42. TGC Sedat Simavi Ödülleri’ne başvurular başladı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) kurucu başkanı Sedat Simavi adına 42 yıldır verilen ödüllere başvurular başladı. TGC Sedat Simavi Ödülleri için başvurular, 28 Eylül 2018 Cuma akşamı saat 17.00’de sona erecek.

TGC Sedat Simavi Ödülleri’nde Gazetecilik, Radyo, Televizyon, Karikatür, Edebiyat, Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Sağlık Bilimleri ve Spor olmak üzere 9 dalda ödül veriliyor. Ödül dallarının sayısı ve Seçici Kurul üyeleri, her yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu tarafından belirleniyor.

Ödüllerle ilgili ilanlar gazetelere veriliyor. Ödül Sekreterliği tarafından 3500’den fazla öğretim kurumu ve kuruluşa elektronik posta ile mektup gönderilip ödüller için adayları varsa bildirmeleri isteniyor. Sedat Simavi Ödülleri’ne aday olabilmek için çeşitli şartlar aranıyor.

Başvuru koşulları arasındaki bazı maddeler şöyle:

“Adaylar, bir dalda ve bir eserle başvurabilir. Kolektif çalışmalar, ödül yönetmeliğindeki ilgili maddeye uyulmak koşuluyla aday olabilir. Gazetecilik, Karikatür, Radyo ve Televizyon dallarında, aday kişinin ve eserinin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Türkiye Gazeteciler Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ndeki maddelere aykırı olmaması dikkate alınır. Klasik ders kitapları, lisans, lisansüstü ve doktora tezleri ile bunlara dayalı makaleler, daha önce ulusal yarışma ve ödüllendirmelere katılmış eserler, derece almış olsun veya olmasın aday olamaz. Fen ve Sağlık Bilimleri dallarında eserin son 5 yıl içinde (01.10.2013–30.09.2018), diğer dallarda ise, son bir yıl içinde (01.10.2017-30.09.2018) yayınlanmış ve gerçekleştirilmiş olması gerekiyor. Fen ve Sağlık Bilimleri dallarında yabancı dille yayınlanmış eserlerle de başvurulabiliyor. Bu durumda eserle beraber çalışmayı tam olarak anlatmak kaydıyla en az 2, en fazla 5 sayfalık Türkçe özetinin verilmesi de gerekiyor”

ŞAHSEN DE BAŞVURULABİLİR

Ödüller için başvurular, 28 Eylül tarihine kadar kabul ediliyor. Kuruluşlar ve öğretim kurumları tarafından gösterilen adaylar, adaylık için şahsen başvuranlar ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nce oluşturulan Ön Araştırma Kurullarınca belirlenen adaylarla birlikte Seçici Kurul değerlendirmesine sunuluyor. Ekim ayının ilk günlerinde ödül adaylarına ait çalışmalar ve belgeler Seçici Kurul üyelerine gönderiliyor. Seçici Kurullar Ekim ayının ikinci yarısından Aralık ayına kadar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde uygun gördükleri sayıda toplantılar yapıyor ve kazananları belirleyip 1 Aralık tarihine kadar Ödül Sekreterliği’ne bildiriyorlar..

ÖDÜLLER ARALIK AYINDA TÖRENLE DAĞITILACAK

Ödüller, her yıl Aralık ayında törenle dağıtılıyor. Ödül kazananların isimleri, medya yolu ile açıklanıyor. Ödül kazananlara, merhum Sedat Simavi’nin küçük bir heykeli ve Ödül Belgesi; övgüye değer görülenlere, plaket ve Övgü Belgesi veriliyor. 1977 yılından beri verilen ödüllerle ile ilgili ayrıntılı başvuru koşullarına http://www.tgc.org.tr/ internet sitesinin ödüller başlığı altındaki Sedat Simavi Ödülleri sayfasının Yönetmelik bölümünden ulaşılabilir. Merak edilen sorular için de Sedat Simavi Ödülleri Sekreterliği’nin [email protected] isimli elektronik posta adresi üzerinden ya da 0212 513 84 58 numaralı telefonunu arayarak da bilgi alınabilir.

SEDAT SİMAVİ KİMDİR? (1896 – 1953)
Öncü çalışmaları ile adını yayın tarihine yazdıran Sedat Simavi, 1896 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Hamdi Simavi Bey, annesi Abdülhamit sadrazamlarından Saffet Paşa’nın torunu Aliye Hanım’dır. Sedat Simavi, babasının görevli olduğu Samsun’da ilk Fransızca derslerini aldı. Kadıköy Saint-Joseph Fransız Okulu’nda başladığı öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı (1912), Okul sıralarında ilk karikatürleri yayınlanmaya başlandı. 1.Dünya Savaşı patlak verince Hadımköy’deki birliğine katıldı. 1916’da Şeker Bayramı’nın birinci günü “HANDE” adındaki haftalık dergiyle yayın hayatına atıldı. 1917’de Müdafaa-i Milliye Cemiyeti adına ilk defa konulu bir film çevirdi. “PENÇE”, “CASUS” ve “ALEMDAR VAKASI” filmleri böyle doğdu. İstanbul’un çeşitli semtlerinde başarı ile oynadı. “DİKEN” ve “İNCİ” dergilerini de bu arada yayımlamıştı. Sedat Simavi, günlük gazete idealine 21 Temmuz 1920’de “DERSAADET” ile kavuştu. Gazete, Sevr Muahedesi’nin yarattığı karamsarlığa karşı yapıcı bir ruh aşılıyordu. Onu “PAYİTAHT”, “GÜLERYÜZ” izledi. 15 Mart 1933’te yayın hayatına atılan haftalık “YEDİGÜN” ile 18 yıl en çok satan dergiyi çıkarma başarısına sahip oldu. Gazetecilerin dayanışmalarını ve bağımsızlıklarını sağlamak amacıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin kurulmasında öncü oldu. Cemiyetin 1 numaralı Şeref Rozeti’ni taşıdı ve ilk başkanlığa seçildi. Sedat Simavi, 1 Mayıs 1948’te Türkiye’nin en büyük tirajlı gazetesi “HÜRRİYET” i yayımlamaya başladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı iken Üniversitede Gazetecilik Kürsüsü’nün kurulması için de ilk yazılı başvuruyu yaptı. Sedat Simavi’nin mücadeleli hayatı 11 Aralık 1953’te son buldu.

2018 SEDAT SİMAVİ ÖDÜLLERİ SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ:

GAZETECİLİK:

Pınar AKTAŞ (Milliyet Gazetesi Haber Araştırma Müdürü)

Niyazi DALYANCI (Gazeteci – Yazar)

Sedat ERGİN (Hürriyet Gazetesi Yazarı)

Orhan ERİNÇ (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı )

Tuğrul ERYILMAZ (Gazeteci)

Hakan GÜLDAĞ: (Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni)

Vahap MUNYAR (Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni)

Ayşe ÖZEK KARASU: (Habertürk Gazetesi Genel Koordinatörü)

Şükran SONER (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

RADYO VE TELEVİZYON:

Prof. Dr. Yılmaz BÜYÜKERŞEN (İletişimci)

Prof. Dr. Yasemin GİRİTLİ İNCEOĞLU (İletişim Akademisyeni)

Göksel GÖKSU (CNN Türk Televizyonu Muhabiri)

Dr. Öğr. Üyesi Gökmen KARADAĞ (İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi)

Dr. Öğr. Üyesi Erkan OYAL (Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi)

Doğan ŞENTÜRK ( Fox TV Haber Genel Yayın Yönetmeni)

Celal TOPRAK (Ekonomi Gazeteciler Derneği Başkanı )

Dr. Recep YAŞAR (TRT Strateji Uzmanı, İletişimci)

İhsan YILMAZ (Habertürk TV Haber Müdürü)

KARİKATÜR:

Ercan AKYOL (Milliyet Gazetesi Çizeri)

Dr. Öğr. Üyesi Gürbüz Doğan EKŞİOĞLU (Çizer, Grafik Sanatçısı, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi)

Piyale MADRA (Çizer, Grafik Sanatçısı)

Kamil MASARACI (Cumhuriyet Gazetesi Çizeri)

Akdağ SAYDUT (Çizer)

EDEBİYAT:

Eray CANBERK (Şair, Çevirmen)

Metin CELÂL (Yazar, Eleştirmen)

FarukDUMAN (Yazar)

Nursel DURUEL (Yazar)

Doğan HIZLAN (Eleştirmen)

Ahmet ÖZDEMİR (Yazar)

Hilmi YAVUZ (Şair)

SOSYAL BİLİMLER:

Prof. Dr. Taner BERKSOY (Piri Reis Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Başkanı)

Gülseren ERGEZER GÜVER (Gazeteci)

Prof. Dr. Sibel İNCEOĞLU (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Emre KONGAR (Sosyolog)

Prof. Dr. İoanna KUÇURADİ (Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi Müdürü)

Prof. Dr. Bertil Emrah ODER (Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı)

Prof. Dr. İlter TURAN (İstanbul Bilgi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi)

FEN BİLİMLERİ:

Prof. Dr. Taylan AKDOĞAN (Özyeğin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mühendislik Temel Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Viktorya AVİYENTE (Boğaziçi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Türkan HALİLOĞLU (Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. İlhan İKEDA (Boğaziçi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Sedat ÖLÇER (İstanbul Bilgi Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bolümü Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Önder PEKCAN (Kadir Has Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Yücel YILMAZ (Yer Bilimci – Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi)

SAĞLIK BİLİMLERİ:

Prof. Dr. Özdemir AKTAN (Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı E. Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Selim BADUR (İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji Bilim Dalı E. Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Halil BAHÇECİOĞLU (Göz Hastalıkları Uzmanı)

Prof. Dr. Berrak ÇAĞLAYAN YEĞEN (Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı)

Prof. Dr. Gökhan DEMİR (Tıbbi Onkoloji Uzmanı)

Prof. Dr. Önder ERGÖNÜL (Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Önceki Başkanı)

Prof. Dr. Ahmet GÜL (İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi)

Sibel GÜNEŞ (TGC Genel Sekreteri – sagliktagundem.com Genel Yayın Yönetmeni)

Prof. Dr. Gökhan HOTAMIŞLIGİL (Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanı)

SPOR:

Mert AYDIN (Spor Yazarı)

Gürcan BİLGİÇ (Sabah Gazetesi Spor Yazarı)

Şenes ERZİK (UEFA – FİFA Onursal Üyesi – Türkiye Futbol Federasyonu Onursal Başkanı )

Attila GÖKÇE (Milliyet Gazetesi Spor Yazarı)

Arif KIZILYALIN (Cumhuriyet Gazetesi Spor Müdürü)

Uğur VARDAN (Hürriyet Gazetesi Spor Yazarı)

Esat YILMAER (Dünya Spor Yazarları Birliği (AIPS) 1. Başkan Yardımcısı)

Mühendisliği şiir ile buluşturan uygulama: Laf

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Programı üçüncü sınıf öğrencisi Emre Şahiner, şiir severler için duygu-renk eşleşmesi içeren bir uygulama tasarladı.

Emre Şahiner tarafından geliştirilen “Laf” uygulamasının temel amacı şiiri kalıplaşmış düşüncelerden çıkarıp, insanların günlük hayatına sokmak. Uygulama kullanıcılarına var olan şiirleri okumanın yanında, kendi şiirlerini yazmalarına da fırsat sağlıyor. “Laf” uygulamasında her şiir ve şair bir renk ile tasvir ediliyor. Uygulama renk parametresi ile o gün kendinizi hangi renk hissediyorsanız, size uygun olan şiir/şair önerileri sunuyor.

Temel yapının üzerine eklenen renk parametresi ile her şiir ve şairin bir renk ile tasvir eden uygulamada, o anki duygu durumunuza göre profilden bir renk seçip tüm uygulamayı o renge dönüştürebiliyorsunuz. Laf, kullanıcılarının renk seçimi ve şiir okuma hareketlerini takip ediyor ve zamanla kullanıcısı hakkınızda anlamlı bir veri elde etmeye başlıyor. Kullanıcının sonraki seçimleri ve günlük şiir önerileri de bu analizler üzerine şekilleniyor.

Laf uygulamasına Sabancı Üniversitesi’nden destek

“Laf” uygulaması, aynı zamanda Sabancı Üniversitesi’nin yaratıcı ve yenilikçi projeler geliştirmeyi hedefleyen lisans öğrencilerine sunduğu destek programı SU-ASSET tarafından destekleniyor. Şahiner, SU-ASSET’ten aldığıfon desteği ile uygulamanın renk şeçimi ve analiz algoritmasını geliştirmeyi hedeflediğini belirtti.

Ocak ayında AppStore ve Google Play’de yayınlanan Laf uygulaması, kısa sürede AppStore’da kendi kategorisinde 24. sıraya kadar yükseldi.

Laf uygulamasının indirme bağlantıları,

App Store ->https://goo.gl/1vP5Nf

Google Play ->https://goo.gl/iM1KiG

Instagram sayfası ->www.instagram.com/laf.official

Kaynak: Edebiyathaber

Salda Gölü’nde festival yapılmasına çevrecilerden tepki

29 Haziran – 1 Temmuz tarihleri arasında Burdur’un Yeşilova ilçesi sınırlarında bulunan Salda Gölü’nde gerçekleşmesi planlanan Salda Gençli Festivali, çevrecilerin tepkisini çekti.

Selda Bağcan & Boom Pam, Can Bonomo, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Teoman, Manga, Ezhel, Hayko Cepkin gibi isimlerin katılacağı ve 3 gün sürecek festival, Salda Gölü’ne zarar vereceği yönüyle çevreciler tarafından tepkiyle karşılandı.

Bembeyaz kumsalları ve turkuaz rengi suyuyla Türkiye’nin Maldivleri olarak nitelenen Burdur’daki Salda Gölünün, dünyada mars gezegeninin jeolojik yapısına benzerlik gösteren iki noktadan biri olduğu vurgulanıyor. 2 milyon yıllık geçmişe sahip olan ve Türkiye’nin en derin gölü olarak bilinen Salda’da gençlik festivali yapılması hakkında CNN Türk ‘Yeşil Doğa’ isimli programın yapımcısı ve sunucusu olan Güven İslamoğlu, Twitter’da paylaşım yaptı. İslamoğlu, paylaşımında, “Salda Gölü.Çok özel bir yer.30 bin kişi festival ve kamp yapacakmış.Tanıtım içinmiş.Sahili mahvedecek tanıtım mı olur.Son interrail Mengen kampında gördük.Orman çöp deryasıydı.Burada ates yakarlarsa felaket olur.Gidin bir stadta yapın,doğayı rahat bırakın” dedi.

Salda Gölü.Çok özel bir yer.30 bin kişi festival ve kamp yapacakmış.Tanıtım içinmiş.Sahili mahvedecek tanıtım mı olur.Son interrail Mengen kampında gördük.Orman çöp deryasıydı.Burada ates yakarlarsa felaket olur.Gidin bir stadta yapın,doğayı rahat bırakın. pic.twitter.com/Ehl4NaFH9q

— Güven İslamoğlu (@guvenislamoglu) May 24, 2018

“PAMUKKALE NEYSE SALDA DA ODUR”

Gazeteci Yusuf Yavuz’un yaptığı habere göre, Salda Gölü kıyısında yapılmak istenen ve yaklaşık 30 bin kişinin katılması beklenen ‘Salda Gençlik Festivali’ne tepki gösteren Türkiye’nin önemli göl ve sulak alan uzmanlarından Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Böyle bir yerde böylesine büyük bir kalabalıkla müzik festivali yapılması hakikaten akıllara ziyan bir şey. Bence bu etkinlik sağlıklı bir düşüncenin ürünü değil. Bunun adı tanıtım falan değil, gölü tahrip etmektir. Pamukkale travertenleri ne kadar değerliyse, Salda Gölünün bembeyaz kumsalları da aynı ölçüde, hatta daha fazla değerlidir. Pamukkale de insanların ayakkabılarıyla o beyaz travertenlerin üzerine girmelerine nasıl izin verilmiyorsa Salda için de bu böyle olmalı. Bırakın araçlarla girmeyi, ayakkabı ile bile girilmemesi gereken bir doğal mirastan bahsediyoruz. Salda Gölü’nün kıyısındaki o bembeyaz kumsallar, biyomineralizasyon diye adlandırdığımız bir olayın sonucu oluşuyor. Siz buraları çiğneyerek, ezerek karartacaksınız” değerlendirmesinde bulundu.

Gölde yapılacak festivalin programı şöyle:

Bir festivalden çok daha fazlası.
.
Huzur, mutluluk, müzik, eğlence ve sosyal sorumluluk. Hepsi bir arada.
.#saldafest#saldagençlikfestivali#vosvos#festival#kamp#çadır#doğa#konser#karavan#gezi#tatil#müzik#bilet#haykocePKİN#teoman#zrf2018#EngellilerHaftasıpic.twitter.com/0wLRjEwLer

— Salda Gençlik Festivalii (@saldafestt) May 10, 2018

Salda Gölü’nde gençlik festivali yapılmasına ilişkin yapılan paylaşımlardan bazıları şöyle:

3 kamyon çöpü bırakıp gitmişlerdi.Belediye toplayacaktı demislerdi.Yiyecegi içeceği sen taşı çöpünü belediye toplasın.Salda da aynısı olacak. pic.twitter.com/1fGeasPBSE

— Güven İslamoğlu (@guvenislamoglu) May 24, 2018

Tanıtımında bile ‘bembeyaz kumsalları ve BAKİR doğası’ ile tanıtılan bir yeri, bir kez daha 50 bin kapasiteli festival ve kamp alanına dönüştürmek karlı bir doğa cinayetidir. Salda Gölü’nü rahat bırakı[email protected]@paaugezipic.twitter.com/b4edf3C4X9

— Tugce MadayantiⓋ (@madayantii) May 24, 2018

Boyle bir güzelliği bile bile yok edriyoruz.kimse de cevre bilinci yok.keske hic kesfedilmeseydi diyorum.salda da yasayan biri olarak cook uzuluyorum.gol kenarına arabayla inenler,beyaz kumsalda ates yakanlar, bira şisesi atanlar ..cok acı pic.twitter.com/PbV8ys1MCR

— emi (@emikaragoz1) May 24, 2018

Yaralı bulunan orman baykuşu tedaviye alındı

Isparta’nın Atabey ilçesinde, kanadından yaralı bulunan kulaklı orman baykuşu, Burdur’daki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’nde tedaviye alındı.

Atabey’de yaralı bulunan kulaklı orman baykuşu, Doğa Koruma ve Milli Parklar 6’ncı Bölge Müdürlüğü Isparta Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Yaralı baykuş, buradaki kontrolünün ardından Burdur’daki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’ne teslim edildi. Merkezin sorumlusu veteriner Öztürk Sarıca, baykuşun sağ kanadında yara olduğunu belirledi. Kulaklı orman baykuşu, merkezde tedaviye alındı.

‘KANAT PROBLEMİ TAMAMEN GEÇMEDİ’

Kulaklı orman baykuşunun durumuyla ilgili bilgi veren veteriner Sarıca, “Kulaklı orman baykuşunun sağ kanadında problem var. Büyük olasılıkla başka bir yaban hayvanının saldırısına uğramış. Bunun yanında çok ciddi halsizliği var. Zaman zaman uçuş antrenmanları yaptırıyoruz, kanat problemi tamamen geçmedi. Önümüzdeki günlerde rehabilitasyonunu tamamlayıp, tekrar doğaya kazandıracağız” dedi.

Kulaklı orman baykuşunun sayısının son yıllarda azaldığını da aktaran Öztürk Sarıca, “Avcılığın çok fazla olduğu yerlerde ve fare ilaçlarının kullanıldığı alanlarda kulaklı orman baykuşunun sayısı oldukça azalmış durumda” diye konuştu.

(DHA)

Malatya’da bulunan benekli semender, doğal ortamına bırakıldı

Malatya’nın Kale ilçesinde bir vatandaş tarafından bulunan ve 21 yavru dünyaya getiren Anadolu benekli semenderi ile yavruları doğal ortamına bırakıldı.

İmam İsmail Sekman, Erdemli Mahallesi Gevuran mezrasındaki bir çeşme yakınında nesli tükenmekle karşı karşıya olduğu için koruma altına alınan Anadolu benekli semenderi buldu.

Semenderin hareket etmediğini fark eden Sekman, yaralı olabileceğini düşündüğü hayvanı içine su doldurduğu kovaya koydu.

Durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar 15’inci Bölge Müdürlüğüne bildiren Sekman, yetkilerin gelmesini beklediği sırada, semender 21 yavru dünyaya getirdi.

Yetkililer, durumlarının iyi olduğunu belirlenen hayvanları doğal ortamına bıraktı.

(AA)