Can Dündar ve Erdem Gül ün tutuklanmasına yapılacak itiraz süreciyle ilgili ne söyledi?

MİT TIR’ları görüntülerini haberleştirdiği gerekçesiyle, Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem, dün çıktıkları mahkemece tutuklandı. Dündar ve Gül, ‘casusluk’ ve ‘devletin sırlarını ifşa etmek’le suçlanıyor…

İki gazetecinin hukuksuzca tutuklanmasına tepki gösteren çok sayıda meslektaşı bugün gazete binası önüne gelerek kararı protesto etti ve serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Peki, Dündar ve Gül’ün tutukluluğuna yapılacak itiraz süreci nasıl işleyecek? Gazetecilik faaliyetinden dolayı tutuklanan Dündar ve Gül’ün yapılacak bu itiraz sonucunda yeniden özgürlüğüne kavuşma olanağı var mı?

Medyatava, Cumhuriyet gazetesi avukatı Tora Pekin’e sordu.

MT: Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutukluluğuna yapılacak itiraz sürecei nasıl işleyecek?

Tora Pekin: Bu tutuklama kararını bekliyorduk aslında. 5 buçuk aydır böyle bir inançsızlığımız vardı. Can Dündar’ın da tecrübeli bir gazeteci olarak tutuklanabileceğine dair bir tahmini vardı.

Erdem Gül için biraz istisnai bir durum var. Onunla ilgili de soruşturma olduğunu bile bilmediğimiz için böyle bir bekleyiş de yoktu. Cumhurbaşkanı “Bunun hesabı verilecek” dedi ve arkasından “Casusluk” gibi çok ciddi bir suçlama geldi.

Dolayısıyla böyle bir suç varsa, 5 buçuk ay beklemez, elinizden geleni yaparsınız herhalde değil mi? Ama onlar 7 Haziran seçimlerini beklediler. Seçim sonuçları istedikleri gibi olmadı ve iktidara gelemediler. Sonra 1 Kasım seçim sonuçlarını beklediler. 1 Kasım seçimleri de tam istedikleri gibi oldu. Bir de üzerine günlük siyasal tartışmalar da belki o malzemeyi verdi. Dolayısıyla onların tabiriyle; “Zamanlama manidar”…

Şimdi bu şekilde gerçekleşen bir tutuklamanın, bizim itirazımız üzerine bir çırpıda kalkacağını düşünmek çok mantıklı gözükmüyor. Ortada hukuksal bir karar yok, siyasal bir karar var. Siyasal bir karar da bu aşamada geçmez gibi görünüyor. Ancak Anayasa Mahkemesi’ne gidebiliriz ve AYM daha sağlıklı yaklaşabilir. O zaman bir sonuç alınabilir. Fakat dün biz 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin önüne değil de itirazın yapılacağı 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin önüne düşmüş olabilirdik. O zaman da yine ‘tutuklanacağız’ tahmini aynen koruyor olurduk. Bir şey değişmeyecekti yani.

Erdem Gül konusuna gelince, Can Dündar ile Erdem Gül arasında temel bir farklılık da var. Dündar’ın haberi daha önceki bir tarihte yayınlanmış. Yani devlet sırlarıyla ilgili ulusal güvenliği tehdit ettiği yönündeki suçlamalara ilişkin, eğer bir belge zaten açıklanmışsa bunu daha sonra tekrar yayınlamak suç oluşturmaz. Bu temel bir kuraldır. Diyelim ki bu suçu ilk defa Can Dündar işlediyse, daha sonra başka hiçkimse işleyemez. Kaldı ki bu bilgiler, Can Dündar ve Erdem Gül bu haberi yayınlamadan önce de kamuoyu tarafından bilinen ve ifşa olmuş bilgilerdi. Dolayısıyla ikisi açısından da işlenemez bir suç. Ama Erdem Gül açısından asla işlenemez bir suç…

Bundan sonraki süreçte AYM’ye gidebilmek için itirazı yapmak lazım. İlk olarak bir üst mahkeme olan 8. Sulh Ceza Hakimliği’ne gidilecek. 8. Sulh Ceza Hakimliği bir karar verecek. Eğer bizim talebimiz doğrultusunda tahliye kararı olmazsa, bir haksız tutuklama söz konusu olduğu için ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 4. maddesi ihlal edildiği için, konuyu AYM’ye taşıyıp o ihlalin tespit edilmesini talep edeceğiz.

Canan Kaya / Medyatava

Yorum yapın