Sur’da 4 polis yaralandı: Birinin durumu ağır

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde devam eden çatışmalarda 4 polis yaralandı. Polislerden birinin keskin nişancı tüfeği Kanas ile vurulduğu öğrenilirken, durumunun ağır olduğu öğrenildi. Terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonların tüm hızıyla sürdüğü ve gece gündüz şiddetli çatışmaların yaşandığı Sur ilçesinden yine kötü haber geldi. Yasağın 28’inci gününde devam ettiği ilçede, güvenlik güçleri ile teröristler arasında sabah saatlerinde çatışma başladı. Çatışmanın şiddeti dakikalar geçtikçe arttı. Teröristler ile güvenlik güçleri arasında sıcak temasın yaşandığı çatışmada, A.S. adlı özel harekat polisi keskin nişancı tüfeği Kanas ile başından vuruldu. Yaralı polisin hastaneye kaldırılması için olay yerine ambulans istenirken, bu sırada yakın bir noktada teröristler tarafından yola tuzaklanan el yapımı patlayıcı infilak ettirildi. Patlamada da 3 özel harekat polisi de şarapnel parçalarının kendilerine isabet etmesi sonucu yaralandı. Yaralılar, olay yerine çağrılan ambulanslarla Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Diyarbakır Asker Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı. Şarapnel parçalarıyla yaralanan polislerin hayati risklerinin bulunmadığı öğrenilirken, başından vurulan A.S. adlı polisin durumunun ciddi olduğu ve tedavisinin yoğun bakım ünitesinde sürdüğü bildirildi.İlçede çatışmalar sürüyor.(İHA)Haberin Alındığı Kaynak» İhlas Haber Ajansı

Çarşı Davası nda tüm sanıklara beraat

Hükümeti devirmeye teşebbüs, terör örgütü kurmak ve yönetmek, suç örgütü kurmak ve yönetmek, polise direnmek, gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet suçlarından tüm sanıklar beraat etti.
Gezi Parkı olaylarına ilişkin aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı’nın mensuplarının da aralarında bulunduğu 35 sanık, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek”, “örgüt kurmak veya örgüte üye olmak” ile “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlarından yargılandığı davada, beraat etti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına, bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada, sanıklar ve avukatlar son savunmalarını yaptı. Mahkeme heyeti, verilen kısa aranın ardından kararını açıkladı. Heyet, tüm sanıkların “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek”, “örgüt kurmak veya örgüte üye olmak” ve “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlarından beraatine karar verdi.
NEYLE SUÇLANIYORLARDI?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı’nın kurucu ve üyelerinin de bulunduğu 35 sanık hakkında “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmişti.
İddianamede sanıklar hakkında ayrı ayrı “örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak”, “tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak”, “sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin taşınması ve bulundurulması”, “görevi yaptırmamak için direnme”, “kamu malına zarar verme”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” gibi çeşitli suçlardan 2 yıldan 50 yıla kadar değişen hapis cezaları istenmişti.
SAVCI BERAATLERİNİ İSTEMİŞTİ
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 11 Eylül’de yapılan duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı Abdullah Mirza Coşkun, tüm sanıkların “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan beraatini istemişti. Savcı Coşkun, tüm sanıkların “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçundan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, 4 sanığın da “6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’a muhalefet etmek” suçundan hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.

Tahir Elçi soruşturmasında flaş gelişme

Diyarbakır’da, 28 Kasım 2015 tarihinde tarihi Dört Ayaklı Minare’de çıkan çatışmada hayatını kaybeden Tahir Elçi olayı ile ilgili yapılan incelemelerde en önemli delil olarak ön plana çıkan deforme mermi çekirdeği Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarı’nda incelendi. Yapılan incelemede, deforme mermi çekirdeğinde Elçi’ye ait ize rastlanmadı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Barosu Başkan Vekili Ahmet Özmen, bu sonucu beklediklerini söyledi. Eldeki mermi çekirdeğinin, Elçi’nin vurulduğu yerden çok uzak bir noktada bulunduğunu kaydeden Özmen, ‘Biz bu mermi çekirdeğinin Tahir Elçi’nin vurulduğu noktadan çok geride, neredeyse sokağın başında bulunduğunu biliyorduk ve bunu açıklamıştık. Kriminal raporda çıkan sonuç da bizim dediğimiz gibi çıktı. Bulunan delillerin hiç birinde Tahir Elçi’nin katledilmesine ilişkin bir bulguya rastlanmadı‘ dedi. Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde, Sur ilçesinde çıkan çatışmalarda sütunlarından ikisinin tahrip olması nedeniyle tarihi Dört Ayaklı Minare’nin önünde basın açıklaması düzenlemiş, açıklamanın sonunda çıkan çatışmada hayatını kaybetmişti. (İHA)

İBB Zabıta ekiplerinden yılbaşı denetimi

İBB Zabıta ekipleri mısır çarşısı ve çevresindeki iş yerlerini dolaşarak, ürünlerin hijyenik şartlarda satılıp satılmadığı kontrol etti.

Ayrıca ekipler, ürünlerin etiketlemesinin doğru yapılıp yapılmadığı denetlendi.

Uygun olmayan şartlarda satış yapan işyerleri uyarıldı.

Zabıta ekipleri, bu denetlemeler ile vatandaşların sağlıklı ürünlere ulaşabilmesini amaçlıyor.

Denetimlerde, ürünlerin açıkta değil kapalı olarak satılması, fiyat etiketlerinin yer alması ve de TL cinsinden kilogram fiyatlarının yazılı olması aranıyor.

Akdeniz Üniversitesi karıştı!

4 yıl önce Uludere’de 34 kişinin hayatını kaybettiği olayların yıldönümü nedeniyle yapılan eyleme polis müdahale etti, çok sayıda gözaltı var

Akdeniz Üniversitesi’nde Şırnak’ın Uludere ilçesinde 4 yıl önce meydana gelen olayın yıl dönümü nedeniyle, izinsiz gösteri düzenleyen gruba polis ekipleri müdahale etti.

Üniversite yerleşkesinde toplanan bir grup, Şırnak’ın Uludere ilçesinde 4 yıl önce 34 kişinin hayatını kaybettiği olayın yıl dönümü nedeniyle, yürüyüş yapmak istedi. Terör örgütü PKK lehine sloganlar atan gruba polis, yürüyüşün yasal olmadığını belirterek, dağılmaları yönünde uyarıda bulundu.

Yapılan uyarılara rağmen, önce oturma eylemi yapan ve ardından tekrar yürüyüşe geçmek isteyen guruba, polis ekipleri TOMA’dan tazyikli su ve biber gazı sıkarak müdahale etti.

Polise taş ve havai fişekle saldıran gruptakiler polisin müdahalesinin ardından yerleşkeden çıkarak, Kültür Mahallesi’nde ara sokaklara kaçarak dağıldı.

Çıkan olaylarda başına taş ve şişe isabet etmesi sonucu yaralanan 2 polis memuru, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Polis ekipleri olaya karışan 8 kişiyi de gözaltına aldı.

Öte yandan, bu kişilerin eylem yaptığı alanın yaklaşık 500 metre uzağına toplanan karşıt görüşlü bir grup da “kampüste PKK istemiyoruz” şeklinde slogan attı.

Polisin yürümelerine izin vermediği bu grup da Olbia Çarşısı’nda İstiklal Marşı okuduktan sonra dağıldı.

HDP li Mehmet Ali Aslan a Emniyet Müdüründen sert tepki

Batman’da bugün hareketli dakikalar yaşandı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK’ya düzenlediği protestoları protesto etmek isteyen bir grup Batman merkezde toplandı. Yapılan uyarılara rağmen yürüyen gruba polis, TOMA ile müdahale etti. Grubun içinden bazıları polise taşlı saldırıda bulundu. Göstericilerin arasında HDP Batman milletvekili Mehmet Ali Aslan ve Emniyet Müdürü arasında gerginlik yaşandı.

Tahir Elçiye yaptıklarını biz HDP vekillerine yapmak istiyorlar. Batman polisi biz vekillere silahla müdahele etti ! pic.twitter.com/Eh2ZvASDAl

— Mehmet Ali ASLAN (@HemmedAliAslan) 29 Aralık 2015

“DEVLET BENİM, SEN VEKİLSİN”

HDP Batman milletvekili Mehmet Ali Aslan, emniyet müdürüne polisi şikayet ederek “Bu kim kimliğini göstersin?” dedi. Müdür, milletvekiline “O devlet” diye cevap verdi. Bunun üzerine Mehmet Ali Aslan, “Ne devleti, devlet benim” deyince Emniyet Müdürü “Devlet benim, sen vekilsin” diye cevap verdi.

POLİSLER HAVAYA ATEŞ AÇTI

Konuşmaların ardından kalabalık slogan atarak polisin üzerine yürüyünce hareketlilik yaşandı. Polisler, silahı çekip havaya ateş etti.

7 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Batman’da DİSK, KESK ve TMMOB sendika üyeleri sokağa çıkma yasaklarını protesto etmek için basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından çıkan olaylarda 1 kişi yaralandı, 7 kişi gözaltına alındı. Kentte gerginlik sürerken, iş yerleri kepenk açmadı.

Kaynak: Haber 7

Rize de KESK üyelerine yumurta atıldı

Rize Devlet Hastanesi poliklinik girişi önünde toplanan KESK üyeleri, “Savaşa karşı barışı savunacağız” pankartları açtı. Polisin güvenlik önlemi aldığı etkinlikte konuşan KESK temsilcisi Ümit Günaydın, Güneydoğu’da yaşanan olaylara ve sokağa çıkma yasaklarına tepki gösterdi. Halkları geri dönülmez şekilde kaosa sürükleyen gelişmelere seyirci kalamayacaklarını belirten Günaydın şöyle konuştu:

“7 Haziran seçimleri sonrası yeni baskıcı ve otoriter bir sistem kurmak için savaş ve çatışmalardan medet uman siyasi iktidar içeride ve dışarıda savaş konseptini tırmandırarak yükseltmeye başladı. Türkiye’de barış düşmanları ile savaşa tapanlar birleşmiş durumda. Türkiye’de savaş karşıtları, savaşa, çatışmalara ve katliamlara, bir halkın kendi ülkesinde sığınmacı yapılmasına karşı çıkmadıkça barış olmayacak.”

Bu sırada ülkücü oldukları ileri sürülen yapan 10 kişilik grup, ellerindeki yumurtaları KESK üyelerine atarak, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atmaya başladı. Yumurtalardan biri, KESK üyesi Dr. Süphan Tunç’un başına isabet etti. KESK üyeleri de protestocu gruba, ‘Kimse ölmesin diye biz buradayız” sözleriyle karşılık verdi.

Polisin müdahalesi ile uzaklaştırılan grup “Vatana ihanet etme. Yeşili sev, doğayı koru”‘ yazılı döviz açtı, sonra da “Kahrolsun PKK” sloganları atarak uzaklaştı. KESK üyeleri de basın açıklamasını sonlandırdı. (DHA)

3 gündür kayıplardı, cansız bedenleri bir kamyonun kasasında bulundu

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, çalıntı olduğu iddiasıyla aranan 26 TK 414 plakalı kamyonu, Şeker Mahallesi Ihlamurağacı Sokağı üzerinde park halinde buldu. Araçta inceleme yapan ekipler, kasanın içerisinde evli ve iki çocuk babası Bilal G. (51) ile bir çocuk annesi Şengül E’nin (46) cesetleriyle karşılaştı.

Aracın kasası içerisinde mangal kömürü yakılmış kova ile köpek ve balık yemi bulan ekipler, yaptıkları araştırmada söz konusu iki kişi hakkında 3 gün önce yakınları tarafından kayıp başvurusunda bulunulduğunu belirledi.

Cesetler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi için otopsileri yapılmak üzere Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı.Bu arada cesetlerin bulunduğu kamyonun, Bilal G’nin çalıştığı firmaya ait olduğu bildirildi.

(AA)

Çarşı davasında karar çıktı

Çarşı taraftar grubu üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 sanık, Gezi Parkı davasında “darbeye teşebbüs” ve “izinsiz gösteri” suçlarından beraat etti. Mahkeme 4 sanığı ise, ruhsatsız silah ve yasaklı madde taşımak suçlarından 5 aydan 2 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. İstanbul 13’üncü Ağır ceza Mahkemesi’nde Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında açılan davada mahkeme kararı açıkladı. Duruşma savcısının bir önceki duruşmada ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs ve örgüt kurmak’ suçlarından beraat istediği sanıkların son beyanlarının ardından mahkeme, karar için duruşmaya ara verdi.Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, Çarşı Grubu lideri Erol Özdil, Cem Yakışkan, Numan Bülent Ergenç’in de aralarında bulunduğu tüm sanıklar hakkında ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’, ‘terör örgütü kurmak’, ‘toplantı gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet’, ‘kamu görevlisine direnerek görevini yapmasını engellemek’ suçlarından beraatlerine karar verdi.Mahkeme, beraat kararını ‘tüm sanıkların üzerine atılı olan suçu işlediklerine dair ve cezalandırılmalarını gerektirir dosyada yeterli, kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmaması’ gerekçesine dayandırdı.2 YIL 6 AYA KADAR HAPİSMahkeme, Çarşı Grubu liderlerinden Numan Bülent Ergenç’i ruhsatsız tabanca taşımak suçundan 1 yıl hapis cezasına çarptırırken, sanıklardan Kaan Kabaş’a ‘muşta’ aleti taşımaktan 5 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, Ergenç ve Kabaş’a verdiği cezaları erteledi.Yine Çarşı Grubu liderlerinden Erol Özdil’e 19 adet ses bombası ve 14 adet meşale, İbrahim Halil Turan’a da gaz fişeği, kapsülü ve gaz bombası nedeniyle de ceza verildi. 3’er yıl hapis cezası verilen sanıklara iyi hal indirimi yapıldı. İki sanığa da 2’şer yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme bu iki sanığın cezasını ertelemedi.DURUŞMA SALONUNDA ‘KARTAL PENÇESİ’ POZUMahkemenin kararını açıklamasının ardından, sanıklar ve avukatları duruşma salonunda kartal pençesi pozu vererek hatıra fotoğrafı çektirdi. Daha sonra duruşma salonundan çıkan sanıklar ve avukatları, mahkeme koridorunun sonunda bekleyen taraftarlarla biraya geldi. Grup adliye merdivenlerinden sloganlar ve Beşiktaş marşlarıyla çıkış yaptı. Adliye önünde de bir süre kararı kutlayan taraftarlar, birbirlerine geçmiş olsun dileklerini ilettiler. Grup daha sonra adliye önündeki meydana çıktı. Sanık avukatları meydanda basın açıklaması yaptı.”2016 ÇARŞI İÇİ YENİ BİR YIL OLACAK”Avukat devrim Alparslan, savcının mütaalasını hatırlatarak yaptığı açıklamasında, “Bugün burada bulunan bütün arkadaşlarımız gerek örgüt üyeliğinden gerek Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet’ suçundan beraat aldılar. Böylece bu toplumun vicdanı olan Çarşı, aklanmış oldu. Adalet nezdinde de mahkeme nezdinde de aklanmış oldu. biz bu dava yüzünden çok acılar çektik. Arkadaşlarımızın çoğu bu davalar yüzünden işinden oldu. Çoğu arkadaşımız eşinden ayrıldı. psikolojik sorunlar yaşayan arkadaşlarımız oldu. Artık onlar için 2016 yeni bir yıl olacak. Bizler içinde güzel güneşli günler göreceğiz diyorduk. İnşallah 2016 bizler, Çarşı, Beşiktaş ve tüm ülkemiz için hayırlı olur” dedi.”DEVLETİ ELE GEÇİRME LÜKSÜMÜZ YOK”Müebbet hapis cezası ile yargılandıklarına vurgu yapan Erden Işık, karadan mutluluk duyduklarını söyledi. Işık, “Biz suçsuz olduğumuzu başından beri biliyorduk. Adalete güveniyorduk. yaptığımız her şeyin sorumluluğunun bilincindeyiz. Biz bu ülkeye ve topraklarına zarar verecek bir harekette bulunmadık. Biz bu ülkenin devletine de zarar vermedik. Bu ülke bizim, devlet bizim, ele geçirme gibi bir lüksümüz yok. O yüzden bugün verilen kararı büyük bir mutlulukla aldık. Mutlu olduk. beklediğimiz bir karardı. Beraat ettik” ifadelerini kullandı.”HAYAL EDEMEDİĞİMİZ KADAR OLUMLU BİR KARAR”Avukat Mehmet Derviş Yıldız ise, kararın hayal edemedikleri kadar olumlu olduğunu söyledi. Avukat Yıldız, “Bizi yargılayan 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, onlardan beklediğimizin çok üstünde bir hukuki münazaraya girerek ciddi bir emek vererek çok doğru bir karar verdi. Burada yargılanmamıza sebep olan gezi protestolarını birer demokratik hak olduğunu, gezi protestolarında vatandaşların sokakta bulunmasının, evlerine kapanmamalarının, sokağa çıkma yasağı varmış gibi davranmamalarının aslında demokratik bir hak olduğunu, anayasanın onlara tanıdığı bir özgürlük olduğunu mahkeme vurguladı. Bugün gezi protestolarına katılan Çarşı grubu hakkında bütün suçlamalardan dolayı beraat kararı verildi” diye konuştu.(İHA)Haberin Alındığı Kaynak» İhlas Haber Ajansı