Muharrem İnce: 4 Mayıs’tan bu yana oylarımız korkunç derecede arttı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, oy oranlarına ilişkin ise “24 Haziran’da Sayın Erdoğan ile Muharrem İnce’nin oyları birbirine yakın çıkacak. Gördüğüm o. 4 Mayıs’tan bu yana oylarımız korkunç derecede arttı. Bunu sizler de görüyorsunuz. Tabii ki diğer hepsi de rakiplerim ama Erdoğan ile benim oyum birbirine yakın.” değerlendirmesinde bulundu.

İnce, Habertürk canlı yayınında katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

“Seçmen Muharrem İnce’ye neden oy versin?” sorusu üzerine İnce, Türkiye’nin en önemli kaynağının insan gücü olduğunu belirtti. İnce, ülkenin yaş ortalamasının da 29 olduğunu anlatarak, “Yeni bir dönemde yeni bir isimle liyakatlı bir kadroyla tek adamlık yapmadan güçlü bir liderlik yaparak ortak akılla ortak iyiyi bulmak için çalışarak, uzmanlığı, liyakatı öne çıkartarak, şeffaflığı, hesap verebilirliği öne çıkartarak, kamuda yükselmeyi adil koşullara bağlayarak, kimseyi ötekileştirmeden, bu 29 ile çok şey başarabiliriz.” diye konuştu.

Muharrem İnce, Türkiye’de bazı köylerin mahalleye dönüştürüldüğünü ifade ederek, “Şimdi onları bir büyük bela bekliyor. Vergiler ertelenmişti. 2019’a kadar bu köyler bu vergileri ödemeyecekti. Şimdi eğer Erdoğan seçilirse, o köylülere sesleniyorum 16 bin 544 köy, bin 578 belediye. Bunlar 2019’dan itibaren 5 ayrı vergi ödeyecekler, şu an farkında değiller. Bunu değiştirmemiz lazım.” dedi.

“Bu adamın neyine inanacaksın”

“Erdoğan-Gülen görüşmesi” iddiasına kaynak gösterdiği gazeteci Nasuhi Güngör’ün açıklamalarına ilişkin soru üzerine İnce, ” ‘Onlar bilgiye, belgeye dayanmadan yazdığım şeyler, dedikodu’ diyor. Beyefendinin bir tweeti daha var, 23 Ocak 2012. ‘Bunların hepsi olacak, endişe etmeyin. Yenilikçi Hareket kitabımda ve geçmişte yazdığım her şeyin de arkasındayım.’. Bu adam TRT Haber Dairesi Başkanı oluyor. Bu adamın neyine inanacaksın. Kitaba yazmışsın, tweet atmışsın, bugün yalanlıyorsun. Senin gibi bir adamı TRT’nin haber müdürü yapıyorlar. Yazık, günah.” ifadelerini kullandı.

Fetullah Gülen’in iadesine ilişkin CHP’nin Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurunun neticesinin sorulması üzerine İnce, şunları söyledi:

“Fetullah Gülen’in iadesiyle ilgili, ‘iadesi istenmedi’ demedim ben. ‘Usulüne uygun istenmedi’ dedim. Grup Başkanvekilimiz Özür Özel’i aradım. Adalet Bakanlığı’na yazmasını istedim. Bu konuda uzman bir iki avukat arkadaşımızla birlikte, avukat milletvekillerinden bir heyetle, Adalet Bakanlığı’na gitsinler, incelesinler benim iddiamı.Bekir Bozdağ ne dedi? ‘Gelsinler, gösterelim evrakları’ dedi. Ayın 25’inde Özgür Özel imzalı yazımız Adalet Bakanlığı’na gitti. Henüz ‘gelin, inceleyin’ demiyorlar. Bekir Bozdağ’ın açıklaması şu; ‘Kimseye gösteremeyiz, Muharrem İnce gelsin incelesin.’ Ben niye gidip inceleyecekmişim? Avukatlarım yok mu benim? Ben Cumhurbaşkanı adayıyım bu ülkede.”

İnce, “AYM’nin seçim kararı ne olur? Seçim iptal olur mu?” sorusuna ise seçimin iptalini beklemediğini belirterek, “CHP’nin itirazı sandık taşınmasına ve diğer maddelere. İttifaka, temel noktalara itirazımız yok.” yanıtını verdi.

“Bankaları yeniden yapılandıracağız”

Muharrem İnce, 24 Haziran’da sandıkları koruyacaklarını, 50 bin avukatın cübbeleriyleYSK’nın önüne gideceğini belirterek, sandık güvenliği konusunda endişe taşıdığını ancak milletin rahat olmasını, ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ekonomi alanında bir hafta içinde ne yapacaklarını belirlediklerini dile getiren İnce, Merkez Bankasıyla işe başlayacaklarını, bürokratların hepsini görevden almak gibi bir durumun olmayacağını, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Kalkınma Bankası ve Eximbank’ı sektörel bazda yeniden yapılandıracaklarını anlattı.

İnce, ekonomi alanında birlikte çalışacağı bir kurmay heyeti olduğunu, zamanı gelince onları da açıklayacağını ifade etti.

Seçilince Genelkurmay Bakanını görevden alacağını söylediğine ilişkin iddialar üzerine İnce, “Bana karşı aday olmak isteyen birinin bahçesine helikopterle inerse görevden alırım tabii.” dedi.

“Dış politika, ekonomi ve yargı üç sac ayağıdır”

Seçilmesi halinde restorasyon sürecinde kararname yetkisini de kullanacağını, bu sürecin de maksimum 2 yıl süreceğini belirten İnce, “Yargıyı düzeltmeden ekonomiyi düzeltmemiz mümkün değil. Dış politika, ekonomi ve yargı üç sac ayağıdır. Biri diğerini etkiler, tetikler. Demokrasiyi oturtmazsanız, hukuk devleti olmazsanız, mahkemelerinize saygı duyulmazsa yabancı yatırımcı size gelmez, güvenmez. Bugün ceza getirdiler yeni. Para getirmek serbest Türkiye’ye, para çıkarırsan yüzde 40 ceza var. Polisiye tedbirle ekonomi kalkınır mı?” şeklinde konuştu.

Muharrem İnce, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduktan sonra yetkilerini kullanacağını, ancak yasama yürütme ve yargıyı ayıracağını dile getirerek, “Yetkilerimi demokratikleşme, Türkiye’nin özgürleşmesi, şeffaflaşması üzerine kullanacağım. Yetkileri elimde toplamak yerine bir denetleme mekanizması olması lazım.” dedi.

Yargı, eğitim ve dış politika gibi her alanda bir uzlaşma ve barışmadan söz ettiğini dile getiren İnce, “Yüksek yargıçların bulunduğu bir toplantıya gittiğimde neden ayağa kalksınlar. Yüksek yargıçların bir cumhurbaşkanının karşısında ayağa kalkmasını doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı adayı İnce, seçilmesi durumunda Olağanüstü Hali de hemen kaldıracaklarını ifade ederek, başörtüsü konusunun ise artık Türkiye’nin sorunu olmadığını söyledi. İnce, devletin işinin kıyafetle uğraşmak olmadığını, yetenekli ve liyakatlı olması durumunda AK Partili birinin de genel müdür olabileceğini kaydetti.

Aleviler konusundaki duruşunun da net olduğunu ifade eden İnce, Sunniler olarak Alevilere haksızlık edildiğini, Sivas Madımak’ta iki kez parti adına grup başkanvekili olarak açıklama yaptığını, söylediklerinin arkasında olduğunu vurguladı.

İnce, Anıtkabir’e her gittiğinde babasının mezarında olduğu gibi Fatiha suresini okuduğunu, Cumhurbaşkanı adayı olunca bu konunun haberleştirildiğini anlattı.

“Hepimiz birlikte bir şeffaflığın içinde olacağız”

Seçilmesi halinde cumhurbaşkanının hesap vereceği bir düzen olacağını belirten Muharrem İnce, “Cumhurbaşkanının hesap verdiği bir ülkede tarikatlar hesap mı vermeyecek? Hepimiz birlikte bir şeffaflığın içinde olacağız. Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri, valiler, kaymakamlar.” diye konuştu.

Dindar nesil yetiştirilmesine itirazının olmadığını, çocuklarını dindar olarak yetiştirmek isteyen ailelere devlet olarak yardımcı olacaklarını dile getiren İnce, şunları söyledi:

“Ama kindar nesil yetiştirilmesine engel olurum. Dün ilk öğretmenlik yaptığım imam hatip lisesini ziyaret ettim. İmam hatipler de bu ülkenin evladıdır, çocuklarıdır. Benim çocuklarımdır, onlar merak etmesinler. Fen lisesinde okuyanlar da benim çocuklarımdır. Onlara öğretmen şefkatiyle yaklaşıyorum ben. Hiç kimsenin böyle bir kaygısı olmasın. Bekir Bozdağ ortalığı bulandırmasın. Bu tür söylemler, ‘Yok başörtüsünü yasaklar, yok imam hatipleri kapatır.’ bunların hiçbirisi doğru değildir.”

“Erdoğan bana ekonomi öğretsin istiyorum”

Türkiye’nin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnce, “Sayın Erdoğan meydanlarda ekonomist olduğunu söylüyor. Ben tartışalım diyorum. Bana ‘bu köprüleri sen yapamazsın’ diyor. Ben de diyorum ki ‘Sayın Erdoğan bana bir televizyon kanalında ekonomi öğretir misin?’ Gel bir televizyon kanalına çıkalım, tartışalım. Bana ekonomi öğretmesini istiyorum. Millet de seyretsin, kim kime öğretiyor görsün.” diye konuştu.

İnce, elektrikli otomobil üretmekten sanayi 4.0’dan yana olduklarını, tarım ve hayvancılığı da ileri noktalara taşımayı amaçladıklarını söyleyerek, “Bizim derdimiz tarımı ayağa kaldırmak. Bir köylü çocuğu olarak hayvancılıkla uğraşanları ayağa kaldırmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Nasıl bir ekonomik model öneriyorsunuz? Müdahaleci, korumacı bir Türkiye mi istiyorsunuz?” sorusu üzerine İnce, şöyle konuştu:

“Şimdi bakın CHP’yi tanımayan ve bilmeyenlerin sözüdür bu. Bilmemesi de çok normal. CHP’nin altı okundan birisi devrimciliktir. Her şey devrimcilik üzerine kurulmuştur. İkinci ok, laiklik okudur. Üçüncü ok, altında bir çentik vardır. En büyük devletçiliktir. O çentik nedir biliyor musunuz? Özel sektördür. Yani özel sektör tetikleyecek demektir. Bunu bilmeyen tarih ve CHP cahilleri böyle anlatır. Tabi ki, devletin yapması gereken işler olacak. Yapacak devlet bazı şeyleri. Piyasayı neden kontrol edelim? Piyasa hukuk devletiyle kendisini kontrol eder. AK Parti döneminde 265 stadyum yapıldı. Stadyumum gerekli midir? Tabii gereklidir. Gerektiğinde biz de yapacağız. Ama bazılarını bir iki milyon harcayarak onarıp yapacakken 265 stadyum. Ama stadyumun üretime hiçbir katkısı yok. Haftada iki, ayda sekiz saat çalışıyor. Benim tercihim 265 fabrika yapmaktır.”

Miting alanında dile getirdiği vaatleri hangi bütçeyle ve hangi kaynaklarla gerine getireceğinin sorulması üzerine ise İnce, yıllardır dersine çok iyi çalıştığını belirterek, “Kamu İhale Kanunu’nu 180 defa değiştirdiler. Kamu İhale Kanunu’nu düzeltirsek paranın yarısını orada bulacağız.” dedi.

“Sayın Erdoğan ile oyumuz birbirine yakın olacak”

İnce, oy oranlarına ilişkin ise “24 Haziran’da Sayın Erdoğan ile Muharrem İnce’nin oyları birbirine yakın çıkacak. Gördüğüm o. 4 Mayıs’tan bu yana oylarımız korkunç derecede arttı. Bunu sizler de görüyorsunuz. Tabii ki diğer hepsi de rakiplerim ama Erdoğan ile benim oyum birbirine yakın.” değerlendirmesinde bulundu.

İnce, ikinci tura kaldıklarında muhafazakar seçmenin de kendisine oy vereceğini savunarak şunları kaydetti:

“Yerli ve milli ise Erdoğan’dan daha milliyim. Her şeyim belli. Milletin gözü önünde. Şatafattan uzak. Sarayda yaşamayacağım. Kedi evimde yaşayacağım. Şeffaf bir yönetim, hukuk devleti, özgürlükler ve isteyen istediği gibi giyinecek. Merkez Bankası korkutulmayacak. Yabancı yatırımcılar güven duyacak. Ben sadece CHP’lilerin cumhurbaşkanı olmayacağım ki. Bu partimden ayrı düştüğüm anlamına da gelmez. Cumhurbaşkanlığını tarafsız yapacağız. 3B ve 3Y diyorum. Barışacağız, bölüşeceğiz ve büyüyeceğiz. Yönümüz, yöntemimiz ve yönetimimiz belli olacak.”

Meydanlarda “Göreve geldiğimde Genelkurmay Başkanı’nı görevden alırım diyorsunuz. Peki MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı da görevden alacak mısınız?” sorusu üzerine Muharrem İnce, şöyle konuştu:

“Ben meydanlarda şöyle söyledim: Benim cumhurbaşkanlığımda aday olacak birinin bahçesine helikopterle inerse onu hemen görevden alırım dedim. Cümlem aynen böyleydi. Cümlemin arkasındayım. Ben kişileri tartışmadım. Olayı ortaya koydum. Böyle bir olay olursa görevden alırım. Böyle bir şeyi Hakan Fidan da yaparsa onu da görevden alırım. Türkiye’yi siyasi irade yönetecek. Seçilmişler yönetir. Millet iradesi hiç itirazım yok.”

“3 başkan yardımcısı olacak”

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı İnce, Millet Bahçesi Projesi’ni desteklediğini ifade ederek, “Ben de öyle yapacağım ama onlar kazanırsa asla yapmayacak. Bir kenarını bahçe yaparlar ama oraya TOKİ girmeden, rezidans olmadan bırakmazlar.” dedi.

Muharrem İnce, 24 Haziran’da seçilmesi halinde 3 başkan yardımcısı olacağını, bakanlıklar arasında gençler ve girişimcilikle ilgili yeni bir bakanlığın yer alacağını aktardı.

“Bir partinin genel başkanının, yardımcınız olma ihtimali var mı?” sorusu üzerine İnce, “Karşımda rakip olan birine seni yardımcım yapacağım demek, siyasi nezaketsizliktir.” yanıtını verdi.

İnce, ikinci tura kalırsa, başkan yardımcılarını 8 Temmuz’dan önce açıklayacağını ifade etti.

Hukuk alanında nasıl bir değişikliğe gideceğine ilişkin soruya İnce, “Adalet Bakanı ve müsteşarı, Hakimler Kurulunda ve Savcılar Kurulunda olmayacak. Seçildiğimde, birinci sınıf hakimlerle konuşma yapmayı düşünüyorum. Yargıtay’da, Danıştay’da seçimler olurken, gazetelerde boy boy haberler gördük. 8 tanesi sosyal demokrat, 13 tanesi muhafazakar, 4 tanesi ülkücü… Bu haberlerden utanmadınız mı diyeceğim? Nasıl olur da hakimlerin dünya görüşlerini, ideolojilerini biliyoruz. Kontenjanınız mı var?” yanıtını verdi.

“Adalet sağlanamazsa, yeni aflar gündeme gelir”

İnce, cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda çok hızlı bir şekilde adil bir yargılama sürecine girebileceklerini dile getirerek, “FETÖ’cüler önce askerleri hapse attı, şimdi FETÖ’cüler hapiste. Sonra bunların işbirlikçileri hapse girecek. Sırayla bu işler, o yüzden adalet hepimize lazım. Erdoğan’a da bana da size de.” diye konuştu.

“Şu an iktidarda olanlardan mı bahsediyorsunuz işbirlikçi diye?” sorusu üzerine İnce, “Onların işbirlikçileri kimse, onları oraya kim getirdiyse… Akın Öztürk’ü Hava Kuvvetleri Komutanı yapmak için, önündeki 60 generali emekliye sevk edip… Kim ortaklarıysa çıkacak ortaya.” dedi.

Adalet sağlanmazsa, yeni afların gündeme geleceğini belirten İnce, bunun doğrusunun adaleti sağlamak olduğunu, merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın deyimi ile affın “pansuman bir tedbir” olduğunu dile getirdi.

Adil bir yargı sistemi kurduklarında, FETÖ’cü hakim ve savcıları yargılarken “kiminle işbirliği yaptınız” diye soracaklarını anlatan İnce, “Sormayalım mı? Kapatalım mı? Buintikam, rövanş değil ki. Bunu sormak bizim görevimiz değil, yargının görevi. Biz yargının bağımsız, tarafsız, adil düzenini kuracağız.” dedi.

“Suriye’ye büyükelçi göndereceğiz”

Seçilirseniz ABD’ye mi yaklaşacaksınız yoksa bölgesel ittifakı mı işleteceksiniz?” sorusu üzerine İnce, Suriye’ye büyükelçi göndereceklerini, 4 milyon Suriyeli’yi barışçıl yollarla göndermenin birinci hedefleri olduğunu söyledi.

Suriye’nin toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğini vurgulayan İnce, bu ülke için yeni bir anayasa gerektiğini, BM gözetiminde Suriye’de ve Suriye dışında yaşayanların katıldığı bir seçim yapılması gerektiğini ifade etti.

Kız arkadaşından ayrıldı, köpeği davalık oldu

Eskişehir’de 23 yaşındaki Osman Orhan Baçaru, ayrıldığı kız arkadaşında kalan köpeğini geri almak için dava açtı.

Eskişehir’de üniversite öğrencisi 23 yaşındaki Osman Orhan Baçaru, kendisine ait olduğunu iddia ettiği “Golden” cinsi “Marley” isimli köpeği ayrıldığı kız arkadaşının geri vermediği gerekçesiyle hukuk mücadelesi başlattı.

3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açan Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi öğrencisi Baçaru, Mart 2017’de internet üzerinden ilan vererek “Marley” adlı köpeğini sahiplendirmek isteyen Ezgi B. ile iletişime geçtiğini ve anlaşıp köpeği sahiplendiğini iddia etti.

Daha sonra Ezgi B. ile bir süre aynı evi paylaştığını öne süren Baçaru, yaklaşık bir yıl sonra ayrıldığı kız arkadaşının köpeği vermediğini ileri sürerek hukuk mücadelesi başlattığını söyledi.

Yeni bir eve çıkmak için köpeği bir hafta eski kız arkadaşında bıraktığını, almak için geri döndüğünde kapıların yüzüne kapatıldığını belirten Baçaru, eski kız arkadaşının “Marley”e kendisi kadar iyi bakamadığını savundu.

“BENLE ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞTU”

Ezgi B’nin “Marley”i kendisine vermeyeceğini söylediğini anlatan Baçaru, şöyle konuştu:

“Marley benden öncesinde tasmasından çıkmamış bir köpekti. Benimle özgürlüğe kavuştu. Yanımda yürürken bile tasmasız gezerdi. Yaklaşık 5 aydır göremiyorum onu. En azından iyi durumda olduğunu göreyim istiyorum ama buna da müsaade etmediler. Marley’in bana karşı duyguları daha fazla. Tuvaleti gelince terasa çıkartan biriyle onunla sokaklarda koşturan birisi aynı olamaz. Köpeğim için hukuk mücadelesi veriyorum ve sonuna kadar da vereceğim.”

Baçaru, “O benim kızım. Ben onun, bensiz neler hissettiğini biliyorum. En son eve onu almak istediğimi söylemeye gittiğimde kapının arkasındaki seslerini duymanız lazımdı. Resmen ağlıyordu” dedi.

“BU BİR EMSAL OLACAK”

Davacı vekili avukat Oytun Süllü adına dosya hazırlığı ve takibini yürüten stajyer avukat Ahmet Seyhan da köpeğin sahiplendirilmesi sonrasında gerçek sahibinin Osman Orhan Baçaru olduğunu savundu.Seyhan, yargı kararının bu konuda emsal teşkil edeceğini belirterek, şunları kaydetti:

“2017 yılı mart ayında karşı taraf internetten köpeği sahiplendirme ilanı vermiş. Bu delil elimizde mevcut. Sahiplenme resmi olarak gerçekleşmiş. Marley şu anda zorla alıkonulmaktadır. Gerekli başvurularımızı tamamladık. İnşallah davayı kazanacağız ve bu bir emsal olacak. Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davamızı açtık. Müvekkilim gerçekten iyi bir hayvansever.”

“İNTİKAM ALMAK İÇİN YAPIYOR”

Konu ile ilgili hakkında dava açılan Ezgi B. ise davacı Osman Orhan Baçaru’nun kendisinden ayrıldıktan sonra intikam almak için bu yola başvurduğunu ileri sürdü.

Ezgi B, köpeği “Marley”i 3,5 aylıkken sahiplendiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Marley yaklaşık 4 yıldır bende. Ayrıldığımız için şimdi Marley’i benden alarak acı çektirmek istiyor. Kızımı Osman’a vermeyi düşünmüyorum. Bir dönem sahiplendirmeyi düşünmüştüm. O dönemde Osman’la tanıştım ve sahiplendirmekten vazgeçtim. Osman’ın birkaç aşı karnesine adını yazdırıp kendini sahibi gibi göstermesi Marley’in gerçek sahibi olduğunu kanıtlamaz.”

SON SÖZ MAHKEMENİN

Marley”in kimde kalacağı sorusunun cevabı, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek davada belli olacak.Davanın ilk duruşması 25 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.AA

Karar verildi! TFF Fatih Terim’e 9 Milyon TL tazminat ödeyecek

Fatih Terim’in 13 milyon liralık tazminat talebiyle ilgili duruşma İstanbul 17. İş Mahkemesi’nde görüldü.

Terim’in vekili avukat Rezan Epözdemir, mahkemeye verdiği dilekçede TFF’nin sözleşmeyi 6. madde kapsamında cezai şartın ödenmesi koşulu ile feshettiğini, tazminatın federasyon bütçesine göre fahiş olmadığını savunmuştu. TFF vekili avukat Hüseyin Karaahmetoğlu da federasonun haklı bir fesih yaptığını savunarak Terim’in yaptığı yeni sözleşme ile daha yüksek kazan sağladığını belirtmişti. Karaahmet oğlu tazminatın ödenmemesini talep etmişti ancak mahkemeden farklı bir karar çıktı.

Habertürk’ten Veli Sarıboğa’nın haberine göre TFF’nin Terim’e sözleşmesini haksız yere fesih ettiği gerekçesiyle yaklaşık 9 milyon TL faiziyle tazminat ödemesine karar verildi.

Adalet Nöbeti’ne katılan avukatlardan BirGün’e destek ziyareti

Cumhuriyet gazetesi davası kapsamında tutuklu yargılanan avukat Akın Atalay nezdinde başlatılıp tüm haksız tutuklamalara karşı sürdürülen ve 54. haftası tamamlanan Adalet Nöbeti’ne katılan avukatlar BirGün’e destek ziyaretinde bulundu.

Hukuk örgütlerinin tutuklu meslektaşları için Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde başlattıkları “Adalet Nöbeti”ne katılan avukatlar BirGün’ü ziyareti. Bağımsız medya kuruluşlarına desteklerini sunan avukatlar, BirGün’ün basındaki yerini vurgulayıp gazetemize desteklerini sundu.

BirGün’ün başlattığı abone kampanyasının önemine değinen avukatlar herkesi BirGün’e destekte bulunması için çağrı yaptı.

BirGün’e Abone Olmak İçin Tıklayın

tmmob-yonetim-kurulu-baskani-koramaz-dan-birgun-e-destek-424499-1.