29 Kasım AB-Türkiye ilişkilerinde hayati bir gün olacak

BRÜKSEL (AA) – AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, bugünkü zirvede alınacak kararların uygulanması durumunda, “29 Kasım’ın AB-Türkiye ilişkileri açısından hayati bir gün olacağını” söyledi.

Tusk, AB-Türkiye Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, toplantının AB ve Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, “Anlaşacağımız metin tamamen uygulanırsa, 29 Kasım AB-Türkiye ilişkileri açısından hayati bir gün olacak” dedi.  Sığınmacı krizinin ele alınmasının aciliyetine değinen Tusk, Avrupa ülkelerine çoğu Türkiye üzerinden 2015 yılı içerisinde çok sayıda sığınmacının yasadışı yollardan girdiğini vurguladı.

Bunlardan bazılarının savaştan kaçtığını, bazılarının ekonomik gerekçelerle Avrupa’yı tercih ettiğini kaydeden Tusk, Paris saldırılarına atıfta bulunarak, “Birkaçı ise AB değerlerini yok etmeyi istiyor” dedi. 

Türkiye’nin 2 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yaptığını ve bu noktada yükün paylaşılması gerektiğini söyleyen Tusk, AB olarak Türkiye’deki ve bölgedeki sığınmacılara destek sağlayacaklarını ifade etti. Konsey Başkanı Tusk, bugünkü zirveyle, yasadışı göçü durdurmayı, Türkiye’ye vize serbestisi konusundaki desteği artırmayı amaçladıklarını vurguladı. 

Muhabir: Hasan Esen,Ata Ufuk Şeker,Enes Kaplan

 

 

 

Türkiye ile AB müzakerelerini durdurma kararı tarihi bir hataydı

ROMA (AA) – İtalya Savunma Bakanı Roberta Pinotti, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik konusunda istekliyken “müzakerelerin gidişatının durdurulmasının” büyük bir tarihi hata olduğunu söyledi.

Bakan Pinotti, SKYTG 24 kanalına katıldığı pazar söyleşisinde güncel meselelere değinirken, bugün sığınmacı krizi sebebiyle Brüksel’de AB ile kritik bir zirve gerçekleştiren Türkiye’nin, AB’ye üyelik sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin “AB üyelik sürecinin, bazı Avrupa ülkeleri yüzünden durmasını” eleştiren ve Türkiye ile diyalog içinde olmamanın güncel meseleleri daha zor hale getirdiğinden bahseden Pinotti, “Türkiye, AB’ye girmek isterken, özellikle Sarkozyli Fransa ve Almanya’dan gelen (müzakereleri) durdurma kararı, tarihi bir hata oldu. Şimdi bu fırsat yeniden açılıyor. Şimdi kendimize şunu sormalıyız, Avrupa, kendi içinde (Türkiye ile) diyalog kurmaya daha mı ilgili yoksa ilişkilerin daha zor hale geldiği şekilde Türkiye ile bu konuyu kapatmak mı istiyor? Farklı gerçeklerle yüzleşmeyi öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

DAEŞ terörünü kastederek, “Daha önce olmamış bir terör fenomeniyle karşı karşıyayız” diyen Pinotti, şu anki terörün yaşam biçimlerini hedef aldığını belirtti.

Muhabir: Barış Seçkin

Kemal Kılıçdaroğlu: Haber yapmayan gazeteci mi olur

Cumhuriyet gazetesinin Şişli’deki merkezini ziyaret eden Kılıçdaroğlu, İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve Can Dündar’ın oğlu Ege Dündar ile görüştü.”TÜM DÜNYADA SES GETİRDİ” Basına kapalı gerçekleştirilen ziyaret sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet gazetesini “Türk basınının çınarı” olarak tanımlayarak, gazetenin haberlerinin, yorumlarının sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada ses getirdiğini kaydetti.”HABER YAPTI DİYE GAZETECİ TUTUKLANDI” Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanmasının, basın ve demokrasi tarihi açısından kara bir leke olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Haber yaptı diye gazetecinin tutuklandığı bir süreci maalesef yaşadık. Gazetecinin görevi zaten haber yapmaktır. Haber yapmayan gazeteci mi olur? Haberin yanlış olduğunu söylemiyorlar, haberin doğru olduğunu kabul ediyorlar. ‘Neden doğru haber yaptın’ diye gazetecileri tutuklayıp, hapse atıyorlar. Bu kabul edeceğimiz bir olay değildir. “ÇAĞDIŞI BİR KIRMIZI ÇİZGİ Mİ OLUR”Herkes ayakta, herkes huzursuz ve bütün bunlar ileri demokrasi söylemleri altında gerçekleşiyor. ‘Medya özgürlüğü bizim için kırmızı çizgidir’ deniliyor. Hangi çizgiden söz ediyorsunuz siz? Çağ dışı bir çizgiden kırmızı çizgi mi olur? Çağ dışı bir anlayıştan kırmızı çizgi mi olur? O haber olmasaydı biz gerçekleri nereden, nasıl öğrenecektik?”Herkesin ortak görevi olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, demokrasiye, medyaya ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkacaklarını söyledi.”CUMHURİYET SIRADAN BİR GAZETE DEĞİL”CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, adaletin hukukun üstünlüğüne dayanılarak dağıtılacağını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:”Saray yapacaksınız adalet dağıtacak, içine hakim, savcı koyacaksınız hukuk fakültelerinin arka kapısından mezun olanları… Siyasal iktidarın taleplerini yerine getiren kişiye, savcı ve hakim denmez. Hukukun üstünlüğüne göre karar veren kişi, hakim ve savcıdır. O rütbeleri, o giysileri giyip adalet dağıttığını sananlar, çocuklarına en kötü mirası bırakanlardır. O hakimlere ve savcılara sesleniyorum; yargıcın, yargının itibarını korumak istiyorsanız, adaletle karar vereceksiniz. Adalet kavramı soylu bir kavramdır. Adalet kavramını koruması gereken önce yargıcın, savcının kendisidir. O kavramı ayaklar altına alan bir yargıç yargıç değildir. Hepimizin üzerinde düşünmemiz gereken temel kavramları ayaklarımızın altına almamalıyız.””ÇOK ÜZGÜNÜM”Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’in sıradan bir gazete olmadığını anlatarak, konuşmasını şöyle tamamladı:”Bir okuldur burası aynı zamanda. Her türlü düşüncenin özgürce filizlendiği bir yerdir Cumhuriyet. Bir gazeteyi, hukuku, düşünceyi, açıklama özgürlüğünü savunmayacaksak neyi savunacağız? Bunların olmadığı bir yerde demokrasiden mi söz edeceğiz? Çok üzgünüm. 21. yüzyılın Türkiyesi’nde ben başka şeylerden söz etmeliydim. 21. yüzyılın Türkiyesi’nde siz medya özgürlüğünün ayaklar altına alındığını gelip söylüyorsanız, Türkiye’nin geldiği noktayı hep beraber düşünmek zorundayız. Arkadaşlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız, savunmak zorundayız.”

Saldırının mahiyeti neyse sonuna kadar aydınlatılacak

ANKARA (AA) – Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Kanal 24’te yayınlanan “Ankara Masası” programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Diyarbakır’daki silahlı saldırıya ilişkin değerlendirmeleri sorulan Kurtulmuş, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin çok elim bir olayla kaybedildiğini belirtti. Kurtulmuş, Elçi’ye ve şehit olan iki şehit polise rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

Kurtulmuş, olayın ardından dört müfettişin, dokuz savcının görevlendirildiğini, dün geceden itibaren soruşturmaya başlandığını belirtti.

Kesin bilgi ortaya çıkmadan herhangi bir spekülasyona vesile olacak bilgiyi serdetmeyeceklerini vurgulayan Kurtulmuş, “Hiç kimsenin en ufak bir tereddüdü olmasın bu olayın mahiyeti neyse sonuna kadar aydınlatılacak, üstü örtülmeyecektir. Böyle bir şey olamaz. Türkiye, bu karanlık saldırıyı, silahlı çatışma ortamının bir sonucu mu, bir suikast mı, bunu bütün delilleriyle ortaya koyacak ve aydınlatacaktır” diye konuştu.

Elçi’nin ölümü ve polislerin şehit edilmesiyle ortaya çıkan bu durumda milletin barış ve kardeşliği esas alan bir dille konuşmayı başardığını anlatan Kurtulmuş, “Bu cinayeti işleyenler, bu çatışmayı ortaya çıkaranların istediği şey, bu memlekette Türk ve Kürt çatışmasını başlatmaktır. Milletimizin fertleri arasına ayrım sokmaktır. Hiç kimse boşuna heveslenmesin biz bin senedir bu topraklarda barış içerisinde kardeşçe yaşıyoruz. Bu toprakların farklı etnik mensupları, mezhebi ve dini mensubiyetlere ait olan kitleleri olarak Allah’ın izniyle kıyamete kadar da barış içinde yaşayacağız” ifadesini kullandı.

Rus uçağının vurulması

Kurtulmuş, “Eğer milliyeti bilinmeyen uçağın Ruslara ait olduğu ortaya çıksaydı, onu biliyor olsaydık sonuç böyle olmazdı diyorum, vurulmazdı demiyorum. Çünkü arkasında gerekçesi de var. Rusların Türkiye topraklarına karşı düşmanca bir tavır içerisinde olmayacağını biliyoruz. Bu kadar net söylenmiş bir cümle” şeklinde konuştu.

Dündar ve Gül’ün tutuklanması

Kurtulmuş, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkında verilen tutuklama kararına ilişkin olarak da şunları kaydetti:

“Biz isteriz ki basın, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı hiç kimsenin başına bir sıkıntı gelmesin. İddianameyi okudum, savcıların iddiası bunun bir casusluk suçlamasıdır. Kendileri terör örgütü üyesi olmasalar bile terör örgütünün ortaya koyduğu casusluk faaliyetlerine destek olmak manasında bir suçlamadır. Ama kişilikleri bellidir. Özellikle topluma mal olmuş kişilerin yargılanmasında aslolan delilleri karartma ve kaçma ihtimali var mı yok mu. Bunlar ortada olmadığına göre, gönlümüz arzu eder ki bunların tutuksuz olarak yargılanması.”

Başkanlık sistemi konusu

Başkanlık sistemi konusuna da değinen Numan Kurtulmuş, “Dünyanın hiçbir başkanında olmayan layüsel yetkilere sahiptir cumhurbaşkanlığı makamı. Herhangi bir şahsa, sayın Cumhurbaşkanımıza ilave bir güç vermek için değil, tam tersine cumhurbaşkanlığı makamını, eğer böyle bir sistem olursa sorumluluk altında bırakan bir yapıya dönüştürmek ama icrayı da yürütmeyi de çok etkin hale getirmek için yapılmış olan bir tekliftir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin hiçbir ülkeye karşı hasmane bir tutumu yok”

Kurtulmuş, Türkiye’nin hiçbir ülkeye karşı hasmane bir tutumu, hiçbir halka karşı da düşmanca bir tavrı olmadığını belirterek, “Türkiye’nin bölgedeki tüm ülkelerde, tüm ülkelerde yaşayan farklı halklarla Türkiye dost bir ülkedir, o dostluğunu da sürdürmeye kararlıdır” şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: Saldırının mahiyeti aydınlatılacak

ANKARA (AA) – Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Kanal 24’te yayınlanan “Ankara Masası” programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Diyarbakır’daki silahlı saldırıya ilişkin değerlendirmeleri sorulan Kurtulmuş, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin çok elim bir olayla kaybedildiğini belirtti. Kurtulmuş, Elçi’ye ve şehit olan iki şehit polise rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

Kurtulmuş, olayın ardından dört müfettişin, dokuz savcının görevlendirildiğini, dün geceden itibaren soruşturmaya başlandığını belirtti.

Kesin bilgi ortaya çıkmadan herhangi bir spekülasyona vesile olacak bilgiyi serdetmeyeceklerini vurgulayan Kurtulmuş, “Hiç kimsenin en ufak bir tereddüdü olmasın bu olayın mahiyeti neyse sonuna kadar aydınlatılacak, üstü örtülmeyecektir. Böyle bir şey olamaz. Türkiye, bu karanlık saldırıyı, silahlı çatışma ortamının bir sonucu mu, bir suikast mı, bunu bütün delilleriyle ortaya koyacak ve aydınlatacaktır” diye konuştu.

Elçi’nin ölümü ve polislerin şehit edilmesiyle ortaya çıkan bu durumda milletin barış ve kardeşliği esas alan bir dille konuşmayı başardığını anlatan Kurtulmuş, “Bu cinayeti işleyenler, bu çatışmayı ortaya çıkaranların istediği şey, bu memlekette Türk ve Kürt çatışmasını başlatmaktır. Milletimizin fertleri arasına ayrım sokmaktır. Hiç kimse boşuna heveslenmesin biz bin senedir bu topraklarda barış içerisinde kardeşçe yaşıyoruz. Bu toprakların farklı etnik mensupları, mezhebi ve dini mensubiyetlere ait olan kitleleri olarak Allah’ın izniyle kıyamete kadar da barış içinde yaşayacağız” ifadesini kullandı.

-Rus uçağının vurulması

Kurtulmuş, “Eğer milliyeti bilinmeyen uçağın Ruslara ait olduğu ortaya çıksaydı, onu biliyor olsaydık sonuç böyle olmazdı diyorum, vurulmazdı demiyorum. Çünkü arkasında gerekçesi de var. Rusların Türkiye topraklarına karşı düşmanca bir tavır içerisinde olmayacağını biliyoruz. Bu kadar net söylenmiş bir cümle” şeklinde konuştu.

AB ile vize muafiyetinde flaş gelişme

AB Türkiye sonuç tasağına göre AB liderleriyle Ankara ilişkilerin yeniden canlandırılması için mutabakata vardı. Buna göre Avrupa Birliği Türkiye için Ekim 2016’da vize muafiyeti planlıyor. Türkiye’nin üyelik müzakerelerinde yeni başlıksa Aralık ayında açılacak. 2016’nın ilk üç ayında da farklı başlıklar için hazırlık yapılacak. Toplantıdan çıkan taslaktaki bir diğer başlıksa mülteci sorunu… Türkiye AB Zirvesi sonuç taslağına göre Avrupa Birliği mülteciler için Türkiye’ye ilk aşamada 3 miyar Euro verecek.

Elçi nin cenazesinin yanında bulunan tabanca teröriste ait

ANKARA (AA) – Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB-Türkiye Zirvesi katılmak ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile görüşmek üzere Brüksel’e gitti.

Brüksel’e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi olayıyla ilgili olarak da “Bu gece yapılan çalışmalar esnasında, Sayın Tahir Elçi’nin cenazesinin yanında bulunan tabancada yapılan balistik incelemede, bu tabancının ondan önce ilk polisimizi şehit eden teröristin elindeki tabanca olduğu tespit edilmiştir” bilgisini verdi.

TBMM 64. Hükümet in güvenoylaması için mesai yapacak

TBMM (AA) – Meclis, bu hafta  64. Hükümet’in güven oylaması için mesai yapacak.

Geçen hafta programı okunan ve üzerinde görüşmeler yapılan Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki 64. Hükümet’in güven oylaması yarın TBMM Genel Kurulunda yapılacak. 

TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında saat 18.00’de toplanacak olan Genel Kurulda başka bir konu görüşülmeyecek. 

Genel Kurulda bu hafta ayrıca Meclis komisyonları da belirlenecek.

Partilerin bildirdiği isimler Genel Kurulda okunduğu için ihtisas  komisyonları yarın en yaşlı üye başkanlığında toplanarak Başkan, Başkanvekili, Sözcü  ve Katip üyelerini belirleyerek çalışmalarına başlayacak.

Meclis’te, 1 Aralık Salı günü ise grup toplantıları yapılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar a gidecek

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin davetlisi olarak 1-2 Aralık 2015 tarihlerinde Katar’a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Erdoğan ve Katar Emiri tarafından 19 Aralık 2014 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Katar Devleti Arasında Yüksek Stratejik Komite Kurulmasına İlişkin Ortak Mutabakat” çerçevesinde oluşturulan Yüksek Stratejik Komite’nin Birinci Toplantısı’nın düzenleneceği bildirildi.

Toplantıda çeşitli anlaşmaların imzalanmasının da öngörüldüğü, görüşmelerde dost ve kardeş Katar ile ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmelerin de ele alınacağı belirtildi.

Erdoğan: Onlara fırsat vermeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saatlerinde Üsküdar Kirazlıtepe  Mahallesi’nde hasta olan bir yakınını ziyaret etti.  Buradaki ziyaretin ardından yolunu kesen vatandaşlarla bir süre sohbet  eden Erdoğan, geçen hafta vefat eden Hüsnü Akbaş’ın yakınlarına, Bitlis Hizan ve  Köyleri Dayanışma Derneği’nde, taziye ziyaretinde bulundu. Merhum Hüseyin  Akbaş’ın oğlu Mustafa Akbaş’ı yanına çağırarak bilgi alan Erdoğan, daha sonra  vatandaşlarla dua okudu.  Taziye evindeki vatandaşların “Sayın Cumhurbaşkanı sizi çok seviyoruz”  diyerek, alkışlamaları üzerine Erdoğan, “Taziyeye geldik, alkış yapmayın”  uyarısında bulundu. Bunun üzerine vefat eden Akbaş’ın yakınlarından biri “Efendim  burası taziye eviydi. Sizin teşrifinizle bayram evine döndü” diyerek alkış için  Erdoğan’dan özür diledi.  Erdoğan, ölümün bir yok oluş olmadığını belirterek, “Yani, ölüm  yeniden bir milattır, yeniden bir diriliştir. Biz, ‘Basü badel mevt’e inanmış  insanlarız. Bu akşam ben de hasta bir dostuma ziyarette bulundum. Yarın da bir  yolcuğumuz var. İnşallah, Paris’te bir iklim değişimi zirvesine katılacağız.  Oradan da Katar’a bir resmi ziyaretimiz var. Ama bu vesileyle eve dönerken bana  böyle bir taziye ziyaretinde bulunma fırsatı verdiğimiz için teşekkür ediyorum”  diye konuştu.  Kur’an-ı Kerim’de “Ancak inananlar kardeştir” ayetinin yer aldığını  hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:  “Birliğimizi kimsenin parçalamasına fırsat vermeyeceğiz. Dolayısıyla  bu birliğimizi, beraberliğimizi bozmaya, bozmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.  Bizim sımsıkı sarılacağımız en önemli hedefimiz nedir? Hepimiz toptan sımsıkı,  Allah’ın ipine sarılacağız. Ayrılığa düşmeyeceğiz, ayrılığa düşersek zayıf  düşeriz. Zayıf düşersek, düşmanlarımız bizi parçalar, yutarlar. Düşmanlara fırsat  vermeyeceğiz. Onun için şuradaki birliğinizi, beraberliğinizi korumalısınız. Bir  şekilde de inşallah emin adımlarla geleceğe yürümeliyiz.”  Türkiye’de çok güzel işlerin yapıldığını ifade eden Erdoğan, bunların  devamının geleceğini anlatarak, en önemli arzularından birinin kentsel değişim ve  dönüşümü bir an önce gerçekleştirmek olduğunu söyledi.  Erdoğan, ziyarette bulunduğu bu bölgedeki kentsel dönüşümün şart  olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:  “Bu konuda bize yardımcı olacaksınız ve bu kentsel değişimi, dönüşümü  yapmak suretiyle şimdi Çamlıca’da malum inşaatı devam eden bir mabedimiz var.  İnşallah bu iki seneye varmaz bitecek. Bir taraftan buraya biliyorsunuz inşaatı  devam eden bir tünel de var. Çevre de kentsel değişim, dönüşümle güzelleşirse,  burası o zaman tadına doyum olmayacak bir semt haline gelir. Bunu hep beraber  başaracağız. El ele vereceğiz. Ben, ilçe belediye başkanıma da bunu söyledim;  ‘Vakit kaybetmeye tahammülümüz yok. Hemen vatandaşlarımızla tek tek  görüşeceksiniz. Oturacaksınız, anlaşacaksınız. Bir an önce buradaki değişimi  dönüşümü yapalım ki burası güzel bir semt olsun’. Adeta kaçak binalarla görünen  bir semt değil, her şeyiyle mükemmel olsun.”  Bir vatandaşın kiracıların durumunun ne olacağına ilişkin sorusu  üzerine Erdoğan, “İnşallah buradaki kentsel değişim ve dönüşüm tamamlandıktan  sonra kiracılara yine oturacakları bir yer olur. Buradaki teklifimiz öncelikli  olarak mülk sahiplerine yöneliktir. Kiracılarımız burada oturmayı arzu ediyorsa,  yapılacak binalarda yine oturabileceklerdir” dedi.  Taziye ziyaretinin ardından mahalleden ayrılan Erdoğan, güzergahında  bulunan esnafları da ziyaret etti. Adnan Yığcı adlı esnafa işlerin nasıl olduğunu  soran Erdoğan, yakın zamanda iş yerini ziyaret etme sözü verdi.  Erdoğan, vatandaşlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.