TTB’den kampanya: Aşı kanser yapmaz

BURCU CANSU

Aşılamanın koruyucu bir sağlık hizmeti olduğunu vurgulayan Türk Tabipleri Birliği (TTB), aşı karşıtı aileler için hazırladığı broşürde, aşılama oranlarındaki düşüş ile bulaşıcı hastalıkların geri geleceği uyarısında bulundu. Ölümlere neden olan hastalıklardan çocukları korumak için aşının önemine dikkatin çekildiği broşürde, aşıların iddia edildiği gibi kansere neden olmadığı kaydedildi.

TTB, son yedi yılda çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı 183’ten 23 bine çıkması ve buna bağlı olarak artabilecek bulaşıcı hastalık riskine karşı “Aşı Candır” kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında Sağlık Bakanlığını yükselen aşı karşıtlığına karşı göreve davet eden TTB, ailelere de seslendi. Kampanya kapsamında hazırlanan “Anne ve Babalar için Aşı Hakkında Bilinmesi Gereken Bilgiler” başlıklı broşürde şunlar yer aldı:

»Çocuğunuza niçin aşı yaptırmalısınız?
Aşılar, çocuklarımızın sağlığını korumak, iyileştirmek için çok büyük bir etkiye sahiptir. Kızamık, difteri, boğmaca gibi toplumda sık görülen bazı hastalıklar, küçük çocuk ve bebeklerde ciddi sorunlara ya da ölümlere neden olabilir. Çocuklarımızı bu hastalıklardan ve bu hastalıklara bağlı diğer sağlık sorunlarından korumak için aşılara ihtiyacımız var.

»Aşı yaptırmasak ne olur?
Geçmişte yaşanan ve kitlesel ölümlere neden olan birçok bulaşıcı hastalığın günümüzde görülmüyor, olmasının nedeni toplumun yaygın bir şekilde aşılanmasıdır. Aşılama oranlarını önemli ölçüde düşürecek sayıda çocuğun aşılanmaması, salgınların yeniden ortaya çıkmasına neden olur. Çocuğunuza aşı aşı yaptırmamanız sadece sizin çocuğunuzu değil, tüm çocukları tehlikeye sokar.

»Yapılan aşılar Türkiye’de ve Dünya’da neyi değiştirdi?
Başlangıçta tüm dünyada olduğu gibi sadece 6 hastalığa karşı aşı uygulaması mevcuttu. Bunlar; difteri, boğmaca, tetanoz, kızamık, verem ve çocuk felci aşılarıdır. Sadece bu aşılara yönelik yapılan uygulama sayesinde her yıl 3 milyon çocuğun ölümü, 750 bin çocuğun da sakat kalması engellendi.

»Aşıların içinde zararlı maddeler var mı?
Bazı aşılarda koruyucu olarak kullanılan etil civa adlı bir madde vardır. Çevremizde doğal olarak da bulunan bu madde çok hızlı bir şekilde vücuttan atıldığı için asla toksik dozlara ulaşmaz ve insana zarar vermez. Etil civa sadece çoklu doz içeren flakon şeklindeki aşılarda bulunur. Tek kişiye yapılmak için hazırlanmış enjektörde bulunan aşılarda yoktur. Türkiye’deki aşıların çoğu tekli dozda olan aşılar olduğu için timerosella ilgili endişe duymaya gerek yoktur. Ayrıca, bilimsel çalışmalar etil civa ve otizm arasında hiçbir ilişki olmadığını göstermiştir.

»Aşı kanser yapar mı?
Aşı kanser yapmaz. Aksine kanserden korur. Dünya Sağlık Örgütü’nün çalışmaları aşı içeriğindeki kimyasalların hiçbirinin kansere neden olmadığını bildirmektedir. Aşı karşıtı kampanyalarda öne sürülen iddiaların hiçbir kanıtı ve gerekçesi yok. Aşılar kansere neden olmamakla birlikte kansere neden olan virüslere karşı koruyucu etki yaptığı için kanserden korumaktadır. Karaciğer kanserine neden olan Hepatit B virüsünden son derece güvenli olan Hepatit B aşısı ile korunabilirken yine kadınlarda rahim ağzı kanseri nedeni olan Human Papilloma Virüsü (HPV) ergen yaş grubundaki kızlara yapılan HPV aşısı ile önlenmektedir. Aşılar kanser yapmaz tersine kanserden koruyucudur. Örneğin Hepatit B aşısı karaciğer kanserinden korur.

TTB’den Sağlık Bakanlığı’na çağrı: Zorunlu aşı için gerekli

Türkiye’de son 7 yılda çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı 183’ten 23 bine çıktı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, “Aşı Candır Hayat Kurtarır” kampanyası doğrultusunda Sağlık Bakanlığı’na çağrı yaparak, “Zorunlu Aşı Yasası”nın bir an önce çıkarılmasını talep etti. Tükel, “Aşı yapılması kişinin ya da ebeveynin bilimsellikten uzak, kanıtlanmamış bilgiler ve yanlış inançlar doğrultusunda keyfi kararlara bırakılmamalıdır. Aşılama konusunda yasal düzenleme ivedilikle yapılmalıdır” dedi.

Kamu sağlığı tehdit altında

Kampanya ile ilgili TTB genel merkez binasında dün düzenlenen basın açıklamasına Merkez Konseyi üyeleri ve CHP milletvekilleri Dr. Ali Şeker, Dr. Niyazi Nefi Kara ve Dr. Behçet Yıldırım da katıldı. Tükel, aşıların son derece etkin ve güvenilir olduklarına vurgu yaparak, şunları söyledi:

“Aşılarla ilgili kanıtlanmış hiçbir ciddi yan etki olmadı. Aşı, sadece aşı yapılan çocuğu korumakla kalmayıp hastalık etkeninin toplumdaki dolaşımını engelleyerek, toplumdaki riskli kişileri de korumaktadır. Aşılama oranının düşük düzeyde kalması, kanser tedavisi gören ya da doğuştan bağışıklık sistemi zayıf olan ya da hastalığı bulunan çocukları risk altında bırakmaktadır. Aşı olmayı reddetmek, bireysel özgürlük değil kamu sağlığını tehdit eden bir davranıştır.”

Yasa teklifi kabul edilmeli

Sağlıklı toplum için, sağlıklı çocuklar için ve sağlıklı bir gelecek için TTB tarafından bir yasa taslağı hazırlandığını belirten Tükel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anayasa Mahkemesi 26 Ekim 2016 yılında aşıyla ilgili önemli bir karar almış ve mevcut yasalar doğrultusunda çocuk felci dışındaki aşıların zorunlu tutulamayacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı, aşılama konusunda yasal bir düzenleme yapılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Dava konusu olan pek çok olayda aşılama konusunda yasal düzenleme yapılması gerektiği mahkemelerce hükmedildiği halde, Bakanlığın ısrarla gerekli düzenlemeyi yapmaması dikkat çekicidir. Aşılama konusunda mevzuattaki belirsizliklerin sona erdirilmesi için, yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması için Sağlık Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz.”

Almanya’dan ‘Çavuşoğlu’na seçim konuşması yaptırmama’ kararı

Almanya’da KRV eyalet hükümeti, Almanya’nın Solingen şehrindeki anma törenine katılacak olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na herhangi bir seçim konuşması yaptırmama kararı aldı.

Düsseldorf eyalet parlamentosunun Sosyal Demokrat ve Yeşiller milletvekillerinin Çavuşoğlu’nun parlamentoda konuşma yapmaması için görüştükleri ve mutabık kaldıkları belirtildi.

KRV eyalet parlamentosu İhtiyarlar Heyeti’nin bu yöndeki uzlaşmasının Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller Parti grupları tarafından da onaylandığı ifade edildi. KRV eyaleti hükümetinin sözcüsü Christian Wiermer, Solingen saldırısının yıldönümü anmasının, “siyasi parti çekişmeleriyle” gölgelenemeyeceğini ifade ederek, 29 Mayıs 1993’teki saldırının “ne Almanya ne de Türkiye’deki seçim kampanyası için bir siyasi parti kavgasına dönüştürülemeyeceğini” söyledi.

KRV eyaletinin Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partili Başbakanı Armin Laschet, Solingen saldırısının kurbanı olan Genç ailesinin isteği üzerine Düsseldorf’taki eyalet parlamentosunda düzenlenecek anma etkinliğine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu davet etmişti.

Öte yandan, Solingen’de 29 Mayıs’ta düzenlenecek anma törenine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılacağı bildirildi.

Rusya’dan Türkiye’ye vize serbestisi açıklaması

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’ye vize serbestliği konusunda açıklamada bulundu.

Sol’un haberine göre; Rusya’nın vize konusunda bazı somut adımlar atılmasına yönelik teklifini geçen haftalarda ilettiğini belirten Lavrov, “Türkiye için vizesiz rejimden faydalanabilecek kategorileri genişletmek istiyoruz” dedi.

Lavrov, öncelikle hizmet pasaport sahiplerine, sonrasında da uluslararası taşımacılıkta çalışan uzun mesafe şoförler için vizesiz rejime dönülmesini önerdiklerini kaydetti.

Rusya, Türkiye ve İran’dan ortak Suriye deklarasyonu

Rusya, Türkiye ve İran Dışişleri Bakanları Moskova’da bir araya geldi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da Mevlüt Çavuşoğlu ve Cevad Zarif’le yaptıkları görüşmenin sonunda Suriye kriziyle ilgili ortak deklarasyon kabul ettiklerini açıkladı. Lavrov, Çavuşoğlu’yla yaptıkları görüşmede istihbarat değişimi yapılması konusunda mutabakat sağladıklarını belirtti.

Görüşmenin sonunda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Lavrov, “Bugünkü görüşmemizin sonuçlarının yer aldığı bir ortak deklarasyon kabul ettik. Her halükarda BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı Kararı ve Soçi’de Suriye Ulusal Diyalog Konseyi’nin tavsiyeleri doğrultusunda siyasi çözümün alternatifsizliğine sıkı bağlılığımızı koruyoruz” dedi.

‘Muhalefetin talebi yıkıcı’
Lavrov’a göre Rusya, Türkiye ve İran, Suriye muhalefetinin Cenevre müzakerelerinin ön koşulu olarak Şam’da iktidar değişikliği talebini yıkıcı bulduğunu belirtti.

Lavrov, ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye yönelik emperyalist müdahaleyi ve Türkiye’nin desteklediği füze saldırısını anımsatarak şöyle konuştu:

“Biz sizlerle birlikte inşa ederken diğer meslektaşlarımız ise uluslararası hukuk ihlallerinde bulunmaktan kaçınmadan ortak yapıcı çabaların sonuçlarını ortadan kaldırma girişiminde bulunuyor. 14 Nisan’daki saldırı da bu girişimlerden biri. Zira bu saldırı, sadece ülkedeki ve uluslararası arenadaki durumu etkilemedi, barışçıl çözüm yolunda ilerleme perspektifine de zarar verdi.”

Çavuşoğlu ise “Astana sürecinin garantör ülkelerinin dışişleri bakanları arasındaki düzenli görüşmeler sayesinde, Suriye’de çözüm konusunda ciddi bir ilerleme kaydettik. Bugünkü görüşmemiz de, Suriye’de çözüm için gelecekte atılacak adımlar açısından önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye de 97 bin kadın girişimci var

KAGİDER “Kahvaltı Toplantıları”nın Aralık ayı buluşması, 2015 Yılı Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın birincilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Sanem Oktar, Türkiye’de 97 bin kadın girişimci bulunduğunu fakat toplam girişimcilerin sadece yüzde 8’inin kadın olduğunu dile getirdi.

Bu sayının artırılması için KAGİDER’de mücadele verdiklerinin altını çizen Oktar, Türkiye’de 8 milyon 200 bin kadının çalıştığını ancak bunların yarısının kayıt dışı olduğunu söyledi.

Oktar, eğitim ve mentorluk vererek bu sayıyı artırmayı hedeflediklerini vurgulayarak, ticaret hacmini daha fazla artırmayı ve daha fazla kadına istihdam sağlamayı amaçladıklarını aktardı.

Daha fazla kadının karar verici olmasının önemine değinen Oktar, “Dünyada sadece üç tane kadın devlet başkanı var. Dünyadaki gayrimenkulun sadece yüzde 1’i kadınların. Oysa dünya nüfusunun yüzde 50’sini oluşturuyoruz. Yapacak çok işimiz var” diye konuştu.

Oktar, bu amaçla sekiz tane ana strateji hedefleri bulunduğunu belirterek, kadın çalışan sayısının artırılması ve kadın girişimcilerin desteklenmesi üzerine “Özel Sektör Strateji Grubu”nu belirlediklerini söyledi.

Kadınların çalışma hayatına girmesi, girişimci olması için kurulan ‘Eğitim ve Mentorlük Strateji Grubu’ ndan bahseden Oktar, KAGİDER çalışmalarının etki alanını ülke çapında yaygınlaştırmak için de “Toplumsal Etki Strateji Grubu”nu oluşturduklarını anlattı.

“Aday üyelik kotamız doldu”

Şu anda KAGİDER’de 300’e yakın üyeleri bulunduğunu belirten Oktar, KAGİDER’e üye olabilmek için çalışma yılı ve çalışan sayısının önemini dile getirdi.

Yeni kurulan şirketler için “aday üyelik” imkanı tanıdıklarını vurgulayan Oktar, “5+5 yılın sonunda beklentimiz, en geç 5. yılını tamamlayan adayın asil üyeliğe geçmesidir. Şu an itibariyle aday üyelik kotamız doldu. Biz ne kadar aday üyeyi asil üyeye çıkarabilirsek, aday üye yerimiz o kadar boşalacaktır. Önümüzdeki dönemde aday değil, asil üye alabileceğiz” ifadelerini kullandı.

Oktar’ın konuşmasının ardından, Özel Sektör Strateji Grubu’ndan Esra Bezircioğlu, Networking Strateji Grubu’ndan Emine Erdem ve Güzin İlker, Eğitim ve Mentorlük Strateji Grubu’ndan Şule Yüksel, Toplumsal Etki Strateji Grubu’ndan Fisun Usta, Gençlik Strateji Grubu’ndan Selen Erdeniz, Uluslararası İlişkiler ve Kurumsal İletişim Strateji Grubu’ndan Şila Gök, Savunu Strateji Grubu’ndan ise Zehra Güngör birer sunum yaparak, ne tür çalışmalar yaptıklarını ve 2016 hedeflerini anlattı.

KAGİDER Başkan Yardımcısı Şila Gök, başarılı bir lobi çalışması sonucunda Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) konferansını 2016 yılında Türkiye’ye aldıklarını açıkladı.

İmzaların atıldığını belirten Gök, “31 Ağustos-1-2 Eylül 2016 olarak tarih kesinleşti. Tekstil, turizm ve teknoloji olmak üzere 3 sektör seçildi. ITC, bu 3 sektörde dünyadaki büyük alıcıları Türkiye’ye getirecek” diye konuştu.

“Umarım benim hikayem diğer kadınlara örnek olur”

“Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” ödülünü alan İdil Bebe Kurucusu Mevlüde Uygun ise iş kurma sürecini anlatarak, duygusallıkla aldıkları kararların, markalarının gelecekti konumunu şekillendirdiğini söyledi.

Bebeklerine giydirmeyecekleri hiç bir ürünü üretmediklerini vurgulayan Uygun, başarılarının buradan geldiğini ifade etti.

Uygun, bu yıl ilk defa yurt dışı mağazalarını açtıklarını belirterek, “Bir rol modelimiz olsaydı belki daha hızlı başarıya ulaşabilirdik. Umarım benim hikayem diğer kadınlara örnek olur” dedi.

“Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi” ödülünü alan “Medlis Engelli Yaşam Çözümleri” ile Türkiye’de ilk kez engelli rampası üretmeye başlayan Melis Tasacı ise bu fikri nasıl edindiğini ve işe nasıl başladığını aktardı.

Yaptığı işte farklılık oluşturmanın önemini dile getiren Tasacı, “Şu anda yeni ürünler eklediğimiz için Türkiye’de 1.200 noktaya bu ürünlere erişim sağlıyorum. En büyük pazarımız şu anda Fransa. Ben bu işi daha da büyüteceğim. Daha yeni ürünler oluşturarak daha fazla ülkeye ulaşacağım” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi” ödülünü alan “Yaşayan Müze”nin kurucusu Zehra Sema Demir de okul hayatından, müzecilik girişimine kadar uzanan hayat hikayesini anlattı.

Kars’ta bileziklerini bozdurarak iş hayatına atılan ve kaz etiyle yapılan yemeklerin markalaşmasını sağlayan Nuran Özyılmaz, ise “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” ödülünün sahibi oldu.

Konuşmaların ardından kazananlara, KAGİDER üyelik sertifikaları takdim edildi. Toplantının ardından “Yeni Yıl” konseptli pasta kesildi ve iki dernek üyesinin doğum günü kutlandı.

Big Brother Türkiye ye veda eden 3. isim kim olacak?

Yapımcılığını dünyanın en büyük medya prodüksiyon şirketi Endemol Shine Türkiye’nin üstlendiği, hafta içi her gün gündüz ve gece kuşağında Star’da ekrana gelen ‘Big Brother Türkiye’ evinde Cumartesi akşamı, 3. haftanın eleme heyecanı yaşanacak.

EV HALKI EN ÇOK GÖKÇEN’İN GİTMESİNİ İSTİYOR

Hafta içinde, ‘Big Brother Türkiye’ ev halkının yaptığı oylama sonucunda 3. haftanın eleme listesi oluştu. Evden gitmesi en çok istenen isim, geçen hafta olduğu gibi yine Gökçen’di. Ev halkının 7 oy verdiği Gökçen’den sonra eleme listesine Oktay ve İdil’in isimleri yazıldı. Seda ve Yasin 3’er oy alınca Big Brother, eleme listesine girecek dördüncü ismi belirleme görevini, evin lideri Funda’ya verdi. Seda ile yakın arkadaş olan Funda, tercihini Yasin’den yana kullandı.

Böylece, ‘Big Brother Türkiye’ evinin 3. hafta eleme listesi Gökçen, Oktay, İdil ve Yasin’den oluştu. Cumartesi akşamı, bu dört yarışmacıdan biri ‘Big Brother Türkiye’ evine ve aynı zamanda 1 milyon liralık rekor ödüle veda edecek.

Rusya, Türkiye yerine Suriye den narenciye alacak

Türkiye’den tarım ürünlerinin ithalatına yasak getiren Rusya’nın Suriye’den 700 bin ton narenciye alacağı bildirildi.AFP’ye konuşan Suriye Sanayi Odası Başkanı Faris Şalabi, “Rus piyasasına, ağırlıklı olarak portakal olmak üzere yaklaşık 700 bin ton narenciye göndermeye hazırlanıyoruz. İlk parti artık Rusya’ya gönderildi. Rusya’ya örneğin tekstil gibi diğer ürünler de gönderilecek” diye açıkladı.

“Suriye ürünleri için büyük fırsatlar açıyor”

Şam Sanayi Odası Başkanı Samir Dibis ise, Türk ürünlerine uygulanan yaptırımların Suriyeli işadamlarına Rus piyasasındaki varlığını genişletmekte yardımcı olacağını belirterek, “Yaptırımlar, piyasada büyük bir boşluk yaratıyor ve beklenmedik bir şekilde Suriye ürünleri için büyük fırsatlar açıyor” dedi.Suriyeli işadamları Rusya’yı ziyaret edecek

Rusya’ya en kısa sürede Suriyeli işadamlarından oluşan bir heyetin gideceğini ifade eden Dibis, “Onlar, Türkiye’ye yaptırımların yürürlüğe girmesiyle açılan fırsatları inceleyecek” dedi.Suriye’de geçtiğimiz sezon narenciye rekoltesi 1 milyon tonu geçmişti. Ürünlerin büyük bir kısmı, Lazkiye ve Tartus bölgelerinde üretilmişti.

Pınar Karşıyaka Türkiye ye döndü

Sabah saatlerinde Kaunas’tan Vilnius’a geçen Pınar Karşıyaka’yı  İstanbul’a getirecek uçak, kentteki sis nedeniyle havalimanına inemedi.  Birkaç kez inme denemesi yapan uçak daha sonra Polonya’nın Varşova  Havalimanı’na yönlendirildi. Hava şartlarının normale dönmesinin ardından tekrar  Vilnius’a gelen uçakla İstanbul’a hareket eden yeşil-kırmızılı ekip, planlanandan  yaklaşık 3,5 saat sonra saat 21.00’de Atatürk Havalimanına gelebildi.  Kafile saat 23.15 uçağıyla İzmir’e geçecek.