Rapçi Ezhel tutuklandı

Müzik dünyasında ‘Ezhel’ adıyla tanınan, şarkı videoları milyonlarca kişi tarafından internette izlenen ünlü rapçi Sercan İpekçioğlu, bazı şarkılarında uyuşturucu kullanımını özendirdiği ve kullanımını kolaylaştırdığı iddiasıyla gözaltına alındı.

İpekçioğlu, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusunun ardından çıkarıldığı adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya ve internette uyuşturucu kullanımını özendiren kişilere yönelik yürüttüğü araştırmada, Ezhel adıyla bilinen 28 yaşındaki rapçi Sercan İpekçioğlu’nun bazı şarkılarında uyuşturucu kullanımını özendirdiğini belirledi.

NARKOTİK TARAFINDAN GÖZALTINA ALINDI

Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında, İpekçioğlu hakkında gözaltı kararı alındı. Narkotik ekipleri, Kadıköy’de önceki gün düzenlediği operasyonla İpekçioğlu’nu gözaltına aldı. İpekçioğlu, yapılan sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere Emniyete götürüldü.

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından ‘Gülen kırmızı bültenle

Fethullah Gülen’in kırmızı bülten ile aranmadığına ilişkin Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün yazısına İçişleri ve Adalet Bakanlıklarından yalanlama geldi.

İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yaptığı yazılı açıklama ile “FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının yakalanarak ülkemize getirilmesi sürecindeki Kırmızı Bülten işlemlerinde yetersizlik ve ihmal bulunduğu” iddialarını yalanladı.

Yapılan ortak açıklamada, Saygı Öztürk’ün iddiaları reddedilerek başlatılan sorgulama ve kovuşturmaların titizlikle yürütülmeye devam edildiği belirtildi. İçişleri ve Adalet bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklama şu şekilde:

“20 Mayıs 2018 tarihli Sözcü gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısında yer verilen, kaçak FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının yakalanarak ülkemize getirilmesi sürecindeki Kırmızı Bülten işlemlerinde yetersizlik ve ihmal bulunduğu iddiaları üzerine aşağıdaki açıklamanın kamuoyu ile paylaşılması ihtiyacı duyulmuştur.
FETÖ terör örgütünün yönetici ve üyeleri hakkında adli merciler tarafından başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar büyük bir titizlikle sürdürülmektedir. Başta terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen olmak üzere firari örgüt yönetici ve üyelerinin yakalanarak ülkemize getirilmeleri ve adli makamlar önüne çıkarılabilmeleri için gerekli işlemler Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları tarafından koordineli olarak yürütülmektedir.

“Yurt dışına kaçan terör örgütü üyelerinin yakalanması ve ülkemize getirilmesi amacıyla iade talepleri yanında INTERPOL kanalları da kullanılmaktadır. INTERPOL uluslararası suçlularla mücadele eden ülke polis teşkilatlarının işbirliği amacıyla kurduğu uluslararası bir teşkilattır. FETÖ silahlı terör örgütü yönetici ve üyelerinin yakalanıp Ülkemize getirilmeleri amacıyla; öncelikli olarak terör örgütü ile irtibatlı şahıslara ait pasaportlar yetkili makamlarımızca iptal edilerek INTERPOL Veri Tabanına aktarılmış; adli makamlardan gelen Kırmızı Bülten talepleri sisteme girilmiştir.

‘TALEPLER ASKIDA BEKLETİLEREK NİHAYETİNDE REDDEDİLMİŞTİR’

“Ancak INTERPOL Genel Sekreterliği, 15 Temmuzdan sonra aktarmış olduğumuz pasaport iptallerini veri tabanından kaldırmış; ayrıca yeni veri ekleme yetkimizi askıya almıştır. Öte yandan, Kırmızı Bülten düzenlenmesi amacıyla 2016 yılından itibaren sisteme girilen FETÖ üyeleri hakkındaki talepler, en başından beri INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından askıda bekletilerek sisteme girilmemiş ve nihayetinde reddedilmiştir.

‘İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR’

“INTERPOL kanallarının etkin kullanılamamasının en temel nedeni, FETÖ silahlı terör örgütünün kanlı ve kirli eylemlerini, INTERPOL’ün ısrarla terör fiili olarak nitelendirmemesidir. 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain terör saldırıları, 251 vatandaşımızı şehit olmasına ve 2194 vatandaşımızı yaralanmasına neden olan olaylar INTERPOL tarafından yok sayılmaktadır. Yurt dışına kaçan FETÖ terör örgütü üyelerinin yakalanarak ülkemize getirilmesinde Kırmızı Bültene ilişkin işlemlerde özensizlik veya ihmalden kaynaklanan sorunlar bulunduğu iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.”

‘HER TÜRLÜ GİRİŞİM ARALIKSIZ DEVAM ETTİRİLMEKTEDİR’

“INTERPOL’ün yukarıda aktarılan olumsuz tutumuna rağmen, terör örgütü mensuplarına Kırmızı Bülten düzenlenmesine yönelik çalışmalar adı geçen teşkilatın İcra Kurulu ve Genel Kurulu nezdinde sürdürülmektedir. Diğer yandan bulundukları ülke belli olan firari örgüt mensuplarının ülkemize getirilmeleri için suçluları iadesine ilişkin andlaşmalar ve mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde her türlü girişim aralıksız devam ettirilmektedir.

“Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, yurtdışına kaçan FETÖ silahlı terör örgütü üyelerinin yakalanarak Ülkemize getirilmesinde Kırmızı Bültene ilişkin işlemlerde, disiplin ve koordinasyon içinde çalışmaya devam etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Bakırköy Belediyesi önünde hayvan hakları eylemi

Bakırköy Belediyesi hayvan barınağındaki kötü koşullar ve sokak hayvanlarına sahip çıkılmaması hayvan hakları savunucuları tarafından belediye önünde protesto edildi. Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun ‘param yok, olsa da hayvanlara harcamam’ dediğini dile getiren protestocular Kerimoğlu’na ‘Görevini yap’ diye seslendiler.

SoL’un haberine göre, Bakırköylü hayvan hakları savunucuları bugün belediye binası önünde toplanarak belediyeye ait barınaktaki kötü koşulları protesto etti.

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun sokak hayvanlarının durumuyla ilgili görüşmede “Benim param yok, olsa da hayvanlara harcamam” dediğini dile getiren hayvan hakları savunucuları “Ödenek yok demek ölüm demek”, “Hayvanların oyu da sesi de biziz”, “Hayvanları koruyun ya da defolun”, “Susma haykır, hayvanlar vardır” sloganlarıyla belediye önünde toplandı. Kitle, daha sonra Bakırköy Özgürlük Meydanı’na yürüyerek burada bir basın açıklaması yaptı.

“Bakırköy Belediyesi görevini yap, hayvanlara sahip çık”, “Dilsiz hayvanların sesi de oyu da biziz” yazılı pankartlar taşıyan Bakırköy Hayvan Hakları Savunucuları adına basın açıklamasını Leyla Üzümcü okudu.

Üzümcü, Bakırköy Belediye Başkanı Sayın Bülent Kerimoğlu’na, sokak hayvanlarının 5199 Sayılı Hayvan Hakları Kanunu maddelerince güvence altına alınmış haklarını ve belediyenin bu konudaki görev ve sorumluluklarını bir kez daha hatırlatmak için bir araya geldiklerini söyledi.

‘BARINAKTA YALNIZCA HAYVAN HAKLARI DEĞİL İNSAN VE ÇALIŞMA HAKLARI İHLALİ VAR’

Bakırköy Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi adı altında kurulmuş olan rehabilitasyon merkezinin 2015 yılından bu yana çalışmalarını ihmal ettiğini belirten Üzümcü, “Bu geriye gidiş sonucunda; sekiz merkez mahallenin dışında Ataköy, Yeşilyurt, Yeşilköy, Florya gibi büyük bir alana yayılmış olan ilçemizin sokak hayvanları ve dolayısıyla da hayvan hakları savunucuları 3 yıldır ciddi bir şekilde mağdur edilmiştir. Şu anda barınağımızda, 2 protokol veteriner hekim, 1 aktif çalışan hekim, 1 tekniker ve 13 işçi bulunmaktadır. Bu 3 veteriner hekimin yalnızca 1’i klinikte çalışmakta olup, şu anda sağlık sorunlarından ötürü istirahatlidir. Diğer iki hekimin ise bürokratik işlerde görevlendirilmesi anlamsız ve faydasızdır. Doğru olan, barınak bünyesindeki tüm hekimlerin, klinik kadrosunda yer almasıdır. İlçe sınırları ve yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda tek veteriner hekimin, sayısı süreç içerisinde değişiklik gösteren 350 civarında köpek ve kedinin tedavisine yetişmesi teknik olarak imkansızdır. Böylesi bir çalışma ortamı yalnızca hayvan hakları ihlaline değil insan ve çalışma hakları ihlaline de yol açmaktadır” dedi.

‘BELEDİYEDE DENETİM MEKANİZMASI ÇÖKMÜŞ DURUMDA’

Kendisi de bir hekim olan Kerimoğlu’nun konserlere, gezilere, etkinliklere bütçe ayırırken barınak için röntgen tetkik cihazı almaya ve sağlık personeli istihdam etmeye gelince “param yok” dediğini belirterek “Son yıllarda belediye birimlerinin işleyişi ve yetkililerin ehil durumlarına ilişkin ciddi sorunlar yaşandığına tanıklık ediyoruz. Katılımcılıktan ve sosyal demokrat yerel yönetim anlayışından uzak belediyecilik anlayışının vardığı son noktada denetim mekanizması da çökmüştür. Barınağa ilişkin eleştiri, öneri sunulması ya da bilgi edinme hakkının kullanılması adına yazılan dilekçeler ya dikkate alınmadan sümen altı edilmekte ya da hakkında şikayet edilen kişiye yönlendirilmektedir. Bakırköy Belediyesi’ni göreve ve sorumluluğa çağırıyoruz” diye konuştu.

Bakırköy Hayvan Hakları Savunucuları olarak, taleplerinin ciddiye alınıp çözüme dönük sahici bir adım atılana dek sokakta ve diğer tüm alanlarda mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Üzümcü “Unutulmasın, dilsiz hayvanlarımızın sesi de oyu da biziz. Yeryüzündeki tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyulana dek mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’dan çözüm süreci açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Cumhurbaşkanımızın gündeminde yeni bir çözüm süreci yok. PKK’yla mücadele devam edecek. Geçmişin inkar ve asimilasyon politikası ortadan kaldırılmıştır” dedi.

Kalın, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mız, hem Başbakanlığı hem de Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarının eşit haklara sahip bireyler olarak yaşaması için büyük bir mücadele vermiştir. Dini ve etnik kökene dayalı her tür ayrımı reddetmiş ve bunu somut icraatlarıyla ortaya koymuştur. Kürt kardeşlerimiz de diğer bütün bireyler gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit vatandaşlarıdır. Geçmişin ret, inkar ve asimilasyon politikaları Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde ortadan kaldırılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın gündeminde yeni bir çözüm süreci yahut açılım gibi bir konu yoktur. Kürtler dahil bütün vatandaşlarımızın PKK terör örgütünün zulüm ve baskısından kurtulması için verilen mücadele bundan sonra da kararlılıkla devam edecektir.”

BAŞDANIŞMAN SİNYALİ VERMİŞTİ

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İlnur Çevik dün Habertürk TV’de Kübra Par’ın sorularını yanıtlamış ve seçimden sonra yeni bir çözüm sürecinin gündeme gelebileceğini söylemişti.

Erdoğan'ın başdanışmanı: Seçimden sonra yeni çözüm süreci olabilir Erdoğan’ın başdanışmanı: Seçimden sonra yeni çözüm süreci olabilir

BDS Türkiye gönüllüsü Dr. Nicola El-Saafin: Filistin davası

ZEYNEP KURAY [email protected] @zeynokuray

Filistin için İsrail’e Boykot Girişimi-BDS Türkiye gönüllüsü Dr. Nicola el-Saafin, Türkiye’de Filistin davasına bir seçim malzemesi olarak yaklaşılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. İktidarın bir yandan Filistin halkının yanında olduğunu iddia ederken diğer taraftan ise İsrail ile en üst düzey ilişkilerini sürdürdüğüne dikkat çeken Saafin, bu tutarsızlığın İsrail’e kazanım sağladığını kaydetti.

Miting düzenleyenler ticaret de yapıyorlar
İstanbul’da doğan Dr. Saafin, BDS Türkiye içinde 12 yıldır ülkesindeki işgal ve zulme karşı mücadele veriyor. 70’inci yılına giren Nakba’nın (Büyük Felaket) sadece tarihten ibaret olmadığını, Filistin halkının işgal edilen topraklarına geri dönüş mücadelesinin kuşaktan kuşağa süreceğinin de beyanı olduğunu vurgulayan Dr. Saafin, “Filistin halkı yeniden fedakârlık, birlik ve tarihsel haklar için mücadelenin ön plana çıkması gerektiğini savunuyor ve bu yönde de eylemlerine devam ediyor” dedi.

Türkiye siyasetinde Filistin’in genellikle kullanılan bir dava olduğuna işaret ederek, Gazze’deki son katliamın hemen akabinde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yenikapı’da miting düzenleyecek olmasının bunun en somut göstergesi olduğunu kaydetti. Filistin davasına bir seçim malzemesi olarak yaklaşmanın kendisinin bir felaket olduğunun altını çizen Saafin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye hükümeti bir yandan Filistin halkının yanında olduğunu beyan ediyor, diğer taraftan ise İsrail ile geçmişten gelen ilişkilerini devam ettirmekte ısrar ediyor. Tepkisi söylemden öteye geçmiyor. İsrail ile ilişkilerin kesilmesi, anlaşmaların iptal edilmesi gibi gerçek adımları atmıyor. Büyük elçiyi geçici olarak geri çekmek gibi tavırların hiçbiri İsrail için bir şey ifade etmiyor. Siyasi iktidar Kudüs Filistin halkına iade edilmediği müddetçe tüm ilişkilerin kesilmesini savunursa o zaman farklı olur. Ama şu an kurulan ilişki İsrail’e kazanım sağlıyor.”

İki ülke ilişkileri üst düzeyde sürüyor
İsrail ile Türkiye’nin ilişkilerinin en üst düzeyde seyrettiğine, ekonomik olarak Türkiye’nin İsrail’in beşinci büyük ortağı olduğuna işaret eden Saafin, bu açıdan İsrail’in Türkiye tarafından hiçbir cezalandırma politikasına tabi tutulmayacağının da ortada olduğunu belirtti. Mavi Marmara saldırısının ardından bozulan ilişkileri “normalleştirmek” için başlatılan süreci de hatırlatan Saafi, Filistin halkıyla gerçek dayanışma adımlarının bu anlaşmalardan geçmediğini kaydetti.

Diplomatik ilişkiler kesilsin
Saafin, Türkiye-İsrail ilişkilerinin genel tablosunu şöyle ortaya koydu: “Filistin halkıyla gerçek bir dayanışma içinde olunacaksa, o zaman Türkiye hükümetinin İsrail ile tüm ticari, askeri, diplomatik ilişkilerini kesmesi gerekiyor. Türkiye şu anda İsrail’e büyük ekonomik katkılarda bulunuyor. Ekonomik, politik, askeri, kültürel ilişkilerin kesilmesi lazım. Türkiye’nin İsrail ile kültürel etkinlikleri aynen devam ediyor.”

Kudüs fitilini ateşleyen ABD Başkanı Donald Trump’ın kararını da değerlendiren Saafin, Ortadoğu’nun bir kaos döneminden geçtiği bugünlerde emperyalistlerin fırsattan istifade kendi yayılmacı politikalarını devreye soktuğunu belirtti. ABD ve İsrail’in bölgede istediği gibi at koşturduğunu ifade eden BDS Sözcüsü Saafin, tarihsel bir şehri ele geçirerek işgallerini meşrulaştırmaya çalıştıklarını vurguladı. Saafin, siyonizme ve emperyalizme karşı mücadeleyi yükseltme çağrısında bulunan Dr.Saafin, hangi saldırıyı yaparlarsa yapsınlar Filistin halkının, tarihsel hakları için mücadele etmeye devam edeceğini ve dünyadaki özgür halkların Filistin halkıyla dayanışmayı sürdüreceğini vurguladı.

Yılın sabırsızlıkla beklenen oyunu God of War satışa çıktı

İlk kez 2002 yılında PlayStation 2 konsolu için özel oyun olarak duyurulan God of War serisinin dördüncü oyunu dünyayla birlikte Türkiye’de de satışa sunuldu.

Uluslararası oyun platformlarının 2018 yılının şüphesiz en iyi oyunlarından biri olarak değerlendirdiği God of War, hem grafikleri hem de sürükleyici hikayesiyle öne çıkıyor.

Oyun yeni silah ve zırların yanı sıra yeni bir mitolojik hikayenin de sunulduğu yeni bir dünyayı beraberinde getiriyor. Kratos’a oyunda aynı zamanda oğlu da eşlik ediyor. Oyun tutkunları bu oyunda kendini daha da güvende hissediyor çünkü artık tanrıların tanrısı yerine trol, dev gibi farklı yaratıklara karşı mücadele veriyor. Oyunun hem kamera açıları hem de oynanış dinamikleri, God of War’ı daha da özgür bir oyun haline getiriyor. Oyun, kutulu versiyonuyla 299 TL tavsiye edilen satış etiketinden oyunseverle buluşuyor. Aynı zamanda God of War serisinin dünden bugüne macerasını, Tekno Safari YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz.

Aziz Behich, Dünya Kupası’na gidiyor

Bursaspor’un sol beki Aziz Behich, 2018 Dünya Kupası’nda mücadele edecek Avustralya’nın aday kadrosuna çağrıldı.

Rusya’da düzenlenecek 2018 Dünya Kupası’nda C Grubu’nda Fransa, Danimarka ve Peru’yla mücadele edecek Avustralya’nın aday kadrosu açıklandı. Buna göre Teknik Direktör Bert Van Marwijk’in belirlediği 32 kişilik kadroda Bursaspor’un başarılı savunmacısı Aziz Behich de yer aldı.

Aziz Behich, Bursaspor formasıyla bu sezon çıktığı 29 lig maçında 5 gol ve 2 asist kaydetti. Avustralya Milli Takımı’nda ise 19 maça çıkan tecrübeli oyuncunun 2 golü bulunuyor.

Avustralya 9 Haziran’da Macaristan ile Budapeşte’de bir hazırlık maçı oynayacak. Avustralya’nın 32 kişilik aday kadrosu 14 Mayıs’ta 26 kişiye düşürülecek. Daha sonra 3 isim daha kadrodan çıkarılacak.DHA

UnutaMamak kitabının kahramanı kadınlar: Adaletsizliğe karşı

BirGün ANKARA

Bir yıl önce raflarda yerini alan UnutaMamak kitabının ikinci baskısı dokuz yeni öykü ile toplam 50 kadın tutsağın anılarından oluştu.

14 Mayıs’ta ikinci kez okurla buluşacak kitabın serüvenini anıların sahipleri anlattı: “12 Eylül zindanlarında tanıştığımız zaman kimimiz daha çocuk yaşta gencecik kadınlardık. Birbirimizi tanıdık, çok sevdik. Bizi teslim alıp, “hizaya sokmaya” çalışan, bize asker muamelesi yapan zulme karşı birlik olduk. O karanlık günleri insan kalabilmek için, birbirimize tutunarak, dayanışarak atlattık.

Yazdıklarımız, anlattıklarımız soyut birer güzelleme değildir. Adaletsizliğe, eşitsizliğe karşı, bugün de bir araya gelmek, tıpkı o eski günlerde olduğu gibi, haksızlıklara, zulme karşı yan yana durmak güzeldir, bağımsız ve demokratik bir ülke, eşit özgür ve farklı bir dünya için, sosyalizm için yeniden mücadele etmek güzeldir.

Ve daha çok sayıda devrimci kadın siyasi tutuklunun anılarıyla zenginleşen kitabın ikinci baskısını ellerimize almak, yaşadıklarımızı daha çok insanla paylaşmak, kavuştuğunuz kitabımız için bir araya gelmek, kendini içinde bulmak güzeldir…”

***

unutamamak-kitabinin-kahramani-kadinlar-adaletsizlige-karsi-bugun-yine-bir-araya-gelinmeli-458146-1.

İlk baskıya okur notları
»Harika bir kaynak. Her bir yazı yüreğime dokunuyor zevkle okuyorum. Sadece duygusal olarak çok güçlü. Çok içten ve samimi çünkü. Hani böyle öfke slogan falan hissetmedim kalpten geldiği gibi doğal yazılmış. İyi iş yapmışsınız tebrik ediyorum.

»O günleri yaşamış insanların baskılar karşısındaki direncini gördük. Aradan yıllar geçmesine rağmen hafızalardan hâlâ silinmediğini, nelere katlanıldığını okuduk. Biz nelerin yaşandığını az çok biliyorduk ama direkt yaşayanların anlattıkları daha etkili. Gençler yaşananları bilmiyor, onlara aktarımı açısından önemli buluyoruz. Geç kalmış fakat başarılı bir çalışma.

»Duygu yelpazesi çok geniş kitabınızın. Hemen her duygu var. Korku, üzüntü, utanç, şefkat, öfke, kırgınlık… Bir tek pişmanlık göremedim.

»UnutaMAMAK” Kitabı’nı satır satır okudum, bitirdim. Okuduktan sonra kapıldığım SUÇLULUK DUYGUSU, ‘Niye ben de orada değildim?’ sorgusu…

Dolar/TL 4,16’yı gördü!

Dolar/TL kuru, Standart & Poors’un (S&P) Türkiye’nin notunu düşürdüğünü açıklamasının ardından yükselişini sürdürüyor.

Güne yükselişle başlayan kur, saat 14.40 itibarıyla 4,1645 seviyesinden işlem görüyor.

S&P’NİN KARARI NEYDİ?

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors (S&P), Türkiye’nin yabancı para cinsi kredi notunu, bozulan mali disiplin ve yüksek seyreden enflasyonu gerekçe göstererek bir basamak düşürdü.

Türkiye’nin kredi notu BB seviyesinden BB- seviyesine çekildi ve notun görünümü durağan olarak belirlendi.

S&P’den yapılan açıklamada, “Notun düşürülmesi, krediye bağımlı biçimde büyüyen ve aşırı ısınan Türkiye ekonomisinde sert iniş riskine işaret ediyor” dendi.

2017’de %7,4 büyüyen Türkiye ekonomisi için S&P’den “Özel sektörden sıkıntı sinyalleri gelmeye başlamış durumda. Ülkeden sermaye çıkışı ve TL’nin değer kaybetmeye devam etmesi bu trendi hızlandırabilir” dendi.

CARİ AÇIK VE BÜTÇE AÇIĞI VURGUSU

Ülkenin toplam borç yükünde kısa vadeli borçların ağırlığının artması da risk unsuru olarak yorumlandı.

Cari açık ve bütçe açığında görünümün kötüye gittiğini ifade eden S&P, Merkez Bankası’nın siyasi baskılarla mücadele ettiğini de ifade ederek enflasyon hedefinin 2012’den bu yana tutturulamadığına dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre enflasyon yüzde 10 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ediyor. Merkez Bankası’nın yılsonu için belirlediği hedef ise yüzde 5.

Gomis: Çocukluğumdan beri ırkçılıkla mücadele ediyorum

Galatasaray’da ilk sezonunu yaşarken Süper Lig’e hem golleriyle hem de kişiliğiyle damga vuran Bafetimbi Gomis, Socrates dergisine röportaj verdi: ”Irkçı önyargıları kırmak, aksini ispatlamak için hep daha çok çalıştım.”

‘Düşünen spor dergisi’ lakaplı Socrates, mayıs sayısında Galatasaray’ın yıldız forveti Bafetimbi Gomis ile ‘Karşılıklı Aşk’ başlıklı 12 sayfalık bir röportaja yer verdi. Genel Yayın Yönetmeni Caner Eler’e Saint-Etienne’den Olympique Lyon, Swansea City, Marsilya ve Galatasaray’a uzanan futbol kariyerini anlatan Senagal kökenli Fransız golcü, çocukluğundan beri ırkçılığa karşı mücadele verdiğini belirtti.

‘TENİMİN RENGİNDEN DOLAYI’

”Ne yazık ki çocukluğumdan itibaren tenimin renginden dolayı ırkçı hakaretlere maruz kaldım. Birçok kötü deneyim yaşadım. Ancak bu davranışlar beni daha da güçlendirdi. Bunları diyenlerin önyargılarını kırmak için ve yanlış basmakalıp ırkçı düşüncelerinin aksini ispatlamak için daha çok çalştım” diyen Gomis, şu vurguyu yaptı:

”Fransız futbol dünyasında uzun zamandır varolan bir tartışma bu, siyah ve göçmen kökenli futbolcularla alakalı. Ama yine de hepimiz Fransa’nın en iyi fotbolcuları arasında hak ederek çok iyi para kazanıyoruz. En iyiler arasında yer alıyoruz.”

‘KORKUYU KIRIP PARÇALAMAK MÜMKÜN’

”Irkçılık; yanlış bilgiler, önyargı ve onun oluşturduğu korkuyla alakalıdır ve kırılıp parçalanması mümkün bir kavramdır” değerlendirmesini yapan Fransız golcü, şöyle devam etti:

‘BİRARADA YAŞAMANIN SIRRI’

”Herkesin birbirine saygılı, ırk veya cinsiyet gibi bariyerleri yıkmış biçimde yaşayabileceğine inanırım. Fransız, Türk, Afrikalı, siyah, beyaz… Birarada saygı ve sevgi duyarak yaşayabilmeliyiz. Kendinden olmayandan, diğerlerinden bu kadar korkmamak gerek. Bunun bir anlamı yok ki…”

​Bu arada Bafetimbi Gomis’in resmi Twitter hesabının bir taraftara verdiği yanıtta ”Şampiyon olursak saçımı biraz keseceğim” demesi dikkat çekti.

Bafetimbi Gomis: “Eğer şampiyon olursak, saçımı biraz keseceğim.” pic.twitter.com/Lh4KW3vpNo

— Galatasaray Fans (@1905GSFANS) 2 Mayıs 2018