Kara Sevda da bu hafta: Kemal Tehlikenin kıyısında! İşte fragman

Ay Yapım imzalı, Burak Özçivit ve Neslihan Atagül’ün rol aldığı, her Çarşamba milyonları ekran başına toplayan Kara Sevda’nın bu akşam yayınlanacak bölümünde, Nihan’a özgürlüğünü geri vermek için Kemal’in kendini attığı tehlike ekrana gelecek.

Kara Sevda’nın yeni bölümünde neler olacak?

Nihan’ın “o gece”ye dair sırrını çözebilecek flaşdisklerin Galip’te olduğunu gören Kemal, planlarını değiştirir. Nihan’ı özgürlüğüne kavuşturmak için çok riskli bir yol izlemeye karar verir. Nihan için bütün tehlikeleri göze alır. Nihan ise Kemal’in başının daha fazla belaya girmesini engellemeye kararlıdır. Kemal, Nihan’ın hayatına mal olan sırrı çözmek için planlarını adım adım uygular. O geceye dair bütün gerçekleri öğrenmesine bir adım kala, Kemal’in Nihan’a olan aşkı en büyük sınavı olarak karşısına çıkacaktır.

Hilal Saral’ın yönetmenliğini, Anıl Eke, Özlem Yılmaz ve Burcu Görgün’ün senaristliğini üstlendiği Kara Sevda bu akşam saat 20.00’da Star TV’de ekrana gelecek.”Kara Sevda’da bu hafta: Kemal Tehlikenin kıyısında! İşte fragman” Galerisine Göz At

Kemal Kılıçdaroğlu: Haber yapmayan gazeteci mi olur

Cumhuriyet gazetesinin Şişli’deki merkezini ziyaret eden Kılıçdaroğlu, İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve Can Dündar’ın oğlu Ege Dündar ile görüştü.”TÜM DÜNYADA SES GETİRDİ” Basına kapalı gerçekleştirilen ziyaret sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet gazetesini “Türk basınının çınarı” olarak tanımlayarak, gazetenin haberlerinin, yorumlarının sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada ses getirdiğini kaydetti.”HABER YAPTI DİYE GAZETECİ TUTUKLANDI” Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanmasının, basın ve demokrasi tarihi açısından kara bir leke olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Haber yaptı diye gazetecinin tutuklandığı bir süreci maalesef yaşadık. Gazetecinin görevi zaten haber yapmaktır. Haber yapmayan gazeteci mi olur? Haberin yanlış olduğunu söylemiyorlar, haberin doğru olduğunu kabul ediyorlar. ‘Neden doğru haber yaptın’ diye gazetecileri tutuklayıp, hapse atıyorlar. Bu kabul edeceğimiz bir olay değildir. “ÇAĞDIŞI BİR KIRMIZI ÇİZGİ Mİ OLUR”Herkes ayakta, herkes huzursuz ve bütün bunlar ileri demokrasi söylemleri altında gerçekleşiyor. ‘Medya özgürlüğü bizim için kırmızı çizgidir’ deniliyor. Hangi çizgiden söz ediyorsunuz siz? Çağ dışı bir çizgiden kırmızı çizgi mi olur? Çağ dışı bir anlayıştan kırmızı çizgi mi olur? O haber olmasaydı biz gerçekleri nereden, nasıl öğrenecektik?”Herkesin ortak görevi olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, demokrasiye, medyaya ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkacaklarını söyledi.”CUMHURİYET SIRADAN BİR GAZETE DEĞİL”CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, adaletin hukukun üstünlüğüne dayanılarak dağıtılacağını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:”Saray yapacaksınız adalet dağıtacak, içine hakim, savcı koyacaksınız hukuk fakültelerinin arka kapısından mezun olanları… Siyasal iktidarın taleplerini yerine getiren kişiye, savcı ve hakim denmez. Hukukun üstünlüğüne göre karar veren kişi, hakim ve savcıdır. O rütbeleri, o giysileri giyip adalet dağıttığını sananlar, çocuklarına en kötü mirası bırakanlardır. O hakimlere ve savcılara sesleniyorum; yargıcın, yargının itibarını korumak istiyorsanız, adaletle karar vereceksiniz. Adalet kavramı soylu bir kavramdır. Adalet kavramını koruması gereken önce yargıcın, savcının kendisidir. O kavramı ayaklar altına alan bir yargıç yargıç değildir. Hepimizin üzerinde düşünmemiz gereken temel kavramları ayaklarımızın altına almamalıyız.””ÇOK ÜZGÜNÜM”Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’in sıradan bir gazete olmadığını anlatarak, konuşmasını şöyle tamamladı:”Bir okuldur burası aynı zamanda. Her türlü düşüncenin özgürce filizlendiği bir yerdir Cumhuriyet. Bir gazeteyi, hukuku, düşünceyi, açıklama özgürlüğünü savunmayacaksak neyi savunacağız? Bunların olmadığı bir yerde demokrasiden mi söz edeceğiz? Çok üzgünüm. 21. yüzyılın Türkiyesi’nde ben başka şeylerden söz etmeliydim. 21. yüzyılın Türkiyesi’nde siz medya özgürlüğünün ayaklar altına alındığını gelip söylüyorsanız, Türkiye’nin geldiği noktayı hep beraber düşünmek zorundayız. Arkadaşlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız, savunmak zorundayız.”