Yüz gençleştirme

Ülkemizde tüm estetik uygulamalarda olduğu gibi yüz bölgesine ait ameliyatlı ve ameliyatsız gençleştirme işlemlerinde son derece ileri düzeyde gelişmeler kaydedilmiştir.

Yüz gençleştirme ameliyatı, estetik cerrahlar arasında dahi özellikle bu konuda deneyimli olan estetik cerrah gereksinimi olan çok özellikli bir ameliyattır. Yüz bölgesi mimikler ve çiğneme ile ilgili pek çok görevi üstlenen anatomik yapıdan oluşmaktadır. Bu anatomik yapıların ameliyat esnasında hasarlanmaması çok hassas – ince bir çalışma ve ileri düzeyde cerrahi deneyim gerektirir. Bu nedenle yüz germe ameliyatı düşünen hastaların hekim seçiminde çok dikkatli davranması gerekir. Layığı ile yapılmış bir yüz gençleştirme ameliyatı, hastaların yüzünden yaşlanma belirtilerini ortadan kaldıran tam bir restorasyondur. Cerrahi yüz gençleştirme operasyonunda yüz cildinin sarkıklığı ve gevşemiş yüz kasları gerilir ve yukarıya asılır. Yüz gençleştirme ameliyatı geçiren bir hasta 10 ila 25 yıl kadar genç bir görünüme kavuşabilir.

Kendisini ameliyat olmaya hazır hissetmeyen yada yüzündeki yaşlanma belirtileri henüz ileri düzeyde olmayan hastalar ise fokuslu USG, fraksionel lazer tedavisi, q-switch lazer tedavisi, radyo frekans uygulaması gibi cerrahi olmayan medikal estetik uygulamalardan yararlanabilirler. Bu uygulamaların hiç birinde hastaya girişimsel müdahale söz konusu değildir ve cilt bütünlüğü bozulmaz.

Son yıllarda yüz gençleştirme işlemleri arasında mini invaziv yani yarı girişimsel kabul edilen iple yüz asma ve cilt gençleştirme işlemleri de ayrı bir popülarite göstermektedir. İple yapılan uygulamalarda çok ince iğnelerle cilt altı dokuya yüzü asma ve doku yenileme özelliği olan biyo-uyumlu ipler yerleştirilmektedir.

İster cerrahi olsun isterse de cerrahi dışı medikal estetik uygulamalar olsun, bu tedavilerin yüz gençleştirmeye ayrı ayrı katkısı olabilecekken bu uygulamaların birkaçından aynı anda faydalanılarak başarıyı ve hasta memnuniyetini daha da artırmak mümkündür.

Burun Estetiği, yüz gençleştirme ile en çok kombine edilen uygulamalardandır. Burun Estetiği kişinin nefes almasını ve estetik açıdan daha güzel görünmesini sağlamak için uygulanan bir operasyondur. Burun operasyonu sonrası dikkat gerektirir. Hastanın kendini toparlaması biraz zaman alabilir.

‘Saç Ekiminde en gelişmiş yöntem mikromotor fue ile saç ekimidir.’

Saçların varlığı ve sağlıklı oluşları güzellik imajına önemli katkısı olan bir özelliktir. Bu nedenle, saç kaybı yaşamak kadın olsun erkek olsun herkesi mutsuz eder ve kişide öz güven zedelenmesine neden olur. Üstelik bu insanların sayısı düşünüldüğünden çok daha fazladır.

Saç dökülmeleri genetik nedenlere ya da kansızlık, tiroid bozuklukları gibi hastalıklara bağlı olabilir. Hastalıkların bazıları ilaç tedavileri ile düzeltilebilirken genetik saç dökülmelerinde kellik kaçınılmazdır. Saçsız olan kişiler bezen peruk veya protez gibi geçici çözümlere baş vursalar da daha sonra bunların büyük bir çoğunluğu ve çözüm arayan kel insanların tamamı, sonuçları kalıcı olan saç ekimini tercih etmektedirler. Zira saç ekimi günümüz şartlarında tıbbi geçerliliği olan tek kalıcı kellik tedavisidir. Saç ekimi ülkemizde uzun yıllardır yapılmakta olup özellikle dünya çapında ilerleme göstermemiz son 10 yılı kapsamaktadır.

Donör bölgeden alınarak kel olan bölgelere saç kökü transferi yapmanın çeşitli yöntemleri vardır. Bu yöntemler içerisinde hem sonuç başarısı hem de sürecin daha konforlu geçmesi açısından en gelişmiş yöntem mikromotor fue ile saç ekimidir. Bu yöntemde transfer edilecek saç köklerinin tek tek alınması ve kellik olan bölgeye ekilmesi söz konusudur. Kullanılacak teknik ne olursa olsun iyi bir saç ekimi üst düzey tecrübe gerektirir. Zira kullanılacak tekniğin yorumlanması kişiye özgü planlama ve en doğal sonucu elde etme noktasında, edinilmiş saç ekimi tecrübesinin yeri en önemli unsurdur.

Saç ekimi ameliyathane şartlarında plastik cerrahi uzmanı yönetiminde ve anestezi uzmanı ile birlikte yapılması hastalar açısından hayati önem arz etmektedir. Bu nedenle saç ekimi yaptıracak kişilerin tam donanımlı bir merkezde tedavilerini planlamaları en doğru yaklaşım olacaktır.

Karbonatın cilde yararları nelerdir?

Karbonat karbondioksit, su ve sodyum bikarbonatın bileşiminden oluşmuş alkali bir tuzdur. Halk arasında daha çok “soda” olarak bilinir.Karbonat yaşamımızda mutfakta kek, pudra yapımından, temizliğe kadar her alanda kullanılmaktadır.
Cilt bakımında kullanılmak istendiğinde tek başına su ile karıştırılarak yahut lavanta, tarçın, kekik gibi yağlar, limon suyu, tuz, nişasta, sirke gibi başka ürünlerle karıştırılarak kullanılabilmektedir.Karbonat fiyatının ucuz olması ve hayatımızda her alanda çok kullanılmasından kaynaklı olarak kolay ulaşılabilen bir üründür. Cilt için iyi bir temizleyici, dinlendirici, arındırıcı gibi özellikleri bulunmaktadır.

Karbonatı nerelerden satın alabilirsiniz?

Karbonatı marketlerden, aktarlardan ve eczanelerden kolaylıkla bulabilirsiniz. Kullanım alanı çok geniş olduğundan ve ucuz fiyatlı bir ürün olmasından kaynaklı olarak aktarlardan büyük paketler halinde almak sizin için daha avantajlı olabilmektedir.

Karbonatı cilde nasıl uygulanmalıdır?

Antitoksik ve temizleyici özellikli bir ürün olan karbonat bir çok alanda rahatlıkla kullanılabilmektedir. Bu alanlar;

Şampuan

Kaşıntı pomadı

Kötü kokulara karşı deodorant olarak

El ve ayak bakımında

Yüz peelingi

Arındırıcı vücut maskesi

Yıpranmış ve kirlenmiş cilde arındırıcı maske

Vücut kremi

Ağrı ve tahriş durumlarında vücuda rahatlatıcı

Tıraş losyonu gibi çok çeşitli alanlarda cildi korumaya ve temiz tutmaya yardımcı olmaktadır.

El ve ayak banyosu

Ayaklı ve eller gün içinde yoğun tempodan kaynaklı olarak çok yoruluyor ve yıpranıyor. Kimi kişilerde bu durum kuruyup çatlamalar hatta nasırlaşmalar şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Günün yorgunluğunu alarak dinlendirmek ve bakım yapabilmek için gün sonunda biraz vakit ayırmak gerekmektedir.

Ayaklarınızı içine sokabileceğiniz kadar büyük bir kabın içerisine su doldurunuz. 4 bardak suya bir bardak karbonat ölçüsünü ayarlayarak suyunuza göre karbonat ekleyiniz ve karıştırınız. Hazırladığınız bu karbonatlı suda ayaklarınızı 15-30 dakika kadar dinlendiriniz. Uygulamayı yaparken bir yandan ayaklarınıza hafif şekilde masaj da yapabilirsiniz. Bu uygulama ile ayaklarınızda oluşan nasırlar yumuşayacak ve ayaklarınız gevşeyerek rahatlayacaktır. Aynı karışımı elleriniz için hazırlayarak da uygulayabilirsiniz

Karbonatın Deodorant Etkisi

Vücudumuzun gün içinde kötü kokmasını istemiyor ve sağlıklı bir şekilde korunmak, cilde zararlı maddeler içeren ürünlerden olabildiğince uzak durabilmek istiyorsak işte bir alternatif: Banyodan çıktıktan sonra vücudumuzun ıslaklığını giderip nemliyken koltuk altlarımıza avucumuza aldığımız bir parça karbonatı sürebiliriz.

Karbonatlı yüz peelingi ve arındırıcı vücut maskesi

Yüz peelingi olarak kullanacağınız karışımı bir cam kaba 3 çay bardağı su ve 1 çay bardağı karbonat koyup karıştırarak elde edebilirsiniz. Karışım yoğun bir kıvam alınca parmak uçlarınızla cildinize bastırmadan, dairesel hareketler çizerek uygulayınız. Bu işlemi birkaç dakika kadar sürdürünüz ve cildinizden ılık su ile durulayınız. Bu maskeyi ile özellikle siyah noktaların yoğun olduğu burun, alın ya da çene gibi bölgelerde dairesel hareketler uygulayarak biraz daha uzun tutabilirsiniz. Cildiniz hem yağdan ve makyaj artıklarından temizlenecek hem de kir yüzünden dolan tıkanan gözenekleriniz açılacaktır.

Maskeyi, yüz peelingi olarak verilen ölçeklere uygun miktarda artırarak vücudunuz için kullanıma da hazırlayabilirsiniz. Duş öncesi uygulanacak bu vücut maskesi ile cildiniz rahatlayacaktır. Yumuşak bir yapısı olmasından kaynaklı her gün rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Kaşıntı ve böcek ısırıkları için merhem

Cam bir kâse içerisinde 3 yemek kaşığı karbonatı bir yemek kaşığı suyla iyice karıştırınız. Karışımız krem haline geldikten sonra kaşıntının ya da yanmanın olduğu kızarıklık olan bölgeye parmak uçlarınızla bastırmadan uygulayınız. Eczanelerde rahatça bulanabilecek sağlıklı bir ürün olan saf su ile karışımı hazırlarsanız daha etkili olacaktır.

Böylece özellikle yaz aylarında kendini gösteren evlerimizde bile rahat vermeyen sivrisinek ve sinek ısırıkları sorun olmaktan çıkar. Karbonatlı merhemin hazırlanışı ve uygulanışı oldukça pratiktir.

Saçlar için karbonat uygulaması

Saçlarımıza şekil vermek için kullandığımız pek çok kozmetik ürün, saç tellerinin incelip kırılmasına, matlaşmasına, saç derisinin kurumasına, kurumaya bağlı tahriş ve hatta kepeğe neden olabiliyor.

Saçlarımızı, her zaman kullandığımız şampuanımıza, (şişesine ekleyeceğimiz) yarım avuç kadar karbonat karıştırıp yıkadığımızda daha parlak, yumuşak bir görünüm sağlayabilir, saçlı deriyi daha sağlıklı bir nem dengesine kavuşturabiliriz.

Rahatlatıcı Bir Banyo için Karbonat

Karbonatı sadece su ile birleştirerek ya da esans yağlar ile karıştırarak kullanabilmek mümkündür. Birkaç güzel kokulu bitkisel yağdan tercih ettiğinizi seçerek banyo suyunuza damlatınız. İçine bir fincan karbonatı ekleyiniz ve karışmasını sağlayınız. Bu suyun içinde cildinizi dinlenmeye bırakınız. Cildiniz yumuşayarak dinlenecek ve hoş kokulu bir banyo yapmış olacaksınız.

Evde hazırlanan bitkisel ve tamamen doğal olan tüm ürün karışımları dahi vücudumuzda alerjik reaksiyonlara sebep olabilirler. Bu nedenle bu tür tüm tarifleri cildinizde uygulamadan önce mutlaka elimizin ya da boynumuzun bir yerinde küçük bir miktar sürerek deneyiniz eğer herhangi bir kızarıklık, yanma ya da kaşıntı oluşursa bu durumda cildinizden hemen temizleyiniz ve uygulamayınız.

Ayak Mantarına ne iyi gelir?

Ayak Mantarına ne iyi gelir?
Birçok kişide ortaya çıkıp varlığı ile rahatsızlık yaratan bir cilt problemidir mantar. Vücutta üremek için karanlık ve sıcak bölgeleri tercih eder, bu bölgeler üremeleri için oldukça elverişlidir. Bu yönden bakılınca kapalı hava almayan ayakkabılar, temizliği düzenli olarak yapılmayan ayaklar, sürekli terleme ve ayakların duştan sonra iyice kurulanmaması mantar oluşumuna neden olabilecek etkenlerdendir.

Herkesin ayağında mantar aynı şekilde görülmeyebilir. Kişilerin ayak parmakların ya da ayak tabanı ve yanlarında da oluşabilirler. Mantarlar su toplamış gibi bir görünümle kabarık, kızarık ve kepeklenme yapan yara görünümünde olabilirler. Mantar kişilerde rahatsız edici bir kaşıntı ve yanma hissi yaratır. Ayakta oluşan mantarın tedavi edilememesinden kaynaklı olarak mantar ayak tırnaklarına bulaşabilir. Ayak tırnaklarına da mantar bulaşmasından sonra tedavi iyice zorlaşır. Mantar tedavisine mutlaka ilk belirtileri görüldüğü anda başlanması gerekmektedir. Mantar tırnağa bulaştığında tırnağın yapısını kalınlaştırarak, tırnakta renk değişimi ve ufalanmalar görülebilir. Tedavi ertelendiğinde ya da yapılmadığında tırnak kaybedilebilir.

Ayak mantarının sebepleri

Ayak mantarına sebep olan birçok faktör bulunmaktadır. Bunlar;

Havuzlar, hamamlar, plajlar, spor salonları ve güzellik salonları gibi ortak kullanım alanlarının hijyeninin yeterince önemsenmeyerek iyi yapılmamasıdır

Kendi şahsınıza ait olmayan terlik ve ayakkabıların kullanımı da mantarın bulaşmasına neden olabilmektedir.

Mantar bulaşıcı bir hastalıktır. Bu yüzden yaralar oluştuktan sonra etrafınızda birlikte yaşadığınız ya da eşyalarınızı ortaklaşa kullandığınız kişilere bulaşmaması için özen göstermeniz gerekmektedir.

Ayaklarınızın bakım ve temizliğine çok dikkat etmelisinizdir. Çoraplarınızı sık sık değiştiriniz. Ayağınıza mümkün oldukça rahat, dar olmayan ayakkabılar giyiniz. Eğer mümkünse her gün aynı ayakkabıyı giymeyiniz en az bir gün arayla ayakkabıyı havalandırarak giyiniz.

Özellikle kış aylarında kullanılan botlar, çizmeler ayağı havasız bırakmaktadır bu durum mantar oluşumunu tetiklemektedir. Bu süreçte çorap seçiminizde oldukça önemlidir. Ayağınızın nemini çekecek pamuklu, yün veya havlu çoraplar kullanabilirsiniz.

Yaz aylarında sandalet, terlik tarzı ayağınızın rahat edeceği, terden ve nemden uzak kalacağı ayakkabılar kullanabilirsiniz. Ayakkabılarınızı nefes alan yapıda olanlardan tercih etmelisiniz de yarar vardır.

Yaz aylarında ayakkabılarınıza antifungal pudra serpmeniz de mantar oluşumuna karşı bir önlem olarak kullanılabilir.

Diyabet hastaları, bağışıklık sistemi zayıf olan ve dolaşım sorunu yaşayan kişiler mantar hastalığına yakalanma konusunda daha yüksek ihtimal taşırlar. Bu kişiler daha tedbirli olmalıdırlar

Manikür ve pedikür yaptıran kişiler güzellik salonlarındaki hijyene dikkat etmelidirler. Kullanılan araçlar birçok kişi için kullanıldığı için onların bakımı ve temizliği kişi için oldukça önemlidir.

Ayak tırnaklarını keserken mümkün oldukça kısa kesilmemelidir. Düz bir şekilde eti kapatacak şekilde kesilmesi gerekmektedir.

Mantar tedavisinde ağızdan ilaçlar ve mantar kremleri kullanılmaktadır. Bu ilaçların mutlaka doktor kontrolü altında kullanılması gerekmektedir.

Mantar tedavisinde kullanılan bitkisel yöntemler nelerdir?

Aynısefa

Aynı sefa bitkisini cezveye koyunuz ve üzerine su ekleyerek kaynatınız. Kaynadıktan sonra ocaktan alınız ve soğumaya bırakınız. Karışım ılıdıktan sonra ayaklarınızın içine sığacağı kadar büyüklükteki bir kaba dökünüz ve ayaklarınızı 10-15 dakika kadar bu suyun içinde bekletiniz. Suyun içinde bekletirken bir yandan ayaklarınıza hafifçe masajda yapabilirsiniz. Aynı sefa bitkisinden yapılmış kremi de mantarlı bölgeye uygulamanızda yarar vardır.

Sarımsak

Tahta bir havanın içerisinde 7-8 diş sarımsağı üzerine bir tutam tuz ekleyerek eziniz.Tuzla beraber ezdiğiniz sarımsağı cam bir kavanoza alınız ve üzerine az bir miktarda alkol ekleyiniz. Cam kavanozda bu karışımı 3-4 saat kadar bekletiniz ve sonra çalkalayıp başka bir cam kavanoza süzünüz. Ayaklarınızı iyice yıkayıp temizledikten sonra hazırladığınız sarımsaklı kremi pamuk yardımıyla mantarlı bölgelere sürünüz ve üzerini pamuk ile kapatınız. Bu şekilde 3 saat kadar karışımı ayağınızda bekletiniz. Süre dolduktan sonra pamukları ayağınızdan çıkararak ayağınızı sabunlu su ile yıkayarak temizleyiniz. Yıkadıktan sona ayağınızı mutlaka kurulayınız. Bu uygulamayı en az 15 gün boyunca özellikle geceleri uygulamanızda yarar vardır.

Elma sirkesi

Isıtıcıda bir litre su ısıtınız. Isıttığınız bu suyun içine yarım litre elma sirkesi ekleyiniz ve karıştırınız. Elde ettiğiniz bu karışım ayaklarınızın içine sığabileceği bir kaba koyunuz ve 45 dakika kadar ayaklarınızı suda bekletiniz. Bu yöntemi haftada iki kere uygulayabilirsiniz.

Aloe Vera

Ayak temizliği için aloe vera yağı oldukça etkilidir. Yağı mantarlı bölgeye sabah ve akşam olmak üzere günde 2 defa pamuk yardımıyla silerek uygulayabilirsiniz.

Paudora

Mantar tedavisinde oldukça etkili yöntemlerden bir diğeri de bu bitkidir. Paudora bitkisinin çayını yaparak içebilirsiniz ve ayaklarınızı hazırladığınız bu çayda bekleterek yıkayabilirsiniz. Bu uygulamayı yaparken ayaklarınızı sık sık bitkisel sabunlarla yıkamanız ve iyice kurulamanız da ayağınızdaki mantar sorununun ortadan kalkması için iyi gelecektir.

Tedavisi yapılmayan ayak mantarı ayak tırnaklarına sıçrayabilir, iltihap oluşmasına ve ciltte çatlaklara neden olabilir. Bu nedenle mantardan şüphelendiğiniz anda bir doktora başvurarak uygun görünen tedaviye başlanmalıdır. Doktorun verdiği ilaçlara ek olarak bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmalısınızdır. Unutmamalısınız ki ayak mantarında en önemli faktör temizliktir. Bu süreç içerisinde ayak temizliğinize çok dikkat etmelisiniz.