Muharrem İnce, Çorum’da

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim kampanyasına devam ediyor.

İnce’nin Çorum’da yaptığı mitingdeki konuşmasının öne çıkan bölümleri şöyle:

  • Bütün dünyanın şunun bilmesini isterim. Siz bu dünyanın insanları, Mısır’a gidiyorsunuz piramitleri görmeye. O piramitlerin yapıldığı dönemle Hititlilerin yaşadığı dönem aynı. Mısır’da piramitlerin yapıldığı dönemde bir suç işlendiğinde kısasa kısas varken, Çorum’da tazminat yöntemi vardı. 3 bin 500 yıl önce Mısır’ın önündeydi Çorum. Bugün de önünde olmalı. Mısır’a gidiyorsa piramitleri görmeye, önce Çorum’a gelmelidir.

İnce: Mitingi vermeyen kanalların önünde miting yapacağım İnce: Mitingi vermeyen kanalların önünde miting yapacağım

  • 3 bin 500 yıl sonra Çorum hak ettiği yerde olacak. Havaalanını yapacağız, demiryolunu yapacağız. Kayseri’yle Çorum Anadolu kaplanlarıydı. Kaplan kükrüyor mu? Yeniden kükreteceğiz.
  • Ayın 19’unda Samsun’da açıklayacağım manifestomu. Genel Merkez de 24’ünde açıklayacak. Benim danışmanlar diyor, mazotu 3 liradan yapabiliriz; onlar diyor 3.5 lira yapabiliriz. Aradaki anlaşmazlığı çözeceğiz, 3 liradan az olmayacak, 3.5 liradan çok olmayacak.
  • Tek olan şey bir grubun olamaz. Tek olan şey hepimizindir. Bayrak tektir, CHP’nin de AKP’nin de. Cumhurbaşkanı da tektir, herkesin cumhurbaşkanıdır. Ben Çorum’dan Ak Partili analara, bacılara sesleniyorum. Size söz veriyorum çocuklarınızı iyi okullarda okutacağız.
  • Pasaportunuz Kapıkule’den sonra iş yapacak, işe yarayacak. Ezdirmeyeceğim sizi Avrupa’da söz. Her yıl 10 bin öğrenciyi yurtdışına göndereceğiz. Üniversiteliler, size 19 Mayıs ve 29 Ekim’de iki kere burs vereceğiz. O 500’er lira parayı ne ben ne CHP verecek; bugün verilenleri Ak Parti’nin vermediği gibi. Türkiye Cumhuriyeti devleti verecek size o parayı.
  • Pasaportunuz Kapıkule’den sonra iş yapacak, işe yarayacak. Ezdirmeyeceğim sizi Avrupa’da söz. Her yıl 10 bin öğrenciyi yurtdışına göndereceğiz. Üniversiteliler, size 19 Mayıs ve 29 Ekim’de iki kere burs vereceğiz. O 500’er lira parayı ne ben ne CHP verecek; bugün verilenleri Ak Parti’nin vermediği gibi. Türkiye Cumhuriyeti devleti verecek size o parayı.
  • Gençler, üniversitede okurken 475 lira kredi alıyorsunuz. Okul bitince işsiz kalıp babanızdan harçlık alıyorsunuz. Size meydanlarda tezek, pislik diyen bir cumhurbaşkanı değil; meydanlarda size öğretmen, abiniz gibi davranan birisi olacağım. Okul bitti, kredi ne olacak? İşe giremediği takdirde, o 475 lirayı iki yıl boyunca devlet sana ödeyecek, söz veriyorum.
  • Esnaf kardeşim, kan ağladığını biliyorum. Emeklilerin geçinemediğini biliyorum. Bayramlarda bin lira dediler. Yalan. 300 lira, 500 lira, 1000 lira alan var. Kademeli, herkese bin lira yok. Teşekkür ederiz, keşke herkese bin lira deselerdi.
  • Haksızlıklar var Türkiye’de. Subay emekli oluyor tazminat alıyor, astsubay almıyor. O da bu memleketin evladı değil mi? Polisler bağırıyor, 3600’ü vermiyorsun. Sendika hakkı vermiyorsun. Memur 40 saat çalışıyor. Mesai yaparsa mesaisini alıyor, polis alamıyor. Angarya bu, Türkiye Cumhuriyeti angarya yapamaz. 40 saatin üzerinde çalışırsa hakkını vereceksin.
  • 18 yaşında çalışmaya başlamış, 30 sene prim ödemiş. Gelmiş 48 yaşına, “Olmaz” diyor. Bu sorunları da en kısa zamanda çözeceğiz.
  • Ey Ce-Ha-Pe, sen köprü yaptın mı diyor. Ey Erdoğan, sen hiç şeker fabrikası, TEKEL, Petkim, Tüpraş yaptın mı! Köprü yapmak kolay iş. 50 sene önce Demirel yaptı birinci köprüyü, ikinciyi Özal, üçüncüyü de Erdoğan yaptı. Dördüncüyü de İnce yapar. Ben gönüllerde köprü kurmak istiyorum gönüllerde. Edirne’de miting yaptım, bir sonraki gün Hakkari’ye gittim. Oradan Rize’ye, Antalya’ya geçtim. Türklerle Kürtlerin arasında bir gönül köprüsü kurmak istedim. Sünniler, Aleviler, Şafiler arasında gönül köprüsü kurmak istedim. Bu milleti barıştırmak, uzlaşmak istiyorum.

ERDOĞAN’A ‘MERKEZ BANKASI BAŞKANI’ TEPKİSİ

  • Doları durduramıyorlar. Ne oluyor? Binali Yıldırım’a soruyorlar, “Dolsa ne olur, dolmasa ne olur” diyor. Ekonomi Bakanı, kurun yükselmesini tanımıyor. Batırıyorlar bizi batırıyorlar. Merkez Bankası Başkanı’nı Ak Parti Genel Merkezi’ne çağırıyorlar. Ayıp ya, ayıp. Bağımsız bir kuruluşun başkanını nasıl parti genel merkezine çağırırsın! Sen bunu yaparsan Avrupa’daki yatırımcı sana güvenmez. Para güvenli bir liman arar. Türkiye’de işlerin doğru gitmediğini, MB Başkanı’nın talimatla çalıştığını görünce para kaçar.
  • Bizim dönemimizde komiser olmak için FETÖ’cü olmak gerekmeyecek. Adil davranacağız. Herkes diyecek ki, “Ben doğru iş yaparsam müdür olurum, vali olurum”. Herkes buna inanacak ve aidiyet duygusu artacak. Bayrağını, milletini daha çok sevecek.
  • Passolig’i niye kurdular. Statlara gidince Erdoğan’ı protesto ediyorlar. Kaldıracağız. Cumhurbaşkanı olduğumda, stadyuma girdiğimde Ak Partililer de beni alkışlayacak. Sen tezek de, pislik de; testinin içinde ne varsa ağzından o akar.
  • Gelişmiş ülkelerde enflasyon yüzde 3, Türkiye’de yüzde 11. Gençlerde işsizlik oranı yüzde 20. Batıyoruz. Buradan nasıl kurtulacağız? Bir, Türkiye’yi hukuk devleti yapacağız. Bunu başardıktan sonra liyakat sistemini kuracağız. İdeolojik saplantılarımıza esir olmayacağız ve özgür yurttaşlar yetiştireceğiz.
  • Bakın şu anda Türkiye televizyon yapıyor, bir televizyondan 10 Euro kazanıyoruz. Otomobil yapılıyor, bir tanesinden 100 Euro kazanıyoruz. Fason çalışıyoruz fason. Boşa çalışıyoruz, bir işe yaramıyor. Hikaye onlar. Çünkü marka, teknoloji, tasarım bize ait değil. Mercedes’i üretiyoruz ama parayı yine Avrupa kazanıyor. Peki nasıl yapacağız? Ar-Ge’yle çıkacağız bir. Gençleri tasarım, teknoloji konusunda yetiştireceğiz. Marka olacağız marka.
  • Cumhurbaşkanını eleştireceksiniz benim dönemimde. Eleştirdiniz diye sabahın 5’inde evinize polis gelmeyecek. Cumhurbaşkanı eleştiriden korkmayacak. Cumhurbaşkanı millete hakaret etmeyecek, millet de ona etmeyecek.

‘MUTLU İNSANLAR ÜLKESİ OLACAĞIZ’

  • Yurtdışına göndereceğimiz 10 bin öğrenci, güneş enerjisini depolamayı öğrenecek. Kullanacağız bu enerjiyi.
  • Mutlu insanlar ülkesi olacağız. Fakirlikten kırılıyoruz. Asgari ücretle zor iş buluyor çocuklarımız.
  • Şimdi bir kampanya yapıyoruz. Önce ben sınava gireceğim, sonra siz. Bir uçak kiraladık, küçük bir uçak. Su yakmıyor, benzin yakıyor. Bizim hemşehri atlıyor devletin uçağına, 300 koruma. Biz de kiralayıp kendimiz geziyoruz. Sizin de katkı sağlamanız lazım biraz. Bankaya para yatıracak mısınız bana? Çok yatırmayın, kendinizi zora sokmayın. Ateşleyin bakalım biraz, banka önlerinde kuruğa girin biraz. 5 lira, 10 lira neyse… Bakalım örtülü ödenekle mi kampanya daha güzel yapılıyor, milletin 50, 100 lirasıyla mı? Yalnız TC kimlik numaralarını yazın, yazmazsanız Hazine’ye gidiyormuş. Fırına biraz odun atın, ateşleyin biraz. Cebe atmayacağız ama haberiniz olsun. Kampanyada kullanacağız.

TRT’YE SESLENDİ: VERDİĞİMİZ PARALAR HARAM OLSUN

  • TRT’ye bir yuh çekin de göreyim. Bir şey söyleyeceğim. Hepimiz elektrik faturası ödüyoruz değil mi, içinde TRT payı var. Hepimiz para veriyoruz, TRT’yi yöneten zat, sana sesleniyorum. Orası babanın çiftliği değil, sana ben para ödüyorum, Çorumlular para ödüyor. Buradan hep birlikte: Haram olsun mu? (Harım olsun, cevapları) TRT, sana verdiğimiz bu paralar haram olsun. Boynunda kalsın, boğazında kalsın, zıkkım olsun. Size öyle bir haddinizi bildireceğim ki, göreceksiniz! Siz kimsiniz, ne zannediyorsunuz kendinizi! Kinim, rövanş, intikam duygum yok ama iki konuyu ciğerime yazdım. Bir, Soma’da yere düşen o madenciye tekme atan vardı ya, onu ciğerime yazdım. İki, TRT’yi de onun yanına yazdım. TRT Genel Müdürü, sana sesleniyorum. Seni ciğerime yazdım, kalbimin bir kenarına yazdım. Bu fakir milletin hakkını Recep Tayyip Erdoğan’a yedirerek yaptığın bu yayıncılığı sana yedireceğim! Adalet olacak bu memlekette!
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yargılamak benim işim değil. Benim işim adil yargı düzeni kurmak. O yargı ister beni yargılar, ister Erdoğan’ı yargılar. Benim cumhurbaşkanlığımda bir salona girdiğimde yüksek yargıçlar ayağa kalkmayacak. Yüksek yargıçlar benimle Yalova’ya gelip elma toplamayacak; adalet dağıtacaklar adalet! Dağıtmazlarsa cüppelerinin önüne çıtçıt yaptıracağız!
  • Filistin’de Müslüman kardeşlerimiz vahşice öldürülüyor. Buradan ilan ediyorum. 24 Haziran’da cumhurbaşkanı olduğumda 3 ay içinde yargı düzenini değiştireceğiz, adil bir yargı düzeni kuracağız ve Amerika’ya diyeceğiz ki FETÖ’yü bize iade et. Etmezsen, 24 Aralık Noel günü İncirlik’teki askerlerini Washington’a göndeririz diyeceğiz. Amerika bizim eski müttefikimiz ama PKK’ya destek verirse gereğini yaparız. Almanya’yla kavga etmek istemiyoruz, milyonlarca vatandaşımız yaşıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz, yeni bir Anayasa, yeni bir seçim olsun. İtirazımız yok. Bizim dünyada saygın bir ülke olmak gibi kaygımız var. Ey Amerika diye posta koyuyor, sonra gidip 11 milyon dolarlık uçak alıyor. Ey Rusya diye posta koyuyor, domatesler gitmiyor, turistler gelmiyor. Ey Hollanda diye posta koyuyor, Petrol Ofisi’ni satıyoruz.
  • Dış politikada yanlışlıklarımız. İç politikayla, dış politikanın karışık yapılmasından kaynaklandı. Bu dört ayda, 750 milyon lira örtülü ödenek kullandı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım. Yazık, günah! Söz veriyorum, benim cumhurbaşkanlığımda bu 3’te birin altına düşecek.
  • Kazanınca sarayda oturmayacağım. Bu ülkenin yüksek puan almış, zeki çalışkan öğrencilerine vereceğim. Devletin işleri için Çankaya Köşkü’nü kullanacağım. Ben 14 sene kirada oturdum Ankara’da, 1.5 sene oldu bir daire alalı. Evime doymadım, evimde oturacağım. Bana göre dünyanın sarayı, helal parayla alınmış bir yer. Evimden falan çıkamam. Bıkarsam 3-5 sene sonra bakarız. Bana göre saray zaten orası.

CHP’den ‘Adalet Yürüyüşü’nde casus yazılım’la ilgili suç

Özel, beraberindeki milletvekilleriyle Ankara Adliyesine gelerek, suç duyurusu dilekçesini verdi.

Çıkışta gazetecilere açıklamada bulunan Özel, 25 gün süren 432 kilometrelik yürüyüşlerine tüm CHP’li milletvekillerinin katıldığını söyledi.

Ankara’da ve seçim bölgelerinde bulunan tüm milletvekillerinin bugün adliyelere giderek suç duyurusunda bulunduklarını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Neyin suç duyurusunu yapıyoruz? Adalet Yürüyüşü gibi bir yürüyüşte, Almanya’da ortaya çıkarılan bir gerçek bu yürüyüşe katılanların bir sosyal medya casusluğu üzerinden dinlendiklerini, takip edildiklerini ortaya çıkardı. Bu iddia Almanya’nın en ciddi yayın organlarından birinde yer aldı.

Bu iddiayı ise yine Almanya’da özgür yazılımla uğraşan bir aktivist grup şu netliğiyle ortaya koydu: Dünyadaki istihbarat örgütleri için çalışan ve ürettiği yazılımların istihbarat örgütleri dışında satışı yasak olan bir kuruluş, kuruluşun adı Finfisher. Bu kuruluşun elinden ‘adaleticinyuru’ linkinin, hashtaginin Türkiye’den satın alındığı, bu hashtag ile sosyal medya üzerindeki paylaşımları yapan telefonun da dinlendiği ortaya çıktı. Bizi kimin dinleyeceğinin sorusu şu cevabı barındırıyor: CHP’yi dinlemek kimin işine yarıyorsa, bu yürüyüşten kim rahatsız oluyorsa.”

Bu olay duyulur duyulmaz Meclisteki Güvenlik ve İstihbarat Komisyonunu toplantıya çağırdıklarını ancak çağrının Komisyon Başkanı tarafından duymazdan gelindiğini ifade eden Özel, konu büyüyünce Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın bir açıklama yaptığını hatırlattı.

Bakan Arslan’ın, “Bize sorsalar söylerdik” dediğini aktaran Özel, “Bu durumda da İzmir Milletvekilimiz Zeynep Altıok’un bu konuyla ilgili iddialar ortaya çıktığında, bundan 11 ay önce ilgili Bakanlığa sorduğu ancak soru önergesinin hala yanıtlanmadığı ortaya çıkmıştır.” dedi.

Özel, yürüyüş boyunca kendilerini kimin dinlediğinin, casus yazılım sadece istihbarat örgütlerine satılıyorsa bunu hangi istihbarat örgütünün alıp, ne şekilde kullandığının bütün bağlantılarıyla ortaya çıkarılmasını istediklerini belirtti.

Yürüyüşte, 432 kilometre yol katettiklerini anımsatan Özel, “Yürüdük ve bir şey söyledik, sözümüzü dinlemeyenler telefonlarımızı dinlemiş. Telefonumuzu değil sözümüzü dinleyin. Biz adalet istiyoruz, hep birlikte ‘Hak, hukuk, adalet’ diyoruz.”

“Gereğinin yapılmasını bekliyoruz”

Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da “CHP milletvekilleri olarak son yılların siyaseten yaşanmış en büyük rezaleti” ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti.

Dünyanın en barışçıl, en uzun ve en etkili yürüyüşünü gerçekleştirdiklerini savunan Ağbaba, şunları söyledi:

“Maalesef bu yürüyüşün başından sonuna kadar dinlendiğini görüyoruz. Aslında dünyanın en şeffaf eyleminin dinlenmesi kepazeliktir. Hükümet bu işte suç ortağı değilse veya dinletmiyorsa aslında bu suç duyurusunu hükümetin yapması gerekirdi. Tekrar hükümeti göreve çağırıyoruz, eğer suç ortağı değilsen, eğer bu dinlemeyi sen yapmadıysanız, gereğinin yapılmasını bekliyoruz.”

(AA)

Yeni Türkiye

“Yazlık saray için 40 bin ağaç kesildi” haberine erişim engeli geliye.

Gazeteciler hapiste kalıye. Zaten gazeteciler gazetecilik yapmıye.

OHAL’de toptan seçime gidiliye.

Yerli ve milli uçak, araba, ev, TOKİ, UFO, ne varsa zaten otomatik olarak geliye…

Özgürlükler azalıye. Grev yasaklanıyeah. Konvoyun sonu gelmiyeah. Hiçkimse bizi sevmiye. Almanya bizi kıskanıye.

İsrail yine bildiğini okuye. Bizimkiler üç günlük yas ilan ediye. Mavi Marmara ise çoktan satılıye. 20 milyon dolara sus pus oluniye. Dostlar alışverişte göriye.

Döviz çıkdırıye, kimse bir şey yapamıye, Merkez Bankası sessiz kalıye. Kimse bizi tabii ki sevmiye… Giden bir tek bizim yövmiye.

Toplum iyice ortadan bölüniye. Kimse kimseyi dinlemiye, kimseye de güvenmiye, dinlese bile inanmıye. Başımıza gelen hep eğitimsizlikten geliye.

Bizimkiler yalanlarla yaşıye, ekonomiyi söz vererek düzeltiye, Dolar’a yatırım yapan yaya kalıye deniliye ama maalesef olmıyye. İnsan ister istemez üzüliye.

Seçimle gidilirken, giderayak kimsenin kullanmayacağı lüks zırhlı ve konforlu makam arabaları alınıye, neden bu kadar masraf yapılıye?

Altımızda Merso, işler yine terso gidiye… Yerli tohum elden gidiye… Topraklarımız satılıye, geçmediği köprünün geçiş ücretini yine vatandaş ödiye. Bir de bununla gurur duyuliye…

Koylar imara açılıye, imar affı geliye, çalanın, çırpanın, orman yakanın yanına kar kalıye… Oylamalarda herkes pişkince sırıtıye…

Meclis güçten düşüye, hiçbir şeyi araştırmak istemiye, çoluk çocuk sefil oluye, bir sürü hayat kararıp gidiye…

Baştakiler her şeye kızıye. Yıllar önce tekme atan Yerkel özür diliye, sanki rüzgarın yönü değişiye…

Anneler gününde Tünel’e dantel kaplanıye, bunun ihalesinin ekmeğini kim yiyiye? Yol kenarlarını sevimsiz saksılar süsliye…

Meydanlar betona teslim oliye. Örovizyona bizden kimse katılamıye, bakanlarımız dövize zaten tavır koyiye…

Medya iyice sütlaca döniye. Gazeteciler işlerinden çıkarılıye, zaten herkes kısa yoldan zengin olmak istiye…

Benzine mazota sürekli zam geliye, çalışanın maaşı gün geçtikçe eriye, kimse bunları hak etmiye…

Seçimlere doğru normalde istifa etmesi gereken kimse istifa etmiye. İnsan iyice kıllanıye, bunlar acaba oy mu çalıye… Durduk yerde bıyıklı bir bakan çıkıp “Bir trafo tartışması, elektrik kesintisi başlamamalı” diye açıklama yapıye. Neden bunu şimdi yapıye?

YSK zaten “Sıkıntı yok, neden sıkıntı çıkmadan bizi darlıyorsunuz” diyiye. Ben en çok onlara güvenmiye. Gün geliyor “Güvenli olsun” diye zarf mühürliye, ertesi gün gelip “Ya o mühüre filan gerek yok” diyiye… Sana kim inanıye?

Devletin ajansı acayip haberler yapıye. yükselen dövize “Dolar 4.29’a geriledi” diyiye, e ben sana nasıl inanıye? Dolar son bir ayda 3.98^’d’den 4.29’a geriliye. Ben gerim gerim geriliye.

Her yağmurda meydanlar sel oliye, dere yataklarına yapılmış evleri su basıye, gariban vatandaş da buna Allah’ın işi diyiye…

Erkekler kadınlar için AVM açıye, kimse buna şaşırmıye. Adam gibi adam, adam gibi kadınlar yetişiye…

Evren Paşa işkenceyi kabul etmiye, bakanımız kurdaki artışı kabul etmiye, inanmayarak bir hayat geçiye.

Başbakan yardımcısı seçim sonrası “Gerçek iktidar Haziran ayının 24’ünde belli olacaktır… Onlar rüya görüyorlar, 24 Haziran bu rüyaların kabusa döndüğü yeni bir gün olacaktır” diye millete kabus vaadediye… Kimse bu uykudan uyanamıye.

Peki sen söyle güzel abim, güzel ablam: Boşa geçen ömre ne deniye?

Müzik Köyü, dünya müziği için Fethiye’ye davet ediyor

Bu yıl dördüncü kez düzenlenecek olan Müzik Köyü’nün 2018 yaz etkinlik programı açıklandı.

Müzik Köyü bu yıl, 30 Temmuz – 4 Ağustos ve 7-12 Ağustos tarihlerinde, iki periyot şeklinde gerçekleştirilecek. Anadolu’dan ve farklı ülkelerden bir çok müzisyen ve müzikseverin bir araya geleceği Müzik Köyü 2018’de atölye, seminer, söyleşi ve konserler düzenlenecek.

Anadolu’nun farklı bölgelerinde kaybolmaya yüz tutmuş müzik geleneklerine dair yaptıkları çalışmalarla bilinen Müzik Köyü Ekibi, 2015’ ten bu yana düzenledikleri atölyeler, seminerler ve konserler aracılığıyla Anadolu ve dünyanın dört bir köşesindeki geleneksel müzikleri ve müzisyenleri, müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği taşıyan Müzik Köyü’nde , geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da pek çok ilk gerçekleşecek.

Müzik Köyü 2018, Fethiye’ ye bağlı, dünyaca ünlü Kayaköy’de, ayrı ayrı programlanmış iki haftadan oluşuyor ve bu seneki etkinliklerde Türkiye’nin yanı sıra, İran, Yunanistan ve İspanya, Fransa, Ermenistan ve Almanya’dan sanatçılar yer alacak.

muzik-koyu-dunya-muzigi-icin-fethiye-ye-davet-ediyor-460361-1.

MÜZİK KÖYÜ 2018 PROGRAMINA KATILACAK SANATÇILAR:

30 Temmuz-4 Ağustos 2018 (1.PERİYOT)

Kemal Dinç, Kourosh Ghazvineh, Erdem Şimşek, Arslan Hazreti, Doç. Dr. Özgü Bulut, Efren Lopez Sanz, Ali Tekbaş, Doç. Dr. Cenk Güray, Ali Fuat Aydın, İsmet Kavanozlar, Yusuf İhsan Bodur, Sami Hosseini, Osman Kırca, Merih Aşkın, Veka Aler, Osama Badawe, Mehmet Günay Eser,

7-12 Ağustos 2018(2.PERİYOT)

Ahmet Aslan, Arslan Hazreti, Reza Samani, Birol Topaloğlu, Eleonore Fournaiu, Sami Hosseini, Ozan Baysal, Doç. Dr.Özgü Bulut, Giorgos Psaltis, Taxiarchis Georgulis, Selim Özyol, Salih Korkut Peker, Ulaş Özdemir, Salih Nazım Peker, Sevana Tchakerian, Mehmet Günay Eser, Osman Kırca, Yusuf İhsan Bodur, Gülay Diri.

Ayrıntılı bilgi için: www.muzikkoyu.net

Avrupa’da işsizlik martta değişmedi

Avro Bölgesi’nde işsizlik mart ayında yüzde 8,5 ve Avrupa Birliği’nde (AB) yüzde 7,1 seviyesinde gerçekleşerek önceki aya göre değişiklik göstermedi.

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) açıkladığı verilere göre, 19 üyeli Avro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış işsizlik, bu yılın mart ayında şubat ayına göre değişmeyerek yüzde 8,5 oldu. İşsizlik böylece Aralık 2008’den bu yana görülen en düşük seviyede kalmaya devam etti.

28 üyeli AB’de de mart ayında aylık bazda değişmeyen işsizlik yüzde 7,1’le Eylül 2008’den beri görülen en düşük seviyeyi korudu.

AB’de işsiz sayısı martta 17 milyon 481 bin olurken, bunun 13 milyon 824 bini Avro Bölgesi’nde yer aldı. İşsiz sayısı, bir önceki aya göre AB’de 94 bin ve Avro Bölgesi’nde 83 bin azaldı.

İşsiz sayısı, 2017’nin mart ayına göre de AB’de 1 milyon 930 bin ve Avro Bölgesi’nde 1 milyon 414 bin düştü.

Diğer yandan açıklanan veriler ayrıca, ABD’de şubat ayında yüzde 4,1 olan işsizlik oranının martta değişiklik göstermediğini ortaya koydu.

AB’de işsizlik Litvanya ve Estonya hariç tüm ülkelerde azaldı

AB’de mart ayında en düşük işsizlik yüzde 2,2 ile Çekya’da ölçüldü. Çekya’yı yüzde 3,3’le Malta ve yüzde 3,4’le de Almanya izledi. En yüksek işsizlik ise yüzde 20,6 ile Yunanistan (Ocak 2018 verisi), yüzde 16,1’le de İspanya’da ve yüzde 11’le de Hırvatistan’da kaydedildi. Bir yıl öncesine kıyasla mart ayında AB’de işsizlik oranı Litvanya ve Estonya hariç tüm üye ülkelerde geriledi. İşsizlik Litvanya’da değişmezken Estonya’da artış gösterdi.

AB’de genç işsizlik yüzde 15,6

Mart ayında 25 yaş altı genç işsiz sayısı AB’de 3 milyon 500 bin olurken, bunun 2 milyon 449 bini Avro Bölgesi’nde yer aldı. 2017’nin mart ayına göre genç işsiz sayısı, AB’de 409 bin ve Avro Bölgesi’nde 305 bin azaldı.

Genç işsizlik oranı ise AB’de 15,6 ve Avro Bölgesi’nde 17,3 olarak ölçüldü.

Mart ayında en düşük genç işsizliğe sahip ülkeler yüzde 6,1’le Almanya, yüzde 6,8’le Çekya ve yüzde 7 ile Hollanda olarak sıralanırken, en yüksek genç işsizlik yüzde 42,3’le Yunanistan (Ocak 2018 verisi), yüzde 35’le İspanya ve yüzde 31,7 ile de İtalya’da kaydedildi.AA

Almanya’dan ‘Çavuşoğlu’na seçim konuşması yaptırmama’ kararı

Almanya’da KRV eyalet hükümeti, Almanya’nın Solingen şehrindeki anma törenine katılacak olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na herhangi bir seçim konuşması yaptırmama kararı aldı.

Düsseldorf eyalet parlamentosunun Sosyal Demokrat ve Yeşiller milletvekillerinin Çavuşoğlu’nun parlamentoda konuşma yapmaması için görüştükleri ve mutabık kaldıkları belirtildi.

KRV eyalet parlamentosu İhtiyarlar Heyeti’nin bu yöndeki uzlaşmasının Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller Parti grupları tarafından da onaylandığı ifade edildi. KRV eyaleti hükümetinin sözcüsü Christian Wiermer, Solingen saldırısının yıldönümü anmasının, “siyasi parti çekişmeleriyle” gölgelenemeyeceğini ifade ederek, 29 Mayıs 1993’teki saldırının “ne Almanya ne de Türkiye’deki seçim kampanyası için bir siyasi parti kavgasına dönüştürülemeyeceğini” söyledi.

KRV eyaletinin Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partili Başbakanı Armin Laschet, Solingen saldırısının kurbanı olan Genç ailesinin isteği üzerine Düsseldorf’taki eyalet parlamentosunda düzenlenecek anma etkinliğine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu davet etmişti.

Öte yandan, Solingen’de 29 Mayıs’ta düzenlenecek anma törenine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılacağı bildirildi.

Almanya Savunma Bakanı, bütçeye 12 milyar avro artış istedi

Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, 2021 yılına kadar savunma bütçesine ek olarak 12 milyar euro talep etti. Ancak bu miktar, Alman Maliye Bakanı Olaf Scholz’un öngördüğü artıştan en az iki kat daha fazla.

Deutsche Welle Türkçe’nin aktardığı, Alman Bild am Sonntag gazetesinde Pazar günü yayınlanan habere göre, 2021’ye kadar devam edecek yasama dönemi için yapılan bütçe görüşmelerinde Savunma Bakanı von der Leyen Alman ordusu için ek 12 milyar euro talebinde bulundu.

Habere göre von der Leyen senelik savunma bütçelerine ek olarak 2019 yılı için üç milyar euro, 2020 yılı için dört milyar euro ve 2021 yılı için beş milyar euro ek bütçe istedi.

Almanya’nın 2017’deki savunma bütçesi yaklaşık 37 milyar euroyken, 2018’deki bütçenin 39 milyar euro olması bekleniyor.

Maliye Bakanı Scholz ise 2021’e kadar devam edecek yasama dönemi için savunma bütçesine toplam 5 milyar 500 milyon euro ek yapılmasını öngörmüştü. Savunma Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada bu miktarı “devasa birikmiş ihtiyaçlar ve özellikle orta vadede gerekli modernizasyon göz önüne alındığında yetersiz” diyerek eleştirmişti.

Uluslararası projeler iptal edilebilir

Bild am Sonntag’ın haberine göre istenilen ek bütçenin onaylanmaması halinde Savunma Bakanı von der Leyen 2019 için planlanan uluslararası silahlanma projelerinin durdurulabileceğine dikkat çekecek.

Habere göre durdurulabilecek projeler listesinin en başında Norveç ile yapılması planlanan bir denizaltı projesi yer alıyor. Bu projeye göre Norveç ordusunun 2019’da Alman ThyssenKrupp firmasından dört tane denizaltı satın alması planlanırken, Alman ordusunun Norveç firması Kongsberg’dan iki denizaltı ile güdümlü füze alması tasarlanıyor. Üstü çizilebilecek uluslararası projeler listesinde ikinci sırada yer alan proje ise altı adet Hercules C-130 nakliye uçağının satın alınması bulunuyor.

Düsseldorf’ta yayınlanan Rheinische Post gazetesinin Şubat ayında yayınlanan haberinde, Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan bir rapora göre ordunun çok yönlü mevzilendirilmesi noktasında “kabiliyet eksikliği”nin mevcut olduğu, bunun en azından 2021’e kadar süreceği belirtilmişti. Raporda ayrıca NATO Mukabele Kuvveti (NRF) kapsamındaki acil müdahale gücü için kurşun geçirmez yelek, kışlık giysi ve çadır eksikliği olduğu aktarılmıştı.

Almanya bin 200 asker gönderecek!

Wieker, Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, Suriye’de görev yapacak keşif uçakları, bir fırkateyn ve bir yakıt ikmal uçağı için yaklaşık bin 200 askerin bölgeye gönderileceğini belirtti. Alman genelkurmay Başkanı, gönderilecek 4 ila 6 keşif uçağının silah taşımayacağını kaydederek “Uçakların İncirlikte ve Amman’da konuşlandırılması için Türkiye ve Ürdün ile karşılıklı görüşmeler sürüyor” dedi. Volker Wieker, “Koalisyon güçlerinin bombalama yapmak için yeterince güç ve araçları var. İhtiyaç duyulan, karada neler olduğunun tespit edilmesi. Bu konuda bizim Tornado uçaklarımızın çok katkısı olacak” dedi. Almanya, Paris’teki terör saldırılarının ardından terör örgütü DAEŞ ile mücadeleyi yoğunlaştırma kararı alan Fransa’ya destek için Suriye’ye Tornado keşif uçaklarının yanı sıra, deniz kuvvetlerine ait bir fırkateyn ve bir yakıt ikmal uçağı göndereceğini açıklamıştı. Almanya, DAEŞ ile mücadele eden Irak Kürt Bölgesi Yönetimi (IKBY) güçlerini eğitmek için bölgede askeri birlik bulunduruyor.