaçınmak veya saygı göstermek), korumak ve geliştirmek şeklindeki üçlü yükümlülük nasıl sağlanır veya yerine getirilir?

Devlet örgütlenmesini şu üç işleve denk düşen üçlü yapıya ayırarak: kuralı koyma işlevi (yasama), kuralları uygulama işlevi (yürütme) ve kurallar ile uygulamalarını denetleme işlevi (yargı).

Biyolojik çeşitlilik/haklar toplumu ve hukuk devleti
Ülke/toplum ve devlet üçlüsünde anayasa sacayağı, yapılan açıklamalar ışığında, “biyolojik çeşitlilik”, “haklar toplumu” ve “hukuk devleti” kavramlarına denk düşer.

»Biyolojik çeşitlilik, doğal öğelerin hak öznesi olarak düzenlendiği çevresel demokrasiyi gerekli kılar.

»Haklar toplumu ise, çoğulcu veya demokratik toplum olarak ifade edilir.

»Hukuk devleti ise, kuralların aşamalı sıralanması veya normlar hiyerarşisi (hukuk) ve erkler ayrılığı (devlet)kavramlarında somutlaşır.

İttifaklar ve anayasa
Siyasal partiler ve anayasa arasında ilişki kurmak, ittifaklar ve anayasa ilişkisini öne çıkarır; zira, 24 Haziran’da yapılacak oy tercihi, hem partilere hem de ittifaklara veya kişilere ilişkin olacaktır.

Bu bakımdan, “Cumhur ittifakı”nın Anayasa tercihi bellidir: 16 Nisan 2017’de halkoyuna sunulan 6771 sayılı kanun. Bu kanun, anayasanın 3. Ayağı olarak nitelenen hukuk devletinin ana mekanizmalarını parçalamış bulunuyor: yönetmelik+tüzük+kanun ve anayasa şeklindeki aşamalı kurallar zinciri kırılmış; denge ve denetim düzeneği ile ifade edilen erkler ayrılığı yerine, tek kişinin belirleyici olduğu güdümlü yapı öngörülmüştür.

Bu nedenle, Cumhur ittifakı tarafından topluma sunulan Anayasa bellidir ve bunun dışında anayasal projeye sahip değildir (statüko).

Anayasa umudu…
Buna karşılık, statükoyu reddeden “millet ittifakı” ve HDP, topluma anayasal seçenek sunmalı. Bu seçenek, şu üçlüde somutlaştırılabilir:

-İhtiyaçlar: başlıca anayasa düzenleme konuları olarak “ülke+toplum ve devlet” üçlüsünde ortaya çıkan sorunlar nelerdir?

-Anayasal kazanımlar: sözkonusu sorunlara, ülkemizin yüz elli yıllık siyasal ve anayasal birikimi ne ölçüde çözüm bulabilir?
-Çağdaş a
ayasacılığın yanıtları: karşılaştırmalı anayasacılığın hangi öğeleri esin kaynağı olabilir?

Ülke/toplum ve devlet için
16 Nisan’da oylanan değişiklik, “kişi projesi” idi ve bu özelliği açıkça beyan edildi; aradan geçen bir yıllık zaman diliminde teyit edildi.

Bu nedenle, 24 Haziran çifte seçimlerine üç hafta kala, “kişi projesi”ni reddeden müttefik ve partiler, yukarıda betimlenen eksenlere dayanan anayasa tasarımlarını toplum ile paylaşmalı. Bu sadece, 16 Nisan “hayır bloku”na karşı bir yükümlülük değil, gelecek kuşaklara karşı da bir ödevdir.

Kendilerine çifte seçim dayatılan seçmenler, aslında geleceğe dönük anayasa tercihlerini ortaya koyacaklar.
Siyasal partiler, CB adaylarını ve milletvekili adaylarını acil bir görev bekliyor: anayasal geleceği tartışmaya açmak.
Zira, 24 Haziran günü, Cumhurbaşkanı ve TBMM üyeleri için kullanılacak oylar, Türkiye ülkesi, Türkiye toplumu ve Türkiye Devleti’nin geleceği üzerine belirleyici olacak.

SGK 18 kanser ilacını ödeme listesine aldı

Resmi gazetede yayınlanan Sağlık uygulama tebliği ile başta akciğer kanseri olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan 18 adet ilaç geri ödeme listesine alındı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu şu açıklamalarda bulundu:

“Yayımlanan sağlık uygulama tebliğinde listeye yeni ilave edilen ilaçlar; akciğer kanseri, multiple skleroz, Atipik Hemolitik Üremik Sendrom (AHÜS), Paroksimal Nokturnal Hemoglobinüri (PNH), aktif ankilozan spondilit, plak psoriasis, aktif psoriatik artrit, anal fissürlere bağlı ağrıların tedavisi, narkolepsi ve obstrüktif uyku apnesi tedavilerinde kullanılmaktadır.

Geri Ödemeye Alınan ilaçların bazıları ve kullanım alanları ise şöyle:

>> VERXANT: Aktif ankilozan spondilit, plak psoriasis, aktif psoriatik artrit (cilt ve eklem romatizmal hastalıkları)
>> XALKORİ: Akciğer kanseri
>> TAGRİSSO: Akciğer kanseri
>> ALECENSA: Akciğer kanseri
>> ZYKADIA: Akciğer kanseri
>> IRESSA: Akciğer kanseri
>> SOLIRIS: Atipik Hemolitik Üremik Sendrom (aHÜS) ( kan hücreleri ve böbrek hücreleri hasarı hastalığı) ve Paroksimal Nokturnal Hemoglobinüri (PNH) kan hücrelerinin parçalarak idrarla atılması
>>OCREVUS: Multipl Skleroz ( beyin ve omurilikte beyaz leke hastalığı)
>> NUVIGIL: Narkolepsi ( gündüz aşırı uyku hali) ve obstrüktif uyku apnesi ( gece nefes durması hali)
>> DOPADEX: Parkinson hastalığı

Böylece 2017 yılının 2. döneminden itibaren yaklaşık 100 adet ilaç geri ödeme listesine alınmıştır. Bu ilaçlardan bir kısmı da daha önce Türk Eczacıları Birliği aracılığıyla yurt dışından temin edilen ilaçlardı.”

Telekonferansla teşhise TTB’den tepki: Muayene esnasında hasta hayatını kaybeder

BURCU CANSU [email protected] @burcu_cansu

Erzincan’ın sekiz ilçesinde uzman doktorların “telekonferans” ile teşhis koyması uygulaması başlatıldı. TTB Merkez Konseyi İkinci Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, “Uzaktan kumanda ile teşhis konulamaz. Dünyada benzeri olmayan bu uygulama ölümlere sebep olur. Oysa uzman hekim sorunu ‘güvenlik soruşturması’ nedeniyle ataması yapılmayan hekimler atandığında çözülebilir” sözleriyle uygulamaya tepki gösterdi.

AKP hükümetinin 2003 yılında uygulamaya koyduğu Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin dayattığı “performans sistemi” sebebiyle hastaya ayrılan sürenin 3-5 dakikaya kadar düşürülmesi tartışmaları sürerken, Erzincan’da başlayan uygulama şaşkınlık yarattı.

Uzaktan şifa veriliyor!
Erzincan merkezindeki Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine ve Erzincan’a bağlı 8 ilçeye görüntülü görüşme yapılması için telekonferans sistemi kuruldu. İlçelerde uzman doktor bulunmadığı için mağduriyet yaşayan hastaların sıkıntısı “telekonferans” sistemi ile çözülmeye çalışılıyor. İlçedeki hastalar için, görüntülü olarak bağlanılan il merkezindeki hastanede görevli uzman doktorun şifa dağıtması bekleniyor.

Erzincan İl Sağlık Müdürü Erkan Hirik, tartışma konusu olan bu uygulamayı “Hastaların yüzde 70’i aynı gün tedavi edilip taburcu edildi. Gereksiz hasta sevklerinin önüne geçildi” diye savundu.

‘Akıl dışı’ uygulama
Uygulamanın “sakıncalı” olduğunu bildiren TTB Merkez Konseyi İkinci Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, kamera yardımı ile teşhis konulmasının mümkün olmadığını söyledi. “Uzaktan kumanda ile hastaya teşhis konulamaz” diyen Adıyaman, şöyle konuştu:

“Dünyada böyle bir uygulama yok, olamaz da. Biz hekimler temas etmeden, tetkiklerini yaptırıp incelemeden, hastanın yüzüne kameradan bakarak teşhis koyamayız. Hasta ‘midem ağrıyor’ , ‘karnım ağrıyor’ dediğinde, muayene etmeden kalp krizi riski mi var, apandisit riski mi var nasıl anlayacağız? Böyle bir uygulama akıl dışıdır. Hastaya teşhis koyamadan, tedaviye başlayamadan hasta ölür.

Erzincan’ın ilçelerinde uzman doktor açığı varsa ‘çözüm’ kamera ile uzmana bağlanmak değildir. Sağlık Bakanlığı OHAL kapsamında yürüttüğü ‘Güvenlik Soruşturması’ sebebiyle atamadığı uzman hekimleri atamalıdır. Tek çözüm budur. Erzincan’da yapılan bu akıl dışı uygulamadan vazgeçilmelidir.”

Acil servis kaosuna ‘pansuman çözüm’

BURCU CANSU

Sağlık alanında en ciddi sorunların yaşandığı acil servisler için “göstermelik” bir düzenleme daha “müjde” diye duyuruldu. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, acil servislerdeki yoğunluğu azaltmak için Aile Sağlığı Merkezleri’nin (ASM) , radyoloji ve laboratuvar hizmetlerinin de olacağı mini bir hastane görevi göreceğini açıkladı.

Gümüş, acil servislerde yaşanan yoğunluk sorununun çözümü için Sağlık Bakanlığı’nın, aile hekimlerinin daha çok rol alacağı yeni uygulama başlatacaklarını, bu kapsamda 75 bin nüfuslu yerlere kurulacak mini hastanelerin saat 23.00’e kadar açık olacağını duyurdu. TTB Merkez Konseyi Başkanı Raşit Tükel, “İçinden çıkılamaz hale gelen sağlık sistemi ‘pansuman’ tedbirlerle çözülemez” dedi.

Sağlık sisteminin içinden çıkılamaz bir kaosa dönüştüğünü belirten Tükel, öncelikle acil servislere başvurunun nedenlerinin doğru anlaşılması gerektiğini ifade etti. Tükel, bakanlığın mini hastane projesi ile ilgili BirGün’e şu değerlendirmeyi yaptı:

“SGK verilerine göre 2017 yılında herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’dan gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan 8 milyon yurttaş tespit edildi. 6,4 milyon yurttaş ise prim borcunu ödeyemedi ve sigorta kapsamı dışında kaldı. Bu insanlar sağlık hizmetine ulaşabilmek için acil servislere başvuruyor. Sağlık hizmetine erişim engelleri yüzünden acil sağlık hizmetlerinin amaç dışı kullanımı artmış, gerçekten acil olarak sağlık hizmeti alması gereken hastaların acil sağlık hizmetlerinden yararlanması zorlaşmıştır. Hem acil hastalar, hem yoksul hastalar, hem de uzun saatler yoğun olarak çalışan sağlık emekçileri aleyhine düzenlemeler peş peşe gelmeye başlamıştır. Bu düzenlemelerin hiçbirisi acil servise gereksiz başvurulara yol açan etmenleri ortadan kaldırmaya yönelik olmadığı için, acillerde yaşanan sorunları çözmeye yetmemektedir. Sağlık Bakanlığı, sorunun sonuçlarına odaklanmak yerine nedenlerini çözmeye yönelik uygulamaları hayata geçirmelidir.”

100 milyondan fazla başvuru
AKP Hükümetlerinin Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında ‘kışkırtılmış’ sağlık hizmetleri sebebiyle 80 milyonluk Türkiye’de acile başvuranların sayısının yılda 100 milyondan fazla olduğuna dikkati çeken Tükel, şunları söyledi:
“Sağlık kurumları işletmelere, sağlık hizmetlerini ticari bir faaliyete dönüştüren ‘kışkırtılmış bir talep’ yaratan sağlık sistemi oluşturuldu. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Sağlık İstatistikleri Yıllığı’na göre, 2002-2016 yılları arasında Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerin sayısı yüzde 13 artarken, bu hastanelere başvuran hasta sayısında yüzde 210, ameliyat sayısında yüzde 130 artış görüldü. 2002 yılında yılda 3.1 kez hekime başvuran yurttaşlarımız, 2016 yılına gelindiğinde yılda ortalama 8.6 kez hekime gider oldu. Sağlıkta Dönüşüm Programı, sağlık sistemini felç etti. Çözüm için sağlık sistemi düzeltilmelidir. Sağlık sistemi düzeltilmeden acil servislerde yaşanan sorun çözülemez.”

Sorun kronikleşti
Tükel, “Performans sistemi dayatması da sağlık hizmetlerinde niteliği düşürdü. Hastane hastane dolaşan yurttaş ‘tedavi olmak’ ya da aylar sonrasına sıra verilen ‘tetkiklerini yaptırabilmek’ için acil servislere gidiyor. Sağlık sisteminde yaşanan sorun artık kronikleşti. Sağlık sistemini kar getiren işletme gibi gören anlayış düzelmedikçe mini hastanelerde hasta için yeni bir başvuru noktası, hekim için de fazla mesaiden başka bir şey ifade etmiyor” ​dedi.

Mühendisliği şiir ile buluşturan uygulama: Laf

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Programı üçüncü sınıf öğrencisi Emre Şahiner, şiir severler için duygu-renk eşleşmesi içeren bir uygulama tasarladı.

Emre Şahiner tarafından geliştirilen “Laf” uygulamasının temel amacı şiiri kalıplaşmış düşüncelerden çıkarıp, insanların günlük hayatına sokmak. Uygulama kullanıcılarına var olan şiirleri okumanın yanında, kendi şiirlerini yazmalarına da fırsat sağlıyor. “Laf” uygulamasında her şiir ve şair bir renk ile tasvir ediliyor. Uygulama renk parametresi ile o gün kendinizi hangi renk hissediyorsanız, size uygun olan şiir/şair önerileri sunuyor.

Temel yapının üzerine eklenen renk parametresi ile her şiir ve şairin bir renk ile tasvir eden uygulamada, o anki duygu durumunuza göre profilden bir renk seçip tüm uygulamayı o renge dönüştürebiliyorsunuz. Laf, kullanıcılarının renk seçimi ve şiir okuma hareketlerini takip ediyor ve zamanla kullanıcısı hakkınızda anlamlı bir veri elde etmeye başlıyor. Kullanıcının sonraki seçimleri ve günlük şiir önerileri de bu analizler üzerine şekilleniyor.

Laf uygulamasına Sabancı Üniversitesi’nden destek

“Laf” uygulaması, aynı zamanda Sabancı Üniversitesi’nin yaratıcı ve yenilikçi projeler geliştirmeyi hedefleyen lisans öğrencilerine sunduğu destek programı SU-ASSET tarafından destekleniyor. Şahiner, SU-ASSET’ten aldığıfon desteği ile uygulamanın renk şeçimi ve analiz algoritmasını geliştirmeyi hedeflediğini belirtti.

Ocak ayında AppStore ve Google Play’de yayınlanan Laf uygulaması, kısa sürede AppStore’da kendi kategorisinde 24. sıraya kadar yükseldi.

Laf uygulamasının indirme bağlantıları,

App Store ->https://goo.gl/1vP5Nf

Google Play ->https://goo.gl/iM1KiG

Instagram sayfası ->www.instagram.com/laf.official

Kaynak: Edebiyathaber

Elektrikli pazarı hızlı yükseliyor

Ersoy Yaşar – [email protected] Mersysr

www.otosafari.com – www.youtube.com/otosafari

Özellikle Avrupa pazarında dizel otomobil satışlarının düşmesi ve emisyon konusunda yapılan düzenlemelerle otomobil üreticileri elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretimindeki hamlelerini hızlandırmışlardı. Markanın küresel pazarlardaki yükselişi, ABD’de yüzde 73,3, İngiltere’de yüzde 25,6 ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde yüzde 646,7 oranında gerçekleşti.

Marka, İngiltere’de grup otomobillerinin satışlarının yüzde 9’unu elektrikli modellere dönüştürmeyi başardı. Amerika’da bu oran yüzde 7,3 oranında gerçekleşirken, elektrikli ulaşımı devlet politikaları ile destekleyen İskandinav pazarında ise toplam satışların dörtte biri elektrikli modellerden gerçekleşti. Çin’deki büyük artış ise pazara yeni sürülen ve yerelde üretilen 5 Serisi plug-in (şarj edilebilir-fişli) Hybrid modelinin başarısından kaynaklanıyor. Dikkat çeken bir detay olarak Malezya’da Nisan’da satılan grup otomobillerinin yarısından fazlasını ise elektrikli modeller oluşturdu.

Markanın özellikle 5 serisinin ‘plug-in hybrid’ modeli ve X5’in yakıt tüketim ve emisyon değerlerinin, bu modellerin farklı pazarlarda tercih edilmesini sağladığı görülüyor. Şirketin, BMW markasının satış ve markadan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Pieter Nota, “BMW i, BMW iPerformance ve MINI Electric araçlarının kombine satışlarının Nisan’da yüzde 52 artarak 9.831 adete ulaştığını da açıkladı. Nota, bu yıl 140 binden fazla elektrikli araç satma hedefleri olduğunun da altını çizdi.

BMW Grup, küresel pazarda 5 Serisi, MINI Cooper SE Countryman plug-in hibrit, i3, i8, 225xe iPerformance, 330e iPerformance, X5 40e iPerformance ve 740e – 740Le iPerformance ile portföyündeki dokuz elektrikli araçla yer alıyor. Markanın ayrıca, yalnızca Çin’de satılan X1 xDrive 25Le iPerformance modeli de bulunuyor.

Kablosuz şarj Temmuz’da kullanıma sunulacak
Alman üretici geçen günlerde yaptığı açıklamada, elektrikli araçlarının kablosuz olarak şarj edilmesini sağlayan bir sistem geliştirdiklerini de açıkladı. Endüktif şarj sistemi adı verilen kablosuz şarj teknolojisi ile mavi çizgilerle belirlenmiş şarj yatağının üzerine park edilen araç 3,5 saat içerisinde tamamen şarj oluyor. İlk olarak 530e ‘plug-in hybrid’ modelinde kullanılacak teknolojinin yakın gelecekte markanın diğer modellerinde de kullanılacağı belirtiliyor.
Söz konusu teknoloji; endüktif akım, yani elektriğin kablosuz aktarımı esasına dayanıyor. Şarj yatağına entegre edilmiş birincil (primer) bobinin, otomobilin altına uygulanmış ikincil (sekonder) bobin ile karşılaşması ile alternatif manyetik alan oluşuyor ve 3.2 kW enerji transferi ile şarj işlemi başlıyor.

Geliştirilen teknoloji, sürücünün aracın bilgi ekranı ve bir mobil uygulama ile aracın şarj durumu hakkında bilgi sahibi olmasını da sağlıyor. Bir evcil hayvanın araçla şarj yatağı arasına girmesi durumunda da mobil uygulama aracılığıyla sürücüye uyarı gönderiyor. BMW’den yapılan açıklamada, bu teknolojinin çevreye yaydığı radyasyonun ev elektroniklerinden fazla olmadığı da vurgulandı.

Bu mesaj iPhone’u bozuyor: İşte çökerten emoji

“Siyah Nokta Hatası” olarak adlandırılan bir iPhone hatası, aşağıdaki metinde görülen büyük siyah noktanın gönderildiği iki iletinin cihazdaki mesajlaşma uygulamasının çökmesine sebep oluyor.

Habertürk’ün haberine göre; Uygulaması çöken kullanıcılar uygulamayı durmaya zorladıktan ya da telefonlarını yeniden başlattıktan sonra mesajlaşma uygulamalarına yeniden erişebiliyor. Diğer uygulamalar hatadan etkilenmezken, sorun çözülene kadar iPhone’un daha yavaş çalıştığını saptayan kullanıcılar da oldu.

bu-mesaj-iphone-u-bozuyor-iste-cokerten-emoji-461752-1.

Söz konusu siyah nokta emoji’si daha önce WhatsApp’ın Android uygulamasını çökertmesiyle adını duyurmuştu. Şimdi de iPhone’daki Mesajlar uygulamasına aynı etkiyi yaptığı anlaşılan emoji’nin içerisinde birçok gizli karakter bulunduğu için telefon işlemcilerinin bunları okumakta zorlandığı ve sorunun bu sebepten kaynaklandığı belirtiliyor.

Sorunun çözümü ise yalnızca birkaç saniye alıyor. Mesajlar uygulamasını kapatmaya zorlayın, sonra uygulama ikonuna basılı tutarak açacağınız ekrandan Yeni Mesaj’ı seçin. Bu sayede uygulama yeniden başlayacak ve böylece soruna sebep olan mesajı silebileceksiniz.

Instagram’ın Keşfet sekmesi yenileniyor

Instagram yetkilileri son olarak keşfet sekmesini yenileme kararı aldı. Keşfet sekmesinin geliştirilebilmesi adına birçok yeniliğin yapıldığı Instagram yetkililerince duyuruldu.

Instagram kullanıcılarının “Keşfet” bölümünü daha etkin ve rahat bir şekilde kullanılabilmesi için eklenen özelliklerle ilgi alanları ve beğenilere ulaşmak daha kolay bir hale gelecek. Keşfet sekmesinde kullanıcılar büyük oranda beğeniler ve takip ettiği sayfalara göre yönlendiriliyor. Ancak yeni güncellemeyle beraber farklı birçok özellik keşfet sekmesinde olacak.

ETİKETLER

Keşfet sekmesindeki bu güncellemeyle birlikte artık konu başlıkları ve etiketler kısmı görüntülenebilecek. Kullanıcılar tarafından keşfet sekmesine girildiğinde üstte yatay bir şekilde sıra halinde ilgi alanlarına göre konu başlıkları ve etiketler görüntülenebilecek. Konu başlıklarından birisi seçildiğinde o konuyla ilgili etiketler altta listelenebilecek. Bu sayede kullanıcıların uygulama içerisinde dolaşma hızı artacak.

Instagram’da güncellenen keşfet sekmesi önümüzdeki günlerde kullanıma sunulacak.

WhatsApp’a Facebook ve Instagram özelliği geliyor

Anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, iOS kullanıcıları için yeni bir güncelleme yayınladı.

WhatsApp’ın son dönemlerde sunmuş olduğu en iyi özelliklerden biri, YouTube videolarına destek vermesiydi. Bu sayede kullanıcılar uygulamayı terk etmeden WhatsApp üzerinden YouTube videolarını izleyebiliyorlardı.

YouTube desteği konusunda kullanıcılardan olumlu geri dönüşleri alan şirket, şimdi de uygulamaya Instagram ve Facebook videoları için destek getiriyor. Böylece kullanıcılar artık WhatsApp üzerinden gönderilen YouTube, Instagram ve Facebook videolarını doğrudan uygulama içerisinden izleyebilecekler.

Ek olarak resim içinde resim özelliği ve gruplar için yenilikler getiren güncelleme, Avrupa kullanıcıları için de yeni bir kullanıcı anlaşmasını içinde barındırıyor.

Ayrıca sesli mesaj kayıt özelliği iyileştirildi.