Elçin Orçun & Birkan Nasuhoğlu’ndan tek şarkı: “Bi’ Fazla”

Hip Hop severlerin yakından tanıdığı, son dönemin ilgi çeken gruplarından BEATEN FAME ile müzik dünyasına yenlikçi bir soluk getiren Elçin Orçun ve Yedinci Ev grubundan yakından tanıdığımız Birkan Nasuhoğlu, kendi gruplarından bağımsız ikinci ortak çalışmaları ”Bi’ Fazla” ile tekrar müzikseverlerin karşısına çıkıyor.

Sony Music etiketiyle yayınlanan şarkı, ilişki çıkmazları üzerinde duru bir anlatıma sahip. Sözleri Elçin Orçun ve Birkan Nasuhoğlu, bestesi Elçin Orçun imzası taşıyan “Bi’ Fazla”, naif yapısıyla dikkat çekerken, bir yandan da hüznün yanağına öpücük kondurmayı ihmal etmiyor.

Klibiyle de dikkat çekecek

Düzenlemesi Elçin Orçun ve Birkan Nasuhoğlu imzası taşıyan şarkı, tüm dijital platformlarda dinleyiciyle buluşurken, klibi de Sony Music Youtube’ta ve tüm müzik kanallarında yayında. Yönetmenliğini Osman Moustafa’nın yaptığı, görüntü yönetmenliğini Cem Balaban’in üstlendiği klip, şarkının ruhunu estetik bir görsel dünya ile izleyiciye aktarıyor.

Klipte Elçin Orçun ve Birkan Nasuhoğlu’nun performans görüntülerinin yanı sıra, kadın erkek ilişkisi üzerinden, harikalar diyarında başlayan birlikteliklerin, zamanla sıradanlaşmasının metaforlu anlatımı dikkat çekiyor.

Rapçi Ezhel tutuklandı

Müzik dünyasında ‘Ezhel’ adıyla tanınan, şarkı videoları milyonlarca kişi tarafından internette izlenen ünlü rapçi Sercan İpekçioğlu, bazı şarkılarında uyuşturucu kullanımını özendirdiği ve kullanımını kolaylaştırdığı iddiasıyla gözaltına alındı.

İpekçioğlu, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusunun ardından çıkarıldığı adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya ve internette uyuşturucu kullanımını özendiren kişilere yönelik yürüttüğü araştırmada, Ezhel adıyla bilinen 28 yaşındaki rapçi Sercan İpekçioğlu’nun bazı şarkılarında uyuşturucu kullanımını özendirdiğini belirledi.

NARKOTİK TARAFINDAN GÖZALTINA ALINDI

Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında, İpekçioğlu hakkında gözaltı kararı alındı. Narkotik ekipleri, Kadıköy’de önceki gün düzenlediği operasyonla İpekçioğlu’nu gözaltına aldı. İpekçioğlu, yapılan sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere Emniyete götürüldü.

İzmir tramvayında orkestra dinletisi

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kent merkezinde işletilmeye başlanan yeni tramvay hatlarında müzik dinletisi de sunuluyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Pop Orkestrası’ndan sanatçıların yer aldığı 2 ve 3 kişilik müzisyen grupları, tramvayda enstrümantal parçalar çalarak, yolculuğu keyifli hale getiriyor. İçinde notaların uçuştuğu tramvayda yolcular, önce şaşırıyor ardından ritim tutuyor. Yolcuların bir kısmı, müzisyenleri cep telefonlarının kameralarıyla kaydediyor ve sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.

(DHA)

Cihangir Aslan’ın ilk albümü ‘Roots’ yayımlandı

Son yıllarda yükselişe geçen yerli sahnenin elektronik müzik kanadı git gide daha güçlü bir hâl almaya başlarken, bu alanda bir albüm daha yayımlandı. İstanbullu müzisyen ve prodüktör Cihangir Aslan’ın ilk albümü Roots’u dinleyicisiyle buluşturdu.

Toplam yedi parçadan oluşan Roots, inişleri, çıkışları, çözümlemeleri ve katarsisleriyle beraber bu anlatının altını güçlü bir biçimde dolduruyor. Aynı zamanda albümde sürpriz bir de Hüsnü Arkan düeti var.

MMA’da (Modern Müzik Akademisi) gitar eğitimi aldıktan sonra Galatasaray İTM’den de ses mühendisliği ve müzik prodüksiyonu lisansını alan ve okul yıllarında ses tasarımı ve prodüktörlük çalışmalarının temposunu arttıran Cihangir Aslan’ın varoluşunu ve albümün ismiyle müsemma olarak köklerini arayışını hikâye ettiği Roots şehirde kaybolmaya yüz tutmuş modern insanın dönüp tekrar doğaya ve özüne bakmaya çalışmasını bir anlatı olarak kuruyor. Sonar İstanbul 2018’de Synthesis adlı projeyle yer alan Aslan’ın aynı zamanda ilk özgün projesi olan albüm, Subroomer Records etiketiyle bugün dijital platformlardaki yerini aldı.

***

1987 doğumlu Cihangir Aslan İstanbul merkezli bir elektronik müzik sanatçısıdır.

MMA’da Jazz Gitar bölümünden mezun olduktan sonra Galatasaray ITM ses mühendisliği ve müzik prodüksiyonunu kazandı.

Okul döneminde ağırlıklı sound dizayn ve prodüktörlük çalışmarına yöneldi. Aynı dönemde Harems Production ve Taşoda Studio’da ses mühendisliği üzerine çalışma fırsatı buldu. Hüsnü Arkan, Pamela, Klost, Gülay, Bora Duran, Gülden Mutlu gibi isimlerin albümlerinde aranjör olarak yer aldı.

Daha sonraki çalışmalarında deneysel,minimal ve etnik tınılardan esinlendi.

Bu çalışmaları audio – visual performanslarla birleştirerek fiziksel alanda deneyimlemeye odaklandı.Son olarak Sonar İstanbul 2018’de Synthesis projesiyle yer aldı.

Born in 1987, Cihangir Aslan is an Istanbul based electronic musician.

After studying Jazz Guitar at MMA, he was accepted to the Galatasaray ITM sound engineering and music production department.

At that same period, he had the opportunity to work at Harems Production and Tasoda Studio as a sound engineer. He was credited as an arranger on some of the albums of famous Turkish musicians such as Hüsnü Arkan, Pamela, Klost, Gülay, Bora Duran, Gülden Mutlu.

His further work was inspired by experimental, minimal and ethnic tunes.

He then combined these works with audio – visual performances for a physical performance experience. Lastly, in 2018, he appeared on Sonar Istanbul with the Synthesis project.

Nâzım Hikmet, ölümsüzlüğünün 55. yılında Şişli’de anılıyor

Büyük şair Nazım Hikmet, ölümünün 55. yılında 3 Haziran’da Şişli Belediyesi ve Nâzım Hikmet Vakfı’nın ortak etkinlikleriyle anılacak.

3 Haziran pazar günü 12’de Akatlar Sanatçılar Parkı’ndaki Mehmet Aksoy’un yaptığı Nâzım Hikmet heykeline güller ve karanfiller bırakılacak.

Aynı gün 18.30’da Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet Kültürevi salonunda Vedat Sakman ve topluluğunun seslendireceği Nâzım şarkıları ve tiyatro sanatçısı Metin Belgin’in seslendireceği Nâzım şiirleriyle bir şiir ve müzik gecesi gerçekleşecek.

Gecede ayrıca Nâzım Hikmet Vakfı Genel Sekreteri Turgay Fişekçi ve Yönetim Kurulu üyesi Hülya Aslan birer konuşma yapacak.

Etkinlikler ücretsiz gerçekleşecek.

Tankurt Manas’tan yeni albüm ‘Bilinçaltı’ 8 Haziran’da

Türkçe Rap’e kazandırdığı sayısız söz, şarkı ve eşlik ettiği düetlerle yükselişte olan, bunların yanı sıra oynadığı reklam filmleriyle de ismini yıldızlaştıran “Tankurt Manas” çok beklenen ilk basılı albümü “Bilinçaltı” ile dinleyicisiyle 8 Haziran’da buluşuyor!

Geçtiğimiz yıl çıkardığı “Sıkıntı Yok” teklisi ile dinleyicilerine albüm müjdesi veren Tankurt Manas’ın, Sony Music Türkiye & Basemode Records etiketiyle yayımlanacak olan “Bilinçaltı” albümünü “Ayben”, “Kamufle”, “Server Uraz”, “Emrah Karakuyu” gibi ünlü isimler düetleriyle taçlandırırken, rap müziğin yeni keşfi, genç isim “Baneva” da düetiyle dikkatleri üzerine çekecek.

Başarılı rap müzisyenlerinin yanı sıra, Tankurt Manas’ın “Ayşe Akın” ve “Eda Gören”le birlikte seslendirdiği şarkılar da alışılmışın dışındaki rap müzik yorumuyla dinleyiciye sürprizler sunuyor.

Altyapıları Da Poet, Bugy, Furkan Karakılıç ve Cenk Çelik imzası taşıyan şarkıların mix ve mastering işlemleri ise Buğra Kunt’a ait.

Albüm öncesi “Art Arda” Sürprizi!

Tankurt Manas, 8 Haziran’da tüm dijital platformlar ve müzik marketlerde yerini alacak “Bilinçaltı” albümü öncesi, tek şarkıyla albümden tadımlık bir dinleti sunuyor.

Bugün tüm dijital platformlarda yerini alan “Art Arda”, Serdar Börcan imzası taşıyan video klibi ile de çok yakında Basemode Records YouTube kanalında sizlerle!

Şarkı listesi:

  • Art Arda
  • Sakıncalı feat. Ayben
  • Dövüş
  • Turluyorum feat. Ayşe Akın
  • Keyfim Yok
  • Yükseklere feat. Baneva
  • Yol
  • Alter Ego feat. Kamufle
  • Bi Bidon
  • Olmadığın Her Yer feat. Eda Gören
  • Yolunda Değil Part.2
  • Telefonlar feat.Emrah Karakuyu & Server Uraz

Aleviler düzenleyecekleri festivalde TAMAM diyecek

8. Alevi Festivali, 27 Mayıs – 2 Haziran arası her gün saat 11:00 ile 21 arası İngiltere Enfield’de BAF Yerleşkesi’nde ve 3 Haziran final günü de Hackney Downs Park Londra’da olacak.

Britanya Alevi Federasyonu ve Alevi Kültür Merkezleri, Cemevleri tarafından 7 yıldır Londra, Orta Britanya ve İskoçya’da Alevi festivalleri organize ediliyor. Bu yıl 8.’si düzenlenen ve ilk kez 8 gün sürecek olan Alevi Festivali, 27 Mayıs ile 3 Haziran 2018 tarihleri arasında, BAF Yerleşkesi-Parkında Britanya Alevi Federasyonu bileşenleri, Yöre Dernekleri ve Müzik Okulları tarafından düzenleniyor. Aleviler yaptıkları açıklamada festivalin temasını “TAMAM” olarak belirlediklerini duyurdu. Alevi örgütleri yaptıkları açıklamada, “24 Haziran seçimleri öncesi tekçilik, tek adamcılık, toplumsal kutuplaştırmalar karşısında “SIKILDIK” diyen herkesi, sıkanlara karşı “TAMAM” demek için festivalimize davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Açıklama şöyle sona erdi: “8. Alevi Festivali; Alevi kültürü, inancı ve felsefesiyle tarihsel bir buluşmaya kapılarını açacaktır. 8. Alevi Festivali; tüm farklı kimlikleri ve kültürleri gönül bahçemizde musahip kılacak ve dostluğumuzu pekiştirecektir. Hak aşkına, yol aşkına her dem bin nefes diyerek düştük biz bu yola diyen Britanya Alevi Federasyonu ve Alevi Kültür Merkezleri olarak 8. Alevi Festivali ile huzurlarınızdayız. Güçlü bir organizasyon ile 27 Mayıs – 2 Haziran arası Londra Enfield’de bulunan BAF Yerleşkesi-Parkında ve 3 Haziran final günü de Hackney Downs Park’ta karşınızda olacağız.”

‘Halkların kardeşliğinin anahtarı sanattır’

Yunan Ressam Pavlos Samios’un ‘Hatıralar’ isimli 76.kişisel sergisi sanatseverlerle buluştu.

Art Point Galeri ve Müzayede’de açılan ve 21 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek sergi için Türkiye’ye gelen Samios, Yunanistan ve Türkiye arasında zaman zaman yüksek seviyede yaşanan gerginliği bitirecek eylemin sanatın kendisi olduğunu söyledi.

Samios, “Müzik, resim, edebiyat kısacası sanat halkların kardeşliğinin anahtarı ve insanları bir araya getirecek olan öğeler bunlar. Siyasetçiler bunu bir oyun olarak görüyor. Biz hepsinden önce komşuyuz” dedi.

Resimlerinde yoğun semboller kullanarak metafiziksel bir vizyon sunan Samios, dönemin karakterine uygun olarak fresk ve tempera kullanarak da eserler üretiyor.

68’den çıkarımlar- 2

68’e değinmek benim için yazıklanıp durduğum bir süreç. Sonuçta dünyayı yönetenlerin yine paçayı kurtardığı ama yinelemekten bıkıp usanmadığım, benim için dünyanın merkezine düşsel bir yolculuk sanki…

68’e yolculuğu geçen hafta kaldığımız yerden sürdürelim…

Hippi’lerin insancıl ve barışçıl bir yaşam biçimi vardı. Bu dönemin gençleri “make love, not war”(savaşma seviş) savsözünde kendini buldu. ‘68 dönemine müzik de damgasını vurmuştu. Rock ve folk olarak iki ana başlık altında toplanan, kökleri “insan hakları savaşımı”na dayanan protest müzik, siyasal içerikli bildirileri kitlelere ulaştırmada etkili bir rol oynamış ve bu günlere de ulaşan bir müzik kültürü yaratmıştı. Janis Joplin, Bob Dylan, Beatles, Rolling Stones, The Doors, Joan Baez, Peet Seager gibi müzisyenler özellikle şiddet ve ırkçılık karşıtlığı ile öne çıktı. Çeşitli şenlikler(festivaller) düzenlendi. 15 ağustos 1969’da yapılan Woodstock Şenliğine katılım şaşırtıcıydı. Bu; 2 gece 3 gün süren, 500.000 kişinin katıldığı sevgi ve dayanışmanın, paylaşımın, ırkçılık ve savaş karşıtlığının yaşandığı en büyük etkinliklerden biriydi. Unutulmaz anlarından biri de Jimi Hendrix’in ABD ulusal marşını gitarıyla savaş sesleri çıkararak çalması olmuştu.

1968 eylemleri kısa ve uzun erimli bir dizi gelişmelere yol açtı. Çevre bilincinin ortaya çıkmasına neden oldu. “Çekirdeksel(nükleer) karşıtlığı” ve “silahların artışına karşı silahsızlanma” gibi konularda toplumsal bilinç ve kültür yaratıldı… Seçenekli(alternatif) yaşam biçimleri geliştirildi. Ortak(Komün) evler kuruldu. Ayrımlı(farklı) olanların varlığı olurlanmaya başlandı.Cinsel özgürleşme, 68’in en önemli sonuçlarından biriydi. Okullarda dirimbilim(biyoloji) dersinde insan gövdebilimi(anatomisi) öğretilmeye başlandı. Daha önce pornografi, nü resimler, sanatta çıplaklık suç sayılırken, bunlar sergilenmeye başlandı. Eski kültür paramparça olmaya, bireyin özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olan cinsellik tabusu yıkılmaya başladı. Eşcinsellik, eşcinsel evlilik, seks işçiliği, bisexsüellerin ve lezbiyenlerin örgütlenme özgürlüğü gibi kazanımlar elde edildi. 68’in en büyük sonuçlarından biri kadın haklarında görüldü. Kadınlar evli olsun olmasın kürtaj olma, boşanma davası açma, kocalarının izni olmadan ehliyet alma ve yolculuk etme haklarını elde etti. Evlilik dışı cinsel yaşam özgürlüğü, seçme seçilme hakkı sağlandı. İnsanlar birlikte yaşamak için evlenme koşulunu, aile kurmayı istemediler. Geleneksel kadın rolü sayılan çocuk bakımı, mutfak işleri ve ev temizliği erkekler yanınca da yapılmaya başlandı. Eğitimde demokratik katılımcı yapı ve örgütlenme özgürlüğü gelişti. Savaşlara karşıtçılık(muhalefet) yükseldi. Üçüncü dünya ülkeleri ve ulusal bağımsızlık istemleriyle dayanışma yerleşti. Sırt çantası ile dış ülkelere gezi, çeşitli kültürler ve insanlarla tanışma eğilimi arttı. Giyim kuşamda tüketim yerine ikinci el ya da eskiler yeğ tutuldu. Askerlik yapmaya karşı duruş, sivil askerlik gibi açılımlar gerçekleşti.

68-den-cikarimlar-2-462869-1.

Toplumda köktenci görüşler geliştirmenin gücü, denilebilir ki bir yokluk sonucu, kendisi bir sınıf olmayan, zaman içinde sürekli olmayan bir tabakaya, öğrencilerin omuzuna düştü. Onlar demokrasinin anlamını genişletmek, doğrudan eylemle halkın gücünü arttırmak, yeni siyasi arayışlar-kuramlar geliştirmek, bireyi köktencileştirmek için savaşım verdiler. Ne var ki 68 devinimi(hareketi), son çözümlemesinde(tahlilde), toplumsal tabakaları eyleme geçiremedi, özellikle kurulu düzenin güçlü(iktidar) yapılarına tehdit yöneltebilecek işçi sınıfıyla bağ kuramadı…

Benim yetersiz özetlemelerim nereye kadar? Oysa çok değerli çalışmalar var; 1968 İsyancı Bir Öğrenci Kuşağı(Ronald Fraser/ Belge Yayınları, 1988) yanı sıra diğer bir kaçı: Küresel İsyan ‘68(Mete Kızık/ Günizi Yayıncılık, 2008), Bizim 68’liler(Şükran Soner/ Cumhuriyet Kitapları, 2009), 68 Kuşağı Gençlik Olaylarının Uluslararası Boyutu(Feryat Bulut, 2011), Türkiye ve Fransa’da 1968(Emine Öztürk/ Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2017), vd.

68 Kuşağı, yazmakla ve üzerinde düşünmekle bitmeyecek 50 yıllık bir destan…

Müzik Köyü, dünya müziği için Fethiye’ye davet ediyor

Bu yıl dördüncü kez düzenlenecek olan Müzik Köyü’nün 2018 yaz etkinlik programı açıklandı.

Müzik Köyü bu yıl, 30 Temmuz – 4 Ağustos ve 7-12 Ağustos tarihlerinde, iki periyot şeklinde gerçekleştirilecek. Anadolu’dan ve farklı ülkelerden bir çok müzisyen ve müzikseverin bir araya geleceği Müzik Köyü 2018’de atölye, seminer, söyleşi ve konserler düzenlenecek.

Anadolu’nun farklı bölgelerinde kaybolmaya yüz tutmuş müzik geleneklerine dair yaptıkları çalışmalarla bilinen Müzik Köyü Ekibi, 2015’ ten bu yana düzenledikleri atölyeler, seminerler ve konserler aracılığıyla Anadolu ve dünyanın dört bir köşesindeki geleneksel müzikleri ve müzisyenleri, müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği taşıyan Müzik Köyü’nde , geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da pek çok ilk gerçekleşecek.

Müzik Köyü 2018, Fethiye’ ye bağlı, dünyaca ünlü Kayaköy’de, ayrı ayrı programlanmış iki haftadan oluşuyor ve bu seneki etkinliklerde Türkiye’nin yanı sıra, İran, Yunanistan ve İspanya, Fransa, Ermenistan ve Almanya’dan sanatçılar yer alacak.

muzik-koyu-dunya-muzigi-icin-fethiye-ye-davet-ediyor-460361-1.

MÜZİK KÖYÜ 2018 PROGRAMINA KATILACAK SANATÇILAR:

30 Temmuz-4 Ağustos 2018 (1.PERİYOT)

Kemal Dinç, Kourosh Ghazvineh, Erdem Şimşek, Arslan Hazreti, Doç. Dr. Özgü Bulut, Efren Lopez Sanz, Ali Tekbaş, Doç. Dr. Cenk Güray, Ali Fuat Aydın, İsmet Kavanozlar, Yusuf İhsan Bodur, Sami Hosseini, Osman Kırca, Merih Aşkın, Veka Aler, Osama Badawe, Mehmet Günay Eser,

7-12 Ağustos 2018(2.PERİYOT)

Ahmet Aslan, Arslan Hazreti, Reza Samani, Birol Topaloğlu, Eleonore Fournaiu, Sami Hosseini, Ozan Baysal, Doç. Dr.Özgü Bulut, Giorgos Psaltis, Taxiarchis Georgulis, Selim Özyol, Salih Korkut Peker, Ulaş Özdemir, Salih Nazım Peker, Sevana Tchakerian, Mehmet Günay Eser, Osman Kırca, Yusuf İhsan Bodur, Gülay Diri.

Ayrıntılı bilgi için: www.muzikkoyu.net