İran Dışişleri Bakanı: AB’nin nükleer anlaşma çabası yetersiz

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Avrupa Birliği’nin (AB) nükleer anlaşmanın İran’a getirdiği yararları korumak için yeterince çaba sarf etmediğini söyledi.

İran resmi haber ajansı IRNA’nın haberine göre, Zarif Avrupa Komisyonu’nun İklim ve Enerjiden Sorumlu Üyesi Miguel Arias Canete ile Pazar günü Tahran’da görüştü. Zarif’in Canete’ye, “ABD’nin anlaşmadan çekilmesiyle birlikte anlaşmanın kazanımlarını koruma noktasında İran’ın AB’den beklentileri arttı ve AB’nin anlaşmaya verdiği siyasi destek mevcut durumda yeterli değil” dediği bildirildi.

Zarif’in ayrıca “Avrupalı büyük şirketlerin İran ile işbirliklerini sona erdirdiklerini duyurmaları olasılığı, AB’nin nükleer anlaşmaya bağlılığıyla tutarlılık göstermiyor” dediği aktarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, 8 Mayıs tarihinde ABD’nin İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekildiğini açıklamıştı. ABD’nin yeni Berlin Büyükelçisi Richard Grenell, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “İran’da faaliyet gösteren Alman şirketleri operasyonlarını derhal azaltmalı” demişti.

Avrupa Komisyonu, 1996 yılında kabul edilen Blocking Statute (Engelleme Mevzuatı) adlı yasayı Cuma günü yeniden etkin hale getirmişti. Sözkonusu uygulamayla İran ile ticaret yapan Avrupalı firmaların ABD’nin yaptırımlarından korunması amaçlanıyor.

Avrupalı liderler ve Tahran ABD’nin kararına rağmen anlaşmanın sürdürülmesi taraftarı.

Doğubayazıt’ta askeri aracın geçişi sırasında patlama: 2 asker

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, askeri aracın geçişi sırasında, PKK’lilerce yola döşenen el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 1 asteğmen yaşamını yitirdi, 1 er yaralandı. Ağır yaralanan er de kaldırıldığı Doğubayazıt Devlet Hastanesi’nde doktorların tüm çabasına karşın hayatını kaybetti.

Doğubayazıt ilçe merkezinden görev için İran hudut bölgesine giden askerlerin bulunduğu askeri aracın Ağrı Dağı kırsalından geçişi sırasında patlama meydana geldi.

Yola önceden döşenen el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 1 asteğmen yaşamını yitirdi, 1 er yaralandı. Ağır yaralanan er de kaldırıldığı Doğubayazıt Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

İranlı kadınlar ne yapmak istiyor?

Türkiye’de hükümetin arayıp da bulamadığı bir girişim Fransa’dan geldi.

Fransa’da, aralarında eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, üç eski başbakan, Yahudi ve Hristiyan cemaati temsilcileriyle yazarların da bulunduğu 300 kişinin imzasıyla bir bildiri paylaşıldı. Bildiride Kuran’ı Kerim’de Anti Semitik olduğu iddia edilen bazı ayetlerin çıkarılması isteniyor. Bu saçma bildiri hükümete çok şahane pas verdi.

Ne var ki meselenin Fransa menşeili olması hükümet açısından kötü oldu. Malum Macron dünyada kim var kim yok, hepsiyle arayı iyi tutmayı amaçlayan, detaylara takılmayalım işimize bakalımcı bir lider. Avrupalı pek çok lider Erdoğan ile görüşmeyi tercih etmezken, Erdoğan’ı Elysee’de mart ayı sonunda ağırlayan isim Fransa Cumhurbaşkanı oldu. Bu bildiri Fransa’dan değil de Hollanda’dan gelseydi hükümet muhtemelen meseleyi daha da dallandırıp budaklandırabilir, tepe tepe kullanabilirdi.

Fransa bildirisi konuşulurken İslamcıların asıl atladığı hareket İran’dan geliyor. İran’da kadınlar sosyal medyada “Kuran’ı Kerim yakma” düellosu başlattı. Kadınlar Kuran’ı Kerim’i yaktıkları videoları sosyal medyada #Burning_Quran_Challenge etiketini İngilizce ve Farsça, “چالش_آتش_زدن_قرآن” paylaşıyor. Kadınlar videolarda önce yakmak üzere oldukları kitabı sayfa sayfa kameralara gösteriyorlar, yaktıkları kitabın gerçekten Kuran’ı Kerim olduğunu teşhir ediyorlar. Sonra da kendilerince bu eylemi gerçekleştiriyorlar.

Kutsal Kitabı banyosunda yakan bir kadın “bu hurafelerle dolu bir kitap. Bu kitabı herkes gerçekten okusa ve anlasa İslam Cumhuriyeti bir dakika bile ayakta kalmazdı” diyor. Kuran’ı devrim öncesi döneme ait İran sanat müziği eşliğinde yakan bir kişiye ait video var. Bazı kadınlar bu eylemi yaparken yüzlerini göstermekten de çekinmiyor. Sarışın bir İranlı kadın paylaştığı videoda, “Bu Kuran’ı yakıyorum çünkü beni 20 yıl boyunca kandırdılar ve bu kitabı bana zorla kabul ettirdiler. Bu eylemi daha iyi bir İran için ve gelecek nesillerin baskı altında olmaması için yapıyorum” diyor. Bir başka kadın “hurafeler yakılmalı artık 21. yüzyıldayız” diyor.

Bir avuç kadının Kuran’ı Kerim’i yakmasıyla dünya değişmeyecek, İran’da rejim falan düşmeyecek. Hatta muhtemelen rejim toplum üzerindeki baskıyı arttırmak için bu videoları kullanacak. Rejimi en katı haliyle uygulamak isteyen muhafazakarlar, “Bakın ılımlı Ruhani iktidara geldi özgürlüklerden bahsetti, dinsizlik, fitne, islam düşmanlığı aldı yürüdü” diyecekler. Sopayı şiddeti savunacaklar. Fakat bu da öte yandan, gördükleri baskıdan dolayı İslam’dan nefret etmiş kadınlara İslamı sevdirmeyecek, fikirlerini değiştirmeyecek. Sopayla, silah zoruyla, hapis tehdidiyle hiç bir rejim kimseye bir şeyi sevdiremez. Ancak bir süreliğine susturabilir.

Ancak baskıcı rejimlerin bir açmazı da bu. Halk üzerine sürekli uygulanan korku, bir zaman sonra olağan hale geliyor ve korku yıldırıcı olmaktan çıkıyor. İran İslam Cumhuriyeti’nde Kuran’ı Kerim yakma eylemi gerçekleştirirken yüzünü göstermekten çekinmeyen kadın korkunun yıldırıcılığının kırılma anının simgesi adeta mesela.

Velhasılı kelam, sopayla, korkuyla, tehditle kimseye bir şeyi sevdiremezsiniz, sevdirmek istediğiniz şey, size göre dünyanın en temiz mesajı, en ulu ülküsü, en şerefli amacı olsa da.

Müzik Köyü, dünya müziği için Fethiye’ye davet ediyor

Bu yıl dördüncü kez düzenlenecek olan Müzik Köyü’nün 2018 yaz etkinlik programı açıklandı.

Müzik Köyü bu yıl, 30 Temmuz – 4 Ağustos ve 7-12 Ağustos tarihlerinde, iki periyot şeklinde gerçekleştirilecek. Anadolu’dan ve farklı ülkelerden bir çok müzisyen ve müzikseverin bir araya geleceği Müzik Köyü 2018’de atölye, seminer, söyleşi ve konserler düzenlenecek.

Anadolu’nun farklı bölgelerinde kaybolmaya yüz tutmuş müzik geleneklerine dair yaptıkları çalışmalarla bilinen Müzik Köyü Ekibi, 2015’ ten bu yana düzenledikleri atölyeler, seminerler ve konserler aracılığıyla Anadolu ve dünyanın dört bir köşesindeki geleneksel müzikleri ve müzisyenleri, müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği taşıyan Müzik Köyü’nde , geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da pek çok ilk gerçekleşecek.

Müzik Köyü 2018, Fethiye’ ye bağlı, dünyaca ünlü Kayaköy’de, ayrı ayrı programlanmış iki haftadan oluşuyor ve bu seneki etkinliklerde Türkiye’nin yanı sıra, İran, Yunanistan ve İspanya, Fransa, Ermenistan ve Almanya’dan sanatçılar yer alacak.

muzik-koyu-dunya-muzigi-icin-fethiye-ye-davet-ediyor-460361-1.

MÜZİK KÖYÜ 2018 PROGRAMINA KATILACAK SANATÇILAR:

30 Temmuz-4 Ağustos 2018 (1.PERİYOT)

Kemal Dinç, Kourosh Ghazvineh, Erdem Şimşek, Arslan Hazreti, Doç. Dr. Özgü Bulut, Efren Lopez Sanz, Ali Tekbaş, Doç. Dr. Cenk Güray, Ali Fuat Aydın, İsmet Kavanozlar, Yusuf İhsan Bodur, Sami Hosseini, Osman Kırca, Merih Aşkın, Veka Aler, Osama Badawe, Mehmet Günay Eser,

7-12 Ağustos 2018(2.PERİYOT)

Ahmet Aslan, Arslan Hazreti, Reza Samani, Birol Topaloğlu, Eleonore Fournaiu, Sami Hosseini, Ozan Baysal, Doç. Dr.Özgü Bulut, Giorgos Psaltis, Taxiarchis Georgulis, Selim Özyol, Salih Korkut Peker, Ulaş Özdemir, Salih Nazım Peker, Sevana Tchakerian, Mehmet Günay Eser, Osman Kırca, Yusuf İhsan Bodur, Gülay Diri.

Ayrıntılı bilgi için: www.muzikkoyu.net

ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı: İran, terörün en büyük destekçisi

Mike Pompeo, Adil El Cubeyr ile düzenlediği ortak basın toplantısında, İran için “terörün en büyük destekçisi” nitelemesini yaptı ve Washington’un teröre karşı mücadelede Suudi Arabistan’ın yanında yer almaya hazır olduğunu vurguladı.

Al Arabiya İngilizce’ye göre, İran’ı, Yemen’deki Husilere silah sağlayarak bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçlayan Pompeo, nükleer antlaşmanın, Yemen’de milisleri eğitip silahlandıran İran’ın davranışlarını değiştirmediği eleştirisinde bulundu.

Mike Pompeo ayrıca Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen ve planlanan reformaları, “Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 ile başardıkları bize ilham veriyor” sözleriyle övdü.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr ise, İran’a daha fazla yaptırım uygulanması gereğini vurguladı ve İran’ın ihalleri ve desteklediği Husilerin Yemen’den Suudi Arabistan’a fırlattıkları füzelere işaret etti.

TRUMP’IN İRAN POLİTİKASINA TAM DESTEK

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasına tam destek veren El Cubeyr, “Trump’ın İran politikasını, özellikle nükleer anlaşmaya ilişkin politikasını destekliyoruz” dedi.

Cuma günü Brüksel’de NATO Dışişleri Bakanları toplantısına katıldıktan sonra dün Riyad’a giderek Ortadoğu gezisine başlayan Mike Pompeo, İsrail ve Ürdün’ü de ziyaret edecek.

(ANKA)

Rusya, Türkiye ve İran’dan ortak Suriye deklarasyonu

Rusya, Türkiye ve İran Dışişleri Bakanları Moskova’da bir araya geldi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da Mevlüt Çavuşoğlu ve Cevad Zarif’le yaptıkları görüşmenin sonunda Suriye kriziyle ilgili ortak deklarasyon kabul ettiklerini açıkladı. Lavrov, Çavuşoğlu’yla yaptıkları görüşmede istihbarat değişimi yapılması konusunda mutabakat sağladıklarını belirtti.

Görüşmenin sonunda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Lavrov, “Bugünkü görüşmemizin sonuçlarının yer aldığı bir ortak deklarasyon kabul ettik. Her halükarda BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı Kararı ve Soçi’de Suriye Ulusal Diyalog Konseyi’nin tavsiyeleri doğrultusunda siyasi çözümün alternatifsizliğine sıkı bağlılığımızı koruyoruz” dedi.

‘Muhalefetin talebi yıkıcı’
Lavrov’a göre Rusya, Türkiye ve İran, Suriye muhalefetinin Cenevre müzakerelerinin ön koşulu olarak Şam’da iktidar değişikliği talebini yıkıcı bulduğunu belirtti.

Lavrov, ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye yönelik emperyalist müdahaleyi ve Türkiye’nin desteklediği füze saldırısını anımsatarak şöyle konuştu:

“Biz sizlerle birlikte inşa ederken diğer meslektaşlarımız ise uluslararası hukuk ihlallerinde bulunmaktan kaçınmadan ortak yapıcı çabaların sonuçlarını ortadan kaldırma girişiminde bulunuyor. 14 Nisan’daki saldırı da bu girişimlerden biri. Zira bu saldırı, sadece ülkedeki ve uluslararası arenadaki durumu etkilemedi, barışçıl çözüm yolunda ilerleme perspektifine de zarar verdi.”

Çavuşoğlu ise “Astana sürecinin garantör ülkelerinin dışişleri bakanları arasındaki düzenli görüşmeler sayesinde, Suriye’de çözüm konusunda ciddi bir ilerleme kaydettik. Bugünkü görüşmemiz de, Suriye’de çözüm için gelecekte atılacak adımlar açısından önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

İran Rusya ya 9 ton uranyum gönderiyor

Batılı ülkelerle imzalanan nükleer anlaşma nedeniyle İran, elindeki uranyum stokunu 300 kilograma indirmek zorunda. Yarı resmi haber ajansı IRNA‘ya konuşan İranlı yetkili anlaşmayla hedeflenen rakama ulaşmak için 9 ton zenginleştirilmiş uranyumun önümüzdeki günlerde Rusya‘ya ihraç edileceğini söyledi. Tahran uranyum zenginleştirmede kullanılacak santifrüj sayısını anlaşmayla üçte iki oranında azaltmayı da kabul etmişti.

İran ın açıklamalarını hayretle karşıladık

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü’nün Türkiye’nin bölgesel politikaları bağlamında dile getirdiği hususlar ve bazı İran haber ajansları ile İranlı yetkililerin, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın beyanatıyla ilgili kullandıkları ifadelerin “hayretle karşılandığını” bildirdi.

Bilgiç, konuya ilişkin soruya cevabında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yle zamanında yaptığı telefon görüşmesinde dile getirdiği hususların, sadece kayıtlarda olmadığını, İran makamları tarafından da bilindiğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğünün Türkiye’nin bölgesel politikaları bağlamında dile getirdiği hususlar ve bazı İran haber ajansları ile İranlı yetkililerin, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beyanatıyla ilgili kullandıkları ifadelerin “hayretle karşılandığını” belirten Bilgiç, şunları kaydetti:

“Bu itibarla, söz konusu görüşmeyi yapılmamış saymak veya içeriğini çarpıtmaya gayret etmek, sadece gayriahlaki olmakla kalmayıp, gerçekleri komşu İran halkından saklamak anlamına da gelmektedir. Türkiye bölgesinde mevcut sorunların barışçı yollardan çözümüne yönelik ilkeli ve uluslararası çabalarla uyumlu politikalar izlemekteyken ve sorunun insani boyutuna yönelik olarak uluslararası toplumun çabalarının çok ötesinde imkanlarını seferber etmişken, halkına karşı devlet terörü yapan eli kanlı Şam rejimiyle işbirliği içinde krizin tırmanmasına yol açan devletlerin, ülkemize terörizmle ilgili ithamlarda bulunmalarının ciddiye alınacak bir yönü bulunmamaktadır”. (AA)