Sahte haberin zararı tek taraflı olmaz

Sanırım bir gözlüğe ihtiyacımız var. Bu tavsiye -biraz daha kaba bir biçimde- genellikle futbol hakemlerine verilir ama hepimizin bir gözlüğe ihtiyacı olduğu yeni bir çağın içindeyiz artık. Hadi oradan diyebilirsiniz, çünkü tıp teknolojisi o kadar ilerledi ki gerek lazerle, gerek mercek nakliyle, gerekse lensle bu sorun rahatça çözülüyor. Gelin görün ki, iletişim teknolojilerinin bu kadar ilerlemesi başka bir gözlük ihtiyacını gündeme getirdi. O da sahte haberi tüm çıplaklığıyla açığa çıkaracak bir gözlük. Evet, batıda bu proje üzerinde ciddi çalışmalar var.

Popular Science Türkiye dergisinin Nisan 2018 sayısında hem bir gazeteci hem de bir haber teyitçisi olan Brooke Borel, sahte haberle mücadele için geliştirilen bir yapay zekâ aracını test ettiği deneyimi detaylıca yazmış. Bu araçlar, bizi haberin doğruluğunu ikincil kaynaklardan doğrulama zahmetinden kurtarmayı amaçlıyor. Haberi alıp doğrudan yapay zekâ aracına soracaksınız ve size sahte mi gerçek mi olduğunu söyleyecek. Tabii henüz işin çok başındalar çünkü çok zor bir algoritma bu. Claim Buster (İddia Çökertici), Truth Goggles (Doğruluk Gözlüğü) süren projelerin en bilinenleri.

Bu haftaki Köşe Vuruşu’nun derdi şu: İnsanların sahte haberleri algılaması için gerçekleri tüm çıplaklığıyla algılayacak bir gözlük beklemekten başka çare yok mu?

Haber doğrulama siteleri

Türkiye’de teyit.org ve dogrulukpayi.com örnekleri olan haber doğrulama siteleri, gerçekten önemli girişimler. Sık sık yararlandığım, herkese tavsiye ettiğim ve yazılarda da bahsettiğim bu siteler maalesef bir noktada yetersiz kalıyor. Yetersiz kalmaları kendi şartlarıyla ilgili değil. Elbette çeşitli kısıtlar nedeniyle her şeye yetişemiyorlar ama bundan daha önemli olan bu siteleri kullanma motivasyonunu hissetmek. Bunun için de kandırıldığını hissetmesi lazım insanın. Oysa insanların haberle ilişkisi çok daha kısa. Bakıyor, okuyor, referans çerçevesi bağlamında ikna oluyor ve ilerliyor. Açık Toplum Enstitüsü’nün son medya okur yazarlığı araştırması’na göre; Türkiye, Makedonya’nın ardından sahte habere karşı en dirençsiz ikinci ülke olmuş. Hemen çuvaldızı kendimize batırmayalım. Geniş çaplı başka bir araştırmaya göre (Princeton, Exeter Üniversiteleri ve Dartmouth Koleji siyaset bilimi araştırmalarınca yürütülen) her dört Amerikalıdan birinin 2016 seçimleri sırasında bir sahte haber sitesini ziyaret ettiğini hatırlayalım. Sahte haber önemli bir sorun. İki önemli seçimin yaşanacağı 2019 yılı arefesinde daha da büyük önem kazanıyor.

Medya okuryazarlığının önemi

Geçen haftaki yazıyı medya okur yazarlığının önemine dikkat çekerek kapatmıştım. Bu hafta devam etmeyi özellikle istedim. Bugünden yarına olacak iş değil ama şu an en önemli gündem maddelerimizin birinin medya okuryazarlığı bilinci kazandırmak olması şart. Sadece muhalefetin değil gönül iktidarın da gündemi olsun ister çünkü bir ülkenin başka bir ülkedeki seçime (Rusya’nın Amerika seçimlerine) medya manipülasyonu yoluyla müdahale ettiği tartışmaları ortada. Bu “ana akım medyanın hepsine hükmediyorum” diye geçiştirilecek bir şey değil. Bu bir şeyleri yasaklayarak çözülecek bir şey de değil. Muhalefet cephesi için de en az alternatif haber kaynaklarını yaşatmak kadar önemli. Bu konuyu zaten her tarafı tartışılan milli eğitim sistemiyle çözmek yıllar alır. Evet, bir gözlüğe ihtiyacımız var ama bunun için teknolojiyi beklemek de uzun zaman alacak. Öyleyse geriye kalan tek çözüm bir medya okuryazarlığı hareketi başlatmak. Nereden gelirse gelsin sahte habere karşı. Ülkesini, insanını seven herkesin sorumluluğu var bu konuda.

Yorum yapın