Erkan Baş, HDP’den adaylığını açıkladı

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kurucu Meclis Üyesi Erkan Baş, HDP’den milletvekili adayı olduğunu duyurdu.

Twitter hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan Baş, şunları söyledi:

“HDP’den öneri geldi. Arkadaşlarım, dostlarım, yoldaşlarım destekledi, Partim görev verdi. Hazırız. #SözKardeşim , İşçilerin, gençlerin, devrimcilerin, sosyalizmin sesini meclise taşıyacak; düzenin çarkına çomak sokacağız.”

HDP’den öneri geldi.
Arkadaşlarım, dostlarım, yoldaşlarım destekledi, Partim görev verdi.
Hazırız.#SözKardeşim ,
İşçilerin, gençlerin, devrimcilerin, sosyalizmin sesini meclise taşıyacak; düzenin çarkına çomak sokacağız.

— Erkan BAŞ (@erkbas) May 20, 2018

HDP’de bayrak değişimi: Vekillerin dörtte biriyle yola devam

HDP, 24 Haziran için milletvekili aday listesini büyük ölçüde tamamladı. Üç milletvekilini devamsızlık, sekizini ise kesinleşen hapis cezaları nedeniyle kaybeden HDP, önümüzdeki dönemde yeni yüzlerle TBMM’de olmayı planlıyor.

‘Üç dönem’ esniyor

Bu kapsamda 1 Kasım’da seçilen milletvekillerinin büyük bir bölümünün yeniden aday gösterilmeyeceği belirtilirken mevcut vekillerden 10 ismin listelerde yer alacağının kesinleştiği öğrenildi.

Parti Tüzüğünde “üç dönem üst üste milletvekili olunamaz” kuralının 1 Kasım’da olduğu gibi bu dönem de esnetileceği öğrenildi. Eş Genel Başkan Pervin Buldan ile birlikte milletvekilleri Alican Önlü, Berdan Öztürk, Hişyar Özsoy, Mahmut Toğrul, Nimetullah Erdoğmuş, Nihat Akdoğan, Hüda Kaya, Ayhan Bilgen ve Mithat Sancar’ın yeniden adaylığına kesin gözüyle bakılıyor.

Önder, Botan belirsiz

1 Kasım’da Ankara’dan milletvekili olarak seçilen Sırrı Süreyya Önder’in yeniden aday olmak istemediği ancak ikna çabalarının sürdüğü öğrenildi. Partiden edinilen bilgilere göre Önder’e İstanbul birinci bölgeden milletvekilliği adaylığı önerildi. Durumu netleşmeyen bir diğer isim Van Milletvekili Lezgin Botan oldu. Botan’ın aldığı 18 yıllık hapis cezası adaylığı önündeki tek engel olarak gösteriliyor. Milletvekilleri Aycan İrmez ve Leyla Birlik’in durumları da belirsizliğini koruyor.

7 Haziran’daki isimler

HDP’de 7 Haziran’da TBMM’ye giren ancak 1 Kasım seçimlerinde yeniden milletvekili olamayan bazı isimlerin adaylığı da kesinleşti. Bu kapsamda Eş Genel Başkan Sezai Temelli’nin yanı sıra Yurdusev Özsökmenler, Saruhan Oluç, Rıdvan Turan, Ali Kenanoğulları ve Turgut Öker aday gösterilecek. Eski Milletvekili Sırrı Sakık’ın da memleketi Muş’tan aday olacağı bildirildi. HDP’nin Diyarbakır birinci sıra adayının ise DTK Eş Sözcüsü Leyla Güven olacağı ifade edildi.

HDP’de mevcut milletvekilleri Dengir Mir Mehmet Fırat, Celal Doğan ve devamsızlık nedeniyle milletvekilliği sona eren Leyla Zana, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek başvuruda bulunmazken yurt dışında olan Faysal Sarıyıldız ile Tuğba Hezer de aday olamadı. Altan Tan’ın ise Saadet Partisi’nden aday gösterileceği konuşuluyor.

HDP’de Grup Başkanvekilliği yapmış isimlerden Filiz Kerestecioğlu’nun da yeniden adaylık başvurusunda bulunmadığı ifade edildi.

Yeni isimler

26’ncı dönemde vekillerin yıpratıldığı ve “kan değişimine ihtiyaç olduğu” ifade edilen HDP’de, gazeteci Ahmet Şık’ın yanı sıra aktivist Veli Saçılık’ın aday listelerinde yer alabileceği belirtildi. Eski İnsan Hakları Derneği Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şubesi Başkanı Raci Bilici’nin ve Doktor Selçuk Mızraklı’nın da Diyarbakır’dan aday gösterilmesi bekleniyor.

Halkevlerinin önceki dönem Genel Başkanlığını yapan Oya Ersoy ve SYKP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da listelere bileşenlerden dahil olacak. Sanatçı Ferhat Tunç’un da İstanbul’dan başvuruda bulunduğu ve kesin listeye dahil edileceği bildirildi.

Bileşenlerinden de milletvekili adaylarını belirleyen HDP, bu kapsamda Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcülerine listelerinde yer verdi. HDK Eş Sözcülerinden Onur Hamzaoğlu İzmit’ten, Gülistan Koçyiğit ise İstanbul’dan aday gösterilecek.

AYM’den ‘Baluken’ kararı: Milletvekilleri tutuklanabilir

HÜSEYİN ŞİMŞEK / [email protected]
@simsekhuseyinn

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken’in tutukluluğu hakkında Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru “kabul edilemez” bulundu.

Milletvekili iken tutuklanarak “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının” ve “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının” ihlal edildiğini ifade eden İdris Baluken, AYM’ye başvurarak tahliyesinin önünün açılmasını istedi. Baluken başvurusunda, tutuklanmasına gerekçe gösterilen ifadelerin siyasi faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Demirtaş ve Yıldırım kararına atıf

Baluken’in başvurusu inceleyen AYM raportörü, HDP’li Selahattin Demirtaş ve Gülser Yıldırım hakkındaki kararlara atıfta bulundu. Raportör, HDP’li iki milletvekilinin de tutuklanmalarının ardından AYM’ye başvurduğunu ve onlar hakkında, “Milletvekillerinin tutuklanmayacağına ilişkin anayasal bir kural yok” tespitinin yapıldığını hatırlattı.

‘Mahkemeye gitmedin’

Suç işlediği iddiasıyla gözaltına alınan ve daha sonra mahkeme kararıyla tutuklanan Baluken’in, “tutuklama uygulamasının hukuka aykırı olduğu” iddiasını da değerlendiren raportör, “AYM’ye gelmeden önceki hukuk yollarının tümünün tüketilmediği için” başvurunun kabul edilmemesi gerektiğini savundu.

‘Vaktim olmadı’

Gözaltına alınışının hukuki olmaması konusunda AYM’den önce yerel mahkemelere “zamanında” başvurmadığı ifade edilen Baluken ise buna karşılık, gece yarısı Ankara’da gözaltına alınıp hava yoluyla Bingöl’e getirildiğini ve sorgu işlemleri yapılarak tutuklandığını, ardından yine hava yoluyla Kandıra Ceza İnfaz Kurumuna götürüldüğünü, bu nedenle kanuni itiraz imkânlarından yararlanamadığını söyledi.

‘Huzur içinde yaşam için’

Adalet Bakanlığı, mahkemeye sunduğu yazıda, Baluken’in tutuklanmasının hukuka aykırı olmadığını ve seçme ve seçilme hakkının ihlal edilmediğini iddia etti. Yüksek Mahkeme’ye gönderilen değerlendirmede, Baluken’in kendisini destekleyen belirli bir halk kesimi üzerinde etkinliğinin bulunması dikkate alındığında, tutuklamanın toplumun korunması, huzur içinde yaşamın devamı ve şiddetin önlenmesi için demokratik toplum bakımından gerekli ve orantılı olduğu öne sürüldü.

Baluken’in başvurusunu, raportörün görüşünü ve Adalet Bakanlığı’nın değerlendirmelerini inceleyen AYM üyeleri, oybirliği ile aldığı kararla, “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının” ve “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlali” yönündeki başvuruyu “kabul edilemez” buldu.

Figen Yüksekdağ’ın tahliye talebine ret

HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın, ‘terör örgütü yöneticiliği’ suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Yüksekdağ, iddianameye eklenen yeni fezlekeleri inceleme fırsatı bulamadığı gerekçesiyle suçlamalar yönünden savunma yapmadı. Mahkeme, Yüksedağ’ın tahliye talebini reddederek, tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.

Figen Yüksekdağ, hakkında hazırlanan fezlekelerin bir araya getirilerek, ‘terör örgütü yöneticiliği’, ‘terör örgütü propagandası yapmak’, ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet’, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamalarıyla yargılandığı davanın 5’inci duruşması, Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki salonda görülen duruşmaya, Figen Yüksekdağ’ın yanı sıra, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile bazı HDP’li milletvekilleri katıldı. Duruşmayı takip etmek için, Sincan’a gelen yabancı heyetler ise mahkeme salonuna alınmadı.

SUÇLAMALAR HAKKINDA SAVUNMA YAPMADI

Mahkeme Başkanı Sabahattin Sarıdoğan, Ağrı ve Van’da aynı suçlardan açılan davaların, bu dosya ile birleştirildiğini açıklayarak, Yüksekdağ’a savunma yapması için söz verdi. Yüksekdağ ise iddianame ile birleştirilen dosyaların kendisine dün tebliğ edildiğini, bu dosyaları inceledikten sonra detaylı savunma yapacağını söyledi. Şu aşamada suçlamalarla ilgili savunma yapmayacağını belirten Yüksekdağ, yargılama ve usul konusunda konuşmak istediğini belirterek, “Bizler siyasetçiyiz. 1,5 yıldır hiçbir somut delil olmadan tutuklu yargılanıyorum. Bu süre içerisinde Anayasa ihlal edilerek milletvekilliğim düşürüldü. Kesinleşmiş cezalar verildi. Sadece ben değil birçok arkadaşımız aynı şeyleri yaşıyor. İddianamedeki suçlamalara neden olan konuşmalarım soruşturmayı yürüten savcı tarafından kriminalize edilerek eklenmiş. Biz konuşmalarımızda siyasetçi olmanın vermiş olduğu sorumluluğu yerine getirdik. Bunların suçlama konusu olması söz konusu bile olmamalı” dedi.

‘BİZİ HAPİSHANE DUVARLARIYLA TUTSAK EDEMEYECEKLER’

İktidarın baskısı ile yargı tarafından tuksak edildiklerini ileri süren Yüksekdağ, “Bütün bunlara rağmen bizleri susturabildiler mi? Amaçları bizleri pasifize etmekti. Ama başaramadılar. Bakın yine arkadaşımız Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı adayımız oldu. Biz nerede olursak olalım, halka kaşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz. Bizi o hapishane duvarlarıyla tutsak edemeyecekler” dedi.

‘BARAJI TARİHE GÖMECEĞİZ’

Konuşmasının büyük bir bölümünü de 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ayıran Yüksekdağ, sırf kendileri için uygulanan yüzde 10 barajını aşacaklarını ve barajı tarihe gömeceklerini iddia etti. Konuşmasında, “Bir memlekette siyasetçi tutsaksa o ülkede secimler özgür olamaz” diyen Yüksekdağ, tahliyesini talep etti. Avukatların da tahliye taleplerinin ardından kararını veren mahkeme heyeti, ‘savunmanın tamamlanmamış olması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı’ gerekçesiyle Yüksekdağ’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Duruşma, 6 Temmuz 2018’e ertelendi.DHA

Parlamenter sistem sona erdi: Eski sisteme veda

HÜSEYİN ŞİMŞEK

AKP ve MHP’nin kurduğu Cumhur İttifakı’nın aldığı seçim kararının ardından TBMM, önceki gün parlamenter demokrasi düzenine “şimdilik” veda etti. Seçim sonuçlarının kesinleşmesinden üç gün sonra yeni rejimin ilk toplantısı için toplanacak olan TBMM’nin 4 Kasım 2016’da başlayan 26’ncı Yasama Dönemi’nin son günü, kürsüde açılan oruç, CHP’nin İsrail ile Mavi Marmara Anlaşmasının iptali yönündeki önergesinin reddedilmesi ve çeşitli tartışmalarla tarihe geçti.

CHP’nin İsrail’in yaptığı katliama tepki için verdiği önergeyi değerlendiren AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise bu duruma, “Devletler ‘canı sıkıldığında’ anlaşma iptal edilmez” yanıtını verdi. Elitaş’ın bu sözleri muhalefetin büyük tepkisini çekti.

Kürsüden oruç açtı
Son günde Elitaş’ın oruç şovu da yaşandı. Elitaş, orucunu Genel Kurul Kürsüsü’nden içtiği suyla milyonların gözü önünde açmayı tercih etti.

Partisi adına son Genel Kurul’da konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Meclis’in yetkilerinin elinden alındığı bir sürece girildiğini hatırlatarak, AKP’ye şöyle seslendi: “Muhalefete sormadan İçtüzük yaptınız, size sormadan İçtüzük yapmayacağız. Muhalefetin bileğini bükerek Anayasa değiştirdiniz, asla böyle bir şey yapmayacağız. Siz bu Meclis’ te Erdoğan’a Anayasa yaptınız, biz geldiğimizde her doğana Anayasa yapacağız.”

‘Huzuru getiremedik’
HDP’nin Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan ise 26’ncı Yasama Dönemi milletvekilleri olarak Türkiye’ye huzuru ve refahı getiremediklerini söyledi.

Muhalefet yok sayıldı
Meclis Başkanlığı Denetim Bürosu’nun istatistikleri ise TBMM’nin 26’ncı dönemde yeni dönem uygulamaya konmadan, fiili olarak işlevini yitirdiğini gözler önüne serdi. Buna göre, toplam bin 607 sözlü soru önergesi verilirken bunların yalnızca 568’i cevaplandırıldı. Verilere göre ayrıca, iktidar üyelerinin yanıtlaması istemiyle iki yılda 28 bin 704 yazılı soru önergesi verildi. 22 bin 252 önerge CHP’liler, 4 bin 568 önerge HDP’liler, bin 647 önerge MHP’liler ve 61 önerge İYİ Parti’liler tarafından verildi. Bu önergelerin 2 bin 993’ü yanıtlanırken, 14 bin 258’i yanıtsız bırakıldı. İktidar, muhalefetin verdiği 5 bin 528 araştırma önergesinin tümüne yakınını da reddetti. Az sayıda komisyon kuruldu.

Cezaevindeki adayı seçmen temsil edecek: ‘Hepimiz Demirtaş’ız’

HÜSEYİN ŞİMŞEK [email protected] @simsekhuseyinn

HDP’de Cumhurbaşkanı Adayı olarak açıklanan Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmemesi durumunda izlenecek propaganda yönteminin ana çizgileri belirlendi.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik Anayasa değişikliği teklifinin TBMM’de kabul edilmesinin ardından 4 Kasım 2016’da tutuklanarak Edirne Cezaevi’ne gönderilen HDP eski Eş Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, kısa ve gündemdeki gelişmeleri vurgulayan mesajlarla seçmenine seslenecek. Cumhurbaşkanı adaylarının serbest bırakılmaması durumunda ise parti yönetimi mitinglerde Demirtaş maskelerini seçmenlere dağıtacak.

Eş zamanlı mitingler
Edirne’den ve Kars’tan aynı anda Eş Genel Başkanlar Sezai Temelli ve Pervin Buldan’ın yapacağı mitinglerle seçim çalışmalarına başlamayı planlayan HDP’de seçmenlere dağıtılan maskelerin miting alanında takılmasıyla, “Hepimiz Demirtaş’ız” mesajı verilecek.

Paylaşımlar başladı
Avukatları aracılığıyla YSK’ye ve tutuklu yargılandığı mahkemeye tahliye talebinde bulunan Demirtaş’ta ve HDP’de tahliye beklentisinin düşük olduğu ve bu nedenle propaganda usullerinin netleştirildiği öğrenildi. CHP, Saadet Partisi ve İYİ Parti’den “tahliye edilmesi gerekiyor” yönünde açıklamalar yapılan Demirtaş, eski fotoğraflarının kullanılacağı mesajlarıyla sosyal medyadan seçmenine seslenmeye başladı.
Önceki gece, “Demirtaş’a Özgürlük Çünkü” ifadeleriyle paylaşılan mesajlarda, “Demokrasiye Acil Geçiş Programını hayata geçireceğiz”, “Evrensel hukuk ve insan hakları anlayışıyla güvence altına alınmış kuvvetler ayrılığından taviz vermeyeceğiz”, “İnançlara, yaşam tarzlarına, siyasi ve felsefi görüşlere eşit mesafede duracağız” ifadeleri yer aldı.

Mitinglerde kısa mesajlar
HDP’nin resmi sosyal medya hesaplarından da paylaşılan mesajlarla birlikte Demirtaş, mitingler için de mesaj hazırlamaya başladı. Edinilen bilgilere göre, her miting için Demirtaş, ortalama beş cümleyi geçmeyecek mesajları seçmenine gönderecek ve bu mesajlar Eş Genel Başkanlar tarafından okunacak.

Mesajların yanı sıra Demirtaş’ın fotoğraflarının da yer aldığı kartlar bastırılarak dağıtılacak.

Kürt ittifakı rafa kalktı
Öte yandan Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), Azadi Hareketi, Kürdistan Özgürlük Hareketi (PAK), Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-T) ve Kürdistan Demokratlar Platformu’nun (KDP) 24 Haziran için aldığı ittifak kararının ardından HDP ile anlaşılamadığı açıklandı.

***

Malvarlığını açıkladı

Tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, Twitter’dan mal varlığını ve diplomasını paylaştı. Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin adaylara yaptığı mal varlıklarını açıklama çağrısının kendisine de ulaştığını söyleyen Demirtaş, şu açıklamayı yaptı; “Mal varlığımı açıklıyorum: 300 bin TL değerinde bir konut, 55 bin TL değerinde, 2013 model bir otomobil. Yüzlerce kitap, binlerce mektup. Ve bir diploma.”

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce de mal varlığını Hakkâri’de yaptığı mitingde paylaşmıştı.

***

‘Çalışmalarım dolayısıyla gelemiyorum’

Demirtaş’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davaya devam edildi. Bakırköy Adalet Sarayı’nda bulunan 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunmasını tam olarak hazırlayamadığını belirten Demirtaş, seçim çalışmalarını da gerekçe göstererek duruşmaya gelmedi. Duruşma Demirtaş’ın savunmasının alınması için ertelendi.

‘Altan Tan, Saadet Partisi’nden aday olacak’

Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, Cumhuriyet’e konuştu.

Karamollaoğlu, gazeteye yaptığı açıklamalarda, seçim listelerde sürpriz isimler olacak mı sorusuna, “Listede sürpriz bir iki isim olabilir. Bizim işimiz zor. Hem bize uyacak, hem de kamuoyunun biraz alakasını çekecek insanlar” yanıtını verdi.

HDP’den aday olmayan Altan Tan ile ilgili olarak da Karamollaoğlu, “Aday olacak herhalde. Bizim eski dönemde genel idare kurulu üyeliğimizi yaptı” dedi.

ALTAN TAN’DAN AÇIKLAMA

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, iddiaya ilişkin “Adaylık teklifinde bulundular, değerlendiriyoruz” açıklaması yaptı.

Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu bugün Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada Altan Tan’ın kendi listelerinden seçime girebileceğinin işaretini vermişti.

“Teklifi değerlendiriyorum”

Gazete Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre, HDP’den tekrar milletvekili adayı olmayacağını açıklayan Altan Tan, Saadet Partisi’nden aday gösterileceği iddialarına ilişkin şunları söyledi: “Saadet Partisi dindar, muhafazakar Kürtlerin bazılarına adaylık teklifinde bulundu. Bana da adaylık teklifinde bulundular. Bu teklifi değerlendiriyoruz. Ama daha son nokta konulmuş değil. Diğer arkadaşlarımızla birlikte bunu değerlendiriyoruz.

Şeriatçı Dayılar

İki dayı… Biri geçen haftanın mevzuu. Şirinler köyünün muhtarına benzediği doğru. Takkesi, cüppesi, terlikleri… ‘Kürtaj’ yapıyor. Bir canda, yandaşlığı, kabullenmişliği, muhbir vatandaş konseptini, içi boş tevekkülü görmek mümkün. Bir çözmecenin parçası gibiler. ‘Şirinler köyü muhtarını’, fenomenliği biraz daha eski bir dayı tamamlıyor. “Gazetelerin yazdığına inanmayın” diyor. “Ama resmi gazete bu…” “Olsun yine de inanmayın…” Canını verir, oyunu bildiğine vermekten geri durmaz.

•••

Sempatik olduklarını söylenemez. Hatta antipatikler. Şeriatçı dayılar üzerinden bir tartışma. Yenisi daha ön planda; ‘kürtaj yapan’… “Amcayı rahat bırakın, söylemlerini medyadan almış, duyguları istismar edilmiş birini hedef almak yanlış.” Kısmen doğru; ama Türk tipi liberal mantık kurgusunda eksikler var. Çünkü ‘şeriatçı dayılar’, bir neden midir yoksa sonuç mu kısmı tartışılır.

•••

‘Yeni dayı’dan hareketle… Neyi anlatıyor? Çok fazla şeyi… Basit değil yani. Dayı; romantik bir tartışmanın eskizi gibi; Devrim köyden mi başlamalı kentten mi? Dayı, 12 Eylül’ün toplumu nasıl silindir gibi ezdiğinin göstergesi. Dayı sendikalara kilit, fabrikalarda, iş yaşamında koca bir sınıfın örgütsüzleştirilmesi demek. Ranta dayalı özendirme, kolay yoldan köşe dönme, olmadı tevekküle yatay geçiş! Hak mücadelesinin din, toplum ahlakının televizyonla doldurulmasının nobran bir dışa vurumu.

•••

Dayı; hem rüzgar ekip fırtına biçmekle ortaya çıkan bir model, hem yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar tartışması. Binlerce yıllık geleneğin üzerine dökülen, ‘din elden gidiyor’ sosu. Dayı; ‘Zübük’ün mikrofonu, sloganı, oy deposu, her şeyi…

•••

Basit değil… Şeriatçı dayılar; seksenlerin ilk yarısında siyasetten elini ayağını çekip tavernanın ön masasından yer kapan, ikinci yarısında karısını gösteriş olsun diye kapatan küçük demir tüccarı. Apolitizmin nasıl olup da İslamlaşan siyasete döndüğünün yalın anlatımı. Dayı; Twitter’da ‘hayırlı cumalar’ mesajı. Kafa tokuşturma klişesi, “Allaha emanet ol” lafzı, dükkana asılan; “Cuma’ya gittim gelcem” yazısı.

•••

Bu yüzden dayıları rahat bırakmak değil, yüzleşmek zübüklerle beraber anlamlandırmak şart. ‘Kürtaj dayısı’ da, ‘gazeteler yalan yazıyor dayısı’ da bir yandan bugünün meselesi. Evet doğru; her ikisi de duyguları istismar edilen, medya ile uyutulan toplumun yüzleri. Toplum AKP ile mi bu hale geldi sorusu ise tartışmaya değer. Madımak, Maraş, Çorum, 6-7 Eylül utancı… Ama az ama çok her toplumun kötülük mayası vardır. Kötülük, hamur gibi yoğrulur, bir çatlak bulursadışarı kolay sızar. Kuralları yerle bir eden, ahlakı kendine yontan 16 yıllık iktidarın derinleştirdiği çatlaktır bu.

•••

Kötüdür ya da iyidir demek elbette doğru değil. Yargısız infazdır. Bir tanım koymamakla birlikte; asla düşündüğünden zerre taviz vermeyen, yandaşlığı, muhbirliği, güce tapınmayı bünyelerinde barındıran o dayılar enine boyuna, çatlağın derinliğidir. Ama dayılar mevzuu bir tarafıyla sanıldığından daha eskidir. Onlar; kapatılan köy enstitüleridir..

•••

Vallahi onlar, sosyal demokratın, solun kafa karışıklığıdır bir yanlarıyla. ‘Terliksi dayı’ CHP’de, çarşaflı kadına takılan göstermelik rozet, ‘yalan yazıyor dayısı’, HDP’de Altan Tan tartışmasıdır. Her ikisi de tavlanın altı kapısıdır. “53 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın hemen ardından yapılan seçimden sonra nasıl oldu da AKP’ye yüzde 65 oy çıktı?” sorusudur.

•••

Üstten bakmacı, alttan anlamacı, yandan kakmacı derin derin laflar bir yana… Dayılar bizim perişan çaresizliğimizdir.

Dayılar; ne ah zavallılar meselesidir, ne de Şükrü Erbaş’ın ‘Köylüleri niçin öldürmeliyiz’ şiridir. Gerçekçi bir bakıştır.

Dayılar zaman yok endişesi, elimizden geleni yapmalıyız kaygısıdır. Zübükle imtihanımız, toplumun istismarıdır.

•••

Kuran sallayarak oy istemek ‘suretiylen’ ruhu, okullara cihat dersleri sokup, üniversiteleri bölerek geleceği çalınan Türkiye’de, yarın vah zevallı dayıları değil, eli silahlı Pakistan modeli geneleri tartışacağız.

Dayı geliyor, dayı gidiyor…

Dayılara ne acımalı, ne de şirdeki gibi öldürmeliyiz. Artık onlara hayat veren rüzgarı durdurmalıyız. Basit bir tartışma değil, derin bir meseledir bu.

Kulis: ‘Gül aday olursa, ikinci turda AKP’lilerden çözülecek

Milli Gazete yazarı Ahmet Yavuz, AKP içerisindeki bir milletvelinin sözlerini aktardı. Buna göre milletvekili, muhalefetin ilk turda ortak aday göstermemesi gerektiğini bildirerek, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün aday olması durumunda ise sonucun “çok farklı” olacağını söyledi. Yavuz’un yazısında göre Gül’ün ikinci tura kalması durumunda AKP’li seçmen ve partililer içinde çözülecek çok kişi olacağı iddia edildi.

Yavuz’un “İçerideki muhalif vekilin analizi” başlığıyla (10 Nisan 2018) yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Ben muhalefetin yerinde olsam ilk turda ortak aday göstermem. Bu durumda ilk turda CHP adayı 25, HDP 10, İYİ Parti 10 ve mesela platformun adayı Gül olursa sonuç daha da farklı olabilir. İkinci tura kalırsa da, burada çözülecek çok kişi var!” Şok halimi belli etmemeye çalıştım ama… “İnşallah böyle yapmazlar!” diye ekledi.

Bu analizi, önemli bir iktidar vekilinden bizzat duyunca şok olmamak mümkün mü! Bu ifadelerden anlaşıldığı gibi, sadece dışarıda değil, içeride de muhalifler var.”

HDP li Mehmet Ali Aslan a Emniyet Müdüründen sert tepki

Batman’da bugün hareketli dakikalar yaşandı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK’ya düzenlediği protestoları protesto etmek isteyen bir grup Batman merkezde toplandı. Yapılan uyarılara rağmen yürüyen gruba polis, TOMA ile müdahale etti. Grubun içinden bazıları polise taşlı saldırıda bulundu. Göstericilerin arasında HDP Batman milletvekili Mehmet Ali Aslan ve Emniyet Müdürü arasında gerginlik yaşandı.

Tahir Elçiye yaptıklarını biz HDP vekillerine yapmak istiyorlar. Batman polisi biz vekillere silahla müdahele etti ! pic.twitter.com/Eh2ZvASDAl

— Mehmet Ali ASLAN (@HemmedAliAslan) 29 Aralık 2015

“DEVLET BENİM, SEN VEKİLSİN”

HDP Batman milletvekili Mehmet Ali Aslan, emniyet müdürüne polisi şikayet ederek “Bu kim kimliğini göstersin?” dedi. Müdür, milletvekiline “O devlet” diye cevap verdi. Bunun üzerine Mehmet Ali Aslan, “Ne devleti, devlet benim” deyince Emniyet Müdürü “Devlet benim, sen vekilsin” diye cevap verdi.

POLİSLER HAVAYA ATEŞ AÇTI

Konuşmaların ardından kalabalık slogan atarak polisin üzerine yürüyünce hareketlilik yaşandı. Polisler, silahı çekip havaya ateş etti.

7 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Batman’da DİSK, KESK ve TMMOB sendika üyeleri sokağa çıkma yasaklarını protesto etmek için basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından çıkan olaylarda 1 kişi yaralandı, 7 kişi gözaltına alındı. Kentte gerginlik sürerken, iş yerleri kepenk açmadı.

Kaynak: Haber 7