Barış Yarkadaş: Seçimler yaklaştıkça baskı da artıyor

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, 24 Haziran seçimleri öncesi gazetecilerin üzerindeki baskının yoğunlaştığını rakamlarla açıkladı. Basına Yönelik Hak İhllaleri raporunun Mayıs ayına ilişkin verilerini açıklayan CHP’li Yarkadaş, “AKP, halk gerçekleri öğrenmesin diye basını susturmaya çalışıyor” dedi.

Seçime sayılı günler kala muhalif gazetecilere yönelik gözdağının arttığını dile getiren Yarkadaş, “Mayıs’ta 6 gazeteci gözaltına alındı, 4 gazeteci de tutuklandı. 15 gazeteci ise 92 yıl hapis cezası aldı” diye konuştu. Mayıs ayında 3 habere erişim engeli getirildiğini, 3 gazeteciye soruşturma, 3 gazeteciye ise dava açıldığını belirten Yarkadaş, “İktidara ‘kaşının üstünde gözün var’ demek bile gözaltı ya da tutuklanma sebebi” dedi. Geride kalan ay içinde, 1 gazeteciye tazminat davası açıldığını belirten Yarkadaş, 3 gazetecinin ise tehdit ve saldırıya maruz kaldığını açıkladı.

Merkel: Türkiye ile mülteci mutabakatının dışında anlaşma yok

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Alman meclisindeki yeni uygulamaya göre, Çarşamba günü ilk kez koalisyon ve muhafelet partilerinin güncel konulara ilişkin sorularına yanıt verdi.

DW Türkçe’nin aktardığına göre Başbakan Merkel’e yönelik sorularda Türkiye de gündeme geldi. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden milletvekili Beatrix von Storch, Merkel’e 7 Mart 2016 tarihinde Türkiye’nin Brüksel’deki Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği’nde dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile bir araya gelip gelmediğini sordu. AfD’li milletvekili von Storch, Merkel’in bu görüşmede Türkiye’den her yıl 150 bin ile 200 bin arasında mültecinin Avrupa’ya getirilerek, yerleştirilmesi yönünde yazılı olmayan bir anlaşma yapıp yapmadığı sorusunu yöneltti.

Merkel ise Türkiye ile mültecilere ilişkin görüşmelerin yapıldığını ve sonunda bir mutabakata varıldığını hatırlattı. Merkel, bu anlaşmaya göre, “Ege Denizi üzerinden kaçak yollardan Avrupa’ya gelmek isteyen her Suriyeli mültecinin” Türkiye’ye geri gönderilmesi karşılığında Türkiye’den belirli bir kontenjan dahilinde ve yasal yollardan gelecek Suriyelileri kabul etmeye hazır olduklarını ifade etti. “Bu konuda yapılan başka bir anlaşma olmadığını” vurgulayan Merkel, Türkiye ile yapılan anlaşmanın da içeriğinin bilindiğini dile getirdi. Merkel, von Strock’un sözünü ettiği buluşmada da bu anlaşmanın görüşüldüğünü ifade etti.

MÜLTECİLERE YÖNELİK POLİTİKASINI SAVUNDU

Başbakan Merkel’e mültecilere yönelik izlediği politikaya ilişkin sorular da soruldu. Merkel, 2015-2016 yıllarında izlediği mülteci siyasetini de savundu. Almanya’nın “çok sorumlu” bir tutum izlediğini vurgulayan Merkel, aldığı siyasi kararların da doğru olduğunun altını çizdi. O dönemde “istisnai bir durum” yaşandığını kaydeden Merkel, o dönemden beri göç ve mülteci siyasetinde bir dizi değişlik yapıldığını ve yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını söyledi.

Merkel’e yöneltilen sorular arasında Göç ve Mülteciler Dairesi’ndeki (BAMF) sorunlar ve usulsüzlükler de önemli bir yer tuttu. Merkel, BAMF’deki ağır sorunları dikkate almadığı yönündeki iddiaları reddetti.

G-7 ZİRVESİ

Başbakan Merkel, milletvekillerinin sorularını yanıtlamadan önce hafta sonu Kanada’nın Charlevoix kentinde yapılacak G-7 zirvesine ilişkin bilgi verdi. Merkel, G-7 üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılacağı zirvenin sonunda ortak bir sonuç bildirisi yayınlanıp yayınlanamayacağı sorusunun yanıtını açık bıraktı. ABD’nin Avrupa Birliği’den (AB) ithal edilen çelik ve alüminyum ürünlerine uyguladığı ek gümrük vergisi, İran’la anlaşmadan çekilmesi ve iklim politikasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle zorluklar yaşandığına işaret eden Merkel, “Bunlar çok taraflı anlaşmalara ilişkin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor” dedi.

Merkel, Rusya’nın G-8 üyeliğinin askıya alınmış olmasına ilişkin bir soruya yanıtından da, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmiş olması nedeniyle G-8 üyeliğinden çıkartılmış olmasını savundu.

Muharrem İnce, Kırıkkale’de konuşuyor

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim çalışmalarına devam ediyor.

Kırıkkale’de konuşan İnce’nin konuşmalarının öne çıkan bölümleri şöyle:

  • Amerika’nın nüfusu 300 milyon, Türkiye’ninki 80 milyon; onların iki katı kadar milletvekilimiz var. İlk işimiz milletvekili sayısını indirmek olacak. Biz Amerika’dan daha mı büyüğüz, daha mı zenginiz! İlk önce buradan başlayacağız.
  • Kırıkkale bir Anadolu şehri ama son dönemlerde hep kaybediyor. MKE’ye bak, işçi sayısı kaça düşmüş, taşeronun hakkı verilmemiş. Bunu değiştireceğiz.
  • Türkiye’yi barıştıracağız, ekonomik olarak büyüyeceğiz, adil bölüşeceğiz.
  • Emekli arkadaşlarım, Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş dedik; hükümet de biner lira dedi. Yetmez ama tamam! O bin lira birkaç senede enflasyonda erir. Bir de hükümetlerin tercihine bırakılmamalıdır, kanunu olmalı kanunu. Size sözüm şu; bayramlarda birer asgari ücret alacaksınız.
  • Devlet fakir fukaraya yardım ettiğinde Erdoğan mı veriyor, Ak Parti mi veriyor? Benim cumhurbaşkanlığımda da TC verecek, devlet verecek. Bir tartışmadır gidiyor, ben meydanlarda iş, ekmek, aş diyorum; kadınlara sesleniyorum. Ne diyor Neşet Ertaş, “Kadın insandır, biz insanoğluyuz”. Kadının iş gücüne katılım oranı yüzde 32, bunu yüzde 50 yapmamız lazım. O yüzden de her mahalleye bir kreş açacağız. Çalışmak isteyen kadının çocukla ilgili problemi olmayacak. Çocuk kreşe, kadın işe! Her aileye bir ev, her eve bir maaş!
  • Nereden bulacaksın diyor parayı, 4 milyon Suriyeliye 40 milyar lirayı nereden bulduysan oradan, sarayına parayı nereden bulduysan oradan. Çiftçiye mazotu 3 liradan vereceğiz. Asgari ücret 2200 lira olacak. Polislere, öğretmenlere, hemşirelere, din görevlilerine sesleniyorum, eski bir devlet memuru olarak; ne zaman siz 3600’ü vereceğim dedi, ben konuştuktan sonra. 16 yıldır neden vermedin? Ona teklifim var; devleti o yönetiyor, bir KHK çıkarsın bugün, 3600’ü versin. Samimiyse gelsin yapsın.
  • Memleketi 16 senenin sonunda duvara çarptırmak üzere. Dolar, Euro nasıl düşer? Bir yabancı yatırımcı Türkiye’ye güvenmiyor, çünkü mahkemelere güvenmiyor. OHAL var, yargısı bağımsız değil diye güvenmiyor. O yüzden de yatırım yapmıyor. Cumhurbaşkanı seçildiğimde ayrımcılığı sona erdireceğiz, sen, ben, o yok, biz var biz. Tek adam değil, ortak aklı kullanacağız. Türkiye’yi bir hukuk devleti haline getirince döviz düşecek, faizler inecek.
  • 16 yıldır aynı doktor, iyileştiremiyor. Hasta kanser oldu, kangren oldu. Doktoru gönderme zamanı. Dün, “Çıraklık, kalfalık, ustalık dönemim geçti, şimdi büyük ustalık dönemi” diyor. “Bana” diyor; “Büyük ustalık diploması verin.” Millet oy verir, diploma vermez. Diplomayı üniversite verir, o da varsa verir. 2016’da “Eyy” dedi “Marmara Üniversitesi Rektörü, çıkar diplomayı” dedi. 2 senedir çıkmadı. Ben telefon ettim, rica ettim hazırlar mısınız diye. 1 saat içinde hazırladılar. O 2 senedir bekliyor, üniversite vermeyince milletten istiyor
  • Ben dedim ki, 12 sene FETÖ’yle ortaklık yaptın. Şimdi gariban biri senin açtığın, izin verdiğin bankaya para yatırdı diye onu açlığa mahkum ediyorsun. Ben sordum, dedim ki, AK Parti’yi kurmadan önce konuşup onayını aldın mı? Dedi ki, almadım. Ben de dedim ki, hayır aldın, kimle gittiğini biliyorum çünkü en yakınındaki kişi aradı beni, beraber gittik ama bana zarar verir dedi. Senin cumhurbaşkanı seçileceğini biliyorum, seçilince açıkla dedi. Şimdi elimde bir kitap var, Nasuhi Güngör. Erdoğan’ın resmi var, dostu arkadaşı onun. Bunu aldı, TRT Haber Dairesi’ne başkan yaptı. Şimdi kitabın 89. sayfasını okuyorum: “Erdoğan 200 yılı Mayıs ayında ABD’ye yaptığı gezide, uzun süre orada yaşayan Fethullah Gülen’le de bir araya geldi. Erdoğan-Gülen görüşmesi muhtevasından çok, uzun yıllardır birbirine hayli mesafeli olan iki ekolün bir araya gelmesi açısından dikkat çekiciydi”.
  • Sayın Erdoğan, bana dava açmışsın 100 bin lira. Doymuyorsun paraya, illa para istiyorsun. E arkadaşına niye dava açmadın, onu niye tekzip etmedin. Gazete manşetlerinden devam edelim. Demiş ki, okullar için Putin’i aradı, ne için, FETÖ okulları için! Erdoğan: Cemaat ne istedi de geri çevirdik! Sıkı durun, 67 CHP milletvekili bir önerge verdi, 3’ünü görüyorum
  • Değerli Kırıkkaleli kardeşim, Cumhurbaşkanlığı’nın bütçesi 2007’den bu yana tam 25 kat artmış. Ey benim fakir, garip kardeşim, Ak Partili kardeşim; senin gelirin 25 kat arttı mı! Onunki niye artıyor biliyor musun; senin yüzünden. Sen ona sorgusuz sualsiz oy verdikçe onun bütçesi 50 kat artacak.

Mehmet Ağar AKP adayı oğluna destek için Elazığ’a geldi

İçişleri ve Adalet eski bakanlarından Mehmet Ağar, AKP’den Elazığ 3’üncü sıra milletvekili adayı olan oğlu Zülfü Tolga Ağar’a destek olmak için Elazığ’a geldi.

Mehmet Ağar, meleketine gelişte bir kısım kalabalıkla karşılandı, araç konvoyu eşliğinde geldiği parti binasında basın toplantısı düzenledi.

Anadolu Jet’e ait tarifeli uçakla saat 13.30’da Elazığ’a gelen Mehmet Ağar, oğlu Zülfü Tolga Ağar ve AKP’lilerce karşılandı. Oğlu Zülfü Tolga’yı alnından öpen Mehmet Ağar, daha sonra kendisini karşılamaya gelenlere uzun süre selamlaştı.

Merkez Fahri Bey Caddesi üzerindeki AKP seçim koordinasyon merkezini ziyaret eden Mehmet Ağar, AKP İl Başkanı Ramazan Gürgöze ve partililer tarafından karşılandı. Mehmet Ağar, daha sonra seçim koordinasyon merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Seçimlerde oğluna destek olmak için Elazığ’a geldiğini belirten Ağar, “Ülkemiz çok ciddi bir süreçten geçiyor. Recep Tayyip Erdoğan iktidarının başarılı olduğuna inanıyorum. Ben de destek veriyorum. Seçimler demokrasi bayramı gibidir. Her türlü fikir olacak. Şimdi bir Cumhur İttifakı var. Oğlum 2014 yılından AK Parti’ye zaten üye. Milletvekili olmak tamamiyle onun kararıdır. Bende destekliyorum. Merkez sağa her zaman ilgi duymuş ve desteklemişim. Yani Erdoğan’a destek veriyoruz. Seçimlerin ilimize hayırlı olmasını dileriz” dedi.

Bakan Bak: Kredi derecelendirme kuruluşları bizi çekemiyor

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin büyümesine not veren uluslararası derecelendirme kuruluşlarını eleştirdi, “Kafalarına göre not veriyorlar. Esas önemli olan milletin verdiği not. Millet ne not veriyor, biz ona bakıyoruz” dedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ve AKP Rize Milletvekili adayı Muhammed Avcı, Rize’nin Güneysu ilçesinde esnaf ziyaretlerinde bulundu. Bak ve Yazıcı burada Fındıklı ilçesine geçti, seçim irtibat bürosunun açılışını gerçekleştirdi.

Burada konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin dev projeleri gerçekleştirmek için koşar adımlarla çalıştığını öne sürerek 16 yılda Türkiye’nin 3,5 kat büyüdüğünü ileri sürdü. Türkiye’nin büyümesine not veren uluslararası derecelendirme kuruluşlarına yönelik eleştirilerde bulunan Bak, “Kafalarına göre not veriyor. Esas önemli olan milletin verdiği not. Millet ne not veriyor, biz ona bakıyoruz. Birtakım kuruluşlar not veriyor. Batan, borç içerisindeki Yunanistan’a yüksek not veriyor. Büyüyen gelişen Türkiye’ye düşük not veriyorlar. Bölgedeki bu gücü, büyümeyi çekemiyorlar. Bütün planları bozan, milletin iradesine dayanamıyorlar. Türkiye’yi çekemeyenlerin her türlü darbe girişimine millet karşılık verdi. Bu millet tanka karşı göğsünü siper etmiştir. Dolayısıyla bu millete kimse operasyon yapmaya kalkmasın. Bu millet asla bu operasyonlara prim vermez. Gücümüzü biz milletten alıyoruz. Oradan, buradan değil sadece milletten. Karar da söz de milletin.” dedi.

AYM kritik başvuruyu görüşüyor: Seçim iptal edilmez en fazla ertelenebilir

HÜSEYİN ŞİMŞEK [email protected] @simsekhuseyinn

CHP’nin 7102 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Seçmen Kütükleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru bugün karara bağlanacak.

AYM’nin, CHP’nin iptal başvurusu ile ilgili bugün yapacağı görüşme öncesinde “Seçim iptal olabilir mi” tartışmaları gündeme geldi. Yüksek Mahkeme, ‘ittifak düzenlemesi’ olarak bilinen yasanın seçim güvenliğini riske atan maddeleriyle ilgili CHP’nin başvurusunu bugün esastan görüşecek. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvurunun ilk incelemesini 2 Mayıs Çarşamba günü yaparak başvuruda bir eksiklik olmadığına karar vermişti.

‘Mühürsüz oy pusulası’ itirazı
CHP’li Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç ile 126 milletvekilinin yaptığı başvuruda, “aynı binada oturan seçmenlerin farklı sandık bölgelerine kaydedilebilmesi”, “sandıkların taşınması ya da birleştirilmesi”, “sandık başkanının belirleme usulü” ve “mühürsüz oy pusulaların geçersiz sayılmaması” gibi hükümlerin iptal edilmesi istendi.

‘YSK teamülleri uygular’
CHP’nin başvurusunun görüşülmesine saatler kala hükümetten ve CHP’den art arda açıklamalar geldi. Maddelerin iptal edilmesi durumunda seçimin iptal edileceğine yönelik inanışın gerçeği yansıtmadığını söyleyen TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Mustafa Şentop, “Seçimi etkileyecek hiçbir şey yok burada. Bunlar seçimin uygulanmasıyla ilgili düzenlemeler. Eğer bunlarla ilgili varsayalım ki AYM iptal kararı verdi, o zaman YSK bugüne kadarki teamülleri uygulayacaktır bunların yerine” dedi. YSK’nin AYM kararına rağmen kararları uygulamayabileceğini iddia eden Şentop, “YSK’ye kanunla seçimlerin yönetimi ve denetimiyle ilgili genel bir yetki veriyoruz. YSK, kanunda olmayan hususlarla ilgili de prensip kararları alarak uygulamalar yapabilir” diye konuştu.

‘Seçimlerin iptal edilmesini istemiyoruz’
CHP’den de esastan görüşülecek başvuru öncesinde bir açıklama yapıldı. CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Biz ‘seçimi iptal edin’ demiyoruz. Orada alınacak karardan bir tek beklentimiz var, seçimi güvenli kılın. Seçimleri iptal etmelerini asla ve asla istemiyoruz” dedi.

‘Seçim ertelenebilir’
AYM’nin itiraz ettikleri maddeleri iptal etmesi durumunda seçimin iptal olmayacağını ancak gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için seçimin bir süre ertelenebileceğini ifade eden Özkoç, “Ben hukukun üstünde, seçimlerin nasıl yapılacağını, ne yapılacağını söyleyemem ama seçimi iptal etmek başka bir şeydir. ‘Yasal düzenlemeleri yerine getireceğiz. 15, 20, 30 gün içerisinde bu düzenleme yapılıp seçimlere devam edilecektir’ diyebilirler. Bu onların takdiri tabii ki ama biz bu seçimlerin kesinlikle güvenli bir seçim olmasını talep ettiğimiz için müracaat ettik. Seçimleri iptal etmelerini asla ve asla istemiyoruz” şeklinde konuştu.

‘AYM kararına uymak zorundayız’
AKP’li Şentop’un, “YSK teamülleri uygular” ifadelerine ise CHP’nin YSK Üyesi Hadimi Yakupoğlu itiraz etti. YSK’nin görev sınırlarının Anayasa’nın 79’uncu maddesinde belirlendiğini ve özellikle AYM’nin kararlarını uygulamamak gibi bir yetkisinin olmadığını ifade eden Yakupoğlu, BirGün’e yaptığı değerlendirmede, “Şentop’un açıklaması kişisel yorumudur.

YSK, kanunları karşısına alarak hiçbir şey yapamaz. AYM kararına uymak mecburiyetindeyiz” dedi.

Öte yandan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Biz ittifakın iptali için AYM’ye gitmedik. Sandığın taşınması için AYM’ye gittik. İttifakın iptali söz konusu değil” dedi.

Yalovalı arkadaşları Muharrem İnce’yi anlattı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi, memleketi Yalova’da, çocukluk ve gençlik arkadaşları anlattı. Çocukluk yıllarını geçirdiği, hayvan otlattığı arkadaşı Recep Sert, çocukluklarının yoksulluk içinde geçtiğini söyledi. Gençlik yıllarında tanıştığı, birlikte dershane işlettiği, şimdilerde ise CHP’nin Yalova’dan 1’inci sıra milletvekili adayı olan arkadaşı Özcan Özel ise İnce’nin, oğlunun sünnet paralarıyla öğretmenlerin maaşını ödediğini anlattı.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin memleketi Yalova’nın Elmalık köyünde yaşayan çocukluk ve gençlik arkadaşları, DHA muhabirine İnce’yle geçirdikleri yılları anlattı. Köydeki İstikam Tepe’de konuşan ilkokul arkadaşı Recep Sert, çocukluklarının yoksulluk içinde geçtiğini söyledi.

Sert, “Buralarda hayvan beklerdik, köyden buraya hayvanlarla gelirdik. En çok buraya gelmek isterdik; çünkü buraya geldiğimizde bütün arkadaşlarımızla birlikte olurduk. Mahalle futbol takımımız vardı; ama ayakkabımız, topumuz yoktu. Buraya karpuz- ekmek istedik Muharrem ile birlikte. Karpuzları köy meydanında satıp, o parayla top ve forma almak istiyorduk. O zamanlar ben 5’inci, Muharrem de 5’inci sınıfa gidiyordu. Ben İstanbul’a okumak için gidince karpuz işimiz yarım kaldı, forma alamadık. O hayalimiz bitti. Bir araya geldiğimizde çocukken yaptıklarımızı konuşuyoruz” dedi.

yalovali-arkadaslari-muharrem-ince-yi-anlatti-469823-1.

‘YILLARIN CUMHURBAŞKANI EDASINDA GÖRÜYORUM ONU’

İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili Sert, “Böyle bir şeyi düşünmek, herhangi bir arkadaşımız için bir hayaldi; ama bir bir oluyor. Milletvekili hayaldi, oldu. Şimdi cumhurbaşkanı olmaması için bir neden yok, bence olabilir. Şu anda diğer adayların hepsinden daha deneyimli görüyorum. Sanki yılların cumhurbaşkanı edasında görüyorum onu. Ben onu iyi tanıyorum, cumhurbaşkanı olduğu zaman çok iyi şeyler yapacağına inanıyorum” diye konuştu.

Recep Sert, Muharrem İnce’nin lakabının ‘şişko zeki’, kendisinin ise ‘yağlı’ olduğunu söyledi.

BERABER DERSHANE İŞLETTİLER

Muharrem İnce ile 1980’li yılların sonunda tanışan ve daha sonra birlikte dershane işleten arkadaşı Özcan Özel de siyasetle uğraşıyor. CHP Yalova’dan 1’inci sıra milletvekili adayı olan Özel, İnce ile ortak olarak ‘Tam’ isimli dershaneyi işlettikleri yıllarla ilgili şunları anlattı:

“Yalova’da bir dershaneye öğretmen olarak başvuruda bulunduğumuz zaman, 1986 yılında tanıştık. Ben daha tecrübeli bir matematik öğretmeni olduğum için işe alındım. Muharrem Bey, o zamanlar askerliğini yapmamıştı. O yüzden ben işe alındım, o alınmadı. Muharrem Bey, daha sonra Artvin’e gitti, 2 yıl görev yaptı. Sonra tekrar Yalova’ya geldi. O zamanlar dershaneyi biz satın almıştık. Muharrem Bey de Yalova’nın yetiştirdiği, kaliteli bir fizik öğretmeniydi. Biz onunla sözleşme yaptık. 1 yıl sonra da iş ortaklığımız başladı, üçüncü ortağımız oldu. Muharrem Bey çok hırslıydı. Cumhurbaşkanlığı noktasına kadar gelen bir arkadaşımız. Ben de diğer arkadaşım da çok hırslıydık. Dershane sayısını 4’e çıkardık.”

Muharrem İnce, Özcan Özel ile birlikte 1990’lı yılların başında, Yalova’da ‘Tam’ isimli dershaneyi işletti. İnce, milletvekili olduğu 2002 yılında dershaneyi bıraktı.

yalovali-arkadaslari-muharrem-ince-yi-anlatti-469824-1.

SÜNNETTE TAKILANLARLA ÖĞRETMEN MAAŞLARINI ÖDEMİŞ

Muharrem İnce’nin, oğlu Salih Arda İnce’ye yaptığı sünnet düğününde takılan paralarla öğretmenlerin maaşını ödediğini anlatan Özcan Özel, şunları söyledi:

“Muharrem Bey, oğlunun sünnet düğününü yaptı ardından ay başı geldi. Kasada çok fazla para yok. Muharrem Bey, düz bir torbaya oğlu Salih’in düğün paralarını doldurdu, dershanedeki odamıza getirdi. Bozukları ben saydım, bütünleri o saydı. Kayda geçirdik paraları, sonra o parayla öğretmenlerimizin maaşlarını ödemiştik. Biz ortaktık, zaman zaman hesapları Muharrem Bey tuttu, zaman zaman ben tuttum. Hiçbir zaman birbirimize hesap sormadık; ama hiçbir zaman da birbirimizden şüphe etmedik. Muharrem Bey, hem fizik öğretmeni hem de dershanenin müdürüydü. Köyden kalan alışkanlığıyla sabah erkenden kalkar, dershane saat 08.00’de açılıyorsa Muharrem Bey saat 07.00’de gelir, hortumu takar, geçtiğimiz dershanenin önünü yıkardı; sanki bir dükkan açıyormuşuz gibi.”

(DHA)

TRT’den pişkinlik üstüne pişkinlik… Çalışanlar eylem yaptı

TRT çalışanları, CHP’nin TRT’ye yönelik ‘taraflı yayın’ eleştirileri ve ‘Hakkımızı helal etmiyoruz’ açıklamalarının ardından kurumda görevli meslektaşlarına yönelik iddiaları protesto etti.

TRT Genel Müdürlüğü önünde toplanan ve “TRT milletindir. Bizler TRT çalışanları olarak milletin kurumuna sahip çıkmaya devam edeceğiz” yazılı pankart açan kurum çalışanları, “Şiddete karşıyız tarafsız yayınız” sloganları attı. Grup adına açıklama yapan Birlik Haber-Sen TRT Şube Başkanı Fatih Adem Gençbay, 24 Haziran seçimleri öncesinde cumhurbaşkanı adaylarının meydanlarda, seçmenleri etkilemeye çalışmak adına, birçok vaatlerde bulunduğunu belirterek, bunların siyasetin doğasında olduğunu kaydetti.

Son günlerde seçim meydanlarında ağırlıklı olarak, TRT’nin konuşuluyor olmasının, çalışanlarını derinden üzdüğünü ifade eden Gençbay, şunları söyledi: “TRT Kurumu, kamu yayıncısı olmanın getirdiği birtakım kurallara bağlı olarak yayıncılık yapmaktadır.”

***

Mersin’de “kapatıyoruz” etkinliği

Mersin Haziran Hareketi yanlı yayın yapan basın organlarını protesto için ‘Kapatıyoruz’ etkinliği düzenledi.
Etkinliğe katılanlar, havuz medyasının, seçim sürecinde muhalif seslere yer vermemesini protesto etti. Televizyon kanallarının en çok izlendiği saat olan 20.00 ile 22.00 arasında Barış Meydanı’nda yapılan eyleme CHP Mersin milletvekili adayları Alpay Antmen ve Kenan Hazar, HDP Mersin milletvekili adayı Eylem Gençer, Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Yarkadaş: CAL’da birçok öğrenci zehirlendi, skandalın üstü örtülmeye çalışılıyor

Adı ”okul müdürünün düzenlediği köfte ve sucuk partileri”yle gündemden düşmeyen Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde bu kez de zehirlenme skandalı yaşandı. Skandalı TBMM’ye taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, öğrencilerin okulda içtikleri sudan zehirlendiğini belirterek, konunun araştırılmasını istedi.

Yarkadaş şöyle konuştu:

“Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde birkaç gün önce sular kesiliyor. Okul yönetimi bunun üzerine, dışarıdan su getirtiyor. Bu sudan içen öğrencilerin bir kısmı kaldıkları pansiyonda, bir kısmı ise evlerinde rahatsızlanıyor. Okul Aile Birliği’ne giden çok sayıda şikayet sonrası durum Müdür Necati Yener’e aktarılıyor. Yener ise sorun çözmek yerine aileleri ‘provokasyon yapmak’la suçluyor. Böylece sorumsuzluğunu gizlemeye çalışıyor. Öğrenciler ise bu sırada yüksek ateşten dolayı kusma ve halsizlik yüzünden yataktan kalkamıyor.”

“PARTİZANLIĞIN GELDİĞİ NOKTA…”

Okul Müdürü Necati Yener’in, sırtını AKP’li İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve bakanlık bürokratlarına yasladığı için kendisini dokunulmaz gördüğünü belirten Yarkadaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partizanlık, liyakatsızlık ve sorumsuzluk öğrencilerin canına mal olacak. Aynı müdür, daha önce de nereden alındığı belli olmayan sucukları öğrencilere yedirmeye çalışmıştı. Neyse ki; hiçbir öğrenci getirilen sucukları yemedi de zehirlenmekten kurtuldu… Ancak öğrenciler bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabilir. Milli Eğitim Bakanlığı, tarikat dayanışmasını bırakmalı ve okul müdürünü derhal görevden almalıdır. Müdürün görevden el çektirilmesi için öğrencilerin başına daha büyük bir felaket gelmesi mi bekleniyor!”

“AİLELER BASKI ALTINDA”

Çocuklarına “gıda zehirlenmesi” teşhisi konulan çok sayıda anne ve babanın kendisini aradığını belirten Yarkadaş, “Aileler kamuoyunda seslerini duyuramıyor. Çünkü müdür aileleri arayıp adeta tehdit ediyor. Adeta bir ‘Ali kıran baş kesen’ tavrı var. Öğrencilerin ve ailelerin bu zulümden bir an önce kurtarılması gerekiyor” dedi. Yarkadaş, İstanbul Tabip Odası’nı da okulda sağlık taraması yapmaya davet etti.

“HESAPLAR DA İNCELENSİN…”

Okulun tüm hesaplarının da incelenmesi gerektiğini belirten Yarkadaş, “Okulun gelir ve giderlerinin düzgün ve yasalara uygun tutulmadığı da beliniyor. Milli Eğitim Bakanlığı, bu müdürden neden çekiniyor? Müfettişlerin tüm raporları sümen altı ediliyor. Bakan İsmet Yılmaz bu müdürden neden korkuyor?” diye sordu. Yarkadaş, konunun tüm boyutlarını araştırma önergesi olarak meclise taşıdığını da dile getirdi. CHP’li vekil, okul müdürünün öğrencilere kötü davrandığını da yineledi.

Erdoğan’dan yurt dışında yaşayan Türklere tavsiye: Vatandaşlık

Resmi ziyaret için Bosna Hersek’te bulunan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, burada Avrupa’da yaşayan Türklere seslendi.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Her ne kadar birileri bizi ayırmak için ellerinden geleni yapsa da başaramayacaklar. Üzerinde önemle durduğumuz hususlardan biri de sizler Avrupalı Türklersiniz. İfade ettiğim hususları bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Yaşadığınız ülkenin vatandaşlığını mutlaka alın. Veriyorlarsa mutlaka alın. Çifte vatandaşlığa izin veren ülkeler için sorun yok. Haklarınızı hiçbir kayıp olmadan kullanabileceğiniz formüller geliştirdik.”

“Sizlerle bazı müjdeleri paylaşmak istiyorum. Yurtdışındaki çocuklarımızın ana dillerini öğrenmelerini teşvik edeceğiz. Diasporadaki gençlerimize ayrılan kontenjanları 2 katına çıkarıyoruz. Yurtdışındaki vatandaşlarımıza yönelik hizmetleri basitleştirmeye yönelik adımlar atacağız.”

“24 Haziran’da Türkiye tarihi bir seçime hazırlanıyor. 24 Haziran’da sadece cumhurbaşkanı ve milletvekili seçmeyecek ülkemizin gelecek bir asrının da tercihini de yapacağız. Geçtiğimiz 16 yılda neler yaptığımızın en yakın şahidi sizsiniz. Cumhurbaşkanı adaylarından bazıları Türkiye’de neler olup bittiğini bilmese de onlara adres olarak sizleri veriyorum. Bu adaylar denizdeki balıklar gibidir, anlamazlar. Onları denizden alıp karaya attığın zaman denizin kıymetini anlarlar.”