Milliyet, Ankara Temsilcisi ve yardımcısını işten çıkardı

Milliyet’in Ankara temsilcisi Serpil Çevikcan ve yardımcısı Tolga Şardan gazeteden ayrıldı.

Doğan Medya Grubu’nun Demirören Holding’e satılmasının ardından Doğan Medya bünyesinde yaşanan işten çıkarmaların ardından Milliyet’in Ankara Temsilci Serpil Çevikcan ve Temsilci Yardımcısı Tolga Şardan’ı görevinden aldığı öne sürüldü.

Çevikcan’ın yerine Vatan gazetesi Ankara Temsilci Murat Çelik’in düşünüldüğü iddia edildi.

Çevikcan, 1987’de başladığı Milliyet gazetesinde uzun yıllardır Ankara temsilciliği ve yazarlık yapıyordu. Şardan ise 1989’da başladığı Milliyet’te 2015’ten beri Çevikcan’ın yardımcılığı görevini üstleniyordu.

Çevikcan ve Şardan’ın görevlerinin son bulmasında el değiştirmenin bir payı olup olmadığı henüz bilinmiyor.

Kanal D’de bir görevden alma daha

Doğan Medya’nın Demirören Grubu’na satılmasının ardından, Kanal D’de görev yapan bir isimle daha yollar ayrıldı. Doğan TV Washington Temsilcisi Serdar Cebe’nin görevine bugün son verildi.

Medyaradar’da yer alan habere göre, Kanal D Ana Haber’de Mehmet Ali Birand’ın ölümünden sonra anchormanlik koltuğuna oturan ve 7,5 yıl boyunca anchormanlik ve hafta sonu haber bülteni sunuculuğu görevlerinde bulunan Cebe, Ahmet Hakan’ın gelişinin ardından Mayıs 2017’de Washington Temsilciliği’ne atanmıştı.

POZİSYON KAPATILDI

Öte yandan Demirören Grubu’nun son olarak Serdar Cebe’nin yürüttüğü Doğan TV Washington Temsilciliği pozisyonunu kapatma kararı aldığı, Cebe’den sonra yeni bir atamanın gerçekleştirilmeyeceği öğrenildi.

SERDAR CEBE KİMDİR?

  • Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü´nü bitiren Serdar Cebe, 1992 yılında Milliyet Gazetesi Ankara büroda muhabir olarak meslek hayatına başladı.
  • Cebe, Kanal D´nin açılmasıyla muhabir olarak 1997 yılına kadar yoluna burada devam etti.
  • Daha sonra NTV ve Kanal 6´da editör ve haber spikerliği görevlerinde bulundu.
  • Deneyimli gazeteci, 2000 yılının Ocak ayında CNN TÜRK´e geçti ve Mehmet Ali Birand ile Çiğdem Anad´ın sunduğu
  • `Gündem´ programının editörlüğünü yaptı.
  • 2002 yılında Cüneyt Özdemir ve Soner Yalçın ile `Meşin Yuvarlağın Türkiye Serüveni´ isimli belgeseli hazırladı ve sundu.
  • 2005 yılında CNN TÜRK´te yayınlanan `Para´ belgeselinin metin yazımını Özgül Apaçe ile birlikte yaptı.
  • Serdar Cebe, 2003 yılında Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği´nin verdiği “En İyi Sabah Programı Sunucusu” ödülünü aldı.
  • 2006 yılında haber kanalı 24’e transfer oldu.
  • 2009 yılında istifa ederek CNN Türk’e döndü .2010 yılında ise Kanal D Haber’e geçti. Cebe 7,5 yıldır Kanal D Haber’de anchormanlik ve haftasonu haber bülteni sunuculuğu yapmasının ardından koltuğunu Ahmet Hakan’a devretti.

AİHM’den Türkiye’ye ilk ‘trafik’ cezası

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( AİHM), ilk kez bir trafik kazasıyla ilgili davada Türkiye’yi “yaşam hakkı ihlalinden” mahkûm etti. Gazete Habertürk’ün DW Türkçe’ye dayandırdığı habere göre; İzmir’in Bornova İlçesi’ne bağlı Cumhuriyet Caddesi’nde 25 Ekim 2008 tarihinde meydana gelen kazada, direksiyon hâkimiyetini kaybeden 29 yaşındaki Fatih Ç.’nin aracı, metal bariyerlere çarpmasına rağmen yol seviyesinden yaklaşık 6 metre aşağıdaki şarampole savrulmuştu. Kazada Fatih Ç.’nin eşi Yeşim Ç. hayatını kaybetmiş, henüz 1 yaşındaki kızları M.N.Ç. ise hafif yaralanmıştı. Polisin hazırladığı tutanakta, otomobilin kaza anında çarptığı metal bariyerlerin kaza öncesinde hasarlı olduğu not edildi.

İZMİR BELEDİYESİ’NE DAVA
Fatih Ç., eşinin ölümüne neden olduğunu savunduğu hasarlı bariyerleri onarmakla yükümlü İzmir Belediyesi’ne karşı Mayıs 2009’da İzmir İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açtı. Ancak mahkeme Ç.’yi, “kazanın tek sorumlusu” olarak gösterdi ve belediyeye karşı davasını geri çevirdi. Ç.’nin Danıştay’a yaptığı temyiz başvurusu da sonuçsuz kaldı. Ç., bunun üzerine davayı AİHM’ye taşıdı. Türk hükümeti, dava için Fransa’nın Strasbourg kentine gönderdiği savunmada, mahkemenin kararını savurken “Kazaya aşırı hız neden oldu” iddiasını da ortaya attı. Ancak AİHM, “aşırı hız” tezinin Türkiye’de kazayla ilgili idari ve cezai hiçbir süreçte gündeme gelmediğini hatırlatıp Türk hükümetinin bu tezini “kabul edilemez” buldu.

10 BİN EURO TAZMİNAT
Kararda, yargının usulen hata yaparak kazayla ilgili yeterli soruşturmayı gerçekleştirmediği, devletin de böylelikle vatandaşının hayatını koruma konusundaki “pozitif yükümlülüğünü” yerine getirmediği belirtildi. Buna
göre Ankara, karar gereği davacı baba ve kızına 10 bin Euro manevi tazminat, 2 bin Euro da mahkeme masrafı ödeyecek. Davacı baba-kızın avukatı İmdat Ataş, kararın kesinleşmesiyle birlikte yeniden yargılama için başvurabilecekleri sinyalini verdi. Türk hükümetinin 3 ay içinde itiraz etmemesi halinde karar kesinleşmiş olacak.

Trabzonspor Başkanı Ağaoğlu, dövizdeki yükselişten şikayetçi

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu’nun Ankara yapılan Olağan Genel Kurulu’nun ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin tesis olarak EURO 2024’e hazır olduğunu ifade eden Ahmet Ağaoğlu, “Türkiye her yıl bir olimpiyat organizasyonu yapabilecek güce sahip. 2020 Olimpiyatları bizim hakkımızdı. Bu organizasyonun aynı yere verilmesi doğru değil. Bu organizasyonun dünyada dolaşması lazım. 2024’ün kesinlikle Türkiye’de yapılması lazım. Artık yeter. Biz tesis olarak hazırız” diye konuştu.

“HER POZİSYONDA VAR’A BAKARSAK MAÇ BİTMEZ”

VAR sistemiyle ilgili de konuşan Ağaoğlu, “Her şüphe duyulan veya tartışmalı pozisyonda gözümüzü Video Hakem Sistemi (VAR) sitemine çevirirsek bu maçlar bitmez. Bu sınırlı sayıda pozisyonlarda uygulanmalı. Hatta ceza sahası içerisindeki pozisyonlar haricindeki pozisyonlarda bana göre VAR’a başvurulmasına gerek yok” ifadelerini kullandı.

“DÖVİZDEKİ DALGALANMA MALİYETLERİ YUKARI TAŞIDI”

Son dönemlerde dövizde gerçekleşen dalgalanmasının kulüplerin maliyetini arttırdığını belirten Ahmet Ağaoğlu, “Doğal olarak yabancı transferlerin yabancı para birimi karşılığında sözleşme imzalamaları olmakta. Özellikle bu son dönemdeki dövizde gerçekleşen dalgalanma, kulüplerin bu anlamdaki maliyetini oldukça yukarlara taşıdı. Biz gelirleri Türk parası olup giderlerinin tamamına yakınının, dolar veya Euro cinsinden olan bir endüstri haline geldik. Buda ekonomik anlamda çok sıkıntılar yaşatıyor. Son bir ay içerisinde profesyonel kadro maliyetimizde 15 milyon Türk lirası bir artış meydana geldi. Zaten 1 milyar liralık borç sınırına dayanmış bir kulüp düşünün, günlük kur farkı ve faiz gideri günlük 750 bin lira civarında yaşandı. Böyle bir gerçek var. Tabi federasyonun bu konu hakkında yapabileceği bir şey yok. Kulüplerin bu konuda önlemler alması lazım. Bizde bundan hareket ederek ciddi bir tüzük değişikliğine gidiyoruz. Burası Türkiye Cumhuriyeti ve buranın para birimi Türk lirası” şeklinde konuştu.

“MALİYETLER TRABZONSPOR’UN KARŞILAYABİLECEĞİ MALİYETLER DEĞİL”

Takımdaki bazı oyuncuların maliyetlerinin fazla olduğunu belirten Ağaoğlu, “Hem Burak hem de diğer futbolcularımız Trabzonspor’un sözleşmeli futbolcularıdır. Futbolcularımız ile ilgili herhangi bir kulübün herhangi bir düşüncesi varsa öncelikle konuşmaları gereken yer Trabzonspor Kulübüdür. Biz sadece Burak’la değil diğer tüm futbolcularla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Maliyetler çok büyük ve bunları Trabzonspor’un karşılayabileceği maliyetler değil. Menajerlere, “Eğer indirim yapmıyorsanız bu bize satmış olduğunuz fiyatlarda kendilerine kulüp bulun dedim” dedi. DHA

Gökçek’in ‘rüya projesi’ için ihaleye çıkılıyor

Ankara’nın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “en büyük hayalim” dediği projelerden biri olan Ankapark’ın işletme ihalesi 14 Haziran’da gerçekleştirilecek. 29 yıllığına tahsis edilen ve yaklaşık 1,2 milyon metrekarelik Ankapark alanının işletilmesi için muhammen bedel 765 milyon 600 bin lira, geçici teminat da 22 milyon 968 bin lira olarak belirlendi.

Ankara Büyükşehir Belediyesine 29 yıllığına tahsis edilen Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisindeki Ankapark’ın işletme ihalesi 14 Haziran’da yapılacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, belediyeye 29 yıllığına tahsis edilen AOÇ arazisi sınırları içindeki Ankapark alanının kapalı zarf usulüyle işletmeye verilmesi ihalesi gerçekleştirilecek.

İhale, 14 Haziran’da belediye hizmet binasının encümen salonunda toplanacak Belediye Encümenince yapılacak. Yaklaşık 1,2 milyon metrekarelik Ankapark alanının işletilmesi için muhammen bedel 765 milyon 600 bin lira, geçici teminat da 22 milyon 968 bin lira olarak belirlendi.

İhaleye iştirak edecekler için 5 bin lira karşılığında şartname alma zorunluluğu bulunuyor.

(AA)

Sağlık sisteminde gelinen son nokta: Hastaneler iflas bayrağını çekti!

UĞUR ŞAHİN [email protected] @uugurs

İktidar, ekonomik krizi görmezden gelse de, iflas eden politikalar her alanda olduğu gibi kendini sağlık sisteminde de gösteriyor. Son olarak AKP eliyle çökertilen sağlık sisteminde, altı hastane zarar ettiği için mahkemeye başvurdu ve iflas erteleme talebinde bulundu. Edinilen bilgiye göre; hastanelerin üçü İstanbul’da, diğer üçü ise Ankara’da faaliyet gösteriyor. Ankara’daki hastanelerin isimleri şöyle: Özel Minasera Aldan Hastanesi, Özel Bilgi Hastanesi ve Özel Yüzüncü Yıl Hastanesi.

‘Domino etkisi olacak’
Konuya ilişkin gazetemize konuşan Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut, iktidarın sağlık politikalarını iyi yönlendiremediğini dile getiriyor. Sağlık sisteminde ciddi bir kaynak israfının yaşadığını aktaran Bulut, bu durumun hekimleri de mağdur ettiğini vurguluyor. Ankara Tabip Odası Başkanı, yaşananların bir domino etkisi yaratacağını ve bu durumun diğer özel hastaneleri de vuracağının altını çiziyor ve “Ancak asıl sorun Şehir Hastaneleri açıldıktan sonra olacak. Şu anda bile kendi kamu hastanelerini kapatan devlet, özel hastaneleri koruyamaz. Şehir hastanelerinin sonrası bunlar da zarar görecek” ifadelerini kullanıyor.

Çok fazla özel hastane var
Türkiye’de özel hastanelerin fazla sayıda açıldığına dikkat çeken Bulut, “Oysa pazar belli” diyor ve ekliyor: “Türkiye’deki hastaların büyük çoğunluğu, yani yüzde 90’ı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun şemsiyesi altında. Bunlar özel hastanelere gittiklerinde fark ücreti ödüyor ve pahalı bir sağlık hizmeti almış oluyorlar. Bu da özel hastanelere gidişi azaltıyor. Bütün hastaneler MR, Tomografi gibi pahalı cihazlar da aldı ve Türkiye cihaz mezarlığına dönüşüyor.”

‘Bu hastanelerde hekimler sömürüldü’
“Söz konusu bu hastanelerin çoğunda hekimler 5 aya yakın maaşlarını alamadı” diyen Bulut, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Kanun Hükmünde Kararname ile kamudan men edilen hekimlerin de emeği sömürüldü. Halen devam ediyor bu sömürü. İnsanları mesleğini yapamaz hale getirdiler. Sağlık Bakanlığı bu yanlış sağlık politikalarında ısrar ediyor. Hem alet, teçhizat alanında hem de insan kaynaklarında zararlar var. Hekimler ucuz iş gücü haline getirildi. Bu da yaşananların aslında diğer tarafını oluşturuyor.”

***

Trabzon Şehir Hastanesi için ihale

AKP iktidarının patronlara yeni bir rant kapısı olarak gördüğü ancak Ankara Tabip Odası raporuna göre doktorların yüzde 73’ünün çalışmak istemediği şehir hastaneleri projelerine bir yenisi daha eklendi. Kamu-özel işbirliği (KÖİ) modeliyle kurulacak Trabzon Şehir Hastanesi için açılan ihale şartnamesinde, projeye talip olan sermaye grubunun aktif varlıklarının en az 400 milyon dolar olması koşulu yer alıyor. Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yer alan ilana göre Trabzon Şehir Hastanesi’nin işletme dönemi 25 yıl olarak belirlendi. Ancak sözleşme süresi toplam 28 yıl, yapım süresinde uzatma verilmişse ise en çok 29 yıl olacak. Projeye talip olan sermaye gruplarının aktif varlıklar toplamının en az 400 milyon dolar olması şartı aranıyor. Ortak girişim olarak göreve aday olunması durumunda ise ortaklardan en az birinin bu şartı sağlaması gerekiyor. Adaylarda ayrıca, ciro veya net satışların 100 milyon dolardan veya öz kaynaklar toplamının 150 milyon dolardan az olmaması şartları da aranacak.

Ezhel’in hesabından açıklama: Kötü niyetli ve asparagas haberleri dikkate almayın

Şarkılarında uyuşturucuyu özendirdiği iddiası ile tutuklanan müzisyen Ezhel’in Twitter hesabından açıklama yapıldı.

1990 Ankara doğumlu ve gerçek adı Ömer Sercan İpekçioğlu olan Ezhel’in moralinin iyi olduğunu belirten açıklamada “Kötü niyetli ve asparagas haberleri dikkate almayın” ifadeleri yer aldı.

pic.twitter.com/W6xeLXNSe5

— Ezhel (@ezhel06) May 25, 2018

Elon Musk Türkiye kararını verdi

Tesla’nın kurucu ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, kendi Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bu yıl içinde Tesla’yı Türkiye’de piyasaya sürmeyi planlıyoruz.” dedi.

Musk paylaşımında, “Ülkenizi seviyorum ve piyasaya sunmada bizzat orada olacağım.” ifadelerini kullandı. Elon Musk geçtiğimiz yıl Kasım ayında Ankara’ya gelerek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmüş ve Anıtkabir’i de ziyaret ederek 10 Kasım paylaşımında bulunmuştu.

Şubat ayı itibarıyla Tesla’nın ürettiği toplam elektrikli araç sayısı 300 bini geçti.

Firmanın en popüler aracı olan ve bugüne kadar 200 binden fazla satan Model S, 2015 ve 2016 yıllarında dünyanın en çok satan elektrikli aracı olmuştu.

Şirket, Eylül 2015’te Model X isimli bir SUV ve Temmuz 2017’de Model 3 adlı aracını piyasaya sunarken, geçen sene de ilk elektrikli kamyonu olan Tesla Semi’yi duyurmuştu.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) en güncel verilerine göre, mart ayı sonu itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 12,2 milyon trafiğe kayıtlı otomobil bulunuyor.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliğinin (ACEA) verilerine göre, geçen yıl itibarıyla Avrupa Birliği’nde 15,1 milyon yeni otomobil kaydı yapılırken, söz konusu miktar Türkiye’de 729 bin 500 seviyesindeydi.

Mavi Balina’dan sonra yeni tehlike: Mariam

Dünyada, çocukları ve gençleri intihara sürükleyen, “Mavi Balina” oyunundan sonra şimdi de “Mariam” korkusu başladı.

Suudi Arabistan vatandaşı Salman El Harbi’nin geliştirdiği oyun, geçen yazdan itibaren özellikle Ortadoğu’daki gençler arasında yaygınlaştı. Oyunda, “Mariam” adında 9 yaşındaki kız, kaybolduğunu belirterek, eve dönmek için oyuncudan yardım istiyor. Oyun başlamadan önce kişinin ismi, adresi, yakın çevresi soruluyor ve Facebook, WhatsApp gibi uygulamalara erişim izni isteniyor. Oyunda kullanıcılara, “Eviniz nerede? Facebook hesabınız ne?” gibi kişisel sorular soruluyor. Bu sorular cevaplanmadan bir sonraki aşamaya geçilemiyor.

Gazete Habertürk’ten Fevzi Çakır ve İrem Koca’nın haberine göre oyun kapatıldığında, tekrar oynamak için 24 saat beklemek gerekiyor. Korkunç ses efektleri ve görsellerle desteklenen oyunun son seviyesine gelenler, bilinmeyen bir numaradan gece saat tam 03.00’te aranıyor. Sosyal medyada tecrübelerini paylaşan bazı bloggerlara göre, farklı dillerde konuşan bir robot cep telefonundan arayarak “Seninle tekrar görüşeceğiz” gibi kaygı verici bir ses dinletiyor ve oyunculara mesajlar yolluyor.

Oyunu oynayan kullanıcıların Youtube’da paylaştığı videolarda yabancı bir numara göze çarpıyor. Kullanıcılara cep telefonlarından aranarak korku filmlerinde de kullanılan çığlık ve fısıltı efektleri olan müzikler dinletiliyor. Habertürk’ün de aradığı bu numaraya bir robot ses cevap verdi. Oyunla ilgili sorulara cevap verecek bir muhataba ulaşılamadı.

BAKANLIK ERİŞİM ENGELİ İSTEDİ

Oyuna yönelik şikâyetleri değerlendiren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Ankara Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurarak, oyuna erişimin engellenmesini talep etti. Bakanlığın yazısında, oyunun kişisel bilgileri elde ettiğine ve çocuklar üzerinde psikolojik tehlike doğurduğuna dikkat çekildi. Yazıda, oyunun çocukların intiharı düşünmesine sebep olduğu, oyunda “cinlerin musallat olması”’ gibi unsurlarla korku psikolojisi oluşturulduğu belirtildi.

Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimi Sezer Söylemez, bakanlığın talebi üzerine oyuna erişimi engelleme kararı verdi.

‘ETKİSİ AYLAR SONRA OLUŞUR’

Prof. Dr. Özgür Yorbik: “Şiddet, korku içeren ve ölümü/öldürmeyi teşvik eden oyunlar çocukların duygusal sosyal gelişimini olumsuz etkileyerek, öz kıyımlara neden olabilir. Çocuklar travmatik olan her şeyden etkilenirler. Üstelik etkisi aylar yıllar sonra oluşabilir. Çocuklar oyunlarda gördüklerine karşı bir süre sonra duyarsızlaşabilirler ve şiddeti yaşamın normal parçası gibi algılayabilirler.”

‘KORKU VE ENDİŞE DUYGUSU YAŞAR’

Doç. Dr. Mehmet Gökşin Karaman: “İnteraktif yapılı, korku içerikli oyunda, heyecan, korku gibi adrenalini yükselten duygular açığa çıkıyor. Ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde çocukların duygusal dürtüsel kontrolleri tam gelişmediğinden hızlı duygusal değişiklikler ruh dünyalarını olumsuz etkileyebiliyor. Çocukların merakını istismar eden oyunlar, korku ve endişeye neden olabiliyor.”

Ankara dolu ve sağanağa teslim

Ankara’da etkili olan aşırı yağış su baskını ve mahsur kalmalara neden oldu.

Alt geçit ve tünellerde su birikti; Atatürk Bulvarı üzerindeki Bakanlıklar alt geçidinde araçlar su altında kaldı.

Vatandaşlar araç üzerine çıkarak kurtarılmayı bekledi.

METEOROLOJİ UYARMIŞTI

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Ankara’ya yönelik gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulunmuş ve şu açıklamayı yapmıştı:

“Saat 15.30 ila 17.30 arası Ankara genelinde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Sel, yıldırım, dolu riskine karşı tedbirli olunmalı.”

Ankara sel altında yoğun yağmur sonucu şu an yollar #tunalıhilmi#ankara#yağmur#weather#rainpic.twitter.com/2voBsl38r6

— stt (@turkishstar74) May 20, 2018

ankara-dolu-ve-saganaga-teslim-465767-1.ankara-dolu-ve-saganaga-teslim-465768-1.

Mamak’ta yağmur sonrası #mamak#ankarapic.twitter.com/OAxocsQqqn

— Gazi Yener (@GaziYener) May 20, 2018