Kore’de barış: ‘Aramızda artık savaş yok’

Dün tüm dünyada merakla beklenen görüşmeyi gerçekleştiren Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, Kore Yarımadası’nın ‘nükleer silahlardan tamamen arındırılması’ amacıyla ortak deklarasyon imzaladı. Deklarasyonda Kuzey ve Güney Kore’nin iki ülke arasındaki savaşı bu yıl nihai olarak sonlandırma amacında mutabık kaldığı ilan edildi.

İki lider, Kore Yarımadası’nın ‘nükleer silahlardan tamamen arındırılması’ amacı için konusunda anlaştıklarına dair ortak deklarasyon imzaladı.

“İki lider 80 milyonluk Kore halkının ve tüm dünyanın önünde Kore Yarımadası’nda bundan böyle savaş olmayacağını ve yeni bir barış devrinin açıldığını resmen ilan eder” sözlerin yer aldığı deklarasyonda tarafların silahlanmayı azaltma, ‘düşmanca eylemleri’ kesme, iki ülke arasındaki sınırın ‘barış bölgesine’ çevrilmesi ve ABD ile Çin gibi ateşkesin tarafı olan diğer ülkelerle Kore Yarımadası’nda nihai barış anlaşmasının imzalanması için çok taraflı müzakerelerin takip edilmesi sözleri yer aldı.

Deklarasyona göre iki Kore var olan tüm anlaşmalara ve deklarasyonlara tamamen uymayı kabul etti. Taraflar yüksek düzeyli görüşmeler de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda diyaloğu ve müzakereleri sürdürme konusunda ve zirve sonundaki anlaşmayı hayata geçirme konusunda aktif önlemler almakta mutabık kaldı. Sınırda yer alan Kaesong endüstriyel bölgesinde iki taraftan temsilcilerin yer aldığı bir ortak irtibat ofisi açılmasında mutabık kalındı. Yine deklarasyona göre daha aktif işbirliği, ziyaretler ve her alanda iletişim teşvik edilecek. Özel tarihlerde ortak etkinlikler düzenlenecek. Bu etkinliklere her seviyeden katılımcılar dahil olabilecek. Uluslararası spor organizasyonlarına 2018 Asya Oyunları’nda olduğu gibi birlikte katınılacak.

​Askeri alandaki uzlaşma

İki Kore kara, deniz ve hava dahil her alanda birbirine yönelik düşmanca eylemleri durdurmayı kabul etti. 1 Mayıs itibarıyla iki ülke arasındaki Askerden Arındırılmış Bölge (DMZ) bir ‘barış bölgesine’ çevrilecek. Sınırdaki propaganda hoparlörleri sökülecek ve propaganda broşürleri artık dağıtılmayacak.

Taraflar askeri konuları çözmek amacıyla düzenli olarak savunma bakanlığı düzeyinde toplantılar gerçekleştirecek. Generaller düzeyinde ilk askeri görüşmeler bu ay yapılacak. İki Kore birbirlerine yönelik tüm güç kullanma eylemlerini yasaklayan saldırmazlık paktına katı şekilde uymayı kabul etti. Taraflar aşamalı şekilde silahsızlanma konusunda mutabık kaldı.

Taraflar savaşı sonlandırma ve kalıcı ve sağlam bir barış rejimi oluşturma amacıyla ABD’nin katılımıyla üçlü ya da ABD ve Çin’in katılımıyla dörtlü görüşmeleri aktif şekilde takip etmekta mutabık kaldı. İki Kore nükleersiz bir Kore Yarımadası yaratma ortak amacını gerçekleştirmek için yarımadanın nükleer silahlardan tamamen arındırılmasını onayladı.

Moon da Kuzey’e gidecek

Moon’un bu sonbaharda Pyongyang’ı ziyaret edeceği ve iki liderin ‘düzenli olarak görüşeceği ayrıca doğrudan telefon görüşmeleri yapacağı’ belirtildi.

İki lider imzaların ardından ortak basın toplantısı yaptı. Moon’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: Kore Yarımadası’nda artık savaş olmayacak. Yeni bir barış dönemi başladı. Tüm dünya bizi izliyor ve omuzlarımızda büyük bir yük var. Gelecekte yaşayacağımız karada, denizde ve havada bundan sonra bir daha düşmanca eylemler içinde olmayacağız. Birleşme için birlikte çalışma kararı aldık. Bundan sonra asla geri dönmeyeceğiz. Bu Kore Yarımadası’nın tamamen nükleer silahlardan arındırılmasının başlangıcı olacak. Kim’in açıklamalarından öne çıkanlar ise şöyle: Tarih kendi kendine yazılmaz. O, dönemin insanlarının çabasıyla yazılır. Eğer insanların isteklerine öncelik verirsek birleşme daha yakın sürede gelir. Önümüzde öfkeli insanların ve tepkilerin çıkaracağı engeller olabilir fakat acısız zafer olmaz. Tek soy, tek kültür ve tek millet ayrılamaz. Biz aslında kardeşiz. Umarım bir araya gelip yeni bir geleceği başlatabiliriz. Bu yüzden sınırı geçip Güney Kore’ye geldim.

***

Rusya: katkı sunarız

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in’in sınırda yaptıkları tarihi zirveye ilişkin bir açıklama yayınlayan Rusya Dışişleri Bakanlığı, Moskova’nın iki ülke arasında fiili işbirliği kurulması için katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, tarihi zirve, Seul ve Pyongyang tarafından ulusal uzlaşı sağlanması ve çeşitli temaslar kurulması yönünde atılan önemli bir adım olarak nitelendirildi. Kore zirvesi sonucunda kabul edilen Panmunjom deklarasyonunda yer verilen anlaşmaları olumlu bulduklarını kaydeden bakanlık, “Demiryolu, elektrik enerjisi, gaz alanlarında ve diğer alanlarda üçlü işbirliğinin geliştirilmesi yoluyla Kuzey Kore ve Güney Kore arasında fiili işbirliği kurulmasını sağlamaya hazırız” ifadelerini kullandı.

***

Trump: İyi şeyler oluyor

Kim Jong-un ile Moon Jae-in’in tarihi zirvede bir araya gelmesini, ABD Başkanı Donald Trump Twitter’dan selamladı. Trump Twitter’dan ilk mesajında “Füze fırlatmalar ve nükleer denemelerin yapıldığı öfkeli bir yılın ardından Kuzey Kore ile Güney Kore arasında şu sıra tarihi bir görüşme gerçekleşiyor. İyi şeyler oluyor, ama zaman gösterecek!’’ ​Trump konuyla ilgili ikinci mesajında da “Kore Savaşı sona eriyor! ABD ve harika halkımız Kore’de yaşananlardan dolayı gurur duymalı” dedi.

Ermenistan’da Nikol Paşinyan isyanı sürüyor

Ermenistan’da siyasi kriz Başbakan Serj Sarkisyan’ın istifasına rağmen sona ermedi. Başbakan Vekili Karen Karapetyan tarafından görüşme teklifi reddedilen muhalif lider Nikol Paşinyan, gösterilerin başkent Erivan dışındaki şehirlerde yeniden başlayacağını ilan etti. Paşinyan, taraftarlarından Erivan’da iki gün sokağa çıkmamalarını istedi.

Gösterileri sürükleyen muhalif lider Nikol Paşinyan, dün başbakanlık koltuğuna vekalet eden Karen Karapetyan ile görüşmek istedi. Karapetyan, muhalif liderden gelen öneriyi kabul etmedi. Bunun üzerine Paşinyan ülkeyi çalkalayan gösterilerin yeniden başlayacağını ilan etti. Taraftarlarından başkent Erivan dışındaki diğer şehirlerde sokaklara dökülmesini isteyen Paşinyan, başkentte ise gösterileri iki gün askıya aldı.

İki haftayı doldurmak üzere olan protestolar, Başbakan Serj Sarkisyan’ın istifasına yol açmıştı. Ancak halen ülkedeki tüm güç, Cumhuriyetçi Parti’de. Parlamentoda yalnızca dokuz sandalyesi bulunan Paşinyan, erken seçim istiyor. Cumhuriyetçi Parti ise, yeni başbakanın 1 Mayıs tarihinde parlamentoda seçileceğini hafta içinde açıkladı. Başbakan olmak isteyen muhalif lider Nikol Paşinyan, ‘kadife devrim’in devam edeceği mesajını daha önce de vermişti.

İki dönem cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yöneten Serj Sarkisyan protestoların gölgesinde başbakanlık koltuğuna oturmuş ancak üniformalı askerlerin göstericilere katılmasıyla koltuğunu bırakmıştı.

Husiler, Suudi Arabistan’ı 8 balistik füzeyle vurdu

Suudi Arabistan’ın El-Arabiyya kanalında yer alan habere göre, Hava Savunma Kuvvetleri, Husilerin Cazan’daki yerleşim yerlerine aynı anda attığı 4 balistik füzeyi imha etti.

Füzelerin Patriot savunma sistemi ile imha edildiği aktarıldı.

Öte yandan AA’nın aktardığına göre Husilere ait El-Mesira kanalında yer alan haberde, örgütün Cazan’a 8 füze fırlattığı iddia edildi.

Yemen’de yönetimi devralmak isteyen Husiler, 2014’ten bu yana başkent Sana başta olmak üzere bazı bölgeleri kontrolünde tutuyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki işgal güçleri, 2015’ten bu yana Husilere karşı olan güçlere destek veriyor.

Rusya ABD’nin füzesine incelemek üzere el koydu

ABD’nin Suriye’ye yönelik operasyonunda kullandığı Tomahawk füzelerinden biri inflak etmemiş olması üzerine Rusya, füzeyi araştırmak için inceleme altına aldı. Sputnik’in haberine göre; Popular Mechanics uzmanları, ele geçirilen füzenin gerçek değerinin, Moskova’nın rakibinin silahını inceleyerek onu imha etmeyi öğrenmesinden ibaret olduğunu ifade etti.

Ele geçirilen füzelerin ‘deney tavşanları’ olarak kullanılacağı belirtilen haberde, öncelikle deneme standında füzenin hedefe kilitlenme sistemlerinin komutlarının incelendiğini ve bunun ‘esir füzenin’ uzun ölümünün sadece başlangıcı olabileceği kaydedildi.

Alman hükümetinden Suriye’ye: Seyirci kalamayız

Alman hükümeti, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Nisan ayı başında imzaladığı ve hükümete yeni imar planları için yetki veren kararnameye sert tepki gösterdi.

Hükümet sözcü vekili Ulrike Demmer kararname nedeniyle son derece endişeli olduklarını belirterek “Suriye rejimi ve müttefiklerinin bilinçli bir şekilde muhalif bölgeleri abluka altına aldığını, bombaladığını, insanları açlığa terk ederek evlerini terk etmeye zorladığını” ileri sürdü.

DW Türkçe’nin haberine göre Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana 11 milyonu aşkın Suriyelinin evini terk etmek zorunda kaldığına ve beş milyon kişinin yurt dışına kaçtığına dikkat çeken Demmer, “Şimdi ise derme çatma bahanelerle ülkeden kaçmış insanların malı mülkü ellerinden alınmaya çalışılıyor” dedi. Hükümet sözcü vekili, bu durumun sığınmacıların ülkelerine dönmelerini zorlaştıracağını da belirterek, “Rejimin bu girişimi karşısında seyirci kalmamız beklenemez” diye konuştu. Alman hükümetinin konuyla ilgili BM Güvenlik Konseyi ve BM’ye üye ülkelerle görüşmeler yürüttüğü de bildirildi.

Süddeutsche Zeitung, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın 4 Nisan’da imzaladığı bir kararnameyle hükümete yeni imar planları yapma yetkisi verdiğini, resmi kadastrosu bulunmayan ya da savaşta tahrip olan yapıların durumunun söz konusu bölgelerdeki uzman komitelerinde açıklığa kavuşturulacağını bildirmişti. Kararnameye göre, imar planının oluşturulması sonrasında arazi, bina ve daire sahiplerinin 30 gün içinde söz konusu mülkün kendilerine ait olduğunu gösteren kanıt ibraz etmesi gerekiyor.

Gazete, Dünya Bankası verilerine göre Suriye topraklarının sadece yaklaşık yarısının kadastrosu bulunduğuna dikkat çekerek, kararnamenin özellikle kent ve imar planlaması olmayan kaçak yapılaşmanın olduğu bölgelerde sorunlara yol açacağını belirtti. 2004 yılı verilerine göre Suriye’de dairelerin yüzde 40’ının kaçak yapılaşma bölgelerinde bulunduğu, bu tür bölgelerde ağırlıklı olarak cihatçı ailelerinin yaşadığı kaydediliyor.

Norveç Mülteciler Konseyi verilerine göre komşu ülkelere sığınan Suriyelilerin üçte ikisi Suriye’deyken kendi ev ya da dairesinde oturmasına rağmen sadece yüzde 17’sinin elinde tapu bulunuyor.

Kararnamede ağırlıklı olarak Halep, Şam, Humus gibi büyük kentlerin dış mahalleleri ya da kent yakınlarındaki arazilerin etkileneceği belirtiliyor. 2011 yılı Mart ayında başlayan iç savaş süresince 5 milyon 100 bin Suriyeli yurtdışına kaçarken 6 milyonu aşkın Suriyeli ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı.

İsrail’in 30 Mart’tan bu yana öldürdüğü Filistinli sayısı 46’ya

İsrail’in dünkü “Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü”ne yaptığı saldırıda vurulan 14 yaşındaki Azzam Awaed’in bu sabah yaşamını yitirdiği öğrenildi. Awaed’le birlikte yürüyüşün başladığı 30 Mart tarihinden itibaren İsrail’in öldürdüğü Filistinlilerin sayısı 46’ya yükseldi.

Filistin Sağlık Bakanlığı dün Gazze’de düzenlenen “Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü’nde İsrailli bir keskin nişancı asker tarafından vurulan 14 yaşındaki Azzam Awaed’in bu sabah yaşamını yitirdiğini açıkladı.

“Büyük Dönüş Yürüyüşü” kapsamında Gazze sınırında haftalardır süren eylemlerde İsrail askerlerinin saldırıları sonucunda çok sayıda Filistinli yaralanırken ölenlerin sayısı 46’ya yükseldi. Dünkü gösterilerde 29 yaşındaki Abdul al-Salam Bakir, 22 yaşındaki Halil Naim Mustafa Atta ile 21 yaşındaki Muhammed Amin El-Macid yaşamını yitirmişti.

Filistin Sağlık Bakanlığı İsrail saldırılarında ölen Filistinlilerin isim listesini de yayımladı.

Trump’tan Dünya Kupası tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, Fas ve ABD-Kanada-Meksika ortaklığının adaylık başvurusu yaptığı 2026 Dünya Kupası’na ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kanada ve Meksika’yla birlikte 2026 FIFA Dünya Kupası için güçlü bir adaylık teklifi yaptık. Her zaman desteklediğimiz ülkelerin bizim adaylığımıza karşı lobi yapmaya devam etmeleri utanç verici olur. Onlar bizi desteklemezken biz onları (Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere) niye desteklemek zorunda olalım ki?” ifadelerine yer verdi.

Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, Trump’ın bu tweetine daha ılımlı bir yanıtla yaklaştı. “Farklılıklarımız var ama futbol bizi birleştirir. Hep beraber Meksika, Kanada ve Amerika’nın 2026 Dünya Kupası’ndaki adaylığını destekliyoruz” dedi.

Almanya’dan ‘Çavuşoğlu’na seçim konuşması yaptırmama’ kararı

Almanya’da KRV eyalet hükümeti, Almanya’nın Solingen şehrindeki anma törenine katılacak olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na herhangi bir seçim konuşması yaptırmama kararı aldı.

Düsseldorf eyalet parlamentosunun Sosyal Demokrat ve Yeşiller milletvekillerinin Çavuşoğlu’nun parlamentoda konuşma yapmaması için görüştükleri ve mutabık kaldıkları belirtildi.

KRV eyalet parlamentosu İhtiyarlar Heyeti’nin bu yöndeki uzlaşmasının Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller Parti grupları tarafından da onaylandığı ifade edildi. KRV eyaleti hükümetinin sözcüsü Christian Wiermer, Solingen saldırısının yıldönümü anmasının, “siyasi parti çekişmeleriyle” gölgelenemeyeceğini ifade ederek, 29 Mayıs 1993’teki saldırının “ne Almanya ne de Türkiye’deki seçim kampanyası için bir siyasi parti kavgasına dönüştürülemeyeceğini” söyledi.

KRV eyaletinin Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partili Başbakanı Armin Laschet, Solingen saldırısının kurbanı olan Genç ailesinin isteği üzerine Düsseldorf’taki eyalet parlamentosunda düzenlenecek anma etkinliğine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu davet etmişti.

Öte yandan, Solingen’de 29 Mayıs’ta düzenlenecek anma törenine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılacağı bildirildi.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde kanolar alabora oldu: En az 40

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) kuzeybatısındaki Qubangi nehrinde çok sayıda kanonun alabora olması sonucu en az 40 kişi hayatını kaybetti.

Yerel haberlere göre, KDC’nin kuzeybatısındaki Dongo kasabasında, ordu ile bölgedeki isyancılar arasında bir haftadır süren çatışmadan kaçan halk, Oubangi nehrini geçerek Kongo Cumhuriyeti’ne ulaşmak istedi.

AA’nın haberine göre Güney Ubangi ili Vali Yardımcısı Jean-Pierre Bakakoye, geçen hafta isyancıların saldırıları sonucu yaralanan bir polisin Dongo kasabasına getirilmesinin ardından halkın paniğe kapıldığını ve nehir üzerinden komşu ülke Kongo’ya sığınmak istediğini söyledi.

Bakakoye, “Halk nehri geçmek için kanolara bindi. Sayıları fazla olduğundan çoğu kano alabora oldu. Şimdiye kadar 40 ceset nehrin kıyısına vurdu ancak arama çalışmaları devam ediyor.” dedi.

Vali Yardımcısı, nehrin büyük olması nedeniyle birçok cesedin akıntıyla sürüklendiğini ve bulunamayabileceğini belirtti.

Rusya, dünya atlaslarını değiştiriyor

Rusya Resmi Haber ajansı TASS’ta yer alan habere göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Coğrafya Derneği Yönetim Kurulu ile yaptığı toplantıda yeni bir Rusça dünya atlası oluşturulmasını ve aslı Rusça olup sonradan başka dillerde isimler verilen yerlerle ilgili gerekli düzeltmenin yapılmasını istedi.

Haberde Putin’in aynı talimatları Rusya Savunma Bakanlığı’na da verdiğine dikkat çekildi.

Putin açıklamasında, “Geçmişte kaşiflerimizin ve gezginlerimizin belirli yerlere verdiği Rusça isimlerin bugün dünya haritalarından silindiğini görüyoruz. Rusya’nın dünya keşfine ve bilimin gelişmesine yaptığı katkılar da hafızalardan siliniyor. 2020’de Antarktika’nın keşfinin yıldönümünü kutlayacağız ki, bu da Rus denizcilerin bir başarısıydı. Fakat Antarktika’yı keşfeden Mihail Lazarev ve Feddi Bellinsgauzen’in orada koyduğu ilk yer isimleri bugün haritalarda yok. Kullanımdaki haritalarda yabancı isimler var. Bu durum düzeltilecek” dedi.

Hiçbir şey dikte edilmeyecek

Putin’in yeni bir atlas yapmaya yönelik talimatlarında, “Rusya hiç kimseye hiçbir şekilde bir şey dikte etmeyecek. Ancak tarihsel ve coğrafi gerçekliğin çarpıtılmasına karşı ilgisiz kalma ya da kayıtsız kalma hakkımız yok” açıklaması da yer alıyor.