Pompeii’de binlerce yıllık taşlaşmış bir at bulundu

İtalya’nın Pompeii antik kentinde taşlaşmış bir at bulundu.

Unesco’nun dünya mirası listesinde bulunan İtalya’nın Napoli şehri yakınlarındaki Pompei bölgesi binlerce yıl önce Roma imparatorluğunun önemli yerleşim merkezlerinden birisiydi.

Vezüv yanardağının patlaması sonucu harap olan şehir 2 bin yıl boyunca keşfedilmeyi bekledi.

Arkeologların yaklaşık 300 yıl önce keşfettiği antik Roma kenti Pompeii’de volkanik patlama esnasında havayı etkisi altına alan volkanik küllerin ve yerden ilerleyen lavların kurumasıyla bütün şehir taşa dönüşmüştü.

Kaçışın imkansız olduğu patlamada uyurken, tuvalette veya çocuğuna sarılmış ölmeyi beklerken taşlaşmış halde bulunan onlarca kişi görenleri hayrete düşürmüştü.

Arkeologların halen çalışmalarını sürdürdükleri Pompeii’de geçtiğimiz günlerde volkanik küllerin taşa çevirdiği bir at bulundu.

2 bin yaşındaki taşlaşmış antik roma atının cinsi yapılan incelemelerin ardından açıklanacak.

Kalıntı, arkeologların kazı bölgesindeki son incelemelerinin ardından ziyaretçilere açılacak. Euronews

Kenan Sofuoğlu kariyerini noktalama kararı aldı

Dünya Supersport Şampiyonu milli motosikletçi Kenan Sofuoğlu, jübile yapma kararı aldı

Yarış kariyerini buhafta sonu İtalya’da yapılacak yarışlar sonrasında bırakacağını açıklayan Kenan Sofuoğlu, Instagram hesabından yaptığı açıklamada

“Cumhurbaşkanımın isteği üzerine kariyerimi noktalıyorum” dedi. İşte Kenan Sofuoğlu’nun açıklaması:

“Cumhurbaşkanımın isteği üzerine yarış kariuerimi noktalıyorum”

Bu hafta sonu italya’da “JÜBİLE” yapma kararı aldık.

Son zamanlarda yaşamış olduğumuz sakatlıklar, ailemin korkuları ve Cumhurbaşkanımın artık bırakmam gerektiği talimatı düşündüğümden erken bir zamanda bu kararı almamıza sebep oldu.

Gözüm arkada kalmayacak çünkü Ülkemizi Dünya arenasında temsil edecek sporcular yetiştirdik,Şanlı Bayrağımızı onlara teslim ediyorum.

20 yıl önce başlayan kariyerimizde hayalim Dünya Şampiyonalarında yarışabilmekti Şükürler olsunki Rabbim bize 5 kez şampiyon olmayı nasip etti.

Bu şampiyonlukları almamızda çok kişinin emeği var!

Bizi bu yolda destekleyen ve Dua’larını esirgemeyen herkese teşekkürlerimi sunarım.

Yarıştığım takım ve sevenlerim için 12-13 Mayıs İtalya’da jubile yapacağız!

Avrupa’da işsizlik martta değişmedi

Avro Bölgesi’nde işsizlik mart ayında yüzde 8,5 ve Avrupa Birliği’nde (AB) yüzde 7,1 seviyesinde gerçekleşerek önceki aya göre değişiklik göstermedi.

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) açıkladığı verilere göre, 19 üyeli Avro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış işsizlik, bu yılın mart ayında şubat ayına göre değişmeyerek yüzde 8,5 oldu. İşsizlik böylece Aralık 2008’den bu yana görülen en düşük seviyede kalmaya devam etti.

28 üyeli AB’de de mart ayında aylık bazda değişmeyen işsizlik yüzde 7,1’le Eylül 2008’den beri görülen en düşük seviyeyi korudu.

AB’de işsiz sayısı martta 17 milyon 481 bin olurken, bunun 13 milyon 824 bini Avro Bölgesi’nde yer aldı. İşsiz sayısı, bir önceki aya göre AB’de 94 bin ve Avro Bölgesi’nde 83 bin azaldı.

İşsiz sayısı, 2017’nin mart ayına göre de AB’de 1 milyon 930 bin ve Avro Bölgesi’nde 1 milyon 414 bin düştü.

Diğer yandan açıklanan veriler ayrıca, ABD’de şubat ayında yüzde 4,1 olan işsizlik oranının martta değişiklik göstermediğini ortaya koydu.

AB’de işsizlik Litvanya ve Estonya hariç tüm ülkelerde azaldı

AB’de mart ayında en düşük işsizlik yüzde 2,2 ile Çekya’da ölçüldü. Çekya’yı yüzde 3,3’le Malta ve yüzde 3,4’le de Almanya izledi. En yüksek işsizlik ise yüzde 20,6 ile Yunanistan (Ocak 2018 verisi), yüzde 16,1’le de İspanya’da ve yüzde 11’le de Hırvatistan’da kaydedildi. Bir yıl öncesine kıyasla mart ayında AB’de işsizlik oranı Litvanya ve Estonya hariç tüm üye ülkelerde geriledi. İşsizlik Litvanya’da değişmezken Estonya’da artış gösterdi.

AB’de genç işsizlik yüzde 15,6

Mart ayında 25 yaş altı genç işsiz sayısı AB’de 3 milyon 500 bin olurken, bunun 2 milyon 449 bini Avro Bölgesi’nde yer aldı. 2017’nin mart ayına göre genç işsiz sayısı, AB’de 409 bin ve Avro Bölgesi’nde 305 bin azaldı.

Genç işsizlik oranı ise AB’de 15,6 ve Avro Bölgesi’nde 17,3 olarak ölçüldü.

Mart ayında en düşük genç işsizliğe sahip ülkeler yüzde 6,1’le Almanya, yüzde 6,8’le Çekya ve yüzde 7 ile Hollanda olarak sıralanırken, en yüksek genç işsizlik yüzde 42,3’le Yunanistan (Ocak 2018 verisi), yüzde 35’le İspanya ve yüzde 31,7 ile de İtalya’da kaydedildi.AA

Grameçli Arnavut Antonio Gramsci

Çok mu sessiz geçiştirildi acaba? Büyük Marksist teorisyen Antonio Grasmci’nin ölüm yıldönümüydü 27 Nisan. Gözlerimiz sosyalizmin bu büyük fedakârı için yazılmış araştırma, analiz, yazı aradı doğrusunu isterseniz. Topu topu kırk altı yıl yaşamış, bu kısacık ömrün 11 yılını hapishanelerde geçirmiş, 27 Nisan 1937’de ölmüş olan bu büyük teorisyen her zaman okunmayı, anılmayı hak ediyor oysa.

İtalya’nın Sardunya bölgesindendir ama aslı Arnavut’tur. Soyadı da oradan gelme zaten, Arnavutluk’ta küçük bir kasabanın adı olan Grameç’ten. Çocukken geçirdiği, ayrıntısı da hâlâ bilinmeyen bir kaza sonucu hafif kambur kalmış biriydi ama küçük bir memur olan babasının zimmetine para geçirdiği için hapse atılmasıyla erken yaşta çalışmak zorunda kalmasına engel olmadı bu durumu. Okulu bırakmasının nedeni de babasının yokluğunda aileye katkıda bulunmak için çalışmak zorunda olmasındandır.

Neden sonra yeniden okula dönüp bitirmiştir. Sosyalist düşüncelerle tanışması iş yaşamının zorluklarına tanık olduğu o proleterlik döneminde olmuştur sanılırsa bu yanılgı olur. Tam tersine, hep hayran olduğu sıkı mı sıkı bir sosyalist olan ağabeyi Gennaro Gramsci’ye ragmen solla, sosyalizmle ilgisi yoktur henüz o yıllarda. Bugün hâlâ İtalya’da bir sorun olarak var olan Kuzey İtalya’nın zenginliği meselesi o dönem de vardır, bu nedenle Kuzey İtalya’ya tüm zenginliği kendisinde topladığı için birçok insan gibi Gramsci de öfkelidir. Yani o dönemler adam akıllı bir Sardunya milliyetçisidir, büyük teorisyen.

Ama yaşam, fiziki olarak da zayıf, bu nedenle de içe kapanık olan genç adamın karşısına kendisi kadar parlak insanlar çıkarmıştır. Torino Üniversitesi sınavına girdiği arkadaşlarından biri, büyük sosyalist devrimci teorisyen Palmiro Togliatti’dir örneğin, ki sonradan dostlukları, yoldaşlıkları bozulacaktır. Torino’daki yaşamında karşılaştığı, muhteşem zekâsıyla da nedenlerini hemen kavradığı sınıfsal çelişkilerin Gramsci’yi sosyalizme itmemesi ne mümkün? 1913’te artık İtalya Sosyalist Partisi’nin bir üyesidir.

Bedeni güçsüz, parasızlık da hep var zaten, çok değil iki yıl sonra üniversiteden ayrılır. Ama o kadar bilgi edinmiştir ki, tarih de, felsefe de Gramsci için artık tüm yaşamında kendisine yetecek, başkalarını da etkileyecek muhteşem bir temel olmuştur. Bu iki alanın üzerine dilbilim çalışmalarını da ekleyin. Ortaya hâlâ hayranlık duyduğumuz, yazdıklarından hep yararlanacağımız muhteşem Gramsci çıkar.

Aşkı Rusya’da buldu
İtalya Komünist Partisi (İKP) 1921’de kurulduğunda başkan yardımcısı olmuştur. Partiyi temsilen ertesi yıl Rusya’a gider. Aşkı bulduğu ülkeye yani. Evlendiği kadın olan viyolonselist Giulia Schucth ile Rusya’da tanışır.

İtalya’da faşizm vardır. Bu koşullarda, 1924’te İKP’nin başkanıdır artık. İtalya’nın yeniden demokrasiye dönmesi için birleşik cephe çağrıları yapar. Parti içi sorunlar da vardır tabii, bunları eleştirdiği bir mektubu Komintern’e iletmesi amacıyla, İKP’nin Moskova temsilcisi olan Togliatti’ye yollar. Mektubu okuyup, içeriğine katılmadığı için Togliatti’nin Komintern’e iletmediği bir mektuptur bu. İki dostun arasını da açan bir mektup tabii.

Faşist Mussolini’ye yönelik bir saldırıyı bahane eden faşist İtalya hükümetinin 1926’da ilan ettiği olağanüstü hal uygulaması sonucu, o sırada milletvekili olan Gramsci de tutuklanır. Mussolini’nin, Gramsci’yi kastederek “yirmi yıl bu beynin işlemesini susturmalıyız” dediğini söylerler. Cümle doğrudur ama Mussolini’ye ait değildir. Tabii ki o da böyle bir niyete sahiptir kuşkusuz ancak bu ünlü cümle, Gramsci’yi yargılayan savcının uğursuz ağzından çıkmıştır. Tek kişilik hücrede hakkında verilen 20 yıl hapis cezasını çekmeye başlar. Zaten bozuk olan sağlığı iyice kötüleşir, üç cezaevi değiştirdikten sonra 1934’te şartlı tahliye edilir. Kısa süre sonra da Roma’da ölür. 46 yaşındayken.
Kısacık bir ömür. Hapisteyken 30’u aşkın defter dolmuştur. Neler yoktur ki bu defterlerde, tarih, felsefe neredeyse her şey. Marksistlerin, işçi sınıfının öncü rolüne vurgu yapmak için kullandığı “hegemonya” kavramına, kavramı sivil topluma dayandırmasıyla faklı bir bakış kazandırmıştır. Büyük bir katkıdır bu. Kapitalizmin sadece şiddetle değil, uzlaşma kültürüyle de egemenliğini koruduğunu söyleyen de Gramsci’dir.

Hapishane Defterleri
Çoğunu okuyabildiğim kitaplarını keşke iyi kavrayabilmiş olsam. Okuduklarım arasında Hapishane Defterleri adıyla yayımlanan kitabı da var. Batı’daki sivil toplum ile Doğu’daki sivil toplum arasındaki farkı bulursunuz bu kitapta. Marx’tan da söz edilir, Lenin’den de. Makyavel’i de okursunuz, Rosa Lüxemburg’u da. Ne zengin kitaptır.

27 Nisan’da hakkında, onu daha iyi anlayanlarca yazılmış yazılar okuyabilseydik ne iyi olurdu. Kırk altı yıllık sıkıntılı bir ömre bir saygı duruşu bizden de gitse fena olmazdı.

Sırtındaki kambur daha iyi bir dünya için yüklendiği her şeyin sembolü gibidir benim açımdan.