Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından ‘Gülen kırmızı bültenle

Fethullah Gülen’in kırmızı bülten ile aranmadığına ilişkin Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün yazısına İçişleri ve Adalet Bakanlıklarından yalanlama geldi.

İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yaptığı yazılı açıklama ile “FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının yakalanarak ülkemize getirilmesi sürecindeki Kırmızı Bülten işlemlerinde yetersizlik ve ihmal bulunduğu” iddialarını yalanladı.

Yapılan ortak açıklamada, Saygı Öztürk’ün iddiaları reddedilerek başlatılan sorgulama ve kovuşturmaların titizlikle yürütülmeye devam edildiği belirtildi. İçişleri ve Adalet bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklama şu şekilde:

“20 Mayıs 2018 tarihli Sözcü gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısında yer verilen, kaçak FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının yakalanarak ülkemize getirilmesi sürecindeki Kırmızı Bülten işlemlerinde yetersizlik ve ihmal bulunduğu iddiaları üzerine aşağıdaki açıklamanın kamuoyu ile paylaşılması ihtiyacı duyulmuştur.
FETÖ terör örgütünün yönetici ve üyeleri hakkında adli merciler tarafından başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar büyük bir titizlikle sürdürülmektedir. Başta terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen olmak üzere firari örgüt yönetici ve üyelerinin yakalanarak ülkemize getirilmeleri ve adli makamlar önüne çıkarılabilmeleri için gerekli işlemler Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları tarafından koordineli olarak yürütülmektedir.

“Yurt dışına kaçan terör örgütü üyelerinin yakalanması ve ülkemize getirilmesi amacıyla iade talepleri yanında INTERPOL kanalları da kullanılmaktadır. INTERPOL uluslararası suçlularla mücadele eden ülke polis teşkilatlarının işbirliği amacıyla kurduğu uluslararası bir teşkilattır. FETÖ silahlı terör örgütü yönetici ve üyelerinin yakalanıp Ülkemize getirilmeleri amacıyla; öncelikli olarak terör örgütü ile irtibatlı şahıslara ait pasaportlar yetkili makamlarımızca iptal edilerek INTERPOL Veri Tabanına aktarılmış; adli makamlardan gelen Kırmızı Bülten talepleri sisteme girilmiştir.

‘TALEPLER ASKIDA BEKLETİLEREK NİHAYETİNDE REDDEDİLMİŞTİR’

“Ancak INTERPOL Genel Sekreterliği, 15 Temmuzdan sonra aktarmış olduğumuz pasaport iptallerini veri tabanından kaldırmış; ayrıca yeni veri ekleme yetkimizi askıya almıştır. Öte yandan, Kırmızı Bülten düzenlenmesi amacıyla 2016 yılından itibaren sisteme girilen FETÖ üyeleri hakkındaki talepler, en başından beri INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından askıda bekletilerek sisteme girilmemiş ve nihayetinde reddedilmiştir.

‘İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR’

“INTERPOL kanallarının etkin kullanılamamasının en temel nedeni, FETÖ silahlı terör örgütünün kanlı ve kirli eylemlerini, INTERPOL’ün ısrarla terör fiili olarak nitelendirmemesidir. 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain terör saldırıları, 251 vatandaşımızı şehit olmasına ve 2194 vatandaşımızı yaralanmasına neden olan olaylar INTERPOL tarafından yok sayılmaktadır. Yurt dışına kaçan FETÖ terör örgütü üyelerinin yakalanarak ülkemize getirilmesinde Kırmızı Bültene ilişkin işlemlerde özensizlik veya ihmalden kaynaklanan sorunlar bulunduğu iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.”

‘HER TÜRLÜ GİRİŞİM ARALIKSIZ DEVAM ETTİRİLMEKTEDİR’

“INTERPOL’ün yukarıda aktarılan olumsuz tutumuna rağmen, terör örgütü mensuplarına Kırmızı Bülten düzenlenmesine yönelik çalışmalar adı geçen teşkilatın İcra Kurulu ve Genel Kurulu nezdinde sürdürülmektedir. Diğer yandan bulundukları ülke belli olan firari örgüt mensuplarının ülkemize getirilmeleri için suçluları iadesine ilişkin andlaşmalar ve mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde her türlü girişim aralıksız devam ettirilmektedir.

“Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, yurtdışına kaçan FETÖ silahlı terör örgütü üyelerinin yakalanarak Ülkemize getirilmesinde Kırmızı Bültene ilişkin işlemlerde, disiplin ve koordinasyon içinde çalışmaya devam etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Aleviler düzenleyecekleri festivalde TAMAM diyecek

8. Alevi Festivali, 27 Mayıs – 2 Haziran arası her gün saat 11:00 ile 21 arası İngiltere Enfield’de BAF Yerleşkesi’nde ve 3 Haziran final günü de Hackney Downs Park Londra’da olacak.

Britanya Alevi Federasyonu ve Alevi Kültür Merkezleri, Cemevleri tarafından 7 yıldır Londra, Orta Britanya ve İskoçya’da Alevi festivalleri organize ediliyor. Bu yıl 8.’si düzenlenen ve ilk kez 8 gün sürecek olan Alevi Festivali, 27 Mayıs ile 3 Haziran 2018 tarihleri arasında, BAF Yerleşkesi-Parkında Britanya Alevi Federasyonu bileşenleri, Yöre Dernekleri ve Müzik Okulları tarafından düzenleniyor. Aleviler yaptıkları açıklamada festivalin temasını “TAMAM” olarak belirlediklerini duyurdu. Alevi örgütleri yaptıkları açıklamada, “24 Haziran seçimleri öncesi tekçilik, tek adamcılık, toplumsal kutuplaştırmalar karşısında “SIKILDIK” diyen herkesi, sıkanlara karşı “TAMAM” demek için festivalimize davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Açıklama şöyle sona erdi: “8. Alevi Festivali; Alevi kültürü, inancı ve felsefesiyle tarihsel bir buluşmaya kapılarını açacaktır. 8. Alevi Festivali; tüm farklı kimlikleri ve kültürleri gönül bahçemizde musahip kılacak ve dostluğumuzu pekiştirecektir. Hak aşkına, yol aşkına her dem bin nefes diyerek düştük biz bu yola diyen Britanya Alevi Federasyonu ve Alevi Kültür Merkezleri olarak 8. Alevi Festivali ile huzurlarınızdayız. Güçlü bir organizasyon ile 27 Mayıs – 2 Haziran arası Londra Enfield’de bulunan BAF Yerleşkesi-Parkında ve 3 Haziran final günü de Hackney Downs Park’ta karşınızda olacağız.”

Erkan Baş, HDP’den adaylığını açıkladı

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kurucu Meclis Üyesi Erkan Baş, HDP’den milletvekili adayı olduğunu duyurdu.

Twitter hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan Baş, şunları söyledi:

“HDP’den öneri geldi. Arkadaşlarım, dostlarım, yoldaşlarım destekledi, Partim görev verdi. Hazırız. #SözKardeşim , İşçilerin, gençlerin, devrimcilerin, sosyalizmin sesini meclise taşıyacak; düzenin çarkına çomak sokacağız.”

HDP’den öneri geldi.
Arkadaşlarım, dostlarım, yoldaşlarım destekledi, Partim görev verdi.
Hazırız.#SözKardeşim ,
İşçilerin, gençlerin, devrimcilerin, sosyalizmin sesini meclise taşıyacak; düzenin çarkına çomak sokacağız.

— Erkan BAŞ (@erkbas) May 20, 2018

İnce’den Bozdağ’a ‘Gülen’in iadesi’ yanıtı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim çalışmalarına devam ediyor. Tekirdağ’da konuşan İnce’nin açıklamalarının öne çıkan bölümleri şöyle:

-Önümüzde bir seçim var ter akıtma seçimi. Sandık görtevlileri var ya bu memleketin geleceği onlara teslim onlara. O gün acıkmak, yorulmak yok.

“Bu ülkede en zor durumda olan basın, acıyorum hallerine”

-Bu ülkede en zor durumda olanlar kimler? Çiftçi mi, esnaf mı, işçi mi? Bunların hiçbiri değil. En zor durumda olan basın… Acıyorum hallerine. Bakın İngiliz, ABD, Japon, Alman gazetecileri röportaja geliyor. Gelip Türkiye’de bir değişim oluyor galiba deyip benimle konuşmak istiyorlar. Türk medyasına bakıyorum “CHP Muharrem İnce’yi yalnız bıraktı” yazıyor. İnsafsızlar, vizdansızlar… Şu anda burada 20 civarında milletvekili arkadaşım var. Partinin Grup Başkanvekili arabanın içinde yatıyor. Bana getirilen suya sıcak mı soğuk mu diye bakıyorlar. Partinin genel başkanıyla her akşam durum değerlendirmesi yapıyoruz.

Bekir Bozdağ’a: Senden mi korkacağım!

-Şimdi biz dedik ki biz seçildiğimiz takdirde yargıyı 3 ay içinde düzelteceğiz. 3 ay sonra ABD’ye diyeceğiz ki ‘Bak benim ülkemde artık adaletli bir yargı var.’ Mahkemelerim bağımsız. FETÖ’yu iade et. Etmiyorum derse. ABD askerleri Noel’i, 24 Aralık’ta Washington’da kutlar. ABD’lilerden cevap geldi: Bizden Türkiye Cumhuriyeti olarak FETÖ’yü isteyen düzgün bir talep yok. Yani bizden usulüne uygun bir şekilde istenmedi. Bugün Bekir Bozdağ açıklama yapmış. Demişki, “Muharrem İnce’ye birileri yalan söylüyor. Türk mü yabancı mı söyleyen… Bekir Bozdağ beni dinliyorsundur sen zaten kim olduğunu biliyorsundur. Senden mi korkacağım. Ama bir şey söyliyeyim mademki usulüne uygun olarak iadesini istediniz ben bu ülkenin milletvekiliyim. Bana bunun belgesini göster. Ben sana benim ekibimdeki hukukçulardan bir heyet göndereceğim. Bu heyete o belgeleri bir göster bakalım. Bugün ABD’liler tekrar beni aradılar dediler ki, ‘120 koli gönderdiler bize’ çoğunluğu gazete küpürü. Hatta diyorlar İngilizce tercümesi bile yapılmamış baştan sağma. Yani iade edilmesini istemiyorlar. Niye istemiyorlar. Ortaklık var. Yani ey aziz milletim istiyormuş gibi yapıyorlar. Madem istedin ben şimdi bunun belgesini istiyorum.

-Arkadaş dünya lideri. 1 yıldır Türkiye’de Amerikan Büyükelçisi yok. Katip düzeyinde idare ediyoruz.

“Senin derdin Filistin değil; insanlar inim inim inliyor, sen seçim derdine girmişsin”

-Bugün Filistin’le ilgili seçim yapıyor. Acaba Filistin mi, seçim mitingi mi? Hangisi? İsrail’e dik durmak istiyorsan Mavi Marmara’dan aldığın parayı iade et, büyükelçiyi geri çek, boykot et. Yok bunları yapamam. Ne yaparsın, miting. Senin derdin Filistin değil. İnsanlar inim inim inliyor, sen seçim derdine girmişsin.

-Dolar 4.5 lira oldu ama Erdoğan ağzına bir kez almıyor. Hemen dönüyor dış güçler diyor. Bizi dolarla terbiye edemezsin diyor. Köprülerde dolar üzerinden anlaşmayı ben mi yaptım, sen mi yaptın. Bir yandan bizi dolar üzerinden terbiye ediyorlar diyorsun, dönüyorsun kumpas kuruyorlar diyorsun. Demek ki sen de onun ortağısın, beraber yapıyorsun.

“İkinci tura oynuyordum; vazgeçtim, birinci turdan çıkacağım”

-Genel başkan beni aday gösterdiğinde ikinci tura oynuyordum. Şimdi vazgeçtim, birinci turdan çıkacağım. Zayıf olduğumuz yerler var, orayı Tekirdağ’dan dengelememiz lazım. Yüzde 75 mesela, olur mu? Belediye başkanımız çık diyor. 80 o zaman. Fazla da atmayalım 80’e razıyım.

-Dediler ki milli gelirin yüzde 1’ini tarımı desteklemeye ayıracağız, yarımı geçmediler. 30 milyar vereceklerdi, 12.7 milyar verdiler. Türkiye devleti çiftçisine borçludur. Bu köylü çocuğu bu borcu ilk fırsatta ödeyecektir. Söz veriyorum size.

“İneği almışsın Arjantin’den, samanı almışsın Bulgaristan’dan; ayran nasıl milli oluyor!”

-Meydanlarda diyor ki, ben milli bir adamım. Ayran da diyor milli bir içecektir. İneği almışsın Arjantin’den, samanı almışsın Bulgaristan’dan; ayran nasıl milli oluyor!

-Ey Hollanda diyor portakal bıçaklıyor, sonra gidiyor Petrol Ofisi’ni satıyor. Kime ey dediyse sonunda paralarımız gitti.

“Onlar çay toplayan yargı, onların cüppelerine çıtçıt yaptıracağım”

-Erdoğan’ı yargılayacak mısın diyorlar, benim öyle bir görevim yok. Ama şunu yapacağız, bağımsız bir yargı kuracağız. Şu anda mevcut yüksek yargıdakiler bu işi yapabilir mi, asla yapamazlar. Onlar çay toplayan yargı, onların cüppelerine çıtçıt yaptıracağım. Rahat açıp kapayacaklar.

“Marka patenti her sene aşağıladığı ODTÜ’lüler yapar. Senin buna kafan basmaz!”

-Benim insanım bir Alman’a göre daha mı az zeki, Fransız’a göre daha az mı çalışıyor? Peki neden daha az kazanıyor? Bir televizyondan Türkiye 10 Euro kazanıyor, 50 lira. Bir otomobilden 100 Euro kazanıyor, çerez parası. Peki nereye gidiyor bu para? Tasarıma, patente, markaya gidiyor. Açık açık konuşayım, sen BMW, Mercedes yapıyorsun; para sende kalmıyor. 100 marka arasında tek Türkiye markası yok. Bizim marka üretmemiz, patentimiz, teknolojimiz olması lazım. Bu markayı patenti kindar nesiller yapamaz, bunu özgüveni yüksek, eleştirel bakabilen zeki çocuklar yapar. Kimler yapar biliyor musunuz? Her sene aşağıladığı ODTÜ’lüler yapar. Senin buna kafan basmaz, ben onlara fizik anlattım. O çocuklar yapacak. 5 bin polisle ODTÜ’ye girdin, o zaman sana dedim ki 5 bin polis değil 500 puanla girilir.

-Soruyor diyor ki, sen bu paraları nereden bulacaksın. Türkiye’de Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında hiç fabrika açılmasa, üretim artmasa, her şey olduğu gibi kalsa, sadece geliri adaletli dağıtsam maaşlarınız iki katına çıkar.

“Bakanın adı Fakıbaba, milletin adı fakir baba”

-Önümüz bayram. Bayram deyince aklınıza baklava gelir. Baklavacılar fıstıklı yapamıyor, çünkü pahalı. Tarım Bakanı ithal ederim diyor. Fıstığın adı ne, Antep fıstığı. İnsan Antep fıstığını ithal edeceğim demeye utanır. Bakanın adı Fakıbaba, milletin adı fakir baba. Bize diyor ki, bayramda kursağında baklava değil, sırtında oklava olacak diyor. O zaman bizim hep birlikte bir şey yapmamız lazım. Ne yapacağız? Sandıkta görevimizi yapacağız.

-Türkiye’de her emekli olanın maaşı düşüyor. 840 liraya emekli maaşı var. En yüksekle arasındaki fark 9 kat. Finlandiya’da bu 2 kat. Büyük dengesizliklerden biri bu. 1990’lı yıllarda ücretlile milli gelirden yüzde 37 pay alıyorlardı, şimdi yüzde 17. Dolar 4.5 lira, Euro 5.5 lira, yüzde 12 enflasyon, 53 milyar dolar cari açık, gençlerin yüzde 20’si eksik. Yani kamyon duvara çarpmaya doğru gidiyor. 16 senedir yapamamış, şimdi manifesto hazırlamış. Ya senin geleceğe dair söz söylemeye hakkın yok ki. Muharrem İnce yarın gelecek bildirgesini, manifestosunu açıklayacak. Yarın 19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak bastığı gün. Böyle anlamlı bir günde İnce’nin gelecek bildirgesini Samsun’dan açıklayacağım. Samsun’da miting yapıp Sinop’a gideceğim, sonra Adana’ya geçeceğim.

-Herkesin güvenmesini istiyorum. Canınızı sıkmayın, moralinizi bozmayın, umutsuz olmayın. Umutlarınızı yeşertin.

DSP seçimlerde Millet İttifakı’nı destekleyeceğini açıkladı

24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleriyle ilgili açıklama yapan DSP, “Demokratik Sol Parti’ye bağlı olan toplum kesimlerine karşı sorumluluğumuz gereği, 16 yıllık iktidarlarında ülkeyi ekonomik, politik ve sosyal yapısı itibariyle tam bir çöküntünün içine sürüklemiş olan AKP’nin karşısında, seçmenlerin Millet İttifakı’na ve bu ittifak içerisinde demokratik sol politikalarımıza en yakın partinin ve Cumhurbaşkanı adayının desteklenmesi gerektiği hususunun kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilmiştir” ifadelerini kullandı.

DSP Başkanlık Kurulu’nca yayınlanan bildiride, mutlaka sandığa gidilmesi gerektiği belirtilerek, her seçmenin sandığına sahip çıkması, olası kanunsuzluk ve manipülasyonlara karşı tüm DSP’li avukatların cüppelerini yanlarında bulundurmaları istendi.

Bildiride, DSP’nin seçimlere girmesinin YSK tarafından ‘tam kanunsuzluk haliyle’ engellendiği savunularak, bu durum karşısında yürütülen iç hukuk yolları tükendiğinden, yaratılan hak ihlalinin tespiti için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurulduğu belirtildi.

Cezaevindeki adayı seçmen temsil edecek: ‘Hepimiz Demirtaş’ız’

HÜSEYİN ŞİMŞEK [email protected] @simsekhuseyinn

HDP’de Cumhurbaşkanı Adayı olarak açıklanan Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmemesi durumunda izlenecek propaganda yönteminin ana çizgileri belirlendi.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik Anayasa değişikliği teklifinin TBMM’de kabul edilmesinin ardından 4 Kasım 2016’da tutuklanarak Edirne Cezaevi’ne gönderilen HDP eski Eş Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, kısa ve gündemdeki gelişmeleri vurgulayan mesajlarla seçmenine seslenecek. Cumhurbaşkanı adaylarının serbest bırakılmaması durumunda ise parti yönetimi mitinglerde Demirtaş maskelerini seçmenlere dağıtacak.

Eş zamanlı mitingler
Edirne’den ve Kars’tan aynı anda Eş Genel Başkanlar Sezai Temelli ve Pervin Buldan’ın yapacağı mitinglerle seçim çalışmalarına başlamayı planlayan HDP’de seçmenlere dağıtılan maskelerin miting alanında takılmasıyla, “Hepimiz Demirtaş’ız” mesajı verilecek.

Paylaşımlar başladı
Avukatları aracılığıyla YSK’ye ve tutuklu yargılandığı mahkemeye tahliye talebinde bulunan Demirtaş’ta ve HDP’de tahliye beklentisinin düşük olduğu ve bu nedenle propaganda usullerinin netleştirildiği öğrenildi. CHP, Saadet Partisi ve İYİ Parti’den “tahliye edilmesi gerekiyor” yönünde açıklamalar yapılan Demirtaş, eski fotoğraflarının kullanılacağı mesajlarıyla sosyal medyadan seçmenine seslenmeye başladı.
Önceki gece, “Demirtaş’a Özgürlük Çünkü” ifadeleriyle paylaşılan mesajlarda, “Demokrasiye Acil Geçiş Programını hayata geçireceğiz”, “Evrensel hukuk ve insan hakları anlayışıyla güvence altına alınmış kuvvetler ayrılığından taviz vermeyeceğiz”, “İnançlara, yaşam tarzlarına, siyasi ve felsefi görüşlere eşit mesafede duracağız” ifadeleri yer aldı.

Mitinglerde kısa mesajlar
HDP’nin resmi sosyal medya hesaplarından da paylaşılan mesajlarla birlikte Demirtaş, mitingler için de mesaj hazırlamaya başladı. Edinilen bilgilere göre, her miting için Demirtaş, ortalama beş cümleyi geçmeyecek mesajları seçmenine gönderecek ve bu mesajlar Eş Genel Başkanlar tarafından okunacak.

Mesajların yanı sıra Demirtaş’ın fotoğraflarının da yer aldığı kartlar bastırılarak dağıtılacak.

Kürt ittifakı rafa kalktı
Öte yandan Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), Azadi Hareketi, Kürdistan Özgürlük Hareketi (PAK), Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-T) ve Kürdistan Demokratlar Platformu’nun (KDP) 24 Haziran için aldığı ittifak kararının ardından HDP ile anlaşılamadığı açıklandı.

***

Malvarlığını açıkladı

Tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, Twitter’dan mal varlığını ve diplomasını paylaştı. Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin adaylara yaptığı mal varlıklarını açıklama çağrısının kendisine de ulaştığını söyleyen Demirtaş, şu açıklamayı yaptı; “Mal varlığımı açıklıyorum: 300 bin TL değerinde bir konut, 55 bin TL değerinde, 2013 model bir otomobil. Yüzlerce kitap, binlerce mektup. Ve bir diploma.”

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce de mal varlığını Hakkâri’de yaptığı mitingde paylaşmıştı.

***

‘Çalışmalarım dolayısıyla gelemiyorum’

Demirtaş’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davaya devam edildi. Bakırköy Adalet Sarayı’nda bulunan 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunmasını tam olarak hazırlayamadığını belirten Demirtaş, seçim çalışmalarını da gerekçe göstererek duruşmaya gelmedi. Duruşma Demirtaş’ın savunmasının alınması için ertelendi.

Gücümüzün farkındayız: Havuz medyasını bu akşam #KapatGitsin

24 Haziran seçimleri yaklaşırken havuz medyasının muhalif seslere yer vermemesi bugün protesto edilecek. Saat 20.00’den itibaren yurttaşlar havuz medyasına karşı ekranlarını kapatacak ve parklarda buluşacak.

Kampanyayı örgütleyen Birleşik HAZİRAN Haraketi, “Öyleyse #KapatGitsin” başlığıyla bir açıklama yayımladı.

“Türkiye, AKP-MHP eliyle baskın bir seçime giderken medyada tek seslilik hâkim kılınmaya çalışıyor. AKP medyanın yüzde 96’sını kontrol ediyor. Televizyonlar tek bir adayın propaganda araçlarına dönmüş durumda. Referandumda bu ülkenin en az yarısının oy verdiği HAYIR seçeneği nasıl yok sayıldıysa şimdi de T A M A M diyenlerin sesi kısılıyor” denilerek kampanyanın neden yapıldığına ilişkin ifadelerin yer aldığı açıklama şöyle devam etti:

“Öyleyse T A M A M! Biz bu ülkede üreten, düşünen, emeği ile geçinen, vergisini ödeyen milyonlarız. Gücümüzün farkındayız. İktidardan rant kapma telaşı ile susturulmuş, havuza atlamış patronların televizyonlarına gücümüzü gösteriyoruz.”

BirGün Medya, Mor Megafon ile her hafta kadınların sesi olacak

“Bu akşam saat 20.00’de milyonlar olarak televizyonları kapatıyoruz” diyerek yurttaşları havuz medyasına karşı ses çıkarmaya çağıran HAZİRAN, Twitter’da da #KapatGitsin etiketi için şu duyuruyu yaptı:

“Kapalı TV’lerimizin fotoğraflarını paylaşıp bu eşitsiz medya düzenini protesto ediyoruz. Artık milyonlar kazandıkları reklamlarını kaç kişiye yaparlar kendileri düşünsün. Haydi sen de #KapatGitsin”

HALK PARKLARDA BULUŞACAK

Kampanya kapsamında halk yurdun çeşitli yerlerinde halk kürsülerinde buluşacak. Etkinlikler kapsamında

BirGün Yayın Kurulu Üyesi Berkant Gültekin ve BirGün yazarı İrfan Değirmenci‘nin katılmıyla 19 Mayıs Cumartesi Ankara Batıkent Kültürevi Bahçesi’nde;

#TamamKapatıyoruz özgür medyanın ve halkın HAYIR kürsüsünü kuruyoruz #Ankara 19 Mayıs Cumartesi, 19.00, Batıkent Kültür Evi Bahçesi #Batı[email protected]@GultekinBerkantpic.twitter.com/5mmVO5ROD0

— Haziran Hareketi (@BirlesikHaziran) May 17, 2018

BirGün Haber Müdürü Nurcan Gökdemir ve Halk TV Program ve Yayın Müdürü Semra Topçu’nun katılmıyla 20 Mayıs Pazar 17.00’de Ankara’da İlhan Erdost Parkında buluşmalar olacak

#TamamKapatıyoruz bağımsız medyaya omuz veriyoruz, söz halkın kürsülerini kuruyoruz #Ankara 20 Mayıs Pazar, 17.00, İlhan Erdost Parkı #100.Yıl @[email protected]/nqZJ5DfaJe

— Haziran Hareketi (@BirlesikHaziran) May 17, 2018

KISA SÜREDE SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

‘#KapatGitsin‘ etiketi sosyal medya paylaşım sitesi Twitter’da kısa süre içerisinde en çok konuşulan gündem maddeleri arasına girdi. Kampanyanın başlayacağı saatin 20.00 olarak duyurulmasına rağmen akşam üzeri saatlerinde etiket 5 bine yakın paylaşım aldı.

gucumuzun-farkindayiz-havuz-medyasini-bu-aksam-kapatgitsin-465206-1.

ÇOK GENİŞ DESTEK

Öte yandan sanatçılardan siyasetçilere, akademisyenlerden emek örgütlerine halkın çok geniş bir kesmin de kampanyaya destek geldi.

Kampanyaya sosyal medya üzerinden sunulan desteklerden bazıları şöyle:

Bugün saat 20:00’de iktidarın borazanlığını yapan, sahibinin sesi havuz televizyonlarını kapatıyoruz. Öyleyse #TamamKapatıyoruzpic.twitter.com/srcIxoaA4f

— Candan Yüceer (@CandanYceer) May 18, 2018

Havuz medyasını kapatıyoruz. Tetikçi köşe yazarlarını da kapatıyoruz. Okumuyoruz, paylaşmıyoruz. #kapatıyoruz#BarışAtayYalnızDeğildirpic.twitter.com/wY61uukw4q

— zeynep altıok akatlı (@zeynabelle) May 16, 2018

pic.twitter.com/bSOdz9bCD3

— GENCO ERKAL (@DOSTLARTIYATRO) May 16, 2018

Vakit tamam, havuz medyasını kapatıyoruz!#TamamKapatıyoruzpic.twitter.com/blhpMU7xoA

— İlhan Cihaner (@ilhancihaner) May 15, 2018

#TamamKapatıyoruz özgür medyanın ve halkın HAYIR kürsüsünü kuruyoruz #Ankara 19 Mayıs Cumartesi, 19.00, Batıkent Kültür Evi Bahçesi #Batı[email protected]@GultekinBerkantpic.twitter.com/5mmVO5ROD0

— Haziran Hareketi (@BirlesikHaziran) May 17, 2018

#kapatıyoruz#TamamKapatıyoruz yeniye açılıyoruz,nefesinize kuvvet,yelkenler fora …#BarışAtayYalnızDeğildirpic.twitter.com/dicVDZIsiK

— Erdal Güney (@guneyerdal) May 16, 2018

Hayırla kapatalım. https://t.co/7I4nSrzacR

— Alper Taş (@alper_tas) May 16, 2018

Haber alma hakkımızı engelledikleri için!
Seçimlerin adil yapılmasını önledikleri için!
İktidarın otoriter uygulamalarını meşrulaştırdıkları için!
Algı operasyonlarıyla halka “Yalan Bir Dünya” sundukları için!..

Bugün saat 20:00’de havuz kanallarını kapatıyoruz#TamamKapatıyoruzpic.twitter.com/QopiyWM2eN

— Fikri Sağlar (@dfikrisaglar) May 18, 2018

Milyonların sesini yok sayan havuz televizyonlarını bu akşam 20.00’de kapatıyoruz.#TamamKapatıyoruz#kapatgitsinpic.twitter.com/mZLpd3tokJ

— MMO Genel Merkezi (@MMOtmmob) May 18, 2018

Öyleyse #TamamKapatıyoruz
Bu akşam 20.00’da havuz tv’lerini kapatıyoruz!!! pic.twitter.com/OaEUSHbzmS

— KESK (@KESK1995) May 18, 2018

Bizleri yok sayanları,
Gerçekleri saklayanları,
İktidarın borazanlığını yapanları,
Haber alma hakkını gaspedenleri,
Uyarıyoruz!#TamamKapatıyoruzpic.twitter.com/1Bj33fEVBL

— TMMOB (@TMMOB1954) May 18, 2018

Öyleyse Penguen medyasını #KapatGitsin . Parklarda komşularımızla buluşup biz yayın yapalım. https://t.co/k8QZo6A2N1

— Haziran İstanbul (@istanbulbhh) May 18, 2018

‘Havuz medyası’ bu akşam kapatılıyor!https://t.co/PIzonQGrYu
Seçimlere giderken havuz medyasının tutumu tepki toplamaya devam ediyor. Bugün saat 20’den itibaren havuz medyasına karşı ekranlar kapatılacak, yurttaşlar parklarda buluşacak#KapatGitsinpic.twitter.com/rY9LS1fRnM

— RedHaber (@RedaksiyonHaber) May 18, 2018

Sesimizi duymayan, bizi görmeyen yandaş medyayı #KapatGitsin! #TamamKapatıyoruzpic.twitter.com/6sOJ1YRI2T

— Haziran Kadıköy (@HaziranKadikoy) May 18, 2018

milyonların sesini yok sayanlardan
BIKTIK… SIKILDIK…
artık #KapatGitsinpic.twitter.com/M8dJFvKV7H

— Haziran Hareketi (@BirlesikHaziran) May 18, 2018

#TamamKapatıyoruz camları aç iyice havalansın hayat @serkanaltunignepic.twitter.com/PpmQUwkQmC

— Haziran Hareketi (@BirlesikHaziran) May 18, 2018

Mahallelerimizi duyurularla donattık. Yarın akşam çaya bekliyoruz. #Tamam mı?
Demek ki ne yapıyoruz, akşam 20.00de yandaş kanalları kapatıyoruz, 21.00de de Koşuyolu parkında demli çayımızı içerken komşularla sohbeti koyulaştırıyoruz.#TamamKapatıyoruzpic.twitter.com/AyYhesNhdL

— Haziran Üsküdar (@haziranuskudar) May 17, 2018

CHP’den ‘Adalet Yürüyüşü’nde casus yazılım’la ilgili suç

Özel, beraberindeki milletvekilleriyle Ankara Adliyesine gelerek, suç duyurusu dilekçesini verdi.

Çıkışta gazetecilere açıklamada bulunan Özel, 25 gün süren 432 kilometrelik yürüyüşlerine tüm CHP’li milletvekillerinin katıldığını söyledi.

Ankara’da ve seçim bölgelerinde bulunan tüm milletvekillerinin bugün adliyelere giderek suç duyurusunda bulunduklarını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Neyin suç duyurusunu yapıyoruz? Adalet Yürüyüşü gibi bir yürüyüşte, Almanya’da ortaya çıkarılan bir gerçek bu yürüyüşe katılanların bir sosyal medya casusluğu üzerinden dinlendiklerini, takip edildiklerini ortaya çıkardı. Bu iddia Almanya’nın en ciddi yayın organlarından birinde yer aldı.

Bu iddiayı ise yine Almanya’da özgür yazılımla uğraşan bir aktivist grup şu netliğiyle ortaya koydu: Dünyadaki istihbarat örgütleri için çalışan ve ürettiği yazılımların istihbarat örgütleri dışında satışı yasak olan bir kuruluş, kuruluşun adı Finfisher. Bu kuruluşun elinden ‘adaleticinyuru’ linkinin, hashtaginin Türkiye’den satın alındığı, bu hashtag ile sosyal medya üzerindeki paylaşımları yapan telefonun da dinlendiği ortaya çıktı. Bizi kimin dinleyeceğinin sorusu şu cevabı barındırıyor: CHP’yi dinlemek kimin işine yarıyorsa, bu yürüyüşten kim rahatsız oluyorsa.”

Bu olay duyulur duyulmaz Meclisteki Güvenlik ve İstihbarat Komisyonunu toplantıya çağırdıklarını ancak çağrının Komisyon Başkanı tarafından duymazdan gelindiğini ifade eden Özel, konu büyüyünce Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın bir açıklama yaptığını hatırlattı.

Bakan Arslan’ın, “Bize sorsalar söylerdik” dediğini aktaran Özel, “Bu durumda da İzmir Milletvekilimiz Zeynep Altıok’un bu konuyla ilgili iddialar ortaya çıktığında, bundan 11 ay önce ilgili Bakanlığa sorduğu ancak soru önergesinin hala yanıtlanmadığı ortaya çıkmıştır.” dedi.

Özel, yürüyüş boyunca kendilerini kimin dinlediğinin, casus yazılım sadece istihbarat örgütlerine satılıyorsa bunu hangi istihbarat örgütünün alıp, ne şekilde kullandığının bütün bağlantılarıyla ortaya çıkarılmasını istediklerini belirtti.

Yürüyüşte, 432 kilometre yol katettiklerini anımsatan Özel, “Yürüdük ve bir şey söyledik, sözümüzü dinlemeyenler telefonlarımızı dinlemiş. Telefonumuzu değil sözümüzü dinleyin. Biz adalet istiyoruz, hep birlikte ‘Hak, hukuk, adalet’ diyoruz.”

“Gereğinin yapılmasını bekliyoruz”

Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da “CHP milletvekilleri olarak son yılların siyaseten yaşanmış en büyük rezaleti” ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti.

Dünyanın en barışçıl, en uzun ve en etkili yürüyüşünü gerçekleştirdiklerini savunan Ağbaba, şunları söyledi:

“Maalesef bu yürüyüşün başından sonuna kadar dinlendiğini görüyoruz. Aslında dünyanın en şeffaf eyleminin dinlenmesi kepazeliktir. Hükümet bu işte suç ortağı değilse veya dinletmiyorsa aslında bu suç duyurusunu hükümetin yapması gerekirdi. Tekrar hükümeti göreve çağırıyoruz, eğer suç ortağı değilsen, eğer bu dinlemeyi sen yapmadıysanız, gereğinin yapılmasını bekliyoruz.”

(AA)

Aday gösterilmeyen MHP’li Vural’dan ilk açıklama

MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural, partisinden 27. Dönem Milletvekili adayı olarak gösterilmemesine ilişkin, “Bu safhada ilan edilen tercih ve takdir sonucunda milletvekilliği görev ve temsilim sona ermiştir.” dedi.

Oktay Vural, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin yeni bir siyasi sürecin yeni bir safhasına geldiğini belirterek, bugüne kadar gelen dönemde, MHP milletvekili, genel başkan yardımcısı, bakan ve grup başkanvekili olarak sorumluluk ve görevler üstlendiğini anımsattı.

Vural, “Davamı ve partimi layıkıyla temsil ve daim yüksek hedeflere ulaştırma ülküsü ve inancıyla görevlerimi yerine getirirken büyük Türk milletinin değer, menfaat ve ihtiyaçları, milliyetçi-ülkücü hareketin, kutlu davamızın ülküleri ve uhdemdeki görevin onur ve haysiyeti her zaman için vazgeçilmez rehberim olmuştur.” diye konuştu.

MHP İzmir Milletvekili Vural, şöyle devam etti:

“Partimin bana verdiği her emanete sahip çıkarak, birliği, adaleti, hukuku, milli egemenliği, hürriyeti, bütünlüğü, huzuru, kardeşliği hülasa ülkümü dile getirdim. Teröre, darbeye, kumpasa, hukuksuzluğa, bölücülüğe, yolsuzluğa karşı durdum, doğruyu, hakkı, haklıyı savundum, haksızlık karşısında susmadım, her kesimden vatandaşın derdine derman arayışına tercüman oldum. Partimizin ve siyasi mücadelemizin daima bir umut olduğuna inandım, bunu yüksek bir kararlılık ve inançla ifade ettim. MHP’yi ve ülkücü-milliyetçi kadroları temsil ve milletin iradesiyle iktidara taşıma sorumluluğunu hep hissettim. MHP İzmir Milletvekili olarak görevimi yürütürken aldanmadım, aldatmadım, eğilmedim, bükülmedim, kin ve nefret gütmedim, şahsi veya nefsi davranmadım, yalan, iftira, dedikodu ve fitnelerden yılmadım, makama halel getirmedim. Sözümü ve mücadelemi yüksek tuttum. Gören gözler ve duyan kulaklar şahit oldu.”

Adaylık başvurusunda bulunduğunu hatırlatan Vural, “Bu safhada ilan edilen tercih ve takdir sonucunda milletvekilliği görev ve temsilim sona ermiştir. Böylece şuur, şeref ve gururla üstlendiğim MHP milletvekili emanetini bırakmış bulunmaktayım.” ifadelerini kullandı.

“Artık milletin sinesindeyim”

Milletvekilliğinin, siyasi mücadelenin ne başlangıcı ne de sonu olduğunu dile getiren Vural, şunları söyledi:

“Dediler ki ‘Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.’ ‘Sükutun da bir sesi vardır.’ dedim. Dava arkadaşlarımın ve milletimin her ortamda gösterdikleri sevgi ve saygı, gönüllerinde samimi ve güvenli bir yerim olduğunu hissettiriyor. Onlara şükran borçluyum. Onların gönülleri olmasaydı gözleri beni göremezdi. Temiz kalpli insanların hepsi gönüllerinde edindiğim yerime daima sahip çıktığımdan emin olsun. Emaneti gönüllerine teslim ediyorum. Artık milletin sinesindeyim. Gönüller yapmaya devam edeceğim. Gönülden de göze yol vardır. ‘Niyet hayır, akıbet hayrolsun’. Siyasi mücadelem, bilgi, fikir ve tecrübelerimi aktif olarak sunma gayretim ve arayışım devam edecektir.”