Barış Yarkadaş: Seçimler yaklaştıkça baskı da artıyor

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, 24 Haziran seçimleri öncesi gazetecilerin üzerindeki baskının yoğunlaştığını rakamlarla açıkladı. Basına Yönelik Hak İhllaleri raporunun Mayıs ayına ilişkin verilerini açıklayan CHP’li Yarkadaş, “AKP, halk gerçekleri öğrenmesin diye basını susturmaya çalışıyor” dedi.

Seçime sayılı günler kala muhalif gazetecilere yönelik gözdağının arttığını dile getiren Yarkadaş, “Mayıs’ta 6 gazeteci gözaltına alındı, 4 gazeteci de tutuklandı. 15 gazeteci ise 92 yıl hapis cezası aldı” diye konuştu. Mayıs ayında 3 habere erişim engeli getirildiğini, 3 gazeteciye soruşturma, 3 gazeteciye ise dava açıldığını belirten Yarkadaş, “İktidara ‘kaşının üstünde gözün var’ demek bile gözaltı ya da tutuklanma sebebi” dedi. Geride kalan ay içinde, 1 gazeteciye tazminat davası açıldığını belirten Yarkadaş, 3 gazetecinin ise tehdit ve saldırıya maruz kaldığını açıkladı.

Başsavcılık’tan Fatih Portakal’a soruşturma

FOX TV’nin Mersin Devlet Hastanesi hakkındaki haberiyle ilgili ‘Devlet organlarını aşağılama’, ‘Hakaret’ ve ‘İftira’ suçları kapsamında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

FOX TV Spikeri Fatih Portakal ve Sorumlu Müdür İbrahim Onur Kumbaracıbaşı‘nın soruşturmada şüpheli oldukları aktarıldı. Sabah’ın haberine göre, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği aynı haberle ilgili FOX TV ekranlarında cevap ve düzeltme metni yayınlanmasına da karar verdi.

NE OLMUŞTU?

Fatih Portakal, hastanelerin büyüklüğünden dert yanıp hastaların hastane içinde ulaşımda zorlandığını iddia etmiş, ekrana getirdiği koltuk değnekli bir hastanın MR çektirmek için çok uzun bir yolu yürümek zorunda kaldığını söylemişti.

Taciz iddialarının ardından Talat Bulut hakkında soruşturma

FOX‘ta yayınlanan Yasak Elma dizisinin setinde oyuncu Talat Bulut‘un kendisini taciz ettiğini öne süren kostüm görevlisi Özge Şimşek, suç duyurusunda bulundu. Savcılık, Bulut hakkında, “sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı” suçundan soruşturma başlattı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, setin Hadımköy’de olduğunu belirterek soruşturmada yetkisizlik kararı verdi. Dosya Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

Habertürk Haber Merkezi’nden Arzu Kaya’nın haberine göre; ‘Yasak Elma’ dizisinin setinde ünlü oyuncu Talat Bulut’un tacizine uğradığını iddia eden 19 yaşındaki kostüm asistanı Özge Şimşek suç duyurusunda bulundu.

Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’na dilekçe veren Özge Şimşek, İstanbul Avrupa yakasında bulunan Hadımköy’deki dizi çekimi sırasında sette hazırlık yaptıkları sırada Talat Bulut’un kendisini taciz ettiğini belirtti. 31 Mayıs 2018 günü taciz olayının yaşandığını belirten Özge Şimşek Bulut’tan şikayetçi oldu, dava açılmasını talep etti.

Soruşturma açıldı

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı genç kadının şikayetinin ardından Talat Bulut hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı” suçundan soruşturma başlattı. Savcılık, olayın gerçekleştiği iddia edilen dizi setinin Hadımköy’de olduğunu belirtti.

Hadımköy’ün Arnavutköy ilçesine bağlı olduğunu, Arnavutköy’ün de adli yönden Gaziosmanpaşa Adliyesi’ne bağlı olduğunun anlaşıldığını kaydetti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yer itibariyle yetkisiz olduğunu vurgulayan savcılık, yetkisizlik kararı vererek dosyayı Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

Almanya’da ırkçı liderin giysileri çalındı

Alman Meclisi’nde üçüncü büyük güç olan Almanya İçin Alternatif (AfD) Partisi’nin Eş Genel Başkanı Alexander Gauland’ın evinin yakınlarındaki bir göle girerken giysileri çalındı.

DW Türkçe’nin haberine göre Gauland, Berlin yakınlarındaki Potsdam kentinde yaşanan olayla ilgili Salı günü Alman haber ajansı DPA’ya açıklamalarda bulundu. Olayın bir hafta önce yaşandığını kaydeden Gauland, “Kimliği belirsiz bir ya da iki kişi ben sudayken eşyalarımı kaptı” diye konuştu.

77 yaşındaki Gauland, “Pantolonumda ev anahtarım vardı ve bu yüzden evin tüm kilitlerini değiştirmek durumunda kaldım” dedi.

“Naziler burada yüzemez!”

“Gölde yüzen diğer insanlar polise haber vermiş ve ben kıyıya ulaştığımda polis oraya varmıştı” diyen Gauland, görgü tanıklarının kendisine hırsızların “Naziler burada yüzemez!” diye bağırdıklarını aktardıklarını belirtti. Gauland, “Dolayısıyla olay tamamen siyasi bir arka plana sahip” dedi.

Emniyet teşkilatının bir sözcüsü, hırsızlık olayının yaşandığını teyit etti. Sözcü, Gauland’ın hırsızların sözü edilen biçimde bağırdıkları iddiasıyla ilgili bir yorumda bulunmadı.

Gauland, birkaç gün önce AfD’nin gençlik örgütü Genç Alternatif’in (Junge Alternative) kongresinde “Hitler ve Naziler bin yıllık Alman tarihinde sadece bir kuş pisliğidir” ifadesini kullanmış, “Şanlı bir tarihimiz var ve sevgili dostlar bu, lanet 12 yıldan daha uzun sürmüştür” demişti.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Rapçi Ezhel tutuklandı

Müzik dünyasında ‘Ezhel’ adıyla tanınan, şarkı videoları milyonlarca kişi tarafından internette izlenen ünlü rapçi Sercan İpekçioğlu, bazı şarkılarında uyuşturucu kullanımını özendirdiği ve kullanımını kolaylaştırdığı iddiasıyla gözaltına alındı.

İpekçioğlu, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusunun ardından çıkarıldığı adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya ve internette uyuşturucu kullanımını özendiren kişilere yönelik yürüttüğü araştırmada, Ezhel adıyla bilinen 28 yaşındaki rapçi Sercan İpekçioğlu’nun bazı şarkılarında uyuşturucu kullanımını özendirdiğini belirledi.

NARKOTİK TARAFINDAN GÖZALTINA ALINDI

Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında, İpekçioğlu hakkında gözaltı kararı alındı. Narkotik ekipleri, Kadıköy’de önceki gün düzenlediği operasyonla İpekçioğlu’nu gözaltına aldı. İpekçioğlu, yapılan sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere Emniyete götürüldü.

‘Barış istedik hedef gösterildik’

Rıfat Kırcı

Barış Bildirisi’ne imza attıkları için akademiden ihraç edilen akademisyenlerden Kuvvet Lordoğlu ve Filiz Arıöz, ihraç sürecini ve sonrasını anlatan öykülerden oluşan ‘Akademisyenlerden KHK Öyküleri’ kitabını hazırladılar. Tıp, kimya, hukuk gibi farklı alanlardan doktorun öykülerinin yer aldığı çalışma üzerine konuştuk.

»Kitabı hazırlama fikri nasıl oluştu?
Kuvvet Lordoğlu:
Fikir KHK’lı arkadaşımız Filiz Arısöz’ün kendi öyküsünü yayımlama girişimi ile başladı. Diğer KHK’lı arkadaşlara e-mail ile ulaşıp, öykü kitabına katkı sunmak isteyenler davet edildi. Belirli aralıklarla toplanıp öykü yazımına giriştik. Bu arada profesyonel olarak metin yazarlığı yapan arkadaşlardan da destek aldık.

‘Unutmayayım diye yazmalıyım’
Filiz Arıöz: KHK sonrasında “Olmaz böyle saçmalık, geçecek! Bugün yarın bitecek” diye düşünerek günler aylar geçiyordu ama bu büyük yanlıştan bir türlü dönülmüyordu. Üstelik kötülüklerine devam ediyorlardı; TÜBİTAK ayrı uğraşıyordu, pasaportlarımızı vermiyorlardı, sigortalı işe giremiyorduk. Psikolojik olarak çok zor bir süreç içerisindeydik. “Çok öfkeliyim ve tüm bunları yazmalıyım” diye düşündüm. “Unutulmasın, unutmayayım” diye “Yazmalıyım” dedim kendime.

»Akademisyenlerden KHK Öyküleri kolektif bir çalışma, ayrıca kitabın kapak tasarımı kitabın yazarlarından Didem Dayı’ya ait, siz de kitabın hem hazırlayanı hem de yazarlarındansınız. Kitabın hazırlanması nasıl bir süreçti?
F.A.:
Uzun yıllardır notlar aldığım diğer yazılarımı, birgün toparlar öykü ya da roman haline getiririm diye sakladığım yazılarımla birleştirip işte tam zamanı diye düşündüm. Düşüncemi bir arkadaşımla paylaştım o da hemen editör arkadaşını arayıp benimle ilgili konuşmuş. Editör beni aradı buluştuk. Yazdıklarımın, anlattıklarımın kitap olabileceğini yazmaya devam etmemi destek olacağını söyledi ayrıldık. Eve dönerken aradı, ortağı ile konuşmuş o da KHK sürecinin ayrı bir kitap olmasının daha uygun olabileceğini söylemiş. Bu süreci yaşayan 10-15 akademisyene ulaşabilir misiniz? diye sordu. Bu öneri beni o kadar heyecanlandırdı ki anlatamam. Önemli bir proje… Üniversitedeyken yapmaktan çok zevk aldığım projelerim gibi. Hemen sıvadım kolları önce bu süreçte tanıdığım hocalarıma arkadaşlara ulaştım. Bu fikrimi paylaştığım arkadaşların önerdiği kişilere ulaştım sendika ve dayanışma gruplarına mail gönderdim ve böylece yola çıkmış olduk. İyi ki de çıkmışız. Özdemir Hocam benim ısrarlarıma çok maruz kaldı. İyi ki ısrar etmişim o da ‘iyi ki etmişsin’ diyor. KHK Öyküleri kolektif bir çalışma, ayrıca kitabın kapak tasarımı kitabın yazarlarından olan Didem Dayı’ya ait. Değerli edebiyatçılarımız Sema Kaygusuz, Ercan Kesal ve Burhan Sönmez’in katkılarına değinmemek olmaz. Sağ olsunlar kendileri ile iletişime geçer geçmez öyküleri hızla okuyup kitabımızın arka kapağında ve içindeki o güzel umut ve duygu dolu yazılarını kaleme aldılar.

baris-istedik-hedef-gosterildik-467665-1.

“Tarih olmadan tarih yazmak hatalıdır”
»Akademisyenlere yapılan ihraçlar tarihe geçecek. Peki bu kitabın tarihteki yeri ne olacak?
K.L.:
Kitabın tarihteki yeri için beklemek gerekir. Belki on yıl sonra bu dönemi tarihselleştirecekler açısından bir belge niteliği olabilir. Borges ‘in deyimi ile “Tarih olmadan tarih yazmak hatalıdır”.

F.A.: Barış istedik terörist ilan edildik, hedef gösterildik. Yanı başımızda yaşanan insanlık dramına seyirci kalmak istemedik, dondurucuda ve sokakta günlerce kalan cesetleri görüp kafamızı çeviremedik… Durdurun bu savaşı dedik. Bunu belkide en etkisiz yollardan olan barışı talep eden bir bildiriye onay vererek yaptık. Hızla işten atma ve soruşturma açma sürecini başlatan üniversitelerin yanında hala soruşturma açmamış olan üniversiteler de var. Yani tüm bu yaşatılanlar keyfi. İfade özgürlüğü kapsamındaki bu imzanın suç olamayacağı anayasa maddesiyle de onaylı. Bir yıl önceki imza metni bahane gösterilerek açılmış olan soruşturmalar sürerken denk geldi OHAL ve KHK. 15 Temmuz sürecinin de aktif mağdurları olduk. Bizlerin, ne terörist ne de herhangi bir örgütün hatta FETÖ gibi gerici bir yapılanmanın içinde olamayacağı ve her zaman karşısında olduğu bilinmesine rağmen suça kanıta gerekte kalmadı. Listele, talep et, gönder ve oldu bitti. Muhalif, kendilerine biat etmeyecek akademisyenlerden böylelikle kurtuldular. Bu da yetmedi imza metninden başka hiç bir belgesi olmayan, asla kabul edemeyeceğimiz iddialarla ağır ceza mahkemelerinde yargılanıyoruz.

Bizler öykülerimizde bu hukuksuzlukları anlattık. Bu yaşatılanların sadece bizim maduriyetimiz olmadığını, bu keyfi hukuksuz uygulamaların insan eliyle nasıl bu kadar fütursuzca yapılabildiğini, haklarımızın yasalar da var olsa bile toplum olarak birbirimize ve demokrasiye sahip çıkmazsak nelerin yaşatılabileceğini göstermek, hafıza oluşturmak ve evet tarihe önemli bir not düşmek için yazdık bu öyküleri…

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından ‘Gülen kırmızı bültenle

Fethullah Gülen’in kırmızı bülten ile aranmadığına ilişkin Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün yazısına İçişleri ve Adalet Bakanlıklarından yalanlama geldi.

İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yaptığı yazılı açıklama ile “FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının yakalanarak ülkemize getirilmesi sürecindeki Kırmızı Bülten işlemlerinde yetersizlik ve ihmal bulunduğu” iddialarını yalanladı.

Yapılan ortak açıklamada, Saygı Öztürk’ün iddiaları reddedilerek başlatılan sorgulama ve kovuşturmaların titizlikle yürütülmeye devam edildiği belirtildi. İçişleri ve Adalet bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklama şu şekilde:

“20 Mayıs 2018 tarihli Sözcü gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısında yer verilen, kaçak FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının yakalanarak ülkemize getirilmesi sürecindeki Kırmızı Bülten işlemlerinde yetersizlik ve ihmal bulunduğu iddiaları üzerine aşağıdaki açıklamanın kamuoyu ile paylaşılması ihtiyacı duyulmuştur.
FETÖ terör örgütünün yönetici ve üyeleri hakkında adli merciler tarafından başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar büyük bir titizlikle sürdürülmektedir. Başta terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen olmak üzere firari örgüt yönetici ve üyelerinin yakalanarak ülkemize getirilmeleri ve adli makamlar önüne çıkarılabilmeleri için gerekli işlemler Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları tarafından koordineli olarak yürütülmektedir.

“Yurt dışına kaçan terör örgütü üyelerinin yakalanması ve ülkemize getirilmesi amacıyla iade talepleri yanında INTERPOL kanalları da kullanılmaktadır. INTERPOL uluslararası suçlularla mücadele eden ülke polis teşkilatlarının işbirliği amacıyla kurduğu uluslararası bir teşkilattır. FETÖ silahlı terör örgütü yönetici ve üyelerinin yakalanıp Ülkemize getirilmeleri amacıyla; öncelikli olarak terör örgütü ile irtibatlı şahıslara ait pasaportlar yetkili makamlarımızca iptal edilerek INTERPOL Veri Tabanına aktarılmış; adli makamlardan gelen Kırmızı Bülten talepleri sisteme girilmiştir.

‘TALEPLER ASKIDA BEKLETİLEREK NİHAYETİNDE REDDEDİLMİŞTİR’

“Ancak INTERPOL Genel Sekreterliği, 15 Temmuzdan sonra aktarmış olduğumuz pasaport iptallerini veri tabanından kaldırmış; ayrıca yeni veri ekleme yetkimizi askıya almıştır. Öte yandan, Kırmızı Bülten düzenlenmesi amacıyla 2016 yılından itibaren sisteme girilen FETÖ üyeleri hakkındaki talepler, en başından beri INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından askıda bekletilerek sisteme girilmemiş ve nihayetinde reddedilmiştir.

‘İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR’

“INTERPOL kanallarının etkin kullanılamamasının en temel nedeni, FETÖ silahlı terör örgütünün kanlı ve kirli eylemlerini, INTERPOL’ün ısrarla terör fiili olarak nitelendirmemesidir. 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain terör saldırıları, 251 vatandaşımızı şehit olmasına ve 2194 vatandaşımızı yaralanmasına neden olan olaylar INTERPOL tarafından yok sayılmaktadır. Yurt dışına kaçan FETÖ terör örgütü üyelerinin yakalanarak ülkemize getirilmesinde Kırmızı Bültene ilişkin işlemlerde özensizlik veya ihmalden kaynaklanan sorunlar bulunduğu iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.”

‘HER TÜRLÜ GİRİŞİM ARALIKSIZ DEVAM ETTİRİLMEKTEDİR’

“INTERPOL’ün yukarıda aktarılan olumsuz tutumuna rağmen, terör örgütü mensuplarına Kırmızı Bülten düzenlenmesine yönelik çalışmalar adı geçen teşkilatın İcra Kurulu ve Genel Kurulu nezdinde sürdürülmektedir. Diğer yandan bulundukları ülke belli olan firari örgüt mensuplarının ülkemize getirilmeleri için suçluları iadesine ilişkin andlaşmalar ve mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde her türlü girişim aralıksız devam ettirilmektedir.

“Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, yurtdışına kaçan FETÖ silahlı terör örgütü üyelerinin yakalanarak Ülkemize getirilmesinde Kırmızı Bültene ilişkin işlemlerde, disiplin ve koordinasyon içinde çalışmaya devam etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Limon hırsızlarını kovalayan motosikletli polisler kaza yaptı:

Adana’da narenciye bahçesinden limon çalan hırsızların kamyonetini kovalarken kaza yapan motosikletli Yunus ekibindeki 2 polis memuru ağır yaralandı.

Olay, saat 19.00 sıralarında Yüreğir ilçesi Ali Hocalı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, motosikletli yunus ekibi narenciye bahçesinden limon hırsızlığı yapan şüphelilerin içinde bulunduğu kamyoneti durdurmak istedi.

‘Dur’ ihtarına uymayan şüpheliler kaçınca, kovalamaca yaşandı. Hızla giden kamyoneti takip eden polislerin bulunduğu motosiklet devrildi. Yaklaşık 20 metre sürüklenen motosikletten düşen polisler, ağır yaralandı. Kamyonetteki şüpheliler ise, narenciye bahçelerinin içindeki toprak yollara girerek izlerini kaybettirdi.

Yaralı polisler ise, olay yerine çağrılan ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Polis, çevredeki güvenlik kamera kayıtlarından kamyonetin plakasını tespit etti. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

(DHA)

Kıvanç Tatlıtuğ savcıya ifade verdi

Kıvanç Tatlıtuğ, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçu kapsamında başlatılan bir soruşturma nedeni ile savcının daveti üzerine İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’na geldi. Avukatı Yalçın Kavak ile birlikte adliyeye gelen Tatlıtuğ, ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Tatlıtuğ, çıkışta adliyenin otoparkından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Hepinizin bildiği gibi mali müşavirimizle bir takım sıkıntılarımız var. Dolandırıldığımızla ilgili. Bununla ilgili süren davamızın ikinci bölümüyle ilgili bugün sayın savcımla beraber konuştuk, ifademizi verdik. Kendisine ödemiş olduğu faturaları gider olarak defterine işlememiş. Bunun gibi bir takım durumlar söz konusu. Tekrar mağduriyetimizi dile getirdik, tekrar şikayetçi olduğumuzu dile getirdik, evraklarımızı teslim ettik” dedi.

Mağdur sıfatıyla ifade verdiğini söyleyen Tatlıtuğ, “Detaylı bir şekilde izahta bulunduk. Gelişmeleri hep birlikte göreceğiz” dedi.