Ünlü yönetmen Michael Moore dan Donald Trump protestosu

ABD’li belgeselci Michael Moore, “Müslümanlar ülkeye girmesin” diyen Cumhuriyetçilerin başkan aday adayı Donald Trump’ı protesto etti.Bianet’in haberine göre, elinde “Hepimiz Müslümanız” yazılı bir pankartla New York’taki Trump Tower önüne giden Moore, polis gelip oradan ayrılmasını söyledikten sonra Trump’a bir mektup yazdı. Moore, mektubu okuyan herkese “Hepimiz Müslümanız” yazdıkları pankartlarla resim çektirip sosyal medyada WeAreAllMuslim hashtagi ile paylaşma çağrısı yaptı ve “Bay Trump, bu fotoğrafların hepsini web sayfama koyacağım ve size yollayacağım. Aramıza katılmaktan çekinmeyin” dedi.Mektubun başında 1998’de katıldıkları bir talk şov öncesi Trump’ın kendisini programda madara etmemesini rica ettiğini ve ilk tanışmalarının böyle gerçekleştiğini anlatan Moore, mektuba şöyle devam etti:”Ve şimdi 2015’teyiz. Diğer birçok beyaz öfkeli adam gibi, sen de seni yakalamak için ortaya çıkan öcüden korkuyorsun. Bu öcü, senin kafanda Müslümanlar. Sadece öldürenler değil, tüm Müslümanlar.Maalesef Donald, sen ve destekçilerin Amerika’nın bugünkü haline benzemiyorsunuz. Biz öfkeli beyaz adamların ülkesi değiliz. Al sana saçlarını uçuracak bir istatistik: Seneye devlet başkanını seçmek için oy kullanacakların yüzde 81’i kadınlar, beyaz olmayanlar ve 18-35 yaş arası gençlerden oluşuyor. Diğer bir deyişle, sen değiller. Ve senin ülkelerini yönetmeni isteyen insanlar değiller.Dolayısıyla umutsuzluk ve çılgınlık içinde, Müslümanların bu ülkeye girişinin yasaklanması için çağrı yapıyorsun. Ben, ırk, mezhep ve renk ayrımı yapmaksızın, hepimizin kardeş olduğu bilinciyle yetiştirildim. Bu da şu anlama geliyor, Müslümanları yasaklamak istiyorsan, önce beni yasaklaman gerekiyor. Ve diğer herkesi.”Hepimiz Müslümanız.Tıpkı hepimiz Müslüman, hepimiz Katolik ve Yahudi, siyah ve beyaz, ve aradaki tüm tonlar olduğumuz gibi. Hepimiz tanrının çocuklarıyız (ya da doğanın ya da neye inanıyorsanız), insan ailesinin bir parçasıyız ve söyleyeceğiniz ya da yapacağınız hiçbir şey bu gerçeği zerre kadar değiştiremez. Eğer bu Amerikan kurallarıyla yaşamaktan hoşlanmıyorsan, kulelerinden herhangi birinde bir odaya girmeye, orada oturmaya ve söylediklerin hakkında düşünmeye ihtiyacın var.Ve geri kalanımızı rahat bırakın ki biz de merhametli ve güçlü (en azından bir talk şov koltuğunda yanında beysbol şapkasıyla oturan bir adamdan korkmayacak kadar güçlü) gerçek bir devlet başkanı seçebilelim. Donny, sen o kadar da bıçkın değilsin ve seneler önce gerçek seni yakından tanımış olmaktan memnunum.”Hepimiz Müslümanız. Bununla yüzleş.”

Avukatlardan Tahir Elçi protestosu

İzmir Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Özgürlük Hukukçular Derneği (ÖHÇ), Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesini Adliye’de bir saatlik sessiz oturma eylemiyle proteste etti. Hukukçular, Elçi’nin fotoğrafının etrafında mum yakıp yere cübbesini serip karanfillerle süsledi. ÖHD İzmir Şube Başkanı Mecit Yıldırım, “Tahir Elçi’yi, iktidarın yarattığı şiddet iklimi öldürdü” dedi. İzmir Adliye Sarayı içindeki Baro biriminin önünde oturma eylemi yapan 100’e yakın avukat bir saat süren bu eylemin ardından sloganlar atarak C- Blok önüne çıktı. Ellerinde pankartlar ve Elçi’nin fotoğraflarını taşıyan avukatlar adına açıklamayı ÖHD İzmir Şube Başkanı Mecit Yıldırım yaptı. Yıldırım, “Diyarbakır’ı kalbi gibi seven Tahir Elçi’in kaçamayacağını bilmelerine rağmen kaçacak diyerek hakkında yakalama kararı çıkardılar. Yurtdışına çıkış yasağı koyarak serbest bıraktılar. Serbest bıraktıklarında kadim saydığı topraklarına, ülkesine ve halkına gitti. Diyarbakır’ın tarihi surlarında dört ayaklı minaresine saldıranların insanlığa ve tarihe karşı suç işlediklerini haykırmaktaytı. Peşi sıra ömrünü verdiği faili belli cinayetler gibi bir köşede öldürdüler. Gizleme gereği dahi duymadılar. Kameraların önünde öldürdüler. Tetikçinin kim olduğunun önemi yoktur. Tahir Elçi’yi, iktidarın yarattığı şiddet iklimi öldürdü. Öldürmek için kendi iktidarını korumak için başlattıkları çatışma ve savaş ortamını kullandılar. Rahat uyu Tahir Elçi. Aynen senin gibi ensemize sıkılacak kurşun zamanını düşünmeden yaşamaya devam edeceğiz” dedi. Grup basın açıklamasının ardından alkışlarla dağıldı. Şanlıurfa’da da protestoŞanlıurfa Barosu üyesi avukatlar, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesini basın açıklaması yaparak protesto etti.Öğle saatlerinde adliye bahçesinde cübbeleri ile toplanan avukatlar adına konuşan Baro Başkanı Hikmet Delebe, Tahir Elçi’nin öldürülmesi ile birlikte hiç kimsenin güvencede olmadığını ifade etti. Aynı zamanda HDP il eş başkanı olan avukat Sevda Çelik Özbingöl, ise Tahir Elçi’nin öldürülmesinin Türkiye adına büyük kayıp olduğunu vurgulayarak, “Konunun aydınlatılması ve gerçek faillerin ortaya çıkarılması konusunda da herkesin çaba ve gayret içerisinde bulunması gerekiyor” dedi. Hukukçular Derneği’nden açıklamaHukukçular Derneği üyesi bir grup avukat Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalalet Sarayı’nın karşısındaki meydanda bir araya geldi. Hukukçular Derneği Genel Başkanı Avukat Mehmet Sarı, “Terör kanlı ve alçak yüzünü bu kez Diyarbakır’da göstermiştir. Son zamanlarda iyice köşeye sıkışan terör yanlıları yeni kaos planlarını ortaya koymuşlardır. Konuşan herkesi susturmanın bir örneği de Diyarbakır’da yaşanmıştır. İki polisimizin şehit edilmesi bizleri derinden üzmüştür. Yine Diyarbakır Baro Başkanımız Tahir Elçi ifade özgürlüğü kapsamında basın açıklaması yaptığı sırada bir terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi bizi insani olarak, meslektaşımız olması hasebiyle derinden üzmüştür. Diyarbakır Barosu gibi önemli bir baro başkanının öldürülmesi terörün ne denli gözü kara bir noktaya geldiğini göstergesidir” dedi. “Hiçkimse sadece düşüncesinden dolayı yargılanmamalı, kınanmamalıdır” diyen Avukat Sarı, “Özgür ve hukukun hakim olduğu toplumun gereği budur. Bu menfur olay neticesi şehit olan polislerimize ve yaşamını yitiren Tahir Elçi’ye Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz, hukukçular derneği olarak terörün karşısında ve milletin birlik ve kardeşliğinin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.