UBER ‘yasaklandı’; taksi plaka fiyatları 2 günde 100 bin lira arttı

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde taksiciler lehine düzenleme yapılması, UBER-taksi mevzusunu yine gündemin ilk sıralarına yerleştirdi. UBER’e karşı atılan bu ciddi adımın ardından taksi plaka piyasası hareketlendi, plaka fiyatları 2 günde 100 bin TL arttı

Taksi-UBER mevzusunda yine hareketli günler yaşanıyor. Salı günü Karayolları Taşıma Yönetmeliği’nde değişikliğe gidilmesi ve taksicilerin lehinde bir adım atılmasıyla bu konu yine gündeme taşındı.

Gazete Habertürk’ten Esra Boğazlıyan’ın haberine göre, şimdiye kadar yasadışı taşımacılık yapan UBER’e karşı trafik denetimlerinde şoförlere ve müşterilere Kabahatler Kanunu çerçevesinde ceza yazılıyordu.

Yönetmelikte değişikliğe gidilmesiyle birlikte bu cezai yaptırımlara UBER’e D2 Turizm Taşıma Belgesi’ni kiralayan turizm acenteleri de dahil edildi. Yani artık denetimlerde bu D2 belgesi sahibi olan acentelere ilk tespitte 50 uyarı cezası verilecek.

D2 belgesi 1 yılda 2 kez korsan taşımacılıkta kullanılırsa acentenin belgesi 2 yıl süresince iptal edilecek. Bu, UBER’e karşı atılmış ciddi bir adım. Fakat denetimle birlikte desteklenmezse istenen sonucu vermeyeceği de aşikâr.

İşte tüm bu gelişmeler, son iki günde taksi piyasasını da dalgalandırdı. İki ay önce bu kriz patlak verdiğinde o dönem 1 milyon 600 bin TL olan taksi plaka fiyatları hızla düşmüş, 1 milyon 400 bin TL’ye kadar gerilemişti. İki aylık süre zarfında plaka fiyatlarında 100 bin TL daha artış görülmüştü.

Şimdi, salı günü Karayolları Taşıma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle beraber plaka fiyatları yine arttı. Taksi plakası alım satımının yapıldığı Otocenter’da plaka fiyatları 2 günde 100 bin TL artış gösterdi ve yeniden 1 milyon 600 bin TL’ye çıktı. Ne var ki Otocenter’da halihazırda plaka alış ve satışının yapılmadığını, plaka sahiplerinin de alıcının da beklemekten yana olduğunu belirtmekte yarar var.

BİR HAMLE DE İBB’DEN

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi, dün toplanarak turizm belgesi ile korsan taşımacılığa karşı bir dizi karar aldı.

İBB Başkanı Mevlüt Uysal, “Turizm belgesi alan kişi veya firma, İstanbul’a gelen ve kendi müşterisi olan turistleri bir yerden bir yere götürebilir veya İstanbul’da gezdirebilir. Verdiğimiz belgenin amacının dışında kullanılmasını istemiyoruz. Taksicilere de önerimiz, vatandaşa UBER’i aratmayacak bir sistem üzerine kendilerini yenilemeleridir. İTAKSİ tarzı uygulama ile vatandaşa daha iyi bir hizmet verirlerse İBB olarak taksicilerimizin yanında durmaya hazırız” dedi.

Mehmet Şimşek: Enflasyon birkaç ay içinde zirveyi görecek olabilir

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, enflasyonun birkaç ay içinde zirveyi göreceğini, altın hariç cari açığın ise muhtemelen zirveyi görmüş olduğunu belirtti.

Sputnik’in aktardığı bilgiye göre Şimşek, Twitter’da İngilizce yazdığı mesajında Nisan 2009’dan bu yana en düşük seviyeyi gören imalat sanayi satın alma yöneticisi endeksine (PMI) atıfta bulundu: “Son imalat PMI verisi yeniden dengelenmenin devam ettiğini gösteriyor. Mal ihracatı ve turizm ekonomik aktiviteyi desteklemeye devam edecek, yani altın hariç cari açık zirveyi muhtemelen zirveyi gördü. Enflasyon birkaç ay içinde zirveyi görecek olabilir. Politika bileşimini güçlendireceğiz.”

Latest PMI print shows that rebalancing is underway. Exports of goods & tourism should remain supportive of economic activity. Hence, current account deficit, ex gold, is likely to have peaked. Inflation is looks set to peak in a couple of months.

We’ll strengthen policy mix… https://t.co/KRrHQDKMNi

— Mehmet Simsek (@memetsimsek) 1 Haziran 2018

Türkçe paylaşımda ‘tek hane’, İngilizcesinde ‘zirve’

Öte yandan, Twitter’da açıklamalarda bulunan Şimşek’in İngilizce ve Türkçe olarak yaptığı açıklamalar arasında fark bulunması da dikkat çekti. Türkçe yaptığı paylaşımda yukarıdaki ifadeleri kullanarak enflasyonda tek hane beklentisini yineleyen Şimşek, İngilizce yaptığı paylaşımda ise şunları söyledi:

“Son PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) verisi, yeniden dengelemenin devam ettiğini gösteriyor. Ürünlerin ve turizm ihracatı ekonomik hareketliliğe destek olmaya devam etmeli. Dolayısıyla, mevcut altın dışı cari açıkın zirve yapmış olması muhtemel. Enflasyon da birkaç ay içinde zirve yapacak gibi duruyor.”

Ekonomide II. çeyrekte başlayan yeniden dengelenme, yılın 2. yarısında para politikası, makro ihtiyati tedbirler & mali disiplin ile ivme kazanarak devam edecek.

Ortada vadede yapısal reformların desteği ile altın hariç cari açığı %3’ün altına, enflasyonu tek haneye düşüreceğiz.

— Mehmet Simsek (@memetsimsek) 1 Haziran 2018

10. Türk-Alman Üniversite Öğrencileri Arası Kısa Film Yarışması başvuruları başladı

Kültürlerarası Transfer Derneği tarafından TÜRSAK Vakfı işbirliği ile 14-19 Ekim 2018 tarihleri arasında düzenlenecek 18. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen 10. Türk – Alman Üniversite Öğrencileri Arası Kısa Film Yarışması”için başvurular bugün açıldı.

Filmhaus Frankfurt, ABG/Saalbau GmbH, Amt für Kommunikation und Stadtmarketing Frankfurt, T.C. Frankfurt Başkonsolosluğu, Kültür Ateşeliği, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Hessisches Ministerium für Wissenschaft und Kunst desteği ile gerçekleştirilecek olanUluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’ kapsamında yer alan “Türk – Alman Üniversite Öğrencileri Arası Kısa Film Yarışması” bu yıl 10. kez düzenleniyor.

Türk ve Alman üniversitelerinde sinema eğitimi almakta olan gençlerin yaratıcılıklarını teşvik ederek öğrenimini gördükleri dalda onları desteklemek ve çalışmalarını uluslararası platforma taşıyarak sinema seyircisine aktarmalarına aracı olmak amacıyla gerçekleştirilen kısa film yarışmasına başvurular 25 Mayıs Cuma günü itibariyle açıldı.

Bu yıl da birbirinden değerli akademisyen ve profesyonellerden oluşan jürinin değerlendireceği finalistler kısa film yarışmasında ilk ona girerek filmlerini festivalde yayınlatmak ve “En İyi Yönetmen” ödülünü alabilmek için yarışacaklar.

Festivalin web sitesindeki online başvuru formu ile en geç 24 Haziran Pazar gününe kadar [email protected]adresine resmi başvurularını yapabilecek olan adaylar, yarışma ve yönetmelik hakkında ayrıntılı bilgi ise festivalin http://www.turkfilmfestival.de/index.htmladresinden edinebilecekler.

Sinema sanatı aracılığıyla Türkiye ve Almanya toplumları arasındaki ekonomik ve kültürel paylaşımı artırmayı ve birlikte yaşam kültürüne katkıda bulunmayı amaçlayan Türk Film Festivali | International / Frankfurt/M.bu yıl da 14-19 Ekim 2018tarihleri arasında Türk sinemasının nitelikli örneklerini Almanya’da geniş kitlelerle buluşturacak.

Kız arkadaşından ayrıldı, köpeği davalık oldu

Eskişehir’de 23 yaşındaki Osman Orhan Baçaru, ayrıldığı kız arkadaşında kalan köpeğini geri almak için dava açtı.

Eskişehir’de üniversite öğrencisi 23 yaşındaki Osman Orhan Baçaru, kendisine ait olduğunu iddia ettiği “Golden” cinsi “Marley” isimli köpeği ayrıldığı kız arkadaşının geri vermediği gerekçesiyle hukuk mücadelesi başlattı.

3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açan Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi öğrencisi Baçaru, Mart 2017’de internet üzerinden ilan vererek “Marley” adlı köpeğini sahiplendirmek isteyen Ezgi B. ile iletişime geçtiğini ve anlaşıp köpeği sahiplendiğini iddia etti.

Daha sonra Ezgi B. ile bir süre aynı evi paylaştığını öne süren Baçaru, yaklaşık bir yıl sonra ayrıldığı kız arkadaşının köpeği vermediğini ileri sürerek hukuk mücadelesi başlattığını söyledi.

Yeni bir eve çıkmak için köpeği bir hafta eski kız arkadaşında bıraktığını, almak için geri döndüğünde kapıların yüzüne kapatıldığını belirten Baçaru, eski kız arkadaşının “Marley”e kendisi kadar iyi bakamadığını savundu.

“BENLE ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞTU”

Ezgi B’nin “Marley”i kendisine vermeyeceğini söylediğini anlatan Baçaru, şöyle konuştu:

“Marley benden öncesinde tasmasından çıkmamış bir köpekti. Benimle özgürlüğe kavuştu. Yanımda yürürken bile tasmasız gezerdi. Yaklaşık 5 aydır göremiyorum onu. En azından iyi durumda olduğunu göreyim istiyorum ama buna da müsaade etmediler. Marley’in bana karşı duyguları daha fazla. Tuvaleti gelince terasa çıkartan biriyle onunla sokaklarda koşturan birisi aynı olamaz. Köpeğim için hukuk mücadelesi veriyorum ve sonuna kadar da vereceğim.”

Baçaru, “O benim kızım. Ben onun, bensiz neler hissettiğini biliyorum. En son eve onu almak istediğimi söylemeye gittiğimde kapının arkasındaki seslerini duymanız lazımdı. Resmen ağlıyordu” dedi.

“BU BİR EMSAL OLACAK”

Davacı vekili avukat Oytun Süllü adına dosya hazırlığı ve takibini yürüten stajyer avukat Ahmet Seyhan da köpeğin sahiplendirilmesi sonrasında gerçek sahibinin Osman Orhan Baçaru olduğunu savundu.Seyhan, yargı kararının bu konuda emsal teşkil edeceğini belirterek, şunları kaydetti:

“2017 yılı mart ayında karşı taraf internetten köpeği sahiplendirme ilanı vermiş. Bu delil elimizde mevcut. Sahiplenme resmi olarak gerçekleşmiş. Marley şu anda zorla alıkonulmaktadır. Gerekli başvurularımızı tamamladık. İnşallah davayı kazanacağız ve bu bir emsal olacak. Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davamızı açtık. Müvekkilim gerçekten iyi bir hayvansever.”

“İNTİKAM ALMAK İÇİN YAPIYOR”

Konu ile ilgili hakkında dava açılan Ezgi B. ise davacı Osman Orhan Baçaru’nun kendisinden ayrıldıktan sonra intikam almak için bu yola başvurduğunu ileri sürdü.

Ezgi B, köpeği “Marley”i 3,5 aylıkken sahiplendiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Marley yaklaşık 4 yıldır bende. Ayrıldığımız için şimdi Marley’i benden alarak acı çektirmek istiyor. Kızımı Osman’a vermeyi düşünmüyorum. Bir dönem sahiplendirmeyi düşünmüştüm. O dönemde Osman’la tanıştım ve sahiplendirmekten vazgeçtim. Osman’ın birkaç aşı karnesine adını yazdırıp kendini sahibi gibi göstermesi Marley’in gerçek sahibi olduğunu kanıtlamaz.”

SON SÖZ MAHKEMENİN

Marley”in kimde kalacağı sorusunun cevabı, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek davada belli olacak.Davanın ilk duruşması 25 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.AA

Kitap okumanın çocukların gelişimine katkısı belirlenecek

Türkiye Yayıncılar Birliğine bağlı yayıncılar, yazarlar, çevirmenler ile eğitimciler ve psikologların iş birliğinde hazırlanan proje kapsamında, kırsal ve yoksul bölgelerde pilot okul ve sınıflarda gönüllü öğretmenlerle sürekli kitap okuyan öğrencilerin eğitimleri başta olmak üzere yaşamlarındaki gelişmeler takip edilip rapor haline getirilecek.

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yapılan araştırmaya göre sürekli kitap okuyan çocukların okuduğu cümleyi anlamasının 13 saniye sürerken, okumayan çocukta bu sürenin 45 saniye olduğuna dikkati çekti.

İyi eğitim almış, analitik düşünen, okuduğunu anlayan ve yorumlayan nesiller yetişmesi isteniyorsa bunun sadece sınavlarla ölçülemeyeceğine işaret eden Kocatürk, “Eğitimde kitabın büyük önemi vardır. Daha az ödev, daha çok kitap okuyan bir nesille beraber belki de sınavlarda daha farklı çocuklarla karşılaşacağız. İnsanların okuduğunu kavrayarak yaratıcı fikirlere ulaşmasının yolu kitaptan başka hiçbir yerden geçmez. Bütün dünya eğitimcileri bunu tartışıyor.” dedi.

Okuma kültürü ve kitap okuyan çocukların eğitimdeki başarısı, bakış açısı ve ufkuna bakarak nelerin değiştirilebileceğini göstermek adına bir çalışma başlattıklarını aktaran Kocatürk, bu kapsamda yayıncılar, yazarlar, çevirmenler, eğitimciler ve psikologlarla iş birliği halinde proje geliştirdiklerini bildirdi.

Kırsal ve yoksul bölgelerden pilot okullar ve sınıflar seçerek gönüllü öğretmenlerin desteğiyle çocuklara ücretsiz olarak kitap vereceklerini belirten Kocatürk, şöyle devam etti:

“Çocuklara uygun nitelikte kitaplar seçeceğiz. Eğitim bilimciler ve araştırmacılar olarak kitap okuyan çocukların eğitiminde nasıl değişiklik yaşandığını, ne şekilde gelişme olduğunu, başarılarının artıp artmadığına bakacağız. Okuma kültürüyle beraber ne gibi değişiklikler olduğunu göreceğiz. Bunu gelecek eğitim öğretim yılında başlatmayı ve gelecek yıllarda da sürdürmeyi planlıyoruz. Proje ile aynı zamanda sadece devletten beklemeden sınıf ve okullarda kütüphaneler, yeni halk kütüphaneleri kurulmasını, kitapçıların yaygınlaştırılmasını amaçlıyoruz. Yayıncılar olarak taşın altına elimizi koyacağız ve projeyi yapacağız. Çıktıları ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşıp Türkiye’nin başka bir kültürel dünyaya adım atmasını sağlamaya çalışacağız.”

“Okuma kültürünü toplumun tüm kesimine yaygınlaştırmak istiyoruz”

Kocatürk, çocuk ve aileden başlayan okuma kültürünü toplumun her kesimine yaymak istediklerini vurgulayarak, yetişkinler üzerine de araştırma yapmayı planladıklarını dile getirdi.

Kitap okuma kültürüyle sınıf başarılarının yanı sıra eğitim ve kişisel gelişimleri artmış bir nesil hedeflediklerini vurgulayan Kocatürk, “Ana hedefimiz okuma kültürüyle okuduğunu anlayan, okuduklarını analiz eden, değerlendiren, yeni yorumlara onu götürecek yeni nesillerin adımını atmak.” ifadesini kullandı.

Kocatürk, projenin adının büyük ihtimalle “Okuma Kültürünü Geliştirme Projesi” olacağını belirterek, yerel yönetimler, eğitim dernekleri, sivil toplum kuruluşları, üniversitelerin katkı vereceği projeye Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığını da dahil etmeyi istediklerini kaydetti.AA

Edirne’de Kakava heyecanı

Edirne’de 5-6 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’nde otel ve pansiyonlarda boş yer kalmadı. Edirne İl Kültür Müdürü Ahmet Hacıoğlu, otel ve pansiyonlardaki toplam 4 bin yatak sayısının aylar öncesinden kapatıldığını ve bu nedenle, 5-6 Mayıs tarihleri arasında kentte boş oda olmadığını söyledi. Kentte 6 Mayıs günü Bulgar Sveti Georgi Kilisesi’nde de baharın gelişiyle kutlanan Aziz Georgi Günü’nde ayin düzenlenecek ve Bulgaristan ile Yunanistan’dan gelenler katılacak.

30 bin kişi katılmıştı
UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne giren ve her yıl Edirne Belediyesi’nin organizasyonuyla 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanan, baharın gelişini müjdeleyen Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’nin bu yıl hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle kentte otel ve pansiyonlarda, boş oda kalmadı. Geçen yıl yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı şenliklere bu yıl 60 bin kişinin katılması bekleniyor.

Katılımda yüzde yüzlük artış
Edirne Belediye Başkanı CHP’li Recep Gürkan, Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’nde boş otel odası olmadığını, şenliklere geçen yıl katılımdan yüzde yüz artarak 60 bine yakın ziyaretçi gelmesini beklediklerini söyledi. Gürkan, “Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri 5-6 Mayıs tarihleri arasında Sarayiçi’nde yapılacak. Edirne’nin turizm anlamında gittiği yön belli. Şehre gelen ziyaretçi sayısı her geçen yıl daha da artıyor. 5-6 Mayıs tarihleri arasında yapılacak şenliklerde boş otel odası yok. Tamamen dolu odalarımız. Buradaki turizm pastası gittikçe büyüyor, yatırımcıları bununla ilgili kente yatırım yapmaya bekliyoruz. Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri’ne geçen yıl 30 bin kişi gelmişti. Bu yıl iki katına yakın bir rakam bekliyoruz” dedi.

Bulgar Kilisesi’nde ayin düzenlenecek
Edirne’deki Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi’nde de 6 Mayıs günü baharın gelişiyle kutlanan Aziz Georgi Günü’nde ayin düzenlenecek. Ayine Bulgaristan ve Yunanistan’dan metropolitler, rahipler ile çok sayıda davetlinin katılması bekleniyor.

Türkiye, internette en çok aranan 3. turizm destinasyonu

ABD’nin en büyük turizm pazarlama ve tanıtım forumlarından Skift’in, 180 ülkeyi kapsayan araştırma sonucuna dayandırdığı haberine göre Türkiye, turizmle ilgili online aramalar kategorisinde dünya genelinde 3. sırada yer aldı.

ABD’nin en büyük turizm pazarlama ve tanıtım platformlarından Skift, ülkenin önemli araştırma şirketlerinden Bloom Danışmanlık’ın 1 milyar online arama üzerinden çıkardığı sonuçları paylaştı.

180 ülke baz alınarak yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye, turizmle ilgili hakkında en fazla online arama yapılan 3. ülke oldu. Aynı listede İspanya ve İtalya’yı takip eden Türkiye, “ziyaret” kelimesiyle yapılan tüm aramalarda ise toplamda 1. sırada konumlandı.

“Genel”, “ihracat”, “yatırım”, “turizm”, “yetenek” ve “ulusal şöhret” olarak 6 ara başlıkta yapılan araştırmaya göre Türkiye, turizm destinasyonu olarak İspanya ve İtalya’nın ardından 3. sırada yer aldı.

Haberin içeriğinde Türkiye’nin ziyaret kategorisinde en yüksek tıklama skorunu kazanan ülke olduğu da belirtildi. Bir diğer deyişle Türkiye’yi ziyaret etmek, herhangi başka bir ülkeyi ziyaret etmekten daha popüler anlamına geliyor.

Türkiye’nin Washington Kültür ve Tanıtma Müşaviri Görkem Kurşunlu Karakuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, araştırma sonuçlarını değerlendirdi. Türkiye’nin turizmdeki gücünün ve öneminin altını çizen Karakuş, bu başarının tesadüf olmadığını ve devamının geleceğini belirterek, “Son yıllarda sosyal medya, online ve dijital mecralara bakanlığımızın yaptığı yatırımların karşılığını bulması adına sevindirici” ifadelerini kullandı.

Son yıllarda yaptığı atılımlarla Türkiye, turizm liginde üst sıralara tırmanmaya başladı. 2014 yılında Türkiye’yi yaklaşık 42 milyon turist ziyaret etti ve ülke ekonomisine 36 milyar dolar katkı yaptı. Bu istatistikle dünyada en çok ziyaret edilen ülkeler arasında 6. sırada yer alan Türkiye’ye, 2015 yılının ilk üç çeyreğinde ise yaklaşık 33,5 milyon turist geldiği açıklandı. (AA)